Ana Sayfa Blog Sayfa 2023

Yeşil Avrupa Vakfı’ndan yaz okulu

Ekotransformasyon 2020 Yaz Okulu 23-24-25-26 Temmuz tarihlerinde Çekya’nın başkenti Prag’ın 40 km ötesindeki Kostelec nad Cernymi lesy‘de yapılacak.

Program, karbon nötr ekonomiye geçiş ve sürdürülebilir bir geleceğe, yeşil politikaya ve iklim değişikliğiyle mücadeleye ilgi duyan herkese hitap etse de özellikle ekotransformasyonda aktif görev alabilecek olan yerel ölçekli karar alıcılara, alanda aktivizm faaliyetleri yürüten uzman, bilim insanı, gazetecilere ulaşmayı hedefliyor.

Dört güne yayılan etkinlikler

Program dahilinde aşağıdaki başlıklar altında dört gün boyunca seminerler, tartışmalar, sunumlar, deneysel atölyeler yapılacak:

  • Kentsel iklim krizine karşı yapılabilecekler: Kentlerimizi nasıl iklim değişkiliğine daha iyi hazırlayabilir ve emisyonların azaltılması için nasıl aktif katkı verebiliriz.
  • Çevre düzenlemesinde farklı yaklaşımlar: Çevre düzenlememizi nasıl daha sağlıklı hale getirebilir, süregelen değişimler karşısında dayanıklılığını nasıl arttırabiliriz.
  • İklim kriziyle başa çıkmada yeni yöntemler ve çevreyle ilgili diğer başlıklar: Ekopsikoloji bilgisinin olumlu hikaye anlatma sanatı.
  • Çek ekoloji politikalarının başarısında aktivizmin rolü ve ilham alınan komşu ülkeler.

Konaklamayı da içeren harcın standart bedeli 990, indirimlisi ise 650 Çek Kronu. Katılımcılar iki-üç kişilik odalarda konaklayacak, tuvalet kullanımı ise ortak.

Başvuru formu bu adresten indirilebilir, daha fazla bilgi için bu adrese bakılabilir.

2022 Dünya Kupası tarihleri belli oldu: İlk kez kışın oynanacak

FIFA, Katar’da düzenlenecek olan 2022 Dünya Kupası‘nın takvimini açıkladı. Turnuva, 21 Kasım’da başlayacak ve 18 Aralık’ta sona erecek. Bu, Dünya Kupası tarihinde bir ilk anlamına geliyor.

Genellikle haziran ve temmuz aylarında oynanan turnuva ilk kez kasım ve aralık ayında oynanacak.

Katar’ın A Grubu maçı ile başlayacak

Ev sahibi Katar’ın A Grubu’ndaki maçıyla başlayacak 2022 Dünya Kupası’nın açılışı Al Khor şehrindeki 60 bin kişilik Al Bayt Stadyumu‘nda gerçekleştirilecek. Her gün 4 maç oynanacak turnuvada 12 günde grup aşaması tamamlanacak.

3-6 Aralık tarihlerinde son 16 turu, 9-10 Aralık’ta çeyrek, 13-14 Aralık’ta ise yarı final maçları oynanacak. Final maçı tarihi ise 18 Aralık 2022.

2022 Dünya Kupası finali, Lusail şehrindeki 80 bin kişilik Lusail Stadyumu’nda düzenlenecek. 17 Aralık 2022’de Khalifa Uluslararası Stadyumu’nda ise üçüncülük maçı oynanacak.

Maç saatleri ise 13:00, 16:00, 19:00 ve 22:00 olarak belirlendi.

 

G20 ev sahibi Suudi Arabistan’dan ‘fosil yakıt sübvansiyonu’ ibaresini çıkarma hamlesi

Suudi Arabistan ev sahipliğinde 21-22 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek G20 Liderler Toplantısı’na “fosil yakıt sübvansiyonları” tartışması damga vurdu.

Climate Change News’te yer alan habere göre ev sahibi ülke, milletvekillerinin ve liderlerin bilgilendirildiği politika özetinden “fosil yakıt sübvansiyonu” yerine “fosil yakıt teşvikleri” ibaresinin kullanılması için çaba gösteriyor.

Bu istek, liderlerin 2009 yılında verdikleri “israf tüketimini teşvik eden verimsiz fosil yakıt sübvansiyonlarını kaldırma” taahhüdüyle karşı karşıya geliyor. Liderler bu sözü son on yılda her yıl yeniden onaylamışlardı.

Teşvik kelimesi daha muğlak

Araştırmacılar ise “teşvik” kelimesinin enerji literatüründe yerleşik bir kavram olan “sübvansiyon” kelimesinin aksine oldukça muğlak bir terim olduğu endişesini dile getiriyor. Ayrıca, terimin değişmesinin temiz enerjiye geçişi hızlandırmaları gereken bir zamanda işleri yavaşlatacağı uyarısında bulunuyorlar.

Süreci yakından izleyen bir kişi CHH’a yaptığı açıklamada “Teşvik kelimesi olayı başka bir boyuta götürüyor. Fosil yakıt kullanımının devamlılığını sağlamak için boşluklar yaratmadığımızdan emin olmalıyız” dedi.

Fotoğraf: AhmedElq/ Wikimedia Commons

‘Suudi Arabistan sübvansiyon tanımını hep sorun etti’

Küresel olarak “sübvansiyon” kelimesinin kullanımı değişiklik gösterse de “fosil yakıt sübvansiyonu” herhangi bir hükümetin tüketiciler tarafından ödenen fiyatı düşüren, üreticiler tarafından alınan fiyatı yükselten petrol, gaz veya kömür faaliyetlerine yönelik desteği olarak tarif ediliyor.

Uluslararası Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü (IISD) üyesi Tom Moerenhout, “Sübvansiyon tanımı Suudi Arabistan için her zaman bir sorun oldu” dedi.

Vizyon 2030: Yeni enerji sübvansiyonu

Düşük üretim maliyetleri ile dünyanın en büyük petrol ihracatçısı olan Suudi Arabistan, petrolünü uluslararası fiyat kriterlerinin altında satabildi. Krallık, liderlerini seçme hakkı tanınmayan vatandaşlarına sosyal sözleşmenin parçası olarak ucuz enerji ve cömert bir refah sağlıyor.

Son yıllarda, Veliaht Prens Muhammed bin Salaman ekonomiyi çeşitlendirme ve ülkeyi petrol bağımlılığından uzaklaştırma çabalarına öncülük ediyor. “Vizyon 2030” olarak bilinen iddialı bir ekonomik program için, Riyad enerji sübvansiyonu reformu yaparak enerji fiyatlarını dünya piyasa fiyatlarına daha yakın hale getirdi.

G20’nin ev sahibi olarak Suudi Arabistan, platformunu emisyonları azaltacak ancak karbon yakalama, kullanma ve depolama ve hidrojen gibi teknolojileri kullanarak fosil yakıt üretimine gene izin verecek bir “dairesel karbon ekonomisi” fikrini desteklemek için kullanıyor.

Köle tacirinin yerine ırkçılık karşıtı siyah göstericinin heykeli

ABD’de George Floyd’un polis tarafından öldürülmesinin ardından tüm dünyaya yayılan ırkçılık karşıtı gösterilerde köle tacirlerinin heykelleri de yerlerinden söküldü. İngiltere’nin Bristol kentinde sökülen köle taciri Edward Colston heykelinin yerine ise ırkçılık karşıtı protestoculardan Jen Reid’in heykeli dikildi. Reid, böyle bir jest beklemediğini belirterek heykel sanatçısı Quinn’in ‘ırkçılık tartışmalarının sürdürülmesi için önemli bir adım attığını’ kaydetti. 

‘Siyahların direnişini temsil ediyor’

Mayıs ayında Minnesota’dan yayılan Black Lives Matter-BLM (Siyah Hayatlar Değerlidir) protestolarının etkisinin ve medyada görünürlüğünün son dönemde azaldığına dikkat çeken Reid, “Bu heykel annem, kızım ve benim gibi siyahların direnişini temsil ediyor” ifadelerini kullandı. 

 

Heykelin altına, ‘Siyah hayatlar hâlâ değerli’ yazılı bir afiş yerleştiren heykeltraş Quinn ise yerel yetkililerden izin almadıklarını belirtti ve ‘polisler gelmeden hızlıca hareket etmeye çalıştıklarını’ dile getirdi. Irkçılık karşıtı protestolara katılan Reid’in yumruğu havada olan fotoğrafından etkilendiğini aktaran sanatçı, ‘heykelin ırkçılıkla ilgili tartışmaların sürdürülmesi adına geçici bir süre için yerleştirildiğini’ dile getirdi. Quinn, “Bu süre bir ay da olabilir, bir yıl da” diye konuştu. 

Ozan Güven 21 Ocak’ta hakim karşısına çıkıyor

Deniz Bulutsuz‘un şikayeti üzerine hakkında İstanbul Cumhuriyet Savcılığı’nca soruşturma açılan Ozan Güven hakkındaki iddianame İstanbul 58. Asliye Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Güven’in yargılandığı davanın ilk duruşması 21 Ocak 2021’de görülecek.

13.5 yıla kadar hapsi talep ediliyor

İddianamede “hakaret”, “tehdit”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “kasten yaralama” ile suçlarını işlediği belirtilen Güven hakkında üç yıl sekiz aydan 13.5 yıla kadar hapis cezası ile dava açılması talep ediliyor.

Mahkeme heyeti, ayrıca Uzlaştırma Bürosu’na gönderilen Güven’in şikayeti üzerine Bulutsuz hakkındaki “basit yaralama” suçundan yürütülen soruşturma dosyasının sonucunun beklenmesine karar verdi.

Sosyal medya uzmanı Bulutsuz, 1 Temmuz’da Instagram hesabından yaptığı paylaşımında Güven’in kendisine saatlerce fiziksel şiddet uyguladığını açıklamış ve darp raporu almıştı. 

Selçuk Mızraklı’nın hapis cezasını onandı

Görevden alınarak yerine kayyım atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı hakkında, itirafçı Hicran Berna Ayverdi’nin ifadeleri doğrultusunda “örgüt üyesi olmak” iddiasıyla Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen dokuz yıl dört ay 15 gün hapis cezası, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9’uncu Ceza Dairesi tarafından onandı.

Mızraklı’nın avukatlarının, 9 Mart’ta verilen cezaya karşı yaptığı istinaf başvurusu, 8 Haziran’da Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9’uncu Ceza Dairesi’ne gönderildi. 13 Temmuz’da karar veren mahkeme, avukatların duruşma talebini reddetti.

‘Kaçma şüphesi varlığı…’

Diyarbakır 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği kararı yerinde bulan mahkeme istinaf başvurusunu reddetti. Kararda şöyle denildi:

Suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin bulunduğunu gösteren dosya kapsamındaki bilgi ve belge münderecatı, isnat edilen suçun CMK’nin 100/3-a11 maddesinde öngörülen suçlardan oluşu, hükmolunan ceza miktarı karşısında kaçma şüphesinin varlığı, adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı ve atılı suç bakımından tutuklama tedbirinin orantılı bir tedbir niteliği taşıması…

Mızraklı’nın avukatları, temyiz için Yargıtay’a başvuruda bulunacak.

Mızraklı, İçişleri Bakanlığı tarafından 19 Ağustos 2019’da görevden alınmış, hakkında yürütülen terör soruşturması kapsamında 21 Ekim 2019’da örgüt üyesi olma suçlamasıyla gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı.

Fotoğraf stüdyosu eşcinsel çifti paylaştı, stüdyoya nefret saçıldı

Kocaeli’de bir fotoğraf stüdyosu, fotoğrafını çektiği eşcinsel çifti sosyal medya hesabında paylaşmasının ardından stüdyo, homofobik nefret söylemine ve tehditlere maruz kaldı.

Fotoğraf stüdyosu paylaşımında, “Hiç kimsenin dili, dini, ırkı, cinsiyeti, düşüncesi nedeniyle ayrımcılığa maruz bırakılmaması gerektiğini ve herkesin toplumda eşit yere sahip olduğunu anlatmak istedik” cümlelerini kullanmıştı.

KAOS GL’den Aslı Alpar’ın haberine göre Kocaeli yerel gazeteleri siyasetçilerin nefret söylemine alan açtı. Gazetede Saadet Partisi Karamürsel İlçe Başkanı Mehmet Özalay’ın şu sözleri yer aldı:

Gücünü İstanbul sözleşmesinden alan bu gafileler başta olmak üzere bu ihanet sözleşmesiyle bunun gibi ahlaktan yoksun kişilerin önünü açan ve imza atanlar en az bunlar kadar sorumludur.

Avukat Dikmen: Stüdyoya koruma sağlanmalı

Kaos GL Derneği Hukuk Koordinatörü Avukat Kerem Dikmen fotoğraf stüdyosunun hedef gösterilmesine karşı yetkili makamların harekete geçmesi gerektiğini hatırlattı. Pandemi sürecinde LGBTİ+’lara yönelik tehditlerin arttığını belirten Dikmen, şunları söyledi:

Yerel basına yansıyan Karamürsel’deki bu olayda da bir foto stüdyosunun insan haklarına, kişiler arasında ayrımcılık yapılmamasına ve herkesin eşit olmasına ilişkin mesajını sosyal sorumluluk projesi olarak ele alıp fotoğraflaması ve paylaşması üzerinden nefret söylemine maruz kalındığını görüyoruz.

Burada yaşanan ayrımcılık, homofobi ve ayrıca sansürdür. Fotoğraf stüdyosu sanatsal ifade yoluyla ifade özgürlüğü hakkını kullanmış ve bu hakkı nefret söylemi ve tehditlerle sansüre uğramıştır. Anayasa’da ifade özgürlüğü ve sanat özgürlüğü korunan haklardır. Fakat üçüncü kişiler tarafından bu haklara saldırılıyor. Bu gayrimeşru bir haldir ve bu saldırı ifade özgürlüğü sınırları içinde kalamaz hem itibar hakkına saldırı niteliğindedir hem de nefret söylemidir.

Adalet Ağaoğlu son yolculuğuna uğurlandı

Türk edebiyatının önemli isimleri arasında yer alan ve bugüne kadar birçok ödüle layık görülen Adalet Ağaoğlu, Kocatepe Camisi‘ndeki cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

Törene, Ağaoğlu’nun ailesi ve yakınlarının yanı sıra CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk ve bazı milletvekilleri de katıldı.

Ağaoğlu’nun ailesi ve yakınlarının taziyeleri kabul etmesinin ardından cenaze namazı kılındı.

Adalet Ağaoğlu’nun cenazesi, kılınan namazın ardından toprağa verilmek üzere, Cebeci Asri Mezarlığı‘na götürüldü.

Yoğun bakımda süren üç gün süren yaşam mücadelesinin ardından dün yaşamını yitiren Adalet Ağaoğlu 91 yaşındaydı.

Danıştay’ın Ayasofya kararını emsal gösteren Mimarlar Odası Atatürk Orman Çiftliği için harekete geçti

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Danıştay’ın Ayasofya kararının gerekçesini emsal göstererek, Atatürk Orman Çiftliği’nin aslına dönmesi için yargı süreci başlatacaklarını duyurdu.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, “İlgili kurumlara resmi yolla başvurup, Atatürk Orman Çiftliği alanlarının başta Kaçak Saray, Ankapark, ABD büyükelçiliği olmak üzere, bağış zamanındaki tüm sınırlarını Atatürk’ün şartlı bağışına ve vasiyetine uygun hale getirilmesini isteyeceğiz. Atatürk Orman Çiftliği aslına rücu edene kadar mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Danıştay gerekçesinde ne diyordu?

Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasının olduğu, Ayasofya’nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararı Danıştay 10’uncu Daire tarafından iptal edilmişti.

Kararın gerekçesinde Ayasofya’nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde bulunduğu, vakıf senedindeki cami vasfı dışında kullanılamayacağı ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı belirtilmişti.

‘Çiftlik de vakıf statüsünde’

Benzer durumunun Atatürk Orman Çiftliği arazisi için de geçerli olduğunu belirten Karakuş Candan “Atatürk Orman Çiftliği’nde Atatürk kendi mal varlığını arazilerin ıslah edilmesi, düzenlenmesi, çevrenin güzelleştirilmesi, halka gezilecek ve eğlenecek alanlar yapılması, ucuz ve temiz gıdanın üretilmesi için halkına vakfetmiş durumda” dedi. Ankara Şube Başkanı konuşmasını söyle sürdürdü:

Atatürk Orman Çiftliği’nde Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyeti ihlal davamızda yargı vasiyeti ve şartlı bağışı bırakanın ya da bağışlayanın, yani bu ülkenin kurucusu Atatürk’ün iradesini esas almaz iken mevzu bahis 450 yıl önceki vakıf mülkiyeti olunca vakfedenin iradesinin esas alınması gerektiğine hükmetmiştir.

Atatürk Orman Çiftliği alanlarında bu karara istinaden aynı yolları izleyerek Atatürk Orman Çiftliği alanlarının en geniş sınırlarının Atatürk’ün şartlı bağışı ve vasiyetine uygun hale getirilmesi aslına rücu etmesi için hukuksal süreç başlatıyoruz. Bu dava Cumhuriyetin, modernitenin bu ülkenin kurucusunun imzasının arkasında duranların büyük davası olacaktır, herkesin müdahil olmasını isteyeceğiz.

 

AYÇEP: Sandık kuralım, JES’leri halka soralım

Aydın Kızılcaköy’deki Jeotermal Enerji Santrali (JES) projesine verilen iznin durdurulması talepleri Aydın İdare Mahkemesi tarafından reddedilen Aydın Çevre Platformu (AYÇEP) karar ile ilgili bir açıklama yayınladı.

Ekoloji Birliği’nde yer alan habere göre referandum çağrısında bulunan AYÇEP “Gelin jeotermallerle ilgili bir sandık koyalım, referandum yapalım, JES’leri halka soralım” dedi.

Bilir kişi incelemesi dahi yapılmadı

Aydın’da 10’u proje halinde olan toplam 38 adet JES’in yapılmaması için yöre halkı ve sivil toplum kuruluşları mücadele veriyor. Buna rağmen, çalışmalar ise tüm hızıyla sürüyor.

Son olarak Aydın Valiliği Sarı Zeybek jeotermal sahası projesi için “Çevresel Etki Değerlendirme Raporu Gerekli Değildir” raporu vermişti. Bunun üzerine Kızılcaköy Çevre Derneği bu kararı mahkemeye taşımıştı.

‘Çivi dahi çakılmamalı’

Aydın İdare Mahkemesi ise bilirkişi bölgede inceleme yapmadan yürütmeyi durdurmayı reddetmesi üzerine AYÇEP tarafından yapılan yazılı açıklamada şunlar söylendi:

Üç yıldır Kızılcaköy halkı mücadele ediyor. Seslerini duyurmaya, sağır kulaklara dertlerini anlatmaya çalışıyorlar. Köyümüze bu jeotermalleri yapmayın. Haksız cezalar uygulanıyor. Halkın bu tepkisine rağmen JES firmaları hiçbir şey olmamış gibi devam ediyor.

Aydın İdare Mahkemesi, yürütmeyi durdurma talebimizi daha bilirkişi heyeti jeotermal sahasına gelip keşif yapmadan reddetti. JES şirketine istediği gibi jeotermal yapabilirsin diye karar verdi. Bu ne demek oluyor? Bir an önce projenizi hayata geçirin deniliyor. Oysa yasalar, yasal süreçler bitmeden bir çivi dahi çakamazsın diyor.