Ana Sayfa Blog Sayfa 2735

Vatandaş ihbar etti: Klibinde dolar kullanan şarkıcı Mabel Matiz “FETÖ”den ifade verdi

Şarkıcı Mabel Matiz’in ‘Ya Bu İşler Ne’ isimli şarkısına çekilen klipte ‘1 dolar’ kullanıldığı için ‘FETÖ’yü desteklemek iddiasıyla’ savcılığa ifade verdiği bildirildi.

Bir vatandaşın Mabel Matiz’in ‘FETÖ’ye destek vermek amacıyla klibinde 1 dolar kullandığı yönünde ihbarda bulunması üzerine, İstanbul savcılığı Matiz hakkında soruşturma başlattı.

İstanbul adliyesinde ifade veren Matiz, klibin kurgusunun kendisi tarafından yapılmadığını söyledi. Amacının örgüte destek olmadığını belirten Matiz, ifadesinin ardından adliyeden ayrıldı.

 

(Diken)

2. Uluslararası Mersin Engelsiz Sanat Festivali programı açıklandı

Tüm dünyadan engelli sanatçıları bir araya getirmek amacıyla, kâr amacı gütmeden tamamen hizmet ve farkındalık yaratma amaçlı hayata geçirilen, Mersin Valiliği himayesinde, Büyükşehir Belediyesi ve Mersin’i Kalkındırma Dayanışma Derneğinin işbirliğinde yürütülen Mersin Uluslararası Engelsiz Sanat Festivali bu yıl ikinci kez düzenlenecek.

Festivale, Türkiye dâhil 19 farklı ülkeden; engelleri azim, umut ve başarı ile aşmış müzik, resim, dans, fotoğraf gibi sanat dallarından toplam 100 sanatçı katılacak. Festival, 11-14 Ekim tarihleri arasında, Mersin’de farklı kültür ve sanat alanlarında gerçekleştirilecek.

Dünyada bir ilk olma özelliği taşıyan, Mersin Uluslararası Engelsiz Sanat Festivali, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığınca başlatılan; Mersin’i engelsiz bir şehir haline getirme gayretlerinin güzel sonuçlarından yalnızca bir tanesi. Şehir, bu yönde gerçekleştirdiği çalışmalarla öne çıkıyor ve “Engelsiz Kent” olarak yurt içinde ve dışında sosyal farkındalık alanında birçok ödül ve sertifikası bulunuyor.

Yaşadıkları şehrin sosyokültürel hayatından kopmamaları, şehrin insanı olarak var olabilmeleri için kent altyapısı ve üst yapılarını engelli vatandaşlarımızın ihtiyaçlarına göre dizayn etme, karar verme ve planlama gayretleri ile yola çıkan Mersin Büyükşehir Belediyesi çalışmalarını sanatın tüm dallarında engellilere yer açma ve destekleme projelerine dönüştürdü.

Engelli vatandaşların sorunlarına dikkat çekmek, çözüm platformları sunarak çözümüne katkı sağlamak ve farkındalık yaratmak, “azim ve umut” ile her şeyin mümkün olabileceğini göstermek ve tüm dünyadan, engellerini azim ve umutla aşan başarı hikâyelerini görünür kılmak amacıyla yola çıkan festival, 4 gün sürecek. Festival etkinlikleri için il merkezinin değişik semtlerinde konser sahneleri kurulacak ve sergi alanları açılacak. Ayrıca festival süresince paneller düzenlenecek. Festivale katılım herkese açık ve ücretsiz olacak.

Aşık Veysel de unutulmadı

Festival bu sene, Türk Halk Müziğinin unutulmaz sanatçılarından merhum Aşık Veysel anısına yapılacak ve “Karanlıktan Aydınlığa” mottosu ile tüm engellerine rağmen hayata tutunabilen, hem kendilerine hem çevrelerine hem de evrensel duygulara sanatlarıyla ışık olabilen tüm engelli sanatçılara ithaf edilecek.

Festivalin önemli yabancı konuğu Jose Feliciano!

Festivalin uluslararası konuklarından biri de ülkemizde de çok sevilen Porto Riko’lu efsanevi şarkıcı, besteci ve gitar virtüözü usta sanatçı Jose Feliciano olacak. Açılış gecesi sahnede olacak Feliciano dışında; doğuştan down sendromu bulunan bağlama sanatçısı Çağatay Aras, San Diego doğumlu ve kendi tekniğini geliştirerek ayakları ile gitar çalan eşsiz yetenek Mark Goffeney, şarkıcılık, yazarlık ve mankenlik gibi değişik sanat dallarında yeteneğini kanıtlayan görme engelli Alman sanatçı Joana Zimmer, Latin müziğin Avrupa’da en iyi temsilcilerinden, geçtiğimiz yıl ilki gerçekleşen festivalin şarkısını yapan ve şarkının klibini Mersin’de çekerek Mersin’in tanıtımına katkı sağlayan Türkiye ve Mersin dostları, Gatto Gabriel & Steven Cyril de festivalin önemli konukları arasında yer alıyor. Ayrıca resim, fotoğraf gibi sanatın diğer dallarında yeteneklerini geliştirmiş ulusal ve uluslararası birçok engelli sanatçı da sergileri ile festivale renk katacak. Sanat hayatları boyunca engellilere yönelik etkinliklere destek veren Eda & Metin Özülkü de festivalde sahne alacak.

Etkinlik ile ilgili detaylara buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz

 

(Yeşil Gazete)

Basketbol milli takımı Avrupa Şampiyonası için İtalya yolcusu

Türkiye Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadınlar A Milli Takımı, 13-15 Eylül tarihlerinde İtalya’nın Udine şehrinde düzenlenecek olan Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadınlar Division B Avrupa Şampiyonası için 12 Eylül Çarşamba günü İtalya’ya hareket ediyor.

Milli Takım, şampiyonaya 12 Milli sporcu ve 4 teknik ekip olmak üzere 16 kişilik kadro ile katılacak.

”Başarı Gelirse Çok Mutlu Olacağız”

Avrupa Şampiyonası’ndan birincilik hedeflediklerini belirten Milli Takım Baş antrenörü Kamuran Özdemir, ”Şampiyona öncesinde 4 kamp yaptık. İstanbul’da düzenlenen Kadınlar Türkiye Şampiyonası’nda da oyuncularımızın performanslarını daha iyi görme şansımız oldu. Bu şampiyonadan iyi bir sonuç bekliyoruz. İnşallah turnuvayı birinci olarak tamamlayıp üst gruba çıkacağız. Başarı gelirse çok mutlu olacağız.” ifadelerini kullandı.

Turnuva Statüsü

Şampiyonada Türkiye, İtalya ve İsveç’in yer aldığı grupta yer alan 3 ülke takımı, üst gruba çıkma mücadelesi verecek. Oynanan karşılaşmalar sonucunda turnuvayı 1. sırada tamamlayan takım, Division A Grubu’na yükselecek.

Tekerlekli Sandalye Basketbol Kadınlar Division B Avrupa Şampiyonası’nda maç programı ise şöyle:
13 Eylül Perşembe:
TSİ 19.00 İtalya-İsveç

14 Eylül Cuma:
TSİ 14.30 İsveç-Türkiye

15 Eylül Cumartesi:
TSİ 16.45 Türkiye-İtalya

 

Haber: Ayhan Aktaş

(Yeşil Gazete)

Kırklareli, iklim için bağ bozumu şenliğinden ses verdi

Doğaya Dönüş Derneği, Küresel İklim Eylem Günü kapsamında dünya çapında 900’den fazla yerde gerçekleştirilen İklim için ses ver! eylemleri için Kırklareli Bağ Bozumu şenliklerine katıldı.

Dernek 7-8 eylül tarihlerinde düzenlenen 10. Yayla Bolluk Bereket ve Hasat Bağ bozumu Şenliklerinde Yayla Parkında stant açtı ve atölyeler gerçekleştirdi.

Waldroof Korusu’nda bisiklet turuyla başlayan etkinlikler çamur toprak kap atölyesi, Masalcı Rüzgar ile çocuklara masallar ve tohum topu atölyesiyle Gün boyu devam eti.

Begonya Rodrigez’in sunumuyla Zehirsiz Ev atölyesiyle süren iklim için ses ver etkinlikleri aynı gün akşamı Ali Rıza Efendi Kültür Evi’ndeki Kara Atlas filmi gösterimi ile devam etti.  Umut Vedat’ın yönettiği Kara Atlas, son zamanlarda Kırklareli dahil birçok bölgeyi tehdit eden kömürlü termik santrallerin yol açtığı çevre tahribatını  ve yaydıkları sera gazıyla küresel ısınmada üstlendikleri olumsuz role dikkat çekiyor.

 

(Yeşil Gazete)

ABD Florence Kasırgası’na hazırlanıyor: Güney Carolina ve Virginia’da 1 milyon kişiye tahliye

ABD’nin doğu yakası onlarca yıldır gerçekleşen en büyük kasırgaya dönüşme ihtimali olan Florence Kasırgası‘na karşı hazırlık yapıyor.

Hazırlıklar kapsamında fırtınanın tam gözünde yer aldığı belirlenen Güney Carolina eyaletinin sahil bölgelerinde yaşayan 1 milyon kişinin tahliye edilmesine karar verildi.

Halk tahliye haberinden sonra süpermarketlere akın etti. Yiyecek ve içeceğin yanı sıra su, pil ve camları kapatmak için gereken tahta plakalar hızla tükendi.

Dünyanın en büyük donanma üssü olan Norfolk Üssü‘ndeki savaş gemilerinin ise fırtınaya limanda yakalanmamak için denize gönderilmesine karar verildi.

Şiddetli rüzgar, sel ve fırtınaya karşı halkı uyaran ABD Ulusal Kasırga Merkezi (NHC),  Florence Kasırgası’nın Perşembe akşamı ABD sahiline ulaşması ve en az bir gün boyunca aynı bölgede kalması bekleniyor.

Yetkililere göre dün sabah 2. seviyede olan Florence Kasırgası 4. seviyeye ulaştı. Sahile yaklaştıkça daha da güçlenmesi bekleniyor. 4. seviyedeki kasırgaların hızları saate 200 kilometreye kadar çıkıyor.

Meteoroloji uzmanlarının tahminleri gerçekleşirse Florence, 1989’da Kuzey Carolina’yı vuran ve arkasında 7 milyar dolarlık hasar bırakarak 49 kişinin ölümüne yol açan Hugo Kasırgası’ndan beri bölgeden geçen en güçlü kasırga olacak.

İklim değişikliği nedeniyle okyanus yüzeyinin ısınması ve buharlaşmanın artması hem kasırgaların daha fazla enerji biriktirmesine, hem de daha ağır yağış bırakmasına neden oluyor. Küresel ısınmaya bağlı olarak deniz seviyelerinin yükselmesi de denizden karaya vuran kasırgaların meydana getirdiği fırtına dalgalarının (storm surge) daha yükselmesine ve tahrip gücünün artmasına neden oluyor.

 

(The Guardian, BBC, Yeşil Gazete)

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres uyardı: İklim değişikliği bizden hızlı ilerliyor

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün yaptığı konuşmada iklim değişikliği sorununu BM’de gündeme getirdi.

Genel Sekreter Antonio Guterres dünya liderlerinin “çağımızın ana sorunu” olan iklim değişikliğine karşı tepkisiz kalmasının endişe verdiğini söyledi, 2020’ye kadar gerekli adımların atılmaması durumunda iklim değişikliğinin geri dönülemez noktayı aşabileceğine dikkat çekti.

Eylül 2019’da dünya liderleriyle New York’ta bir iklim zirvesi düzenlemek istediğini belirten Guterres, iklim değişikliğinin bu yıl tüm dünyada sıcak hava dalgaları, yangınlar, fırtınalar ve seller olarak hissedildiğine dikkat çekti:

“Resifler ölüyor, okyanuslar daha asidik hale geliyor ve azalan kaynaklar nedeniyle çatışmalar büyüyor. Doğrudan varoluşsal bir tehditle karşı karşıyayız. İklim değişikliği bizden daha hızlı ilerliyor”.

Atmosferdeki karbondioksit oranı son 3 milyon yılın en üst seviyesine ulaşmış durumda. 2015’te dünya liderleri Paris’te iklim değişikliğini önleme konusunda bazı sözler verse de bu sözler hem beklentilerin gerisinde kalmış hem de ilerleyen yıllardaki gelişmeler sözlerin tutulmayacağına işaret etmişti.

Guterres’in konuşması, Paris Anlaşması’na imza atan ülkelerin hedeflerinin gözden geçirileceği ve karbon salımına dair daha fazla söz isteneceği bir dönemde geldi.

Bu karamsar tabloya rağmen insanlığın önünde iklim değişikliyle mücadele için hâlâ imkan bulunduğunu vurgulayan Guterres “Zarar gören ormanları ağaçlandırmak için harcanan her 1 doların karşılığı 30 dolar olarak dönüyor, bu alanda harcanan para ekonomiye katkı sağlıyor ve yoksulluğu azaltıyor” dedi.

“Kaderimiz kendi elimizde”

Çoğu gözlemciye göre ABD Başkanı Donald Trump’ın Paris Anlaşması’ndan çekilmesi ve iklim değişikliğine şüpheci bir şekilde yaklaşması diğer ülkelerin tutumunu da etkiliyor.

Corporate Accountability (Kurumsal Hesap Verebilirlik) adlı sivil toplum kuruluşundan Jesse Bragg, “ABD’nin bu adımları sürpriz olmadı” dedi ve sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“ABD tarihi uluslararası anlaşmaları sulandırma ve altını oyma örnekleriyle doludur. Ama ABD yönetimi Paris hedeflerinin finans boyutuyla ilgili her tartışmayı engellemeye çalışarak, genel olarak uluslararası anlaşmaların geleceğini tehlikeye atıyor”.

Guterres kendisini ve BM’yi, iklim değişikliğiyle mücadele edebilmek için siyaset sahnesini değiştirmeye adayacağını açıkladı. Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) küresel ısınmayı 1,5 dereceyle sınırlandırma çabalarına yönelik toplantısına kısa bir süre kala konuşan Guterres “Uçurumun kenarına doğru yaklaşıyoruz. Ama kaderimiz kendi elimizde” ifadelerini kullandı.

 

(BBC Türkçe)

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan öğretmenlere 45 kitap ve 50 film önerisi

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenlere okumaları için kitap ve izlemeleri için film listesi hazırladı. Öğretmenlere aralarında Oğuz Atay, J.T. Gatto, Çiğdem Kağıtçıbaşı, Covey gibi hem yerli ve yabancı yazarların eserlerinden oluşan 45 kitaplık bir liste hazırlandı:

1- Atay, O. Bir Bilim Adamının Romanı, İletişim Yayıncılık

2 -Ayverdi, S. Millî Kültür Meseleleri ve Maarif Davamız, Kubbealtı Neşriyat

3-Bal, M. A. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Meşhurların Okul Anıları,  Pegem Akademi Yayınları

4- Başgil A. F. Gençlerle Başbaşa, Yağmur Yayınları

5- Brockman, J. Meraklı Zihinler: Bir Çocuk Nasıl Bir Bilim İnsanı Olur?, TÜBİTAK Yayınları

6- Covey, S. R. Etkili İnsanların Alışkanlığı ,Varlık Yayınları

7- Enç, M. Bitmeyen Gece, Ötüken Neşriyat

8- Freire, P. Ezilenlerin Pedagojisi, Ayrıntı Yayınları

9- Gaarder, J. Sofie’nin Dünyası, Pan Yayınları

10- Gaspıralı, İ. Eğitim Yazıları, Ötüken Neşriyat

11- Gatto, J. T. Eğitim-Bir Kitle İmha Silahı, EDAM Yayınları

12- Glasser, W. Başarısızlığın Olmadığı Okul, Beyaz Yayınları

13- Goleman, D. Duygusal Zekâ, Varlık Yayınları

14- Gulbenkian Komisyonu Sosyal Bilimleri Açın: Sosyal Bilimlerin Yeniden Yapılanması Üzerine Rapor, Metis Yayınları

15- Güntekin, R. N. Acımak, İnkılap Kitabevi

16 -Holt, J. Çocuklar Neden Başarısız Olur?, Beyaz Yayınları

17- Illich, I. Okulsuz Toplum, Şule Yayınları

18- İzzetbegoviç, A. Doğu ve Batı Arasında İslam, Klasik Yayınları

19- Kâğıtçıbaşı, Ç.& Cemalcılar, Z. Dünden Bugüne İnsan ve İnsanlar: Sosyal Psikolojiye Giriş, Evrim Yayınları

20- Kan, Ş. H. Mahrem Macera, Özgün Yayıncılık

21- Kant, I. Eğitim Üzerine, İz Yayıncılık

22- Kara, İ. & Birinci, A. Bir Eğitim Tasavvuru Olarak Mahalle/Sıbyan Mektepleri, Dergâh Yayınları

23- Karabekir, K. Çocuk Davamız, Yapı Kredi Yayınları

24- Karakoç, S. Hızır’la Kırk Saat, Diriliş Yayınları

25-Karakoç, S. Diriliş Neslinin Amentüsü, Diriliş Yayınları

26- Khan, S. Dünya Okulu: Eğitimi Yeniden Düşünmek, Yapı Kredi Yayınları

27- Kültür ve Turizm Bakanlığı Şehir-İnsan Medeniyet Köprüsü: Beş Şehirli Örnek Kişilikler, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları

28- Leitch, T. Wikipedia U: Dijital Çağda Bilgi, Otorite ve Liberal Eğitim, Hece Yayınları

29- Louv, Richard Doğadaki Son Çocuk, Tübitak Yayınları

30- McCourt. F. Öğretmen, Altın Kitaplar Yayınevi

31- Moulin D. Eğitici Tolstoy, Hece Yayınları

32- Needham, J. Doğunun Bilgisi Batının Bilimi, MAB

33- Özdenören, R. Kafa Karıştıran Kelimeler, İz Yayıncılık

34- Özemre, A. Y. Galatasarayı Mekteb-i Sultani’sinde Sekiz Yılım, Kubbealtı Akademi Yayınları

35- Pennac, D. Okul Sıkıntısı, Can Yayınları

36- Petrov, G. Beyaz Zambaklar Ülkesinde,Hayat Yayınları

37- Rancier, J. Cahil Hoca, Metis Yayınları

38- Rousseau, J. J. Emile, Kilit Yayınevi

39- Safa, P. Eğitim-Gençlik-Üniversite, Ötüken Neşriyat

40- Sezgin, F. Bilim Tarihi Sohbetleri, Timaş Yayınları

41- Strogatz, S. Arkadaşlığın Matematiği, Tübitak Yayınları

42- Tahir, K. Bozkırdaki Çekirdek, İthaki Yayınları

43- Topçu, N. Türkiye’nin Maarif Davası, Dergâh Yayınları

44- Toros, H. Asya’nın Kandilleri, Hece Yayınları

45- Zorlutuna, H. N. Benim Küçük Dostlarım, Timaş Yayınları

 Öğretmenlere önerilen 50 film şöyle:

  1. 3 Idiots
  1. 400 Darbe / The 400 Blows
  1. AmericanTeacher
  1. Arkadaşımın Evi Nerede / Khane-ye Doust Kodjast?
  1. Asyanın Kandilleri (Belgesel)
  1. Bana Güven / Lean on Me
  1. Batıya Doğru Akan Nehir (Belgesel)
  1. Bay Lazhar / Monsieur Lazhar
  1. Billy Elliot
  1. Bir Fazlası Değil / Not One Less
  1. Birinci Sınıf / The First Grader
  1. Can Dostum / Good Will Hunting
  1. Canım Öğretmenim / Monsieur Lazhar
  1. English Vinglish
  1. Etek Günü / La Journêe de la Jupe
  1. Hababam Sınıfı (1975)
  1. Hababam Sınıfı Dokuz Doğuruyor (1979)
  1. Hababam Sınıfı Güle Güle (1981)
  1. Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1976)
  1. Hababam Sınıfı Tatilde (1978)
  1. Hababam Sınıfı Uyanıyor (1977)
  1. İki Dil Bir Bavul
  1. İmparatorlar Kulübü
  1. Kalk ve Diren / Stand and Deliver
  1. Kara Tahta / Takhtesiah (Blackboards)
  1. Kerkenez / Kes
  1. Koro / LesChoristes
  1. Kör Nokta / The Blind Side
  1. Küçük Ağacın Eğitimi / The Education of Little Tree
  1. Malcolm X
  1. Olmak ve Sahip Olmak / Être et Avoir / To Be and To Have
  1. Öğretmen / Teaching Mrs. Tingle
  1. Öğretmenim Bay Kim / My Teacher, Mr. Kim
  1. Ölü Ozanlar Derneği / Dead Poets Society
  1. Özgürlük Yazarları 36. Patch Adams
  1. Ron Clark’ın Hikâyesi / The Ron Clark Story
  1. Sessizlik / Dogani
  1. Sevgili Öğretmenim / Mr. Holland’s Opus
  1. Sevgili Öğretmenim / To Sir with Love
  1. Sınıf / EntreLesMurs (The Class)
  1. Sınıfın Önü / Front of the Class
  1. Siyah / Black
  1. Süpermen’i Beklerken / Waiting For Superman
  1. Şeytana Karşı / Ondskan-Evil
  1. Tarih Öğrencileri / The History Boys
  1. Tepetaklak Nelson / Half Nelson
  1. Tom Brown’ın Okul Günleri / Tom Brown’s Schooldays
  1. Yedek Parçalar / Spare Parts
  1. Yerdeki Yıldızlar / Taare Zameen

 

(Edebiyathaber)

Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu gözaltına alındı

Odatv Haber Müdürü Barış Terkoğlu, hakkında çıkarılan yakalama kararı gerekçe gösterilerek gözaltına alındı. Terkoğlu’ya, Fatih Şehit Teyfik Fikret Erciyes Polis Merkezi’nde personel olmadığı gerekçesiyle, ifadesinin alınması için mahkemeye yarın götürüleceği söylendi.

Odatv, gözaltın gerekçesinin Odatv’de yayımlanan ve Beşiktaş Belediyesi’ne dair bir haberden dolayı açılan dava olduğunu duyurdu.

Odatv’den Barış Pehlivan, Twitter üzerinden yaptığı paylaşımda Terkoğlu’nun karakolda personel olmadığı için geceyi nezarette geçireceğini şu sözlerle aktardı:

“Dostum, Haber Müdürümüz @baristerkoglu hakkında çıkarılan yakalama kararı gerekçe gösterilerek gözaltında tutuluyor. Barış’a, karakolda personel olmadığı gerekçesiyle, ifadesinin alınması için mahkemeye yarın götürüleceği söylendi. Barış’ı bu gece karakolda tutmak istiyorlar.”

 

(Evrensel)

Mersin’de HES projesine karşı Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapıldı

Mersin’de Tarsus Nehri üzerine kurulması planlanan hidroelektrik santrali (HES) projesini iptal eden yerel mahkeme kararları Danıştay tarafından temyiz yolu kapalı olmak üzere bozulunca, projeden etkilenecek Boğazpınar köyünden Ahmet Öztürk, Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı.

Doğu Eroğlu’nun Diken’de çıkan haberine göre, Danıştay bozma kararlarında, projenin ÇED raporunda eksik kalan bilimsel araştırmaları işaret eden bilirkişi raporuna, ‘bu eksiklikleri gidermediği’ gerekçesiyle itibar etmemiş, 12 Haziran 2018 tarihli kararında hem yerel mahkemenin iptal kararını bozmuş hem de karara itiraz yolunu kapamıştı.

Fotoğraf: Doğu Eroğlu

Bunun üzerine Öztürk, kişisel başvuru yoluyla AYM’den, HES projesinde inşaata başlanması ihtimaline karşı tedbir karar almasını ve dosyayı Danıştay 14. Dairesi’ne göndermesini istedi. Boğazpınar HES Karşıtı Platform da yargının yanlıştan dönmesini istedi:

“Bu beton sevdası artık yetmedi mi? İnsanoğlunun doğaya karşı verdiği bu savaşı kazandığımızda kaybedeceğimizin farkına varalım.”

Ne olmuştu?

KTM Grup tarafından Berdan nehri üzerine inşa edilen ilk HES projesi Gök HES 2010’da işletmeye alınmıştı. Aynı firma Berdan nehrinin kolu Kadıncık Çayı’na inşa edilmek üzere Akhan I-II regülatörü ve HES projesini planlayınca, ilk HES projesinin ardından suya erişimi azalan ve ekosistemdeki olumsuz etkileri gören Boğazpınar köyü sakinleri projeyi yargıya taşıdı.

Proje hakkında Nisan 2013’te verilen ‘ÇED olumlu’ kararının iptali için 49 köylünün açtığı davada, projenin pek çok olumsuz etkisini ve eksik bırakılan hususu sıralayan bilirkişi raporunun da etkisiyle, 29 Şubat 2016’da Mersin 1. İdare Mahkemesi’nden iptal kararı çıktı. Fakat 24 Mayıs 2017 tarihinde, Danıştay 14. Dairesi yerel mahkemenin iptal kararını bozdu. HES projesi hakkındaki bilirkişi raporunda hangi ‘endemik ve nesli tehlike altında türlerin tek tek belirtilerek ne ölçüde zarar göreceğini, proje etki alanının neresi olduğu hususlarının somut bir biçimde ortaya konmadığını’ ifade eden Danıştay, bilirkişi raporunu eleştirdi ve yerel mahkeme kararını bozdu.

Yerel mahkemeye geri dönen davada, ek bilirkişi raporu hazırlanmasının ardından HES projesine ait ‘ÇED olumlu’ kararı 30 Kasım 2017’de bir kez daha iptal edildi. 12 Haziran 2018’de Danıştay 14. Dairesi yerel mahkemenin ikinci iptal kararını da çevresel zararların kendi kendine giderileceğini ileri sürerek bozdu. Üstelik bozma kararında itiraz yolunu da kapattı. ‘ÇED olumlu’ kararıının iptali hakkındaki hüküm bozulunca HES projesinin önündeki hukuki engeller kalktı.

 

(Diken)

Popülizm dalgası entegrasyonun kalesine dayandı

İsveç Seçimleri dün tamamlandı. Ortaya çıkan sonuçları değerlendirmeden önce, sonra söylenmesi gerekeni başta söyleyelim: Yine aynı senaryo. Yine popülist sağı sandık oyunuyla yenmeye çalışan ve böylece o “büyük felaketi” öteleyen bir tablo ile karşı karşıyayız. Popülist sağ tüm Avrupa’da büyüyor; artık iş geldi İsveç’e, Avrupa’nın uyum konusunda en ılımlı ülkesine dayandı. Kale, düştü düşer.

Aslına bakılırsa senaryo her ülkede aynı işliyor. Temel olarak iki partimiz var. Sosyalist kökenleri olan bir sosyal demokrat parti ve muhafazakâr temelleri olan bir merkez sağ parti. Genelde iki dönem biri, bir dönem biri ülkeyi yönetiyor. Muhafazakâr parti ülkenin durumuna göre bazen daha dindar bir partiyi, bazen de liberal eğilimleri olan bir partiyi yanına alıp koalisyon yapıyor. Sosyal demokrat parti ise bazen daha solda olan partiyle, bazen de Yeşil partilerle koalisyon yapıyor ama siyasetin sarkacı hep bu iki odak arasında gidip geliyor.

Fakat bir yerden sonra seçmenler aynı filmi Almanya’da, İtalya’da, İngiltere’de, Danimarka’da izlemekten sıkıldılar ve zaten onlar sıkılırken siyaset de değişmekteydi. Avrupa Birliği oyuna girdi; ulus ötesi anlaşmalar oyuna girdi; büyük şirketler ve siyaset elitleri arasındaki ilişki derinleşti ve tüm bunlar oldukça ulusal siyasetin önemi azaldı. Önem azaldıkça merkez partilere ve onların siyasetine duyulan saygı azaldı ve siyasetin odağı merkezden kaymaya başladı.

Ve “Ötekiler” oyuna girdi…

Bu odak değişirken oyuna başka bir grup daha girdi. Ulusal sınırların silikleşmesi ile Avrupa’nın içerisinde ve Dünya’nın bir bölümünün güvenilir olmaktan çıkması ile de Avrupa’ya doğru insanlar yer değiştirmeye başladılar ve “ötekiler” oyuna girdi. 2008 yılında yaşanan Küresel Ekonomik Kriz ile ötekiler birleşti ve tüm ülkeleri saran bir siyasi fenomenimiz oldu: Sağ popülist partiler!

İnsanlar, kendilerini sorunlardan korur gibi duran bu aşırı sağcı partilerin safına itiliyor

Şu anda sağ popülist partiler kimi ülkelerde hükümet ortağı durumundalar; AB’nin söz sahibi ülkelerinde çok büyük oy oranları alıyorlar ama koalisyon ve sandık oyunları ile karar mekanizmalarından uzak tutuluyorlar. Fakat her yerde büyümeye devam ediyorlar. İşte dün de İsveç’te 3. parti konumuna eriştiler. Büyük ihtimalle İsveç’te de hükümetten uzak tutulacaklar. Ama! Gerçek hayatta yaşamına dokunulmayan fakat seçimden seçime sandık politikası ile yenilen ve kendilerini ifade edememeye devam eden kitleler daha da çok savrulacaktır. Örneğin Fransa’da Milliyetçi Cephe Başkanlık Seçimleri’nin 2. Turu’nda 2002 yılında %18 oy aldı. Yıl 2017 olduğunda bu oy oranı %34’e çıktı. Hollanda’da Geert Wilders’in partisi anketlerde çok uzun süre önde gitti ama son anda seçimi kaybetti. İtalya’da durum farklı değil. Popülist sağa destek büyüyor. Çünkü onları bir araya getiren sorunlar günden güne büyüyor. İnsanlar da kendilerini bu sorunlardan korur gibi duran bu aşırı sağcı partilerin safına itiliyor. Popülizmin kucağına çekiliyorlar.

Aşırı sağ, koruma alanı vaat ediyor

Mesela Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği’nin demokrasiyi dışlayan tavrı bir sorun. İnsanlar kendilerini “Brüksel’den korumak adına” aşırı sağa yöneliyorlar. Artan ekonomik krizin ve yabancı sayısının hatalı bir şekilde birbiriyle bağlantılı hale getirilmesi ve bu fikrin sürekli pekiştirilmesi bir sorun. Bir gün işi Çin’e taşınıp işsiz kalma tehlikesi ile hayatı alt üst olma tehlikesi yaşarken; ertesi gün evinin yakınına açılan mültecilerle ilgili bir kamu kurumu sebebiyle daha 14 yıl kredisini ödeyeceği evin değeri düşebiliyor.

Küreselleşme ve sınırların kalkması belirli toplumsal kesimleri korumasız hale getirdi ve daha da artan bir şekilde getiriyor. Aşırı sağ onlara bir koruma alanı vaat ediyor. Bu geleceği olmayan ve hatta tarihe bakınca sonu felaketle biten bir koruma fakat inanması çok kolay bir yol. İnsanlara umut vermek, onların korkularını ciddiye almak, onların sorunlarına yanıt bulmak gerek. Yoksa insanlar daha fazla hayal kırıklığıyla aşırı sağa yönelecek ve sonucu daha önde defalarca yaşadık.

Popülist sağa oy vermek bir arayıştır

Dünya’nın artık bu fenomeni ve onu doğuran nedenleri olabildiğince az kırmızı çizgiyle konuşması ve tartışması gerek. 4 yıl önce sosyal demokratlara ya da onun soluna oy veren insanlar bugün popülist sağa oy veriyorlarsa bu bir arayıştır ve onlara “faşist!” diyerek bu arayışa yanıt vermeye çalışmak sadece onları zaman içerisinde gerçekten faşist yapmak dışında bir işe yaramaz.

 

Koray Doğan Urbarlı