YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etmesine tepkiler artarak sürüyor. Politika cephesinde açıklamalar devam ederken, Ekrem İmamoğlu’nun dünkü Beylikdüzü konuşmasında “Sanatçı konuşamazmış, konuşacak. İş insanı konuşamazmış, konuşacak. Artık konuşma vakti. Göreceksiniz her şey çok güzel olacak” sözlerinin ardından sanatçılar, #herseycokguzelolacak hashtagiyle YSK’nin kararını eleştiren paylaşımlarda bulundu.
YSK’nin iptal kararı üzerine, 31 Mart’ta TKP adayı Karaoğlu, EHP adayı Akman ve bağımsız aday olan Tekerek yenilenecek seçimlere girmeme kararı aldı. Saadet Partisi adayı Gökçınar da ‘Çekilmeye hazırım, parti kararını bekliyorum’ dedi.
YSK’nin İstanbul’da büyükşehir seçimini iptal etmesi üzerine tepkiler artıyor. İptalin ardından mazbatası da iptal edilen Ekrem İmamoğlu lehine diğer partilerin adayları da yarıştan çekilmeye başladı. Şu ana dek 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerine girmeyeceklerini açıklayanlar arasında Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) adayı Zehra Güner Karaoğlu, Emekçi Hareket Partisi’nin (EHP) desteğiyle bağımsız aday olarak yarışan Özge Akman ve bağımsız aday Aysel Tekerek yer aldı. Böylece 14 bin 442 seçmenin desteğini alan 3 aday İmamoğlu lehine yarıştan çekilmiş oldu.
Saadet adayı hazır bekliyor
31 Mart seçimlerinde Saadet Partisi’nin İstanbul belediye başkan adayı olan Necdet Gökçınar da tekrarlanacak seçimlerde Ekrem İmamoğlu lehine adaylıktan çekilebileceğini söyledi. TV5’e konuşan Gökçınar, “Ben hazırım partimin kararını bekliyorum” dedi. Gökçınar, 31 Mart seçimlerinde 103 bin 364 oy almıştı. Bu oy sayısı yüzde 1.21’lik bir orana karşılık geliyor.
DSP İstanbul adayı: Gereğini yapacağız
İstanbul seçimlerinin iptali kararına DSP’nin istanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığ adayından da tepki geldi. Partinin Genel Başkan Yardımcısı da olan Muammer Aydın, “DSP, YSK eliyle yapılan hukuksuzluklar karşısında sessiz kalmayacak kendine düşeni ve gereğini yapacaktır. Tüm halkımız bundan emin olmalıdır” dedi.
DSP Genel Başkanı Önder Aksakal da kararın ardından yaptığı ilk açıklamada, “İstanbul’un 39 ilçesindeki seçimler de yenilenmesi gerekirdi” diyerek, “Tek başına İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal olması hukuka tam anlamıyla uygun değildir” ifadesini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminde 30 bin 817 oy alan DSP YSK’nin gerekçeli kararını Başkanlık Kurulu ve Parti Meclisi’nin 11-12 Mayıs 2019 tarihinde yapacağı toplantılarda değerlendirecek.
İptali kararının gerekçelendirilmesinin gecikmeden yapılması gerektiğini kaydeden Delegasyon, yaptığı açıklamada ‘Özgür, adil ve saydam bir seçim süreci herhangi bir demokrasi için çok önemlidir’ ifadelerini kullandı.
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile Genişlemeden Sorumlu AB Komisyonu Üyesi Johannes Hahn, AB’nin Türkiye Delegasyonu adına YSK’nin İstanbul’da tekrar seçim kararıyla ilgili bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Yüksek derecede siyasi bağlamda alınan bu kararın gerekçelendirilmesi geciktirilmeden halka yapılmalıdır” ifadeleri yer aldı.
“Türk yetkililerin gözlem gruplarını seçimleri izlemeye davet etmesini bekliyoruz” çağrısında bulunululan açıklama şöyle
“Türkiye Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ilk başta onaylanan sonuçlara yapılan olağanüstü itirazların sonucunda İstanbul’daki seçimleri tekrar yapma kararı aldı. Yüksek derecede siyasi bağlamda alınan bu kararın gerekçelendirilmesi geciktirilmeden halka yapılmalıdır.
Özgür, adil ve saydam bir seçim süreci herhangi bir demokrasi için çok önemlidir ve Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin kalbindedir. İstanbul seçim kurulunun işini bağımsız, açık ve saydam, uluslarası seçim norm ve standartlarına uygun bir şekilde yapması seçim sürecinin güvenilirliğinin garantilenmesi için çok önemlidir. Bu bağlamda Türk yetkililerin Avrupa Konseyi’nin Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi gibi gözlem gruplarını seçimleri izlemeye davet etmesini bekliyoruz.
Güneydoğu’ya vurgu
YSK’nın ülkenin güneydoğusundaki seçilmiş belediye başkanı ve belediye meclisi üyelerinin görevi teslim almasına izin vermemesi – adaylıkları seçimlerden önce kontrol edilip kabul edilmiş olsa da – ve yetkilerin ikinci gelen adaylara verilmesi demokrasinin temel ilkelerinden milletin iradesinin hüküm sürmesine karşı geliyor. Bu kararlar aynı zamanda Türk halkının yüksek katılım ile bağlığını gösterdiği seçim sürecini ve bir Avrupa Konseyi üyesi olarak yükümlülüklerini baltalamaktadır.”
Avrupa Konseyi: Adil şartlar seçim öncesi teyit edilir, sonrası değil
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland da Twitter’dan bir açıklama yaparak, YSK’nin kararı için “Seçmenlerin güvenine ciddi şekilde zarar verebilir” dedi. İletişim Direktörü ve Genel Sekreterlik Sözcüsü Daniel Holtgen de yine Twitter’dan yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Genel Sekreter Jagland’ın YSK’nın İstanbul seçimlerini yenileme kararına ilişkin açıklaması: Özgür ve eşit seçimler için gerekli koşullar seçim gününden önce teyit edilmelidir – sonrasında değil. Karar seçmenlerin güvenine ciddi şekilde zarar verebilir.”
Barış Bildirisi’ne imza attığı için 1 yıl 3 ay hapis cezası verilen öğretim görevlisi Füsun Üstel, istinaf mahkemesinin cezasını onaması üzerine cezaevine girdi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi tarafından 1 yıl 3 aylık hapis cezası onanan Barış Akademisyenlerinden Füsun Üstel, İstanbul Adliyesi’nden cezaevine uğurlandı.
Barış İçin Akademisyenler hakkında, imzaladıkları “Bu Suça Ortak Olmayacağız” bildirisi nedeniyle düzenlenen iddianame ile, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) “örgüt propagandası” fiilini düzenleyen 7/2 maddesinden dava açıldı. Yargılanan akademisyenlerden ceza alanlardan biri de Prof. Dr. Zübeyde Füsun Üstel oldu. Üst mahkeme Üstel’e verilen 1 yıl 3 ay hapis cezasını oy çokluğu ile onadı. Karar, Barış İçin Akademisyenler’e yönelik istinafın verdiği ilk onama kararı oldu.
610 akademisyen mahkemelik, 190’una hapis cezası
6 Mayıs 2019 itibariyle, 5 Aralık 2017’den bu yana mahkemeye çıkan akademisyen sayısı 610 oldu. 134 akademisyen 1’er yıl 3’er ay; 18 akademisyen 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün; 8 akademisyen 1’er yıl 6’şar ay; 2 akademisyen 1’er yıl 6’şar ay 22’şer gün; 17 akademisyen 2 yıl 3 ay; 6 akademisyen 2 yıl 6 ay; 4 akademisyen 2 yıl 1 ay; 1 akademisyen 3 yıl olmak üzere, davası sonuçlanan toplam 190 akademisyenin tamamı hapis cezasına mâhkum oldu.
190 kişi içerisinden 28 kişinin hapis cezası 2 yılın üstünde kaldığı için, 6 kişi ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul etmemesi üzerine, toplamda 34 kişinin mahkumiyet kararı ertelenmedi.
Çağlayan Adliyesi’nden uğurlama
Barış Akademisyenlerinin Çağlayan Adliyesi önünde yaptıkları açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “Arkamızdan 700’e yakın barış imzacısına dava açıldı. 189 kez hapis cezası aldık mahkemelerde. 3 senedir yüzer yüzer işimizi kaybettik. Neden? Üç sene kadar önce Kürt illerinde devletin kurumların vatandaşların yaşam hakları olmak üzere pek çok hakkını ihlal etti. Yazdığımız barış bildirisi bu acı hâkikate kısık bir ses oldu sadece. Bir akademisyen sorumluluğuydu. Barışı savunmanın bedelini sadece gazeteciler, siyasetçiler, akademisyenler, doktorlar ödemiyor. Barış talebi için bedel ödeyenlere su taşımaktır. Gerçeği dile getirmenin bilinci ile bir aradayız” denildi.
Zübeyde Füsun Üstel kimdir?
Ortaöğrenimi Notre Dame de Sion’da, yükseköğrenimi Ankara Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi’nde (AÜSBF ) tamamlayan Füsun Üstel, 1980-81’de İtalya’nın Bologna kentindeki Johns Hopkins Üniversitesi’nde yükseklisans programını izledi. 1982’de İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde araştırma görevlisi oldu. 1987’de AÜSBF’den doktorasını aldı. 1993’te doçent oldu. 1990’da M.Ü. Fransızca Kamu Yönetimi Bölümü’nde öğretim üyesi oldu; daha sonra Galatasaray Üniversitesi’ne geçti.
Türkiye ve uluslararası sosyal bilim dergilerinde Türkiye tarihi, milliyetçilik ve kimlik sorunuyla ilgili makaleleri yayınlandı. İletişim Yayınları’ndan “Türk Ocakları 1912-1931” (2004) ve “Makbul Vatandaş”ın Peşinde” (2004) kitapları çıktı.
Temiz Hava Hakkı Plaformu’nun 2016 ile 2018 yılları arasında “Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri’ raporuna göre, 81 ilin yarısından fazlası kirli hava soludu. Sadece 2017’de 52 bin kişi kirli hava yüzünden öldü. Kirli hava kaynaklı en fazla ölüm İstanbul’da.
Sağlık ve çevre alanında faaliyet gösteren 17 kurumun oluşturduğu Temiz Hava Hakkı Platformu, ‘Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri: Kara Rapor’u yayımladı. Türkiye’nin hava kirliliği değerlendirmesi yapan ilk rapor 2016 yılında hazırlanmıştı. Platform, bu kez 2016 ile 2018 yılları arasında Türkiye’deki hava kirliliği ve sağlık etkilerini değerlendirdi.
Kara Rapor’dan bazı çarpıcı veriler şöyle:
81 ilin yarısından fazlası kirli hava soludu. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği değerleri karşılayan tek il Ardahan ve hava kalitesi en düşük ilimiz Kahramanmaraş oldu. Bu ilde, Afşin – Elbistan ilçesinde işletmede olan 2 tane kömürlü termik santralin yanı sıra yeni santral planları yapılıyor.
Hava kirliliği nedeniyle en fazla ölüm İstanbul (5.851), Bursa (3.098) ve Ankara (2.139)‘da yaşandı.
Hava kirliliği kaynaklı ölümlerin, toplam ölümlere oranı en fazla olan iller Iğdır, Kahramanmaraş ve Afyon.
Kirli hava 2017’de 52 bin kişinin ölümüne neden oldu. Bu, Türkiye’de trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin yedi katı.
2017 yılında hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kılavuz değerlere indirilseydi Türkiye’de yaşanan ölümlerin yaklaşık %13’ü önlenebilirdi.
İstanbul’da nüfus yoğunluğunun en yüksek olduğu (kilometrekare başına 40.000’den fazla nüfus) iki ilçe olan Gaziosmanpaşa ve Güngören ilçelerinde hiçbir hava kalitesi ölçüm istasyonu bulunmadığı tespit edildi.
2018 yılında hava kalitesi, ulusal sınır değerlerine göre değerlendirildiğinde; 81 ilin yarısından fazlası (%56) kirli hava soludu.
Bursa Merkez ve Elbistan’da yaşayanlar neredeyse tüm yıl (10 aydan fazla gün) boyunca sınır değerlerin üzerinde kirli hava soludu.
2018 yılında ölçümler yetersiz olduğundan her 10 ilden 1’inde yaşayanların nasıl bir hava soluduğunu bilinmiyor. (Eskişehir, Bolu, Kastamonu, Kırıkkale, Kütahya, Muş, Şırnak ve Uşak)
Son 3 yılda hava kalitesi iyi düzeyde olan yani ulusal sınır değerleri karşılayan ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) sınır değerlerine çok yakın olan iller Ardahan, Artvin, Rize, Kırşehir ve Tunceli oldu.
Son 3 yıldır 16 ilde hava kalitesinde hiçbir iyileşme olmuyor ve ciddi hava kirliliği yaşanıyor: Bu iller; Afyon, Ankara, Burdur, Bursa, Çorum, Denizli, Erzincan, Mersin, Kahramanmaraş, Manisa, Mardin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Sakarya ve Sivas.
2017 yılında hava kirliliği nedeniyle yaşanan ölüm sayısının en fazla olduğu ilk üç il; İstanbul, Bursa ve Ankara.
2017 yılında hava kirliliğine atfedilen ölümlerin il bazındaki ölümlere oranı en fazla olan iller ise sırasıyla Iğdır, Kahramanmaraş ve Afyon oldu.
Rapora katkı sunanlardan Halk Sağlığı Uzmanları Derneği temsilcisi Prof. Dr. Çiğdem Çağlayan, Temiz Hava Hakkı Platfofrmu Koordinatörü Buket Atlı, TEMA Vakfı Çevre Politikaları Bölüm Başkan Yardımcısı Özlem Katısöz, Türk Tabipler Birliği temsilcisi Doç. Dr. Gamze Varol ve Yeşil Düşünce Derneği’nden Dr. Ümit Şahin ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, raporu tanıttı.
Raporda Eylül 2018 itibarıyla Türkiye’de 19.9 GW kurulu gücünde 27 kömürlü termik santral bulunduğuna ve buna ek olarak 33,4 GW yeni termik santralin yapılmasının planlandığına dikkat çekildi; termik santrallerin sağlık üzerindeki etkilerini saptayan Sağlık ve Çevre Birliği’nin (HEAL) 2015’te yayımlanan “Ödenmeyen Sağlık Faturası” raporuna göre “Türkiye’de termik santraller kaynaklı hava kirliliği 2875 erken ölüme neden olmuştur” denildi.
Altı AB ülkesi Adalet Divanı önünde
Bulgaristan’ın başkenti Sofya’da çevreciler kentteki hava kirliliğini protesto için sık sık eylem düzenliyor.
Platformun raporunda AB ülkelerindeki duruma da yer verildi.
Bulgaristan ve Polonya devletleri hakkında, sistematik ve devamlı bir şekilde bazı bölgelerde yıllık ve günlük, bazı bölgelerde de günlük emisyon değerleri (PM10) aşıldığı için Avrupa Adalet Divanı tarafından temiz hava hakkını ihlal ettiği yönünde karar verildi.
Aralarında Almanya ve Fransa’nın da bulunduğu altı Avrupa Birliği ülkesi hakkında ise, hava kirliliği nedeni ile Avrupa Adalet Divanı’nda hukuki inceleme başlatıldı.
Raporda hava kirliliğinin etkilerine de yer verildi: “Yapılan son çalışmalar, hava kirliliğinin sperm kalitesi ve doğurganlığı olumsuz etkilediğini, ayrıca partikül maddelerin anne karnındaki bebeğe bile etki ettiğini göstermektedir. Ayrıca kirli havanın çocuklarda düşük doğum ağırlığı, otizm, diyabet (Tip 1), ani bebek ölümü sendromu, astım, KOAH, bronşiolit ve bronşit gibi solunum hastalıkları, zatürre, bebek ölümü ve zeka geriliği gibi sağlık sorunları ile ilişkili olduğu kanıtlanmıştır.”
Öneriler
Türkiye’deki hava kirliliğinin önüne geçilmesi için raporda sıralanan öneriler arasında, doğru ve şeffaf ölçümlerin yapılıp halka bilgi verilmesi; DSÖ’nün önerdiği yasal limitler konusunda bağlayıcı yasalar çıkartılması, kirlilik oranları ve tahmini erken ölüm oranlarına ilişkin verilerin açıklanması; fosil yakıt desteklerine son verilmesi ve toplu taşıma ve bisikletli ulaşımın teşvik edilmesi bulunuyor.
Raporun tamamına buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Galatasaray Lisesi önünde iftar için kurulan Yeryüzü Sofrası’nı dağıtmak isteyen polis, İhsan Eliaçık’ı yerlerde sürükleyerek gözaltına aldı.
Antikapitalist Müslümanların Ramazan ayı dolayısıyla Galatasaray Lisesi önünde kurduğu Yeryüzü sofrasına İlahiyatçı-Yazar İhsan Eliaçık ve çok sayıda kişi katıldı. Ancak polis, Eliaçık’a valiliğin yasak kararı olduğu gerekçesiyle etkinliğe izin vermeyeceklerini söyledi. Etkinliği gerçekleştireceklerini belirten Eliaçık, gözaltına alındı.
Sürüklenerek gözaltına alınan Eliaçık baygınlık geçirdi. Olay sırasında Eliaçık’ın alınmasını engellemek isteyen yedi kişi daha gözaltına alındı.
İhsan Eliaçık ve beraberindekiler Güvenlik Şube Müdürlüğü’ndeki işlemlerinin ardından sabaha karşı serbest bırakıldı.
31 Mart yerel seçimleri sonrasında AKP ve MHP’nin itirazlarını değerlendiren YSK, ekrem İmamoğlu’nun kazandığı İstanbul seçimlerini iptal etti. İktidar partisi ve ortağı kararı memnuniyetle karşıladı; muhalefet, meslek örgütleri ve yurt dışından büyük tepki var.
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), cumhuriyet tarihinde ilk olan bir karara imza atarak, ana muhalefet partisi CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimlerini iptal etti. YSK, İstanbul’un Maltepe ve Büyükçekmece seçimine yönelik itirazları ise reddetti.
31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerden 36 gün sonra AKP ve MHP’nin itirazları üzerine alınan karar gereği, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi 23 Haziran 2019 Pazar günü tekrar edilecek. Bazı sandık görevlilerinin kamu görevlisi olmadığı temel gerekçesine dayandırılan karar, 4 muhalif oya karşı 7 oyla alındı. Ancak aynı sandık görevlilerinin görev yaptığı İstanbul ilçelerindeki seçimler geçerli sayıldı; sadece büyükşehir belediye başkanlığı seçimleri yinelenecek. .
YSK’nın Büyükçekmece ve Maltepe’de de seçimlerin yenilenmesi yolundaki AKP ve MHP’nin itirazlarını da karara bağladı. Oy birliğiyle alınan karara göre itirazlar reddedildi; bu iki ilçede seçimler yenilenmeyecek.
Kurulun daha önce Kırıkkale Keskin’de verdiği karar doğrultusunda Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası beklemeden iptal edildi. Seçime kadar, İçişleri Bakanlığı’nın görevlendirdiği bir kamu görevlisi makama oturacak.
Resmi açıklama 3,5 saat sonra
YSK’dan İstanbul seçimlerinin iptaline ilişkin resmi açıklama, AKP’nin YSK Temsilcisi Recep Özel’in açıklamasından yaklaşık 3,5 saat sonra yapıldı. Kısa açıklamada; “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mazbatasının iptaline, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yenileme seçiminin 23 Haziran 2019’da yapılmasına karar verilmiştir” denildi. YSK, kanuna aykırı görevlendirme yapan ilçe seçim kurulu başkan ve üyeleri ile seçim müdürleri hakkında suç duyurusunda bulunulmasına da karar verdi.
Sadi Güven itirazın reddi yönünde oy kullandı
YSK Başkanı Sadi Güven, İstanbul seçimlerine ilişkin yargı sürecinin sona erdiğini söyledi. Toplantının ardından gazetecilere kısa bir açıklama yapan Güven “Yargı süreci sona erdi. YSK,11 yüksek mahkeme üyesi ve tam sayıyla yaptığı toplantı sonucunda kararlarını verdi” dedi. Güven ve üç üyenin, iptal isteminin reddi yönünde oy kullandığı ancak azınlıkta kaldıkları öğrenildi. Yedi üye, sandık kurullarının oluşumunun usulsüz olduğu ve seçimin sonucunu etkilediği, sayım cetvellerinde hatalar olduğu gerekçesiyle iptal yönünde oy kullanınca, seçim iptal edildi.
İmamoğlu: Asla vazgeçmeyeceğiz, umudunuzu kaybetmeyin
Ekrem İmamoğlu, karara karşı açıklamayı, akşam 20.30 sıralarında, daha önce başkanı olduğu Beylikdüzü’nde onbinlerce kişinin önünde yaptı. Sosyal medyada canlı olarak yayınlanan konuşmasına tüm İstanbulluların oyunu isteyerek başlayan İmamoğlu, Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ne göndermede bulunarak “Bu ülkede karar vericiler gaflet, dalalet ve hatta hıyanet içinde olabilirler; asla vazgeçmeyeceğiz, umudunuzu kaybetmeyin” dedi.
31 Mart gecesi sandıklara sahip çıktıklarını vurgulayan İmamoğlu, “Her ürettikleri gerekçe çürüdü. Hiçbirinde gerekçe tutturamadılar. Biz o akşam bu kadar kararlı olmasaydık hani söylediler ya, sabah günün kör vaktinde, 31 Mart’ın bir gün sonrasında inanın ki çıkıp “Atı alan Üsküdar’ı geçti’ diyeceklerdi, dedirtmedik” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu, Ramazan’ın kul hakkı yememe ayı olduğuna dikkat çekti; “Kazandığımız seçimi 31 Mart akşamı elimizden almaya, emeğimizi çalmaya çalıştılar. İşbirlikçi Anadolu Ajansı’nın utanmaz yöneticileri 12 saat bilgi paylaşmadılar” diye konuştu.
Referandum da Cumhurbaşkanlığı seçimleri de şaibelidir
YSK’nin aynı kurullarla geçen yıl Haziran ayında Cumhurbaşkanı seçtiğini, aynı kurullarla referandum yapıp anayasa değiştirdiğine dikkat çeken İmamoğlu şunları söyledi: “O zaman Anayasa referandumu da şaibelidir, Cumhurbaşkanlığı seçimleri de” diye konuştu
Partilere, cemaatlere geçit yok dedim diye..
15 günde elde ettikleri bilgilerle, halkın hakkını nasıl koruyacağını bildikleri için kendisini istemediklerini kaydeden Ekrem İmamoğlu şunları söyledi: “Artık büyükşehirde israf yok dedim. 15 günde elde ettiğimiz bilgilerle, alacağımız tedbirlerle sizin haklarınızı nasıl koruyacağımızı bildiğim için israfa artık geçit yok dedim. Partilere, vakıflara, derneklere, cemaatlere yok dedim, millet var millet. İşte onun için sevmediler. Onun için istemediler. Ben çocuklarımdan, eşimden, annemden helallik alıp yola çıktım. Ben daha acı bir şey söyleyeyim mi: Ben YSK’dan o haince kararı alanlara sesleniyorum. Ben buradan verdiğim mesajlarla onların bile çocuklarının, torunlarının hayatlarını kurtaracağım.”
İmamoğlu, baskı altına alındığını söylediği YSK’yi, boyun eğdiği için kınadı; “Kararın altına imza atan, yargıyı tehdit eden insanları bu mübarek Ramazan ayında Allah’a havale ediyorum. Bizim demokrasi ruhumuz onlardan hesap soracak. Ben kendimi de sizlere emanet ediyorum. Sizi çok seviyorum. Başaracağız hep birlikte göreceksiniz” dedi.
CHP MYK olağanüstü toplandı
YSK’nin kararı üzerine CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında olağanüstü toplandı. Kılıçdaroğlu, yarın saat 10.00’da Meclisi (PM) üyeleri ve milletvekilleriyle bir araya gelecek.
CHP MYK olağanüstü toplantı devam ederken tüm milletvekilleri, Ekrem İmamoğlu ve İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu da CHP Genel Merkezi’ne çağrıldı. Kılıçdaroğlu’nun, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nu da arayarak süreçle ilgili bilgi verdiği öğrenildi.
Aynı dakikalarda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de partisinin Başkanlık Divanı’nı topladı.
Faik Öztrak: Sandığa darbe yapıldı
MYK toplantısından sonra açıklama yapan CHP Sözcüsü Faik Öztrak, YSK’nin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini iptal etmesini “hukuk cinayeti” olarak nitelendirdi.
“Demokrasinin son meşruiyet kalesi olan sandığa bu kararla darbe yapılmıştır” diye konuşan Öztrak, şunları söyledi: “16 Nisan referandumunda mühürsüz oy kararında seçmen iradesinin iradesine vurgu yapan YSK, bugünkü kararıyla bu içtihadını görmezden gelmiş ve seçmen iradesini hiçe saymıştır. Alınan karar, ne milletin aklına yatmış ne de milletin içine sinmiştir.”
Bu kararla daha önce yapılan seçimlerin sonuçlarının da şaibeli hale geldiğini belirten Öztrak, “Seçimle gelenlerin seçimle gitmemek için oynadıkları kirli oyun YSK içinde talimatla hareket eden bir çete tarafından onaylanmıştır. Demokrasinin son meşruiyet kalesi olan sandığa bu kararla darbe yapılmıştır. YSK iktidarın baskı ve tehditlerine karşı duramamış, hukuk ve önceki içtihatlarını çöpe atmıştır. Demokrasinin temelini oluşturan hukukun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı açıkça ortadan kaldırılmıştır” şeklinde konuştu.
Öztrak, bu utancı Türkiye’ye yaşatanların tarih, millet ve hukuk önünde günü geldiğinde hesabını vereceklerini kaydederek, “Millet iradesine darbe yapanlara izin vermeyeceğiz” dedi.
Bekaroğlu: Demokrasi büyük darbe aldı
Karara tepki gösteren CHP İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada “YSK’nın İBB seçimlerinin yenilenmesi kararı aldığı bildiriliyor. Bu bir rezalettir, hukukun katlidir… Türkiye demokrasisi büyük bir darbe almıştır” ifadelerini kullandı.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da “YSK, AKP’nin talebi doğrultusunda İstanbul seçimlerini iptal ederek hukuk cinayetine ortak olmuştur. Alınan bu karar, siyaset ve hukuk tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Bu karara imza atan hakimler, çocuklarının yüzlerine nasıl bakacaklar. Dolarda fırladı. YİNE KAZANACAĞIZ” paylaşımıyla kararı eleştirdi.
Kaftancıoğlu: Hak iradesini gasp edemeyecekler
CHP İstanbul İl Örgütü, İstanbul İl Merkezi’nde İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu başkanlığında olağanüstü toplantı gerçekleştirdi. Toplantıya CHP İstanbul İl Yönetim Kurulu üyeleri, milletvekilleri, ilçe başkanları ve belediye başkanları da katıldı. Kaftancıoğlu’nun başkente gidişi öncesinde yapılan toplantıda, YSK’nin kararı masaya yatırıldı. İstanbul’daki tüm CHP üyelerine toplantı sırasında bir mesaj gönderen Kaftancıoğlu şu ifadeleri kullandı: “31 Mart’ta İstanbul’da halk sandığa giderek iradesini ortaya koymuş, kararını vermiştir. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’dur. Siyasi iktidarın sopası haline getirilmek istenen kamu kurumları eliyle halkın iradesinin gasp edilebilmesi mümkün olmayacaktır. Herkesi süreci sükûnetle takip etmeye, partimizin alacağı kararlara uygun hareket etmeye davet ediyorum.”
Akşener: Bu tarihi unutmayın
İYİ Parti Başkanlık Divanı’nın olağanüstü toplantısı ardından konuşan Genel Başkan Meral Akşener şunları söyledi:“Bu tarihi unutmayın. Bu tarih aziz milletimizin iradesinin çiğnendiği tarihtir bu tarih Türkiye’nin demokrasisinin kirlendiği tarihtir. Ülkemizin dünyaya rezil edildiği tarihtir. Demokrat Parti’nin bundan tam 72 yıl önce ilan ettiği hürriyet misakıyla önü açılan millet idaresi bugün o kahramanların adını dilinden düşürmeyen muktedirler tarafından bir kez daha tıkanmıştır.”
Kararı sivil darbe olarak değerlendiren Akşener, “Demokrasimizde yapılan bu darbe karşısında sessiz kalmayacağız. İYİ Parti olarak parti içinde ve ittifak ortağımız ile yapacağım istişarelerin ardından millet iradesine darbeye teşebbüs edenlere arşı yapacaklarımızı aziz milletimizle paylaşacağız” dedi.
AKP YSK temsilcisi: Vicdanlarıyla karar verdiler
AKP MYK de gece 21.00’de olağanüstü toplandı. Partinin YSK temsilcisi Recep Özel kameralar karşısına geçerek, “Kararın gerekçesinde sandık sonuç tutanağının dayanağı olan sayım döküm cetvellerinde usulsüzlük olduğuna dair bir itirazımız vardı” dedi. Özel şöyle konuştu: “Milletimizin vereceği karara yine saygı duyacağız. Bir şaibe vardı. Biz şaibesiz bir seçim olmasını arzu ediyoruz. Yine milletin hakemliğine gidiyoruz. Siyasi partiler aynı adaylarla gidebilirler. Ölüm ve istifa halinde adayları değiştirebilirler. Seçmen kütükleri yenilenmiyor. Sandık kurullarının teşkilleri yeniden kanuna uygun şekilde yapılacak.”
AKP İstanbul İl Başkanı: YSK’ye teşekkür ediyoruz
AKP İstanbul İl Başkanı Bayram Şenocak, iftar için konuk olduğu evden ayrılırken yaptığı açıklamada YSK’ye kararı için teşekkür etti; “YSK bugüne kadar olan itirazlarımızı değerlendirdiğinde bugün yapmış oldukları toplantıda İstanbul’daki seçimlerin yenilenmesine yönelik karar aldı. Bizde bu kararlardan dolayı YSK yetkililerine teşekkür ediyoruz” dedi.
Ömer Çelik: Demokratlığımıza saldırıyorlar
AKP Sözcüsü Ömer Çelik de bir açıklama yaparak, Ekrem İmamoğlu’nun karar sonra İstanbul Beylikdüzü’nde yaptığı konuşmayı ‘provokasyon’ olarak niteledi; “Usulsüzlüklere göz yummadığımız için bizim demokratlığımıza saldırıyorlar” ifadelerini kullandı. İmamoğlu’nun seçim sürecinde herkesi kucaklamak istiyorum derken, şimdi önüne geleni gaflet, delalet ve hıyanetle suçladığını söyleyen Çelik, “Bütün süreç boyunca göstermeye çalıştığı birtakım sempatik cümlelerin yerine çatışmacı bir davranış ortaya koydu. Sürece saygı göstermediler, şimdi sonuca da saygı göstermiyorlar” iye konuştu.
YSK’nin suç duyurusunda bulunacak kadar açık bir kanunsuzluk durumunun ortaya çıktığını söyleyen Çelik, “Siyaset, demokrasi nehri hukuk yatağında akar. Siyasetçiler için sayısal meşruiyet, hukuki meşruiyet siyasal meşruiyeti beraberinde getirir” diye konuştu. Çelik, CHP’nin YSK’yi tehdit ettiğini öne sürdü, “vatandaşımız gereğini yapacaktır” dedi.
Binali Yıldırım:15 milyon İstanbulluyu kucaklayacağız
YSK’nin kararını, “İstanbul için, İstanbullular için hayırlı, uğurlu olsun” sözleriyle değerlendiren AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Binali Yıldırım, şunları söyledi: “Baştan beri söylediğimiz bir şey var; Türkiye bir hukuk devleti. Dolayısıyla hukukun içinde seçimin patronu olan YSK kararını vermiştir. Baştan beri şahsım da rakibim de YSK’nin kararının bağlayıcı olduğunu ve herkes için geçerli olacağını ifade etmiştir.”
“Bu durumda adaylığınız için devam diyebilir miyiz?” sorusuna Yıldırım, “Bu seçimlerin tekrarının anlamı şudur; aynı seçmen listeleriyle, aynı adaylarla seçime gidilmesidir. Onun istisnası herhangi bir şekilde vefat olması durumunda yeni aday gösterilebilir. Bu işin hukuki yanıdır. Siyasi yanı da şudur, başından beri İstanbul’a, İstanbullulara hizmet etmek için bu yola girdik. İnşallah bu kararımız, yenilenecek seçimlerde de devam edecek. İstanbullulara en güzel hizmeti yapmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz” yanıtını verdi.
Yıldırım gerginlik ve ayrıştırmadan değil, birleştirmeden yana olduklarını dile getirdi, “15 milyon İstanbulluyu kucaklayacağız, birleştireceğiz ve İstanbul’a yapacağımız hizmetleri onlarla paylaşacağız, desteklerini isteyeceğiz” dedi.
AKP’nin itirazları nelerdi?
AKP’nin “tam kanunsuzluk” itirazı “kısıtlı seçmen” iddialarına ve “sandık kurullarının teşkili”ne dayanıyordu. CHP, cumartesi günü YSK’nin kısıtlı seçmenlere dair araştırmasını tamamladığını ve kısıtlı seçmen sayısının AKP’nin iddia ettiği üzere 41 bin 132 değil 776 olduğunu açıklamıştı.
Sandık kurullarının teşkili konusunda ise 19 bin 623 sandık başkanı ve üyesinin kamu görevlisi olmayanlardan oluşturulduğu iddia edildi.Dün İstanbul seçimlerine ilişkin yürütülen “usulsüzlük” soruşturmasında 43 sandık kurulu başkan ve üyesi “FETÖ’yle irtibatlı olmakla” suçlandı. Suçlamaya gerekçe olarak şahıslardan 2’sinin “ByLock kullanması”, 41’inin ise “Bank Asya’ya para yatırması” gösterildi.
MHP: Kaos girişimlerini güvenlik güçleri engellesin
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Kalaycı, yazılı bir mesaj paylaşarak “Ülkemizin yararına olduğunu düşündüğümüz bu kararın ter türlü tartışmaya son vermesi memnuniyet vericidir” değerlendirmesinde bulundu.
MHP Başkanlık Divanı’nın akşam 20.45 itibarıyla olağanüstü toplandığını belirten Kalaycı, “YSK kararına, toplumun her kesiminin saygılı olması demokrasi ve hukukun üstünlüğünün bir gereğidir. Bu Karar karşında, hiç kimsenin Türkiye’yi kaosa, kargaşaya, krize sürüklemeye kalkmaması, bu yöndeki girişimlerin güvenlik güçlerince engellenmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı. Kalaycı, partisinin kararın ülke yararına olduğu ve memnuniyet duyduğunu; yenilenecek seçimde Cumhur ittifakının başarısı için tüm teşkilat birimleri ile gayret edeceklerini duyurdu.
HDP: YSK, kendini inkar etti
Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP), İstanbul seçimlerinin iptali üzerine yapılan açıklamada; “YSK, hukuku çiğneyerek, kendini inkar ederek ve iktidar baskısına boyun eğerek, zerre kadar demokratik meşruiyeti olmayan bir karar almıştır” denildi.
Yarın Merkez Yürütme Kurulu’nun İstanbul kararı ve açlık grevlerine ilişkin olağanüstü toplanacağı belirtilen açıklamada şu ifadeler kullanıldı: “YSK, hukuku çiğneyerek, kendini inkar ederek ve iktidar baskısına boyun eğerek, zerre kadar demokratik meşruiyeti olmayan bir karar almıştır. Hakimler bir kez daha cübbelerini iliklemiş, vicdani ve hukuki değerleri yok saymıştır.”
Kürkçü: Aynı çizgideyiz
HDP Onursal Başkanı Ertuğrul Kürkçü ise twitter hesabından partisinin YSK kararı sonrasında da aynı çizgide olduğunu bildirdi: “HDP’nin 31 Mart kararı 16 Nisan ve 24 Haziran’la süreklilik içinde bir tarihsel tutumun eseriydi. HDP tarihsel ve mantıksal olarak YSK kararı sonrasında da aynı çizgidedir…. HDP demokratik muhalefetin aklıdır, ruhudur, vicdanıdır, tahammülüdür, Türkiye’nin ufkundaki yeni yaşamdır, çaresizliğinin çaresidir, faşizmin yenilgisindeki kritik güçtür. HDP’siz 31 Mart olmazdı, HDP’siz bir gelecek de olmayacak.”
TKP 23 Haziran seçiminden çekildi
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Merkez Komitesi, yayınladığı açıklamada “Her durumda TKP bu girişime karşı kararlı bir duruş sergileyecektir. Partimizin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zehra Güner Karaoğlu, 23 Haziran’da yapılacağı duyurulan oylamada hiçbir biçimde aday olmayacaktır” ifadelerini kullandı.
TKP’nin 31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Zehra Güner Karaoğlu, 10 bin 349 oy almıştı.
TKP’den yapılan açıklamada, “Erdoğan’ın 31 Mart’ta tamamlanmış olan İstanbul seçimlerinin iptal edilmesine yönelik kararı YSK eliyle kesinleştirildi.. Kimse aksini söyleyemez: Bu karar YSK’nin değil, Erdoğan’ın kararıdır. Konunun ne halk iradesi ile ne de şeklen bile olsa demokratik seçimle ilgisi kalmamıştır” denildi; Ekrem İmamoğlu’nun meşru büyükşehir belediye başkanı olduğuna vurgu yapıldı.
TKP 23 Haziran seçimlerini boykot edip etmeyeceğine gelişmelere bakarak karar verecek.
TÜSİAD: Kaygı verici
YSK’nin iptal kararına tepki gösteren ürk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), derneğin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada yeniden seçime gidilmesi ‘kaygı verici’ olarak niteledi. Açıklamada, “31 Mart yerel seçim sonuçları açıklanmadan evvel vurgulamış olduğumuz gibi, kapsamlı bir ekonomik ve demokratik reform gündemine odaklanmamız gereken bu dönemde, seçim ortamına geri dönmek kaygı vericidir” ifadeleri kullanıldı.
İzmir Barosu ‘demokrasi nöbeti’ne başladı
İzmir Barosu Yönetim Kurulu, YSK’nin seçim tekrarı kararı üzerine olağanüstü toplandı ve kararı protesto etmek için baro binası önünde “demokrasi nöbeti” başlatma kararı aldı. Tüm üyelerini 22.30’da baro binası önüne davet eden İzmir barosundan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
Kati Piri: Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor
Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye Raportörü Kati Piri, YSK’nin kararını twitter hesabından yorumladı. Piri, paylaşımında “Erdoğan yenilgiyi kabul etmiyor ve halkın iradesine karşı çıkıyor” dedi. Piri, AKP’nin İstanbul seçimlerini yenilemesi için YSK’ye baskı yaptığını söyledi; “Bu, Türkiye’de seçimler yoluyla iktidarın demokratik yollarla değişiminin güvenilirliğini bitirmektedir” dedi.
Heinrich Böll Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği (HBSD), enerji dönüşümü ve çevre adaleti alanlarında hazırlayacakları tezler için, konuyla ilgili çalışan yüksek lisans öğrencilerine burs verecek. Burs alacak öğrencilerin tezlerinin HBSD’nin program başlıklarının temel değerlireni uyumlu, sosyo-politik bir angajman ile yüksek derecede bilimsel katkı sunuyor olması bekleniyor.
Dernekten yapılan ve genç, yaratıcı, toplumsal duyarlığa sahip öğrencilerin başvurularının beklendiği belirtilen açıklamada, programın amacı şöyle açıklanıyor:“Amacımız, bir yandan bu alanlardaki nitelikli bilimsel araştırmaları desteklerken, bir yandan da bu, geleceğin en önemli araştırma alanlarına olan akademik ilgiyi ve lisans sonrası eğitimde enerji dönüşümüne ve çevre adaletine yönelen gençlerin, geleceğin uzman, araştırmacı ve bilim insanlarının sayısını artırmak. Böylece hayati öneme sahip bu konuların üniversitelerin, araştırma kuruluşlarının ve bilim enstitülerinin gündemine daha fazla gelmesine katkıda bulunmaktır”.
Bir sonraki dönem için başvuruların 13 Mayıs 2019’dan itibaren yapılabileceği burs programına son başvuru tarihi; 20 Haziran 2019, Perşembe günü.
Burs programına,
-Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları,
-YÖK tarafından tanınmış bir Türkiye üniversitesinde yüksek lisans programına kayıtlı
-Ağırlıklı araştırma alanı ve tez konusu olarak kırsal kalkınma veya yenilenebilir enerji / enerji verimliliği konularını belirlemiş öğrenciler; posta, kargo veya elektronik posta aracılığıyla başvurabilir.
Başvuru için gerekli evraklar, tarih, değerlendirmeler, kriterler vb. için tıklayın
Yüksek Seçim Kurulu (YSK), Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AKP) Kanun Hükmünde Kararnameler’le (KHK) görevlerinden uzaklaştırılanların oy kullanmasıyla ilgili ikinci kez yaptığı itirazı da reddetti. Kurul, 14:30’da başladığı bugünkü toplantıda, ilk olarak AKP’nin itirazını bir kez daha reddettiğini açıkladı. Parti temsilcilerinin görüşlerini bildirmelerinin ardından, İstanbul seçimleri hakkında müzakereye geçildi.
Daha sonra İstanbul seçimine ilişkin AKP ve MHP’nin olağanüstü itiraz yolunu kullanarak yaptığı başvuruyu gündemine alan kurul üyeleri, ilçe seçim kurullarından gelecek raporları inceledikten sonra, nihai kararını açıklayacak. YSK’nin kararları kesin ve itiraz edilemiyor.
Geçtiğimiz ay Batıkent’te 16 köpeği zehirleyerek öldüren üç kişi için iddianame hazırlandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı failler hakkında 5 yıl 4’er ay hapis cezası istedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Batıkent’te 16 köpeğin zehirlenerek öldürülmesiyle ilgili olayda üç kişi hakkında “sahipli hayvanı öldürmek suretiyle mala zarar verme” ve “çevreyi kasten kirletmek” suçlarından en az 5 yıl 4’er ay hapis istemiyle dava açtı. Soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısı Hasan Gönen’in hazırladığı iddianamede, kimlik kartlarına göre köpeklerden Tarçın, Fıstık ve Ceviz’in müşteki Buket Özgünlü’ye ait olduğunun anlaşıldığını belirtti.
Sanıklar Musa Devran, Aydın Gölge ve Levent Özcan’ın, Özgünlü’ye ait olanların da arasında bulunduğu köpeklere, böcek ilacına batırılmış tavuk eti verdiği ifade edilen iddianamede, bunu yiyen köpeklerden bazılarının öldüğü, bazılarının ise sakat kaldığı kaydedildi.
Belediye ve barolar da ‘müşteki’
Ankara Üniversitesi Veterinerlik Fakültesi Dekanlığı, Farmakoloji ve Toksikoloji Anabilim Dalı tarafından hazırlanan raporda, “Köpeklerin zehirlenmesinde kullanıldığı tahmin edilen metomil isimli maddenin insan, hayvan ve bitkiler açısından kalıcı nitelik oluşturacak şekilde çevrenin kirletilmesi kapsamında bir sonuç doğurabileceği sonucuna varılmıştır” tespiti yer almıştı. İddianamede bu gerekçelerle üç sanığın “haksız yere sahipli hayvanı öldürmek suretiyle mala zarar verme” suçundan 4’er aydan 3’er yıla kadar, “iştirak halinde çevreyi kasten kirletmek” suçundan ise en az 5 yıl hapisle cezalandırılmasını istedi. Sanıklar hakkında ayrıca adli para cezası da istendi.
Tarçın, Fıstık ve Ceviz adlı köpeklerin sahibi Özgünlü’nün yanı sıra Ankara Büyükşehir Belediyesi, Adana Barosu Barosu Başkanlığı ve İstanbul Barosu Hayvan Hakları Merkezi de dava iddianamesinde “müşteki” olarak yer aldı.
Öte yandan iddianamede, öldürülen sahipsiz hayvanlara ilişkin sanıklar hakkında idari para cezası uygulanması için dosyanın ayrıldığı da ifade edildi. Bu dosyanın, idari para cezasının uygulanması için Yenimahalle Kaymakamlığına gönderildiği öğrenildi.
Sanıklar Musa Devran, Aydın Gölge ve Levent Özcan, tutuklama talebiyle sevk edildikleri sulh ceza hakimliğince, adli kontrol şartıyla salıverilmişti.