Ana Sayfa Blog Sayfa 3137

Polis, heykeli ele geçirdiği kişilerden şüpheleniyor: Isparta’da 1500 yıllık heykel çalındı

Isparta’nın Yalvaç İlçesi’nde müze bahçesinde bulunan M.S. 6’ncı yüzyıldan kalma rahip heykeli çalındı.

Yalvaç Adliyesi ile Hükümet Konağı’nın ortasında bulunan, etrafı yaklaşık 1 metre istinat duvarı ve 2 metrelik demir korkuluklarla çevrili Müze Müdürlüğü bahçesinde yer alan M.S. 6’ncı yüzyıldan kalma 70 santim boyundaki rahip heykeli, kimliği belirsiz kişi ya da kişilerce çalındı. Bu sabah mesai için gelen müze görevlileri tarafından fark edilen hırsızlık olayı polise bildirildi.

Olay yerine gelen polis ekipleri yaptıkları incelemede istinat duvarındaki demir korkulukların kesildiği ve tarihi eserin bu şekilde çıkarıldığını belirledi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

Tarihi rahip heykeli 31 Aralık 2010 tarihinde Nevşehir’den Yalvaç’a tarihi eser satmaya geldiği belirlenen 4 kişinin Eğirler Köyü yakınlarında durdurulmasıyla ele geçirilmişti. Polis, hırsızlığı o dönem yakalanan şüphelilerin gerçekleştirmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor.

(T24)

‘Kesin bir zafer değil’: Zeytinliklerin imara açılmasını öngören tasarı komisyona geri çekildi

Zeytinliklerin imara açılmasını öngören tasarı tepkiler üzerine komisyona geri çekildi.

AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş zeytinlik tasarısının geri çekileceğini duyurdu. Elitaş; “Üretim Paketi’nin ikinci maddesi olan zeytinlikle ilgili düzenleme komisyona çekilecek” ifadelerini kullandı.

Tasarının komisyonda yeniden görüşülmesi öngörülüyor.

Zeytinciliğin sonunu getireceği gerekçesiyle sektörde yer alan örgütlerin, ihracatçıların ve üreticilerin sert muhalefeti ile karşılaşan Üretimde Reform Tasarısı, programda olmasına karşın Genel Kurul’da görüşülmemişti.

Mustafa Tan

Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Mustafa Tan, tasarının komisyona geri çekilmesin Yeşil Gazete’ye değerlendirdi. Tan, tasarının geri çekilmesini olumlu bir adım olarak gördüklerini belirterek, “Dün, Tarım, Gıda ve Hayvancılık Bakanı ile Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı ve AKP Grup Başkanvekili ile yaptığımız görüşmede bize, ‘Bu akşam tekrar değerlendireceğiz’ denilmişti. Bugün, tasarının komisyona geri çekildiği duyuruldu. Sektörün tamamının karşı çıktığı tasarıya ilişkin derdimizi iyi anlattığımızı düşünüyorum. Kesin bir zafer olarak görmüyoruz. Zafer naraları atacak değiliz. Biz de sektör olarak bir değerlendirme yapacağız.” ifadelerini kullandı.

Tasarı ne anlama geliyordu?

Yürürlükteki madde: Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin vegatatif ve generatif gelişmesine mani olacak kimyevi atık bırakan, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Bu alanlarda yapılacak zeytinyağı fabrikaları ile küçük ölçekli tarımsal sanayi işletmeleri yapımı ve işletilmesi Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’nın iznine bağlıdır.

Tasarıdaki madde: Zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede, zeytinliklerin bitkisel gelişimi ve çoğalmalarını engelleyecek kimyasal atık oluşturacak, toz ve duman çıkaran tesis yapılamaz ve işletilemez. Ancak alternatif alan bulunmaması ve Zeytinlik Sahalarını Koruma Kurulu’nun uygun görmesi şartıyla, Bakanlıklarca kamu yararı kararı alınmış, konut, konaklama tesisi, turistik tesis hariç yatırımlar için zeytinlik sahalarında yatırım yapılmasına Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından izin verilebilir.

(BirGün, Yeşil Gazete)

‘4-5 gün daha kazandık’: Zeytincilik tasarısı neden ertelendi?

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen dün oylanarak kabul edilmesi beklenen zeytincilik tasarısı, üretici örgütlerinden gelen tepkiler üzerine haftaya ertelendi. Zeytinlik alanları sanayi, enerji ve madencilik yatırımlarına açılmasını öngören yasa tasarısına kamuoyundan da büyük tepki gelmişti. Dün Meclis’te Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün yanı sıra ilgili komisyon başkanı ile bir toplantı gerçekleştiren üretici örgütü temsilcileri, zeytinliklerle ilgili düzenlemelerin torba yasadan çıkarılmasını talep etti. Bunun üzerine zeytinliklerle ilgili hazırlanan ve alt komisyondan geçirilen kanun taslağının oylanması, yeniden değerlendirilmek üzere haftaya ertelendi.

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nca hazırlanan ve kısaca Üretim Reform Paketi olarak adlandırılan ‘Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’ 1 Haziran’da ilgili alt komisyondan geçirilerek Meclis Genel Kuruluna Gönderilmişti.

Mustafa Tan

Üretici örgütlerinin temsilcileri dün TBMM’deydi

Dün Meclis Genel Kurulu’nda görüşülerek oylanması beklenen tasarı, zeytin üreticileri ve kamuoyundan gelen tepkiler üzerine ertelendi. Üreticilerin görüşü alınmadan hazırlandığı eleştirilerine neden olan tasarıyla ilgili çekincelerini gündeme getiren üretici örgütü temsilcileri, dün bu çekincelerini en üst düzeyde, ilgili bakanlara da aktardılar.

İki bakan ve Komisyon Başkanı ile iki saatlik görüşme yaptılar

Odavtv’den Yusuf Yavuz’un haberine göre, Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi İcra Direktörü Mustafa Tan, AKP Grup Başkan Vekili Mustafa Elitaş’ın öncülüğünde, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü ve komisyon başkanı Ziya Altunyaldız ile bugün Meclis’te iki saate yakın süren bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek, “Toplantıda, zeytincilik sektörünün tüm tarafları söz aldı ve zeytincilikle ilgili maddelerin bu torba yasadan çıkarılması talebimizi aktardık. Tarım Bakanlığı ve ilgili bakanlıklarla, sektörün de mutabık kalacağı zeytincilikle ilgili ayrı bir kanun hazırlanabileceğini belirttik. Çünkü ‘oldubittiye’ getirilen bu tasarı üzerinde tartışacak fırsatımız bile olmadı. Bizler önceliği zeytin ve zeytincilik olan, zeytin ağaçlarını koruyan bir düzenlemeden yanayız” dedi.

“4-5 gün daha kazandık, çabalarımız devam edecek”

İlgili bakanlarla yapılan toplantıda, Başbakan Binali Yıldırım’ın, “Herkes istemiyorsa, zeytincilikle ilgili maddeleri çıkartırız” sözlerini de anımsattıklarını dile getiren Tan, sektör temsilcilerinin de bu görüşte olduğunu belirterek şunları dile getirdi:

“Başkan ve ilgili Bakanlar konuyu değerlendireceklerini bildirdiler ve toplantı sona erdi. Şu an itibarıyla beklemek durumundayız. TBMM’den aldığımız bilgiye göre çabalarımızla zeytin ile ilgili madde en erken 12 Haziran gecesi veya Salı günü kesin geçebileceği şeklinde olduğu yönünde. Kısacası 4-5 gün daha kazandık. Duyarlılığımız ve çabalarımız devam edecek.”

(Odatv)

Havva Ana: Yaylalar mahvoldu, yolun yeşili olur mu?

Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol Projesi’ne karşı Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Yukarı Kavron ve Samistal yaylalarında verilen çevre mücadelesinin simgesi haline gelen ‘Havva Ana’ lakaplı Rabia Özcan sessizliğini bozdu. Yaylalarda yükselen duvarların yeşili yok ettiğini dile getiren Rabia Özcan, “Yolun yeşili olur mu?” diye sordu, “Gidip baksınlar yeşil diye bir şey var mı? Yaylalar mahvoldu” dedi.

Yeşil Yol’a karşı direnen Havva Ana’nın “Kimdur devlet? Devlet biziz” sözleri büyük yankı yaratmıştı

Çamlıhemşin ilçesi Yukarı Kavron ve Samistal Yaylaları arasında Yeşil Yol Projesi kapsamında yapımı süren 8 kilometrelik bağlantı yoluna karşı verdiği mücadele ile tanınan ‘Havva Ana’ lakaplı Rabia Özcan, yeniden başlayan yol çalışmaları ile yaylaların yeşilinin her geçen gün yok olduğunu belirtti.

Dedelerinden aldıkları yaylaları torunlarına bırakmak istediklerini ifade eden Rabia Özcan, “Bu yaylaları, ormanları, dağları biz korumazsak bu polis, asker, hükümet gelip oraları koruyabilir miydi? Biz koruduğumuz için yaylalar yeşil kaldı. Şimdi Yeşil Yol adı altında yeşili yok ediyorlar. Yolun yeşili olur mu? Gidip baksınlar yeşil diye bir şey var mı? Yaylalar mahvoldu. Yaylalar bizim için, çocuklarımız için, hayvanlarımız için var. Gidecek, nefes alacak tek yerimizdi. Gidecek başka yerimiz yok. Gidip dilenemeyiz. Alnımızın teri ile yaylalarda çalışırız, kimseye el açamayız. Hayvancılık yaparak, alnımızın teri ile çalışarak, ormanlarımızı, yaylalarımızı koruyarak ayakta tutmuşuz. Bu halk var ki bu devlette var. Devlet var, bu halk var. Biz birbirimize bağlıyız. Bizi yok etmesinler” diyerek tepkilerini dile getirdi.

“Yaylalar birbirine kavuşmayacak”

Yaylaları sonuna kadar savunacaklarını ifade eden Rabia Özcan, mevcut yayla yollarının yapılmasını istediklerini ancak bağlantı yollarına karşı olduklarını belirterek, “Dağlarımızı vermeyiz. Her yaylanın yolu var. Her yaylanın yolu yapılsın. Bizi hain ilan ettiler. Biz yola karşı değiliz. Yolumuz olsun. Yaylaların yolunu düzgün yapsınlar, buna itirazımız yok. Ama yaylalar birbirine kavuşmayacak. Yaylalar birbirine kavuştuğunda teröristler yaylalara kolayca sızacak. Nasıl bulacaklar onları? Bu askere, polise yazık değil mi? Yaylalarda eğer devletimizden yana bir rant varsa biz devletimize yardımcı olalım. Biz devletsiz, devlette bizsiz olamaz. Devletin bizi ayakta tutması lazım. Cumhurbaşkanımıza özellikle sesleniyorum; bizi yere vurmasın, bizi mahvetmesin. Devletimize hiç karşı gelmedik. Biz Hemşinliyiz. Toprağımıza, yeşilimize ve yaylamıza sahipiz. Bizi korusun, bizde onu koruyalım” dedi ve iş makinelerinin yayladan çekilmesini istedi.

Karadeniz Bölgesi’nde 8 ilin yaylalarını birbirine bağlayacak 2 bin 600 kilometre uzunluğundaki Yeşil Yol Projesi’nin yüzde 60’ı tamamlandı. Rize’de Yeşil Yol kapsamına 648 kilometrelik yol ağı bulunuyor. Bu mesafenin yüzde 13’ü olan 84 kilometresi Karayolları’nda, yüzde 87’si olan 564 kilometresi de İl Özel İdare sınırlarında yer alıyor. Rize’de Eğrisu-Golezana, Hüser-Haczane ve Yukarı Kavron-Samistal yaylaları arasında yeni bağlantı yolları yapılıyor. Bunun dışında kalan yollar ise küp taş ve asfalt kaplanarak iyileştiriliyor.

Yeşile taş duvar

Bu arada tartışmaların yaşandığı Rize’nin Çamlıhemşin ilçesi Yukarı Kavron-Samistal Yayları arasındaki 8 kilometrelik Yeşil Yol bağlantısında 1 kilometrelik bölüm tamamlandı. Kış şartları nedeniyle ara verilen yol çalışması önceki hafta yeniden başlamıştı. Çamlıhemşin İlçesi’nin 2 bin 300 rakımlı Yukarı Kavrun yaylasında yükselen taş istinat duvarları, yemyeşil yaylayı ortadan böldü.

(Cumhuriyet)

REN21 raporu: Türkiye elektriğinin yüzde 33’ünü yenilenebilir enerjiden karşıladı, rüzgarda rekor kırdı, jeotermalde dünya lideri

21. Yüzyılda Yenilenebilir Enerji Politika Ağı (REN21) ‘Yenilenebilir Enerji 2017: Küresel Durum Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, Türkiye, 2016 yılında elektriğinin yüzde 33’ünün yenilenebilir enerjiden karşıladı.

REN21’in Yenilenebilir Enerji: 2017 Küresel Durum Raporu’nda Türkiye’nin solar ısıtma sistemleri alanında ABD ve Çin’den sonra dünya üçüncüsü konumunda olduğu belirtildi.

Her ne kadar yenilenebilir kategorisinde değerlendirilse de, ekolojik olarak ciddi tahribatlar yaratan hidroelektrik santral kapasitesinde de artış oldu. Raporda, Türkiye’nin hidroelektrik kapasitesine 2016 yılı içinde 0.8 GW eklediğine ve toplam kapasitenin 26.7 GW seviyesine ulaştığına değinildi.

REN21’in raporuna göre, Türkiye rüzgar enerjisinde rekor kırdı. 2015 yılı itibariyle 4.7 GW olan rüzgar enerjisi kapasitesine 2016’da 1.4 GW daha eklendi. 2016 yılı sonunda Türkiye’nin kurulu rüzgar gücü 6.1 GW oldu.

Rapora göre Türkiye, Endonezya ile birlikte, jeotermal kurulumunda dünya lideri konumunda bulunuyor. Türkiye, 197 MW jeotermal kurulu gücünü sisteme ekledi.

(Yeşil Gazete)

Bursa’da kadınlara tecrit: Metro hattında ‘bayanlara öncelikli vagon’ uygulaması!

Bursa’da hafif raylı sistemde ‘bayanlara öncelikli vagon’ uygulamasına geçiliyor. İlk yazının konulduğu Bursaray Otosansit durağında açıklama yapan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, uygulamaya tepki göstererek, “Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Şirketi Burulaş yetkilileri, vatandaşlardan Büyükşehir Belediyesi’ne talep geldiği iddiasıyla uygulamaya başlanacağını belirtti. En son vagonda kadınlara öncelik tanınacağın ancak erkeklerin de bu vagonlarda seyahat edebilecekleri açıkladı. Bununla ilgili önümüzdeki günlerde 40 istasyona yazı konulacağı kaydedildi.

İlk yazının konulduğu Otosansit durağında açıklama yapan ve bunu cep telefonuyla sosyal medya hesabından canlı yayınlayan CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, uygulamaya tepki gösterdi.

Bunun bir deneme ve başlangıç olduğunu söyleyen Kayışoğlu, “Biz bu zihniyetin gerçekten kadınların hiçbir sorununu bu anlayışla çözemeyeceğini biliyoruz. Kadınları toplumsal hayatın dışına iterek kadınların sorunlarını çözemezsiniz. Buradan Büyükşehir Belediye Başkanı’na sesleniyorum bunu buradan kaldıracaksınız. Bunun bir adım olduğunu biliyoruz. Bunun bir alıştırma olduğunu biliyoruz. Buradan başlayarak bütün her yere yaymaya çalışacağınızı biliyoruz. Buna izin vermeyeceğiz” dedi.

Japonya’daki bir nükleer tesiste 5 işçi yüksek radyasyona maruz kaldı

Japonya’da bir nükleer tesiste 5 işçinin yüksek radyasyona maruz kaldığı bildirildi.

Japonya Atom Enerjisi Ajansından yapılan açıklamada, Tokyo’nun kuzeydoğusundaki plütonyum işleme tesisindeki 5 çalışanının ekipman kontrolü sırasında, yüksek oranda radyoaktif madde içeren bir torbanın yırtılması sonucu yüksek oranda radyasyona maruz kaldığı belirtildi.

Olayın, aşırı zehirli plütonyumun kullanıldığı nükleer yakıt çalışmalarının yapıldığı Oarai Nükleer Araştırma ve Geliştirme Tesisi’nde meydana geldiği ifade edildi.

Japonya Atom Enerjisi sözcüsü Masataka Tanimoto, radyasyona maruz kalan işçilerden birisinin ciğerlerinde yüksek miktarda plütonyum tespit edildiğini açıkladı.

İlk incelemelerde 5 çalışanın kol ve bacaklarında radyoaktif bulaşma tespit edildiği, 3 çalışanın da burun delikleri içinde radyoaktif toz soluduklarına dair ize rastlandığı belirtildi.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldığı aktarıldı.

Diğer yandan Japon NHK televizyonu, çalışanlardan birindeki radyoaktif bulaşma seviyesinin Ajansın duyurduğundan 100 kat daha fazla olduğunu ileri sürdü.

 

(Artı 49.com, abcnews, Yeşil Gazete)

Vahşet: Batman’da postu için öldürülmüş yüzlerce sansar, tilki ve su samuru bulundu!

Batman’ın Kozluk ilçesinde jandarma ekipleri tarafından durdurulup arama yapılan bir kargo firmasına ait araçta, yüzlerce kaya sansarı, tilki ve su samuru postu ele geçirildi.

Bitlis’ten Batman yönüne giden bir kargo firmasına ait araç, Kozluk İlçesi yakınlarında yol kontrolü yapan jandarma ekiplerince durdurularak arandı.

Ekiplerin araçta yaptığı aramada nesli tükenmekte olan yüzlerce hayvan postu bulundu. Batman Doğa Koruma ve Milli Parklar İl Müdürü Ercan Turan, postlara el konulduğunu belirterek, ele geçirilen postlar arasındaki su samurunun avlanmasının yasak olduğuna dile getirdi.

Ercan, “Hayvan postu ticareti yapanlar hakkında jandarma ekipleri gerekli işlemleri yaptı. Araçta 250 kaya sansarı, 26 tilki ve 6 ise su samuru postu tespit edildi. Postları serin bir odada tutuyoruz, mahkeme sonuçlanınca bunları ihale ile satışa çıkaracağız” diye konuştu.

 

İngiltere erken genel seçimler için sandık başında

Son aylarda saldırılarla sarsılan ve Brexit referandumu sonrası AB içindeki geleceği belirsizleşen İngiltere’de oy verme işlemi başladı. 46 milyon kayıtlı seçmenin en az yüzde 60’ının sandığa gitmesi bekleniyor.

Bugün sandık başına giden İngiltere’de iki ana parti olan Muhafazakârlar ve İşçi Partisi arasında çekişme bekleniyor. Parlamentoya girmesi öngörülen diğer partiler ise İskoç Ulusal Partisi, Liberal Demokratlar ve Birleşik Krallık Bağımsızlık Partisi (UKIP).

Ülkede 65 milyonluk nüfusun yaklaşık 46 milyonu oy kullanabiliyor. TSİ sabah 09.00’da açılan sandıklar gece yarısı kapanacak. Seçme ve seçilme yaşının 18 olduğu ülkede oy vermek zorunlu değil.

Parlamenter monarşi ile yönetilen ülkede iki kamara bulunuyor. Bugünkü seçimlerle meclisin alt kamarası olan 650 sandalyeli Avam Kamarası’na girecek milletvekilleri belirleniyor.

Kim önde?

Reuters haber ajansının dayandırdığı anketlere göre, Başbakan Theresa May liderliğindeki Muhafazakâr Parti’nin tek başına hükümet kurmak için gerekli sandalye sayısının üzerinde oy alması bekleniyor. May’in Nisan ayında erken seçim kararı almasının nedenlerinden birisi olarak anketlerde önde gitmesi gösteriliyor.

Ancak anket şirketlerinin birçoğu seçimi May’in kazanacağı sonucuna ulaşsa da, ne kadar bir farkla kazanacağı konusunda bir görüş birliği bulunmuyor. Ayrıca Jeremy Corbyn liderliğindeki İşçi Partisi de gene aynı anketlere göre son haftalarda aradaki farkı kapamış durumda. Kantar şirketinin seçimlerden bir gün gün önce yayınlanan kamuoyu anketine göre İşçi Partisi farkı 5 puana düşürdü.
Muhafazakâr Parti’ye olan desteğin yüzde 43 olduğunu belirten anket, İşçi Partisi’ne verilen desteği bir hafta önce yapılan ankete göre 5 puan yükselterek yüzde 38 olarak verdi.  Ankette 30 yaş altındaki ve orta yaşın sonlarındaki seçmenlerde Muhafazakârlar’dan İşçi Partisi’ne doğru bir destek kayması olduğu belirtildi.

Seçim sistemi

İngiltere’de bir seçim bölgesinde en çok oyu alan parti, kendisini takip eden partilerin oy dağılımına bakılmaksızın tüm oyları almış sayılıyor. Bu basit çoğunluk sistemine göre 650 sandalyelik Avam Kamarası’na 326 milletvekili sokan parti tek başına hükümet kurma imkanına kavuşuyor. Ancak Kuzey İrlanda’daki Sinn Fein Partisi Londra’ya milletvekili göndermeyi reddettiği için 323 sandalyeye ulaşan parti hükümet kurabiliyor.

Her seçim bölgesinden bir milletvekilinin çıktığı ülkede, ortalama her 72 bin kişiye bir temsilci düşüyor.

Avam Kamarası’nda iktidara gelen parti fiiliyatta ülkeyi yönetse de, parlamenter monarşiyle yönetilen ülkede kanun tekliflerinin teknik olarak parlamentoda bir üst kamara olan Lordlar Kamarası’nda da onaylanması gerekiyor. Ancak üyeleri seçimle göreve gelmeyen Lordlar Kamarası usulen veto yetkisi kullanmıyor ve yasama sürecini sekteye uğratmıyor.

 

(DW Türkçe)

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık referandumu tarihi: 25 Eylül!

Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY), 25 Eylül’de bağımsızlık referandumu yapılmasını kararlaştırdı.

IKBY Başkanı Mesud Barzani’nin danışmanı Hemin Hawrami, Twitter hesabından, “Önemli bir haber. Kürdistan’ın bağımsızlık referandumu 25 Eylül 2017’de yapılacak” diye yazdı.

Haber ilk olarak IKBY’ye yakınlığı ile bilinen Rudaw televizyonu tarafından duyuruldu.

Kerkük İl Meclisi’ne Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayraklarının asılması, Bağdat’taki merkezi hükümet ile İran ve Türkiye’nin tepkisini çekmişti.

Bağımsızlık referandumunun tarihinin, Barzani’nin Kürt siyasi parti liderleriyle yaptığı toplantıda belirlendiği bildirildi.

Rudaw’ın haberine göre, Iraklı Kürtler 6 Kasım’da da başkanlık ve parlamento seçimleri için sandık başına gidecek.

Irak’ta merkezi hükümet ise Kürt bölgesinde bağımsızlık referandumu yapılmasına şidddetle karşı çıkıyor.

Referandum; Erbil, Duhok, ve Süleymaniye vilayetlerinde yapılacak. Reuters ajansına konuşan ancak adının açıklanmasını istemeyen bir yetkili, referandumda oy kullanılacak yerler arasında Kerkük’ün de olduğunu söyledi.

Üst düzey Kürt yetkililerden eski Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Nisan ayında Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, bağımsızlık referandumunun bu yıl yapılacağını söylemişti.

Irak’ta Saddam Hüseyin rejimini deviren ABD işgali sonrası ülkenin yeni anayasası 2005 yılında kabul edildiğinde, Kerkük ve diğer “tartışmalı” bölgelerin akıbeti başlangıçta 31 Aralık 2007 tarihine kadar yapılacak bir referanduma bırakılmıştı.

Ancak söz konusu referandum bir türlü yapılmamıştı.

Irak Anayasası’nın 140’ıncı maddesi, Kerkük’ü “bir bölgeye bağlı olmayan vilayet” olarak tanımlıyor.

‘Kerkük Kürtlerindir safsatasına biz Türkiye olarak uymuyoruz’

Nisan ayında Kerkük’teki bazı kamu binalarına Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayraklarının asılması, Bağdat’taki merkezi hükümet ile İran ve Türkiye’nin tepkisini çekmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamada, Kerkük üzerinde hak iddia etmenin bedelinin ağır olacağını ifade ederek, “Oradaki o bayrağın sahipleri şunu bilsinler ki bölücülük yapıyorlar. Ben bölgesel Kürt yönetimine sesleniyorum. Bu yanlıştan bir an önce dönün” demişti.

Erdoğan, “Kerkük Kürtlerindir safsatasına biz Türkiye olarak uymuyoruz” şeklinde konuşmuştu.

 

(BBC Türkçe)