Ana Sayfa Blog Sayfa 2070

Battaniye ahtapotu Çanakkale Küçükkuyu’da görüntülendi

Çanakkale‘nin Ayvacık ilçesine bağlı Küçükkuyu‘da battaniye ahtapotu veya mor battaniye ahtapotu olarak bilinen Tremoctopus violaceus türü görüntülendi.

Sosyal medyada Emre ETİ isimli kullanıcının tarafından yapılan paylaşımda sahilde gözlemlenen türün ismi soruldu. Konuyla ilgili yapılan araştırma ve tartışmalar sonunda türün Ege Denizi’nin kıyı şeridinde yaşayan ve nadir bulunan battaniye ahtapotu olduğu belirtildi.

Dişileri 40 bin kat daha büyük olabiliyor

Farklı renklerde de görülebilen Tremoctopus violaceus türünün yetişkin dişilerinde sırt ve yan kollarını bağlayan uzun şeffaf bir örtü bulunuyor. Bu yüzden de halk arasında “battaniye ahtapotu” olarak anılıyor.

Türün en önemli özelliklerinden biri erkek ve dişisi arasındaki boyut farkı. Dişi ahtapotlar erkeklerden 40 bin kat daha büyük olabiliyor ve boyutları iki metreye kadar ulaşabiliyor.

Savunma amaçlı örtü

Tür diğer ahtapot türlerine kıyasla saldırıya uğradığı zaman mürekkep salmıyor. Bunun yerine dişiler vücudunun üstündeki örtüyü avcıları için bir şaşırtmaca olarak kullanıyor. Örtü hem canlının boyutu hakkında karşı tarafı yanıltıyor hem de saldırıya uğradığı anda örtüyü vücudundan bırakarak karşı tarafın şaşırmasını ve dolayısıyla zaman kazanmayı sağlıyor.

 

İstanbul, Ankara ve Bursa’da sokakta maske zorunluluğu getirildi

İstanbul, Ankara ve Bursa‘da yeni tip koronavirüs salgını nedeniyle açık alanlarda maske takma zorunluluğu getirildi.Kurala uymayanlar için adli veya idari işlem uygulanacağı belirtildi.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, bir önceki gün yaptıkları Bilim Kurulu toplantısının ardından üç büyükşehirde maske takma zorunluluğu getirilmesini önerdiklerini söylemişti.

45 ilde yasak

Böylece sokakta maske takma zorunluluğu getirilen illerin sayısı 45’e yükseldi. Bu iller şu şekilde:  Adıyaman, Afyonkarahisar, Amasya, Ardahan, Aydın, Balıkesir, Bartın, Batman, Bolu, Burdur, Denizli, Düzce, Elazığ, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Iğdır, Isparta, Maraş, Karabük, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Malatya, Mardin, Muğla, Muş, Nevşehir, Osmaniye, Sakarya, Siirt, Sivas, Şırnak, Tunceli, Uşak, Zonguldak, Diyarbakır, Erzurum, Kayseri, Rize ve Urfa

Cezaevlerinde altı kişi koronavirüs sebebiyle hayatını kaybetti

Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, yeni tip koronavirüs salgını sürecinde cezaevlerindeki duruma ve alınan tedbirlere ilişkin “Covid-19 Pandemi Sürecinde Ceza İnfaz Kurumları” başlıklı bir rapor yayınladı. 

Rapora göre Buna göre, bugün itibariyle cezaevlerinde 72 koronavirüs vakası tespit edildi, 6 kişi ise hayatını kaybetti. Bugüne kadar Covid-19 tanısı konulan ve sonra iyileşen tutuklu ve hükümlü sayısının 374 oldu.

‘Ölenlerin, kronik hastalıkları vardı’

Yayınlanan raporda ölen kişilerle ilgili vefat edenlerin üçünün hastanede başka kronik hastalıklardan tedavileri sırasında salgından etkilendiği belirtildi. Diğer üç hükümlüye de daha önce kronik hastalıklar nedeniyle sık sık sevk ve tedavi işlemi yapıldığı söylendi:

Bir hükümlü hastanede KOAH tedavisi sürerken 3 Nisan’da, bir hükümlü hastanede kronik diyabet ve epilepsi tedavisi sürerken 8 Nisan’da, bir hükümlü yine hastanede kronik böbrek yetmezliği ve diyabet tedavisi sırasında 15 Nisan’da hayatını kaybetti.

4 Nisan, 15 Mayıs ve 21 Mayıs’ta hayatlarını kaybeden diğer 3 hükümlüye ise kronik rahatsızlıklar (diyabet, hipertansiyon, tüberküloz, KOAH, diyabet) nedeniyle salgın öncesinde ve salgın sırasında tedavi ve hastane nakil işlemleri yapıldığı tespit edildi.

‘Yoğun bakımda hasta yok’

Raporda aktif pozitif vaka sayısının 72 olduğu, bu hastaların sağlık durumlarının iyi olduğu, yoğun bakımda ya da entübe hasta bulunmadığı belirtildi. Vakalar ile ilgili şu açıklama yapıldı:

Bu vakalardan 38’i, ceza infaz kurumuna ilk kabul sırasında kontrol amaçlı yapılan PCR testinde pozitif çıktı, koğuşlara alınmadan sağlık kurumuna sevk edildi.

‘Termal kamera kuruldu’

Cezaevlerinde alınan tedbirlere de yer verilen raporda “Tüm taşıtların, ortak alanların, ortak kullanım araçlarının, ziyaretçi mahallerinin, dezenfekte işlemleri yapıldı. Ceza infaz kurumlarında bulunan tüm tutuklu ve hükümlülere yeteri kadar ücretsiz temizlik ve hijyen malzemesi dağıtıldı” denildi. 

Ateş ölçme uygulamasının da kullanıldığı belirtilen açıklamada “Hükümlü, tutuklu ve personel sayısının fazla olduğu ceza infaz kurumlarına termal kamera kuruldu. Termal kamera kurulmayan kurumlarda personel dahil herkes ateş ölçümü yapılarak kuruma alındı” denildi. 

Covid-19 izni

Raporda, infaz düzenlemesine ilişkin 7242 sayılı kanun ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’a eklenen geçici 9. maddede kapsamında 64 bin 661 hükümlünün Covid-19 iznine gönderildiği söylendi.  İnfazlarında değişiklik yapılan hükümlüler hakkında ise şunlar söylendi:

Öte yandan, açık ceza infaz kurumlarından 30 bin 358, kapalı ceza infaz kurumlarından ise 12 bin 378 olmak üzere 42 bin 736 hükümlü hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezalarının infazına karar verildi.

Açık ceza infaz kurumlarından 4 bin 246, kapalı ceza infaz kurumlarından ise 2 bin 588 olmak üzere 6 bin 834 hükümlünün koşullu salıverilmesine karar verildi.

Bakan Koca: İstanbul, Bursa ve Kocaeli için maske zorunluğu önerdik

Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle: 

  • Türkiye, 1 milyon kişi başına 2 bin 151 vaka ile 51. sırada yer alıyor.
  • Ölümlerde 1 milyon kişi başına 57 vefat ile dünyada 47. sıradayız.
  • Toplam vaka sayısına kıyasla yüzde 2.67 ölüm oranıyla dünyada 81. sırada bulunuyoruz.
  • Hastaların hastanede kalma süresi 2,9 güne düştü. Yoğun bakımda geçirilen süre ortalaması ise 18,9 günden 2,7 güne indi.
  • (Vaka sayısındaki dalgalanma) Kara göründü ama deniz hala dalgalı. Kararlı adımlarla ilerlersek dalgalanmalardan korkmayız. Son günlerde vaka sayımızdaki değişmeler bu dalgalanmaların yansımasıdır. Sürpriz yok, beklenen sınırdayız. Bu sınırı aşmamak sizin elinizde.
  • ‘Yeni normal’i kontrollü sosyal hayat olarak tanımladık. Üretim devam etmek zorunda. Bütün hizmet sektörlerinin canlı olması toplumun geleceği için vazgeçilmez unsurlar.

Virüsün etkisinde azalma yok

  • Virüsün etkisinde bir azalma yok ama hekimlerin tedavi etme gücünde artış olduğu bir gerçek.
  • Vaka sayımızın şiddetinde değişim var. Entübe hastamız artık daha az.
  • Vaka sayısına göre vefat oranının en yüksek olduğu il Gümüşhane, en düşük olduğu il ise Kilis.
  • Son bir ayda Ankara’daki günlük ortalama vaka sayısı 127 son 15 günde ise 157. İstanbul’da günlük ortalama vaka sayısı 653, son bir haftada 620, son üç günde ise 616.
  • Son bir ayda Bursa‘da 64, son bir haftada 84, son üç günde 93, son gün 100’e kadar çıkmış oldu. Kocaeli‘de son bir ayda 78, son bir haftada 91, son 3 günde 113. Artış devam ediyor. Konya’da son bir ayda 41, son bir haftada 73, son üç günde 88, son gün 100’e yaklaştı. Son bir ayda Kayseri’de 14, son bir haftada 25, son üç günde 28. Diyarbakır’da son bir ayda 58, son bir haftada 81, son üç günde 87, son gün 100’lere yaklaştı. Van‘da son bir ayda 7, son bir haftada 17, son üç günde 14. 
  • Önümüzdeki dönemde genel anlamda sokağa çıkma kısıtlaması gibi bir durumu düşünmüyoruz. Bilim Kurulu’nda gündeme gelmedi.
  • Bilim Kurulu İstanbul, Ankara ve Bursa için maske kullanma zorunluluğu getirilmesi önerisinde bulundu. İl Hıfzıssıhha Kurulları değerlendirip alınması gereken kararı alırlar.
  • (LGS ve YKS) Bilim Kurulu’nun, sınava giriş ve çıkış saatleriyle ilgili, sokağa çıkma dahil, tedbir alınması önerisi oldu. Cumhurbaşkanımızla bu öneriyi paylaştık, bu konuda hassasiyet gösterilmesi gerektiğini, her iki sınavla ilgili giriş ve çıkışların güvenli bir şekilde yapılmasıyla ilgili talimatı vermiş oldular.

Aşıda eylül ve ekimde klinik safhaya gelinebilir 

  • Vaka sayısında yaş ortalaması, özellikle gençlerin sokağa çıkmasıyla aşağı düştü.
  • (Aşı çalışmaları) İki çalışmadan birinin eylül, birinin ekim ayında klinik çalışma safhasına gelebileceğini söyleyebilirim.
  • (Antikor testi) Çalışmanın yarısına yakını yapıldı. Şu anda yüzde 1,5’ların altında. Sürü bağışıklığının anlamlı olmadığını söyleyebiliriz.

Son 24 saatte 1.429 yeni vaka, 19 vefat

Fahrettin Koca, koronavirüs salgınına ilişkin son verileri açıkladı. Koca’nın paylaştığı verilere göre, Türkiye’de son 24 saatte 1429 kişiye Covid-19 tanısı konuldu, 19 kişi vefat etti. Böylece toplam vaka sayısı 182 bin 727, can kaybı 4 bin 861 oldu.

Bakan Koca verilere ilişkin “Günlük yeni vaka sayımızda dün, bir önceki güne göre 125 azalma olmuştu. Bugün durum durağan. Yeni iyileşen hasta sayımız, şu an yeni vaka sayısından daha az. Tedbirlerle vaka sayısını ve riski azaltmalıyız” dedi.

Murat Türkeş ile Bu Gün: İklim krizi çölleşme sürecini hızlandırıyor

Yeşil Gazete’nin Bu Gün programının beşincisinde 17 Haziran, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü konuşuldu. Yeşil Gazete’den Defne Sarıöz‘ün konuğu, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi‘nden Prof. Dr. Murat Türkeş oldu. Programda, dünyada ve Türkiye‘de çölleşmenin canlılar için yarattığı tehlikelere, iklim değişikliğinin çölleşme sürecini nasıl hızlandırdığına ve bununla mücadele yöntemlerine değinildi.

Türkeş, modern çölleşme kavramında arazi bozulumunun ve iklim değişikliğinin öneminin altını çizdi.

Türkiye orta risk altında

Gıda güvenliğinde etkilenebilirlik açısından bakıldığında Türkiye ve Akdeniz ülkelerinin büyük bir kısmının orta risk altında olarak tanımlandığını belirten Türkeş, gelecekte bu durumun göçleri nasıl etkileyeceğini anlattı.

Kuraklık, çölleşme ve iklim değişikliği sorununun bütüncül bir anlayışla ele alınması gerektiğini kaydeden Türkeş, risk analizinin doğru yapılmasının, sorunla mücadeledeki önemini vurguladı. Türkeş doğru sulama yöntemlerinin tarım alanlarını çölleşme karşısında nasıl koruyacağına dair de örnekler verdi.

İstanbul’daki Şampiyonlar Ligi finali seneye ertelendi

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), 2020-2021 sezonu Şampiyonlar Ligi finalinin İstanbul’un ev sahipliğinde oynanacağını açıkladı. Birlik, İstanbul’un ev sahibi olduğu 2019-20 Şampiyonlar Ligi Finali’nin ise 12-23 Ağustos’ta, Portekiz‘in başkenti Lizbon‘da sekizli final formatıyla oynanmasına karar verdi.

Çeyrek final ve yarı final maçları da yine Portekiz’in Porto, Lizbon ve Guimares şehirlerinde yapılacak. Bu sene normal süreçte finale ev sahipliği yapması gereken İstanbul Atatürk Olimpiyat Stadı’nın ise 2021’de seyircili olarak finali organize edeceği aktarıldı.

2021’de Rusya’nın St Petersburg kentinde olması gereken final de bir yıl kaydırılarak, 2022’ye kalacak. 

Trump’ın ‘polis reformu’ kararnamesi hayal kırıklığı yarattı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump, “polis reformu” adı verilen başkanlık kararnamesini imzaladı. Buna göre, gözaltı işlemi sırasında eğer hayatı tehlikede değilse polis, zanlının boynuna baskı uygulayamayacak. Ancak Trump’ın, siyah vatandaş George Floyd‘un polis şiddeti sonucu ölmesiyle patlak veren ve ülke çapında haftalardır devam eden gösterilerde, eylemcilerin talep ettiği ‘ırkçılıkla mücadele’ için herhangi bir ifade kullanmaması ve bu alanda bir düzenleme yapmaması tepkilere neden oldu.

Temsilciler Meclisi‘nin Demokrat Partili Başkanı Nancy Pelosi, “Başkan’ın zayıf kararnamesi, ırksal adaletsizlik ve polis şiddeti salgınıyla mücadele adına ciddi olarak yetersiz kalıyor” ifadesini kullandı.

‘Güçlü öldürücü olmayan silahlar’  

Trump’ın Beyaz Saray‘da gerçekleştirilen törende imzaladığı kararname, “Güvenlik güçleri için ulusal bir sertifika ve akreditasyon sistemi” ve “görevini kötüye kullananların bilgilerinin bir veri tabanında toplanmasını” öngörüyor.

Kararnamede, polisler için akreditasyon standartları getirileceği bilgisini paylaşan Trump, şunları kaydetti: “Akreditasyonun bir parçası olarak hayatı tehlikede değilse, polisin gözaltı esnasında zanlının boynuna baskı uygulaması yasaklanacak. Ayrıca ölüme yol açan müdahaleleri önlemek için daha gelişmiş ve güçlü öldürücü olmayan silahların kullanılmasını sağlayacağız.”

Ayrıca, akıl hastası, bağımlı ya da evsiz kişilerle ilgilenen polis memurlarına yardımcı olmaları için sosyal hizmet çalışanlarının görevlendirilmesi konusunda Sağlık Bakanlığı’na talimat verilecek.

‘Ülke genelinde kanun ve nizam sağlanmalı’

Polis teşkilatının dağıtılması ya da kaynaklarının kesilmesi fikrine karşı çıkan Trump, “Amerikan halkı, polis olmazsa kaos ve anarşi olacağını biliyor. Güvenlik olmazsa, sonuç felaket olur” dedi.

Polislerin sokakları ve insanları güvende tuttuğuna işaret eden ABD Başkanı,  “Hesap verebilirliği, şeffaflığı artırmamız ve polislerin eğitilmesine daha fazla kaynak ayırmamız gerekiyor. Suçu azaltmak ve polisler için standartları artırmak birbirine zıt şeyler değildir” diye konuştu.

ABD Beşar Esad ve eşini yaptırım listesine aldı

ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Şam’a yönelik yeni yaptırımların yürürlüğe girdiğini duyurdu. Suriye hükûmetine çok daha fazla yaptırım uygulanacağını öngördüklerini ifade eden Pampeo, yaptırım listesine alınan isimler arasında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ve eşinin de bulunduğunu açıkladı. 

ABD’nin “Sezar Suriye’deki Sivilleri Koruma Yasası” kapsamında Şam’a para akışını durdurmak amacıyla 39 kişi ve kuruma yaptırım uygulanacak. ABD Başkanı Donald Trump, kararı aralık ayında imzalamıştı.

Pompeo, “Yaptırımlar, Esad, Suriye halkına karşı yürüttüğü gereksiz ve acımasız savaşı durdurana kadar durmayacak” dedi. Reuters’ın aktardığına göre ABD, hükûmete uyguladığı finansal baskının Şam’ı Birleşmiş Milletler‘in anayasa müzakeresi masasına tekrar oturtmasını umuyor.

Amcasına da Fransa’da hapis cezası

Fransa’da para aklama suçlamasıyla yargılanan Esad’ın amcası Rıfat Esad’a ise dört yıl hapis cezası verildi. Fransız mahkemesi, Rıfat Esad’ın Fransa’daki tüm mal varlığının yanı sıra Londra’da bulunan 29 milyon euro değerindeki bir mülke de el konulmasına karar verdi.

Suriye devletinin parasıyla Fransa’da bir emlak imparatorluğu kurarak para aklamakla suçlanan Esad’ın avukatları, temyize gidileceğini söyledi.

Rıfat Esad, 1982’de Hama’daki Müslüman Kardeşler ayaklanmasını bastırma yöntemleri nedeniyle ‘Hama kasabı’ olarak anılıyordu. Hafız Esad’ın devlet başkanlığı döneminde başkan yardımcılığı yapan Rıfat Esad, 1984 yılında başarısız bir darbe girişimine kalkışmasının ardından Suriye’yi terk etmişti.  Ailenin İspanya’daki,  695 milyon euro değerinde 507 adet mülküne de İspanyol hükümeti el koymuştu. 

 

Bilim Kurulu üyeleri: Veriler bize de verilmiyor, vaka artışından kaygılıyız

Sağlık Bakanlığı bünyesinde koronavirüs COVID-19 salgınıyla mücadele amacıyla kurulan Bilim Danışma Kurulu’nun üyesi olan Prof. Dr. Alpay Azap, “Ankara’da takip ettiğimiz vakalarda ciddi bir artış söz konusu” dedi. 

Hürriyet’ten Sedat Ergin‘e konuşan Azap, yalnızca vakalarda meydana gelen artışlar yüzünden değil, yeni vakaların ortaya çıkış şeklinden de kaygılı olduğunu kaydetti:

Artışlar belli odaklardan kaynaklanmıyor. Belli bir odakta kümelenme, yaygınlığa işaret etmediği için mücadele açısından daha tercih edilir bir durumdur. Oysa karşılaştığımız vakalar çok sayıda farklı odakta ortaya çıkıyor. Dolayısıyla vakalarda bir yaygınlıkla karşı karşıyayız. Bu, salgının yönetimi açısından daha sıkıntılı bir durum.”

‘Tahminler alt üst oldu’

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyesi ve Türk Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Derneği Başkanı Prof. Azap, AÜ Uygulamalı Bilimler Fakültesi’nden istatistikçi Prof. Fatih Tank ile hazırladıkları makale için yaptıkları modellemeye gönderme yaparak, yeni tanı konan 1.500 hastanın nerelerde yoğunlaştıklarını bilmeleri halinde daha iyi tahminler yapabileceklerine vurgu yaptı. 

Bakanlığın kendilerine verdiği verilere göre yapılan modellemelere göre, haziran ayının ortalarında vaka sayısının 500’ün altına inebileceği ve iniş yönünün korunacağı öngörüsüne dayandığını belirten Azap, bütün tahminlerin alt üst olduğunu kaydetti.  

Halk Sağlığı uzmanları da uyarıyor

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin salgının üçüncü ayının geride kalması dolayısıyla yaptığı değerlendirme de aynı paralelde. Dernekten yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:   

“Olgularımızın (vakalar) mayıs ayının son haftalarında üç basamaklı sayılara düşmesini ve sonrasında bu düşüşün düzenli olarak devam etmesini bekliyorduk. Haziran ortalarında ise basamaklandırılmış bir yeni normalleşme sürecinin başlatılabileceğini düşünüyorduk. Oysa öyle olmadı, hızlı ve erken normalleşme adımları atıldı.”

Binlerde seyreden ve aşağıya çekilemeyen olgu sayısı varken 11 Mayıs’ta AVM ve berber salonlarının açılması ve bunun etkisi izlenemeden peş peşe yeni normale geçiş ve serbestleşme adımlarının, yeni vaya ve yoğun bakıma yatışlardaki artışı getirdiğine dikkat çeken Dernek,  sonuçta 14 Haziran Pazar akşamı 1.562 vaka ile mayıs ayının başındaki sayılara dönüldüğüne işaret etti:

Bu bir yeni dalga değildir ama içinde bulunduğumuz dalgada kontrolü kaybetmiş görünüyoruz. Oysa binin altına inmek için çok emek verilmişti.” 

Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin başkanlığı yapan Prof. Pınar Okyay aynı zamanda Bilim Kurulu’nun ve Kurul içinde oluşturulan Halk Sağlığı Alt Kurul’un üyesi. 

Ortak şikayet: Verilere biz de ulaşamıyoruz

Dernek, Sağlık Bakanlığı tarafından paylaşılan verilerin uzman ve akademisyenlerin salgının epidemiyolojik analizini yapabilmeleri bakımından yeterli olmadığına, vaka ve ölümlere ilişkin yaş ve cinsiyet grupları ile hangi il, ilçe ya da mahallede meydana geldikleri gibi temel epidemiyolojik verilerin yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından bilindiğine dikkat çekti. 

Halk Sağlığı uzmanlarının duyurusunda Kurul’da görevli bilim insanlarının da bu verilere ulaşamadıkları belirtilerek, Sağlık Bakanlığı’nın verileri bilim insanları ile “gerektiği şekilde analiz edip, yorumlayıp katkı sunabilecekleri bir detayda paylaşması” beklentisi vurgulandı. 

Bazı geri adımlar gündeme gelebilir

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Hasan Tezer de 1 Haziran itibarıyla başlayan normalleşme döneminde, binin altına düşmüş olan vaka sayılarının bin 500’lere yükselmesinin bir alarm niteliğinde olduğunu kaydetti:   

Vaka sayılarında beş gün üst üste artış görürseniz aslında bu işlerin bir yerde ters gittiği anlamına gelir. Bizim için bir alarm diye düşünün, bin 500’lü rakamlar, kurallardan uzaklaşıyorsunuz anlamına gelen bir rakam. Bu, ‘alarm, zil çalıyor, dikkat edin, bakın daha fazla kurallara uymazsanız rakamlar artabilir’ demek.

2 binleri bulursa kısıtlama gelebilir

Tezer, vaka sayılarındaki söz konusu artışın sürmesi ve 2 binlere ulaşması durumunda yeniden kısıtlamaların gündeme alınabileceğini söyledi:

Bildiğimiz gibi şu an gizli yapılan nişan ya da asker uğurlama törenleri, belki de düğünler, bu bağlamda insanların toplu halde bir araya geldiği yerlerde bulaşın en fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Doğuda da maalesef son haftalarda bu şekilde artışlar oldu. Temas çok önemli burada, teması kesmeniz gerekiyor. Kaldı ki şu an 65 yaş üstü de belli saatlerde dışarıda, çocuklarımız dışarıda. Tekrardan toplu halde insanların bir araya geldiği alanlarda kısıtlamalar gelir mi, vaka artışları olursa elbette ki oturulup tekrar değerlendirilebilir.

LGS ile ilgili de uyarılarda bulunan Tezer, hafta sonu sınava girecek öğrencilerin velilerinin, rehberde yazıldığı biçimde, okul bahçesinden içeri girmemeleri ve okula maskeyle gelmeleri gerektiğini belirtti. 

 

Almanya, Türkiye’yi ‘Covid-19 risk bölgesi’ olarak ilan etti

Alman hükümetinin kararı sonrası hazırlanan listede Türkiye, adı anılarak ilk kez ‘koronavirüs risk bölgesi’nin içinde sayıldı.Pazartesi gecesi güncellenen listede Mısır, Tayland ve Fas da yer alıyor.

Dönüş garantisi verilmiyor, karantina şart

Robert Koch Enstitüsü‘nün düzenlediği listede 160 ülke yer alıyor ve bunlar için ‘seyahat uyarısı’ bulunuyor. Bu uyarı, bu ülkelere gidilemeyeceği anlamına gelmiyor ama gidenlerin koronavirüs nedeniyle ülkeye dönüşlerini  garanti etmiyor. Bu ülkelere gidip kendi çabalarıyla dönenlerin de 14 günlük karantinayı göze alması gerekiyor.

Seyahat uyarıları, genelde güvenlik açısından riskli bölgeler, savaş bölgeleri ve hastalık bölgeleri için yapılıyor.

‘Tatilciler için caydırıcı bir durum'”

DW Türkçe‘ye konuşan Kuzey Ren Vestfalya (NRW) Eyaleti Milletvekili Volkan Baran da, uygulama nedeniyle Almanların Türkiye’de tatil yapma eğilimlerinin büyük ölçüde azalacağını söyledi. Listenin günlük olarak değerlendirilip, güncellendiğini ifade eden Baran, “Umarım salgın daha hızlı bir şekilde kontrol altına alınır ve listedeki ülke sayıları azalır” dedi.

Almanya’nın bu kararına daha önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu  tepkisini dile getirerek şaşırdığını belirtmişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan da Başbakan Merkel ile görüşmüştü. Ancak, kararda bir değişiklik olmadı ve Türkiye, ‘Korona riskli ülkeler sınıfında’ yer aldı.

Risk nasıl belirleniyor?

Ülkeler salgın riskine göre sınıflandırılırken, yeni vaka sayısındaki artış göz önünde bulunduruluyor. Bir haftada 100 bin kişide 50’den fazla yeni vaka görüldüğü durumlarda, ülke risk bölgesi ilan ediliyor. Bunun yanı sıra, yeni vaka sayısı az olan ülkelerde, test kapasitesinin az olması, salgınla mücadele  önlemlerinin yeterli olmaması ve ülkenin salgının durumuna dair güvenilir bilgileri paylaşmaması da bir ülkenin risk kategorisine girme nedenlerinden sayılıyor. Avrupa Birliği içinde hala risk bölgesi kabul edilen tek ülke ise İsveç.