Ana Sayfa Blog Sayfa 2075

Unilever’den 2039 yılında net sıfır sera gazı emisyonu taahhüdü

Birleşik Krallık ve Hollanda merkezli, dünyanın en büyük yiyecek ve hızlı tüketim ürünleri üreten şirketlerinden biri olan Unilever Plc iklim değişikliği ile ilgili projelere bir milyon Euro’luk bir fon ayıracağını ve 2039 yılına kadar şirketin net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşacağını duyurdu.

Pazartesi günü yapılan açıklamada on yıl içerisinde kullanılacak fonun ağaçlandırma, su koruma ve karbon tutma gibi projelere ayrılacağı belirtildi. Unilever Baş Tedarik Zinciri Sorumlusu Marc Engel konuşmasında “Şimdi taahhütlerimizde çok daha iddialı bir hale geliyoruz” dedi.

Şirketin internet sitesinde yer alan bilgilere göre Unilever’in 2019 yılında sera gazı ayak izi yaklaşık olarak yıllık 60 milyon ton karbondioksite denk geliyor.

Tedarikçilere emisyon azaltma koşulu

Yıllık cirosu 52 milyar Euro’ya denk gelen şirket, emisyon azaltma hedefleri belli olan kurumlarla yapılacak işbirliklerine öncelik tanınacağını ve tedarikçilerin mal ve hizmetlerinin karbon ayak izini beyan etmesi gereken bir sistem kuracaklarını belirtti. Ayrıca 2039’da tüm ürünlerinin karbon ayak izini de gösterecek.

Şirket, tedarik zincirindeki izlenebilirliği ve şeffaflığı artırmak için diğer dijital teknolojiler ile birlikte uydu izleme, coğrafi konum izleme ve blockchain kullanacağını söyledi.

Daha önce Nestle markası Kit-Kat ve Almanya merkezli asansör markası Thyssenkrupp AG benzer şekilde yalnızca azaltım taahhütünde bulunmakla kalmamış, tedarikçilerinden de bunu yapmasını talep etmişti. Ancak bu iki şirket net sıfır karbon emisyonu için 2050 yılını işaret etmişti.

CHP’den HDP’ye yürüyüş desteği: Anayasal hakkın kısıtlanması

Özel sosyal medya hesabından, Edirne’ye ilişkin görüntüleri paylaşarak, “HDP heyetine polisin yürüyüşünün engellenmesi ve yapılan müdahale; anayasal bir hakkın kısıtlanmasıdır. Bu yaşananlar polis devleti algısını güçlendirmekte, demokrasiyi ve hukuk devleti ilkelerini zedelemektedir” dedi.

HDP’nin Silivri’den Edirne’ye doğru başlatmak istediği yürüyüş, polisin biber gazı ve tazyikli su sıkarak müdahale etmesi üzerine kesintiye uğramıştı. Aralarında parti ve il yöneticileri ile milletvekillerinin de bulunduğu ve gruptan en az 10 kişinin göz altına alındığı; gözaltına alınanlar arasında üç kişinin HDP ilçe ve il yöneticileri olduğu bildirildi. 

Silivri’de polisle yaşanan arbededen sonra kısa bir açıklama yapan Eş Genel Başkan Pervin Buldan şunları söyledi:

“Asla bizi kararlı yürüyüşümüzden geri adım attıramayacaktır. Biz bu kadar değiliz. Biz binleriz, milyonlarız. Türkiye’nin bir çok kentine giriş ve çıkışları yasaklayarak, Anayasaya aykırı bir şekilde meşru olmayan demokratik olmayan kararlar aldınız. HDP’yi asla halkla buluşturmamak için aldığınız tedbirler, halkımızla bir araya gelmemize engel olamayacaktır. Barış, demokrasiden, Demirtaş’tan, Yüksekdağ’dan bu kadar korkulmaz. Onlar milyonların iradesidir. Bu yürüyüş aynı zamanda Osman Kavala içindir. Bugün AKP hükümeti tarafından açlığa, yoksulluğa, sefalete maruz bırakılan milyonlar içindir. Bu yürüyüş devam edecektir. Bu ülkeye barış, özgürlükler, demokrasi gelene kadar bu yürüyüş devam edecektir.”

Grup daha sonra eski Eş Genel Başkan Selahattin Demirtaş’ın bulunduğu Edirne Cezaevi’nin önüne doğru yola çıktı. 

 

 

Hükümetin askeri müdahalesi Amazonlar’daki ormansızlaşmayı engelleyemedi

Brezilya Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun Amazonlar’daki artan orman yangınları ile kaçak kesimlerle mücadele etmesi için konuşlandırdığı askeri birliklere rağmen Mayıs ayındaki ormansızlaşma bir yıl öncesine kıyasla yüzde 12 arttı.

Ulusal Uzay Araştırmaları Merkezi‘nin (INPE) uydu görüntülerinden yola çıkarak yaptığı ön araştırmanın sonuçlarına göre Ocak ayından Mayıs sonuna kadar geçen sürede ormansızlaşma geçtiğimiz yılın ilk beş ayına kıyasla yüzde 34 arttı.

Türkiye’nin iki buçuk katından fazlası

Bu süre zarfında 2 bin 32 kilometrekare alanda yer alan orman yok oldu. Bu ölçü Türkiye’nin izdüşüm alanının iki buçuk katından daha fazlasına denk geliyor.

Brezilya hükümeti, orman yangınları sezonunun başlaması öncesinde Amazon yağmur ormanlarını ormansızlaşmadan korumak için Mayıs ayının başlarında binlerce askeri görevlendirmişti. Bolsonaro Çarşamba günü yaptığı açıklamada askeri birliklerin görev süresini 30 gün daha uzattıklarını duyurmuştu.

‘Uzun dönemli planlama şart’

Greenpeace Brezilya’dan orman kampanyacısı Cristiane Mazzetti, Reuters’a yaptığı açıklamada “Mayıs ayında da ormansızlaşma uyarıları devam etti. Yani, bu hükümet tarafından atılan adımın yeterli olmadığını gösteriyor” dedi.

Mazzetti yaptığı açıklamada kısa dönem askeri operasyonlar yerine uzun dönemli planları yürütmeye koymak için Bolsonaro’nun zayıflatmak için uğraştığı Ibama gibi çevre kurumlarıyla işbirliği yapılması gerektiğini söyledi.

Bilim insanları yayınladıkları araştırmalarda iklim krizini durdurmak için bol miktarda karbonu absorbe eden Amazonlar gibi yağmur ormanlarının korunmasının hayati olduğunu belirtiyor.

Yerel gazetelerden siyasilere ironik protesto

Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin iki yerel gazetesinden siyasilere yönelik birbiri ardına yaratıcı protestolar geldi.

Çanakkale yerel gazetesi Çan’ın Sesi cumartesi günü baş sayfasını siyasi partilere ‘övgüye’ ayırdı. Sayfada, “Çok yaşa CHP!”, “Var ol Ak Parti!”, “Alkışlar MHP’ye”, “İYİ Parti büyüksün!”, “Bu vekil bir harika dostum!” şeklinde ifadeler yer aldı. Sayfanın altında ise “Bugünkü birinci sayfamız tam istediğiniz* gibi sevgili siyasiler!” denildi. “İstediğiniz” sözcüğüne düşülen dipnotun açıklaması ise şu şekildeydi:

Haklarında sürekli iyi şeyler okumak isteyen, aleyhte hiçbir yazıya tahammülleri olmayan ve bunun için hakaret tehdit dahil HER YOLA başvuran bazı siyasilere çağrımızdır.”

Bir alt satırda da büyük harflerle “Halk için iyi ve güzel şeyler yapın!” denildikten sonra “Aksi halde bizi susturamazsınız” ifadelerine yer verildi.

Bir protesto da Sakarya’dan

Çan’ın Sesi’nin sosyal medyada büyük beğeni toplayan bu hareketinin ardından bugün de Sakarya‘nın yerel gazetesi Adapazarı Akşam Haberleri‘nden benzer bir protesto geldi. Gazete, baş sayfayı, “Medya güzellikleri yansıtmıyor” diyen AKP Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz‘a ayırdı.

Manşette Yavuz’un fotoğrafının hemen yanına “İyi ki varsın” ifadesi yer alırken, gazetenin baş sayfa haberlerinin tümü Yavuz’a “uyarlandı”.

Manşetin açıklamasında ise şöyle denildi:

Ak Parti Sakarya Milletvekili Ali İhsan Yavuz’un ‘Medya güzellikleri yansıtmıyor’ demesinin ardından, tam da O’nun istediği gibi bir gazete oluşturduk. Keyifli okumalar dileriz.”

Yerel yöneticiler ve iktidar yanlısı gruplar tarafından sürekli hedef gösterildiklerinden ve baskı altında olduklarından şikayet eden yerel gazetelerin Basın İlan Kurumu‘ndan aldıkları ilan ve reklam gelirlerinde de kesintiye gidilmişti. 

Ayder’de otopark inşaatı başladı

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesine bağlı dünyaca ünlü Ayder Yaylası’nda otopark ve altyapı çalışmaları başladı. Yayla, çalışmalar yüzünden belirli sürelerle araçların giriş çıkışına kapatıldı.

Yaylaya 1700 araçlık bir otopark ve otel inşa edilecek.

Çamlıhemşin Belediye Başkanı Osman Haşimoğlu, yazılı açıklamasında, kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında otoparkın dışında altyapı, kanalizasyon ve su hattı yenileme çalışmalarının da devam ettiğini belirtti.

Açıklamada, Ayder şehir içi geçiş yolu altyapı çalışmalarının sağlıklı ve hızlı bitirilebilmesi için il trafik komisyonu kararıyla 1 Temmuz’a kadar her gün 8:00-12:00 ila 13:30-17:00 saatleri arasında yolun araç trafiğine kapatıldığı kaydedildi.

Çevre Bakanı: Daha yeşil olacak

Cumartesi günü (13 Haziran) Ayder Yaylası’na giderek burada bir basın açıklaması yapan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum aşırı yapılaşmadan mustarip yaylada hayata geçirilecek ‘Yenileme ve Koruma Projesi’ adı verilen projeyle ilgili şunları söylemişti: “Vatandaşımızın kullanacağı bir otelimizi açacağız. 1700 araçlık bir kapalı otopark inşa edeceğiz.”

Proje hakkında gazetecilere açıklama yapan Bakan Kurum, Ayder’de hayata geçirilen yaklaşık 50 milyon liralık projenin ilk etabının haziran ayı sonunda tamamlanacağını söyledi. Kurum, yeraltı otoparkın yapımının devam ettiğini ve eski termal otelin yeniden yapılıp, etrafına ise 55 yeni apart ve seyir terasının inşa edileceğini kaydetti. 

Proje bittikten sonra Ayder’in daha yeşil olacağını aktaran Kurum, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Vatandaşımızın kullanacağı bir otelimizi açacağız. 1700 araçlık bir kapalı otopark inşa edeceğiz, tamamen yerin altında. Ziyaretçilerimiz araçlarını oraya bırakacaklar ve ring seferler ile işletmelerden faydalanabilecekler.

Çamlıhemşin’in dönüşümü kapsamında, Ayder’in dönüşümü kapsamında 55 apart ünite inşasını rezerv alanımızda gerçekleştireceğiz. Vatandaşlarımızla, kaçak noktasında buradaki yapılaşmaların vatandaşlarımızla görüşerek gönüllü bir dönüşüm projesi başlatacağız. Tüm bu projeler bittiğinde Ayder çok daha yeşil, yaşanabilir bir yayla olacaktır.”

Rize’nin ünlü yaylası geçen sene Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kirlettik, rezil ettik” çıkışıyla gündeme gelmiş; ardından kentsel dönüşüm kapsamına alınmıştı. 

Genç Yeşiller: Irkçılığı uzaklarda değil yanıbaşımızda arayalım

ABD’de George Floyd’un polis şiddeti ile hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ırkçılık karşıtı gösteriler sırasında isimleri kölelik ve ırkçılık ile anılan kişilerin heykellerinin yıkılmaya başlamasıyla ilgili Genç Yeşiller sosyal medyada bir açıklama yayınladı.

Açıklamada “Irkçılığı uzaklarda değil yanıbaşımızda arayalım mı? Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ırkçı uygulamalarıyla hafızalarımıza kazınan isimleri sokaklarımız, caddelerimiz ve meydanlarımızdan silelim! Barış ve sevgi dilini çoğaltalım” denildi.

‘Bu isimlerin Türkiye’de yeri yok’

Genç Yeşiller, örnek olarak1942 yılında Türkiye ekonomisinin ‘millileştirilmesi’ için mecliste kabul edilen Varlık Vergisi‘nin mimarı Şükrü Saraçoğlu’nu gösterdi.

Yapılan paylaşımda “Türkiye’nin utancı olan bu isim bugün Fenerbahçe stadyumuyla birlikte anılıyor. Irkçılığı uzaklarda aramaya gerek yok.  Bu isimlerin Türkiye’de yeri yok” denildi.

https://twitter.com/genc_yesiller/status/1271142959698841600

Kurtuluş’ta milliyetçi sokak isimleri

Sosyal medyadaki kullanıcılar da bu paylaşımlara #yeriyok etiketi üzerinden destek verdi. Yapılan bir paylaşımda “Ermenilerin yoğunlukla yaşadığı Kurtuluş‘ta sokakların Ergenekon, Bozkurt gibi milliyetçi çağrışımları olan isimlerle adlandırılması tesadüf mü? Irkçılık gerçekten bize uzak mı?” İfadeleri kullanıldı.

‘Talat Paşa Bulvarının adı niye hala aynı?’

Bir başka paylaşımda ise Talat Paşa örneği verildi. Yapılan açıklamada “1922’de İzmir’i kim yaktı? Fuar hangi mahallelerin ve kiliselerin üzerine kuruldu? Talat Paşa Bulvarının adı niye hala aynı? Köle tüccarlarının heykelini yıkmayı alkışlarken bi düşünelim bakalım kimlerin başka Türkiye’de #yeriyok” denildi.

‘Sokak isimleri değiştirilsin’

Sokak isimlerinin değiştirilmesi gerektiği belirtilen başka bir yorumda ise “Milyonlarca Ermeni’nin evlerinden sürülüp yollarda katledilmesinde baş rolü oynayan Talat, Enver ve Cemal bugün Türkiye’nin her ilinde, yüzlerce sokağın adı. Yanı başımızda duran ırkçılık görünmez olmasın. Sokak isimleri değiştirilsin!” denildi.

Mısırlı LGBTİ+ aktivisti hayatına son verdi

Mısırlı LGBTİ+ aktivisti Sarah Hegazy Kanada’daki evinde ölü bulundu. Kanadalı yetkililer olayın intihar olduğu sonucuna vardı. 30 yaşındaki genç kadının intiharı, avukatı Halit el Masri tarafından da doğrulandı.

Hegazy’den geriye yazmış olduğu şu satırlar kaldı:

Kardeşlerime – Diyetimi ödemeye çalıştım ama beceremedim, beni affedin. Arkadaşlarıma – Yolculuğum sertti ve ben buna karşı koyamayacak kadar zayıftım, beni affedin. Dünyaya – İnanılmaz derecede zalimdin ama seni affettim.

Üç ay cezaevinde kaldı

Hegazy, açık eşcinsel, LGBTİ+ hakları savunucusu şarkıcı Hamit Sinno‘nun konseri sırasında Gökkkuşağı bayrağı açtığı gerekçesiyle tutuklanmış, üç ay boyunca cezaevinde kalmıştı.

Hegazy’de yaşadığı deneyimin ardından Post Travmatik Stres Bozukluğu gelişmiş, kendisi daha önce de bir kez intihar teşebbüsünde bulunmuştu. Kanada’ya yapmış olduğu sığınma talebi kabul edilen Hegazy, birkaç yıldır bu ülkede yaşıyordu.

Kazdağları’nda ‘yeni normal’: Desteğe gidenlerin önü jandarma tarafından kesildi

Kazdağları’nda Alamos Gold ve yerli iştiraki Doğu Biga Madencilik tarafından yapılmak istenen altın madeni projesine karşı 325 gündür çadırlı nöbet tutan eylemcilere desteğe gitmek isteyen aktivistlerin geçişine izin verilmedi.

Aralarında CHP İstanbul milletvekili Ali Şeker’in de bulunduğu çevre bölgelerden yola çıkan yurttaşların önü farklı noktalarda polis ve jandarma tarafından kesildi.

Barikatlar aşıldı

Yasağın gerekçesinin ‘yol yapımı’ olduğunu belirten kolluk kuvvetleri geçişlerin 18.00’a kadar kapalı olduğunu söyledi.  Eylemciler jandarma barikatına rağmen Kirazlı Çadırlı Nöbet Alanı’na geçmeyi başardı.

El ele eylemleri yeniden başladı

Bir süredir eylemlerine sosyal medya üzerinden devam eden eylemciler ilk kez her hafta gerçekleştirdikleri el ele eylemlerini gerçekleştirmek üzere 14 Haziran Pazar günü Çanakkale eski CarrefourSA önünde bir araya geldi.

Göstericilerin maskeleriyle katıldığı eylemde, sosyal mesafe kuralları gözetilerek insan zinciri oluşturuldu ve burada bir basın açıklaması okundu.

Fotoğraf: Hakan Tosun

‘Saldırılar arttı’

Elif Başaran tarafından okunan açıklamada “Evlerimizde kaldığımız pandemi süresince de bu şirketler krizi fırsata çevirmeye devam etti” denildi.

Pandemi sürecinde şirketlerin çalışmaya devam ederken kendilerine yönelik müdahalelerin arttığını söyleyen Başaran “26 Temmuz’da başlayan ve bugün 324’üncü gününe ulaşan çadırlı nöbete saldırılar arttı” ifadelerini kullandı.  Alamos Gold’un 8 aydır ruhsatsız çalıştığını hatırlatan Başaran şunları söyledi:

Siyanür havuzları ve cehennem çukurlarıyla Kazdağları’nı yok edecek projeleri henüz iptal edilmedi. Madenci şirkete hiç bir yasak konulmazken, kar kış, yağmur çamur, pandemi demeden neredeyse bir yıla yakın süredir nöbet tutan yaşam savunucularına, idari para cezaları kesildi, hedef gösterildiler, gözaltıyla tehdit edildiler. Şimdi de Çanakkale İl Hıfzıssıhha Kurulu’nun kararı gerekçe gösterilerek yurttaşların Kirazlı nöbet alanına girişlerine izin verilmiyor.

Fotoğraf: Hakan Tosun

‘Krizi fırsata çevirmeyin’

Baskıların Kazdağları’nda direnişi bitirmek amacıyla yapıldığı belirtilen açıklamada şu talepler sıralandı:

  • Pandemiyi, bu gibi durumlarla bir daha karşılaşmamak için çok daha iyi korumamız gereken doğayı yok etmek için fırsata çevirmeyin.
  • Kirazlı’da pandemi gerekçesiyle alınan ormana giriş yasağını kaldırın.
  • Yaşam savunucularına kesilen 109bin lirayı aşan para cezalarını iptal edin.
  • En önemlisi, 347 bin 815 ağacı katleden ve 8 aydır ruhsatı olmayan Alamos Gold’u tahliye edin.

HDP Demokrasi Yürüyüşü’ne tazyikli su ve gazla müdahale

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) ‘Demokrasi Yürüyüşü’ için Silivri’de bir araya gelen ve aralarında parti yöneticileri, il başkanları ve milletvekillerinin de bulunduğu partililere polis müdahale etti. Kalabalığa tazyikli su ve biber gazı atıldı,  en az sekiz kişi gözaltına alındı.

TBMM’nin 4 Haziran oturumunda Diyarbakır Milletvekili Musa Farisoğulları ile Hakkâri Milletvekili Leyla Güven’in vekilliklerinin düşürülmesinin ardından, HDP bugün Edirne ve Hakkâri’den Demokrasi Yürüyüşü başlatmayı kararlaştırmıştı. Partinin çağrısının ardından Bursa, Adana, Bitlis, Hakkari, Kırklareli, Edirne, Kocaeli, Sakarya, Van ve Tekirdağ valilikleri toplantı, koronavirüs gerekçesiyle gösteri ve yürüyüşlerin yasaklandığını, bu amaçlarla şehirlere girişlerin de engelleneceğini açıklamıştı.

Bu arada Edirne’den başlaması planlanan yürüyüş programında değişikliğe gidildi. Silivri’de HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan ve beraberindeki milletvekilleri bir basın açıklaması yapacak. Ardından araçlarla birlikte Edirne’ye gidilecek. Ayrıca eski eş başkan Figen Yüksekdağ‘ın bulunduğu Kocaeli’deki Kandıra Cezaevi‘nin önünde de bir basın açıklaması yapılması bekleniyor.

Hakkari Yürüyüşü’ne de engelleme 

Yürüyüşün Hakkari kolunda yer alan HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar ve çok sayıda partili dün (14 Haziran 2020 Pazar) Van’da horon ve halayla karşılanmıştı. Dün gece Hakkari’ye ulaşan grubun bugün yürüşe başlaması bekleniyor.

Başlatılacak yürüyüş öncesi sabah saatlerinden itibaren kentin tamamı polis ablukası altına alındı. Resmi kurumların önünde özel harekât polisleri ve keskin nişancıların bekletilmesi dikkat çekti. Kentin dört bir yanında zırhlı araçlar ve polisler konumlandırıldı. Yürüyüş öncesi HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın açıklama yaptığı partinin il binası da abluka altına alındı. 

Edirne’de parti binasına polis ablukası

Bu arada Silivri’den Edirne’ye gitmek isteyen HDP’liler için bu ilde de önlemler artırıldı. HDP Edirne İl Örgütü binası polis tarafından ablukaya alındı. Parti binasının önü ve çevresinde çok sayıda polis konumlandırıldı.

HDP, Demokratik Mücadele Programı’nın ağustosa kadar üç ay sürmesini planlıyor. 5 aşamadan oluşan programın 1 Eylül Dünya Barış Günü mitingleriyle final yapması öngörülüyor.

20 Haziran’da Ankara’da noktalanması öngörülen program şöyle:

  • 16 Haziran Salı günü saat 19:00’da Esenyurt Meydanı’nda halk buluşması
  • 17 Haziran Çarşamba günü Kadıköy Boğa/Altıyol’da Saat 19:00’da halk buluşması
  • 18 Haziran Perşembe günü saat 19:00’da Taksim Tünel’de buluşulup Galatasaray Lisesi’ne kadar yürüyüş yapılması
  • Tüm heyet 19 Haziran 2020 tarihinde İstanbul’dan Kandıra Cezaevi’ne gidilmesi. Kandıra Cezaevi önünde yapılacak açıklamadan sonra tüm heyet 20 Haziran 2020 tarihinde Ankara’da olacak şekilde yola çıkması.

Demirtaş: Sıkıntıları el ele vererek aşabiliriz 

Eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Demokrasi Yürüyüşü”ne ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Zorlu ve sıkıntılı bir süreçteyiz. Ancak tüm zorlukları, 82 milyon el ele vererek aşabileceğimizi de biliyorum. İşte HDP’nin bu etkinliği, 82 milyon olarak el ele verme çağrısıdır. Bu açıdan, hiç kimse bu etkinliği kutuplaştırma ve gerginlik malzemesi yapmamalıdır” dedi.

HDP’nin tüm Türkiye için yollarda olacağını belirten Demirtaş, “Kışkırtma ve gerilim derdinde olan hiçbir provokatöre asla prim vermeyin. İnanıyorum ki, bu etkinlik huzur içerisinde başlayıp huzur içerisinde sona erecek” ifadelerini kullandı. 

Mardin günlerdir yanıyor

Mardin kırsalındaki Ömeryan Bölgesi’nde 11 Haziran’da başlayan orman yangını mahalle sakinleri tarafından iki defa söndürülmesine rağmen Pazar günü tekrardan başladı.Yangında 35’in üzerinde dönüm üzüm bağı ve orman tamamen yandı.

Artuklu ilçesinin Ahmetli mahallesine bağlı Kaynaklı Mezrası kırsalında çıkan yangın kısa sürede etrafa yayıldı. Çıkış nedeni henüz bilinmeyen yangına mahalle sakinleri ile bölgedeki itfaiye ekipleri kontrol altına almaya çalışıyor.

Havadan müdahale yok

Dağlık alanda çıkan yangına havadan müdahale yapılmaması da kontrol altına alınamayan yangınların bilinçli şekilde çıkarıldığı iddialarını gündeme getirdi.

‘874 orman yangınında uçakla müdahale edilmedi’

Öte yandan yangın söndürme uçaklarına ilişkin CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen‘in verdiği soru önergesini yanıtlayan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli “16 Ekim 2019’dan beri çıkan 874 adet orman yangınında uçakla müdahaleye ihtiyaç duyulmadı” dedi.

‘İhaleye girmedi’

Bu yangınların hiçbirinde Türk Hava Kurumu tarafından teklifte bulunulmadığı ve dolayısıyla uçaklarının kullanılmadığını söyleyen Pakdemirli şunları söyledi:

THK kamu kurumu değildir. Vakıf ve Dernekler hukukuna göre faaliyet gösteren ve OGM’nin açmış olduğu ihalelere THK Gökçen Havacılık İktisadi İşletmesi olarak katılan ve diğer istekliler ile aynı şartlara sahip ticari bir kuruluştur.

‘THK’nın ihaleye girmesi engellendi’

Konuyla ilgili Birgün’e değerlendirmede bulunan Antmen ise “THK’nin uçakları 4 bin 900 litre kapasiteliyken ihalede ‘5 bin litre şartı’ konuldu. İktidar, THK’nin uçakları ihalelere girmesin diye elinden geleni yaptı” ifadelerini kullandı.