Ana Sayfa Blog Sayfa 1938

Diyanet üniversite yurtlarına 922 ‘manevi rehber’ atadı

İlk kez 2015 yılında, altı kentte bulunan hastanelerde başlanan ardından öğrenci yurtlarına da taşınan manevi rehberlik uygulaması kapsamında,  Kredi ve Yurtlar Kurumu‘na (KYK) bağlı yurtlarda yeni görevlendirmeler yapıldı. Diyanet İşleri Başkanlığı, Covid-19 nedeniyle açılıp açılmayacağı tartışılan yurtlarda 2020-2021 eğitim öğretim yılının ilk yarısı için toplam 922 manevi danışman görevlendirildi.

BirGün’den Mustafa M. Bildircin‘in aktardığına göre, Gençlik ve Spor Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı arasında imzalanan protokol kapsamında Aralık 2019’da toplam 711 manevi rehberi KYK yurtlarına yerleştiren Diyanet, 2020-2021 eğitim öğretim yılı için bu rakamı artırdı.

Din adamlarının hizmet içi eğitimin ardından hak kazandığı ve ek ücret aldığı manevi rehberlik uygulaması ile 2021 yılının ilk altı ayı için 922 manevi rehber ve danışmanın KYK yurtlarına ataması tamamlandı.

Atamaların gerekçesi ise “Gençlerin bilgi, ahlak, erdem, estetik, ruh güzelliği, adalet ve merhamet duygularıyla yetişmelerine, milletimizi bir araya getiren değerlerin nesilden nesile aktarılarak üretilmesine katkı sağlamak” olarak açıklandı.

Kuran kursu öğreticileri görevlendiriliyor  

Uygulama, ilk kez 2015 yılında hayata geçirildi. Pilot uygulama olarak altı kentte devreye sokulan uygulama, “Vatandaşların memnun kaldığı” gerekçesiyle birçok kente yayıldı. Üniversitelerin bünyesinde başlatılan Manevi Rehberlik Sertifika Programı’na katılan ve bir ay eğitim alan Kuran kursu öğreticileri, “Manevi Rehber” adı altında hastanelerde görevlendirildi. Uygulamanın kapsamı kısa sürede genişletilirken manevi rehberler, yetiştirme yurtları, huzurevleri, cezaevleri ve KYK yurtlarında da çalışmaya başladı.

İstanbul Valiliği açıkladı: Toplu taşımada yolcu kapasitesi sınırlandırılıyor

İstanbul Valiliği, dün İçişleri Bakanlığı tarafından 81 ile gönderilen genelgenin ardından kent genelinde uygulanacak yeni koronavirüs tedbirlerini duyurdu.

Alınan kararlara göre kent genelinde maske zorunluluğu getirilirken minibüs ve midibüslerde ayakta yolcu alınmayacak. Metrolarda ayakta yolcu kapasitesinin yüzde 50’si, metrobüs ve otobüslerde ise üçte biri kullanılabilecek.

Hıfzıssıhha’dan olağanüstü toplantı

Valilik tarafından yapılan açıklamada gönderilen genelgenin ardından İl Umumi Hıfzıssıhha Meclisi‘nin 8 Eylül Salı günü  Vali Yardımcısı Niyazi Erten başkanlığında olağanüstü toplandığı belirtildi. Toplantıda alınan kararlar şöyle sıralandı:

  • İlimizde (meskenler hariç olmak üzere) tüm alanlarda (kamuya açık alanlar, cadde, sokak, park, bahçe, piknik alanı, sahiller, toplu ulaşım araçları, işyerleri, fabrikalar vb.) vatandaşlarımıza istisnasız maske takma zorunluluğu getirilmiştir.
  • Minibüs/midibüsler ile koltuk kapasitelerinde herhangi bir seyreltme ve kaldırılma yapılmayan otobüsler gibi iç hacim bakımından fiziki mesafe kurallarının uygulanamayacağı şehir içi toplu ulaşım araçlarında ayakta yolcu alınmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.
Fotoğraf: AA

Toplu taşımada yeni düzen

  • Bunların dışında kalan raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüsler gibi ayakta yolcu taşıma ağırlıklı toplu ulaşım araçlarından;
  • 3.1. Raylı sistem araçlarında (metro, tramvay vb.) oturan koltukların tamamı ve ayakta yolcu kapasitesinin %50’sine kadar (AW-4 sayısının yarısı) yolcu alınabilecektir.
  • 3.2. Metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüsler gibi ayakta yolcu taşıma ağırlıklı toplu ulaşım araçlarında; oturan yolcu sayısı kadar (karşılıklı dörtlü koltuklarda iki koltuğu kullanılmadan ve karşılıklı yüz yüze gelmeden çapraz oturma düzeniyle) ve ayakta yolcu kapasitesinin 1/3’üne kadar yolcu alınmasına, ayakta yolcuların yakın temasını engellemek için araç zemininde etiket uygulaması yapılmasına, araç kapasitesinin dolması halinde sürücü tarafından yolcu alınmamasına, ısrarla biniş olması halinde ise araç hareket ettirilmeden sürücü tarafından kolluk kuvvetlerine bildirimde bulunulacaktır.
  • 3.3.Raylı sistem araçları (metro, tramvay vb.), metrobüsler ve koltuk kapasiteleri seyreltilmiş/kaldırılmış otobüslerde ayakta alınabilecek yolcu sayısını belirtir levha/tabela herkesin görebileceği şekilde asılacak ve ayaktaki yolcuların durabileceği yerler fiziki olarak işaretlenmek suretiyle belirlenecektir.

Gece müzik yayını

  • Restoran, kafe vb. tüm yeme-içme ya da eğlence yerlerinde saat 24.00’ten sonra müzik yayınına (canlı müzik, kayıt dinletilmesi vb. her türlü yayın dahil) hiçbir şartta izin verilmeyecektir. Kaymakamların koordinasyonunda kolluk birimleri ve yerel yönetimler bu konuda gerekli tüm tedbirleri alacaklardır.
  • Vatandaşların toplu olarak bulunduğu/bulunabileceği yerler (Pazar yerleri, sahiller vb.) ile kafe, restoran vb. yeme içme ve eğlence mekanlarında; Koronavirüs salgınıyla mücadele amacıyla Sağlık Bakanlığı Salgın Yönetimi ve Çalışma Rehberi ile İçişleri Bakanlığının ilgili Genelgeleriyle belirlenen kurallara ve alınan tedbirlere uyulması hususundaki denetimlerin süreklilik taşıyacak şekilde etkinliğinin artırılmasına yönelik gerekli tedbirler Kaymakamlar tarafından sağlanacaktır.

Yapılan açıklamanın devamında “Koronavirüsle mücadele kapsamında alınan tedbirlere riayet etmeyen gerçek ve tüzel kişilere (işletmeler vb.) uygulanan idari para cezalarının tahsili konusunda Kaymakamlarca gerekli hassasiyet gösterilecektir” ifadeleri kullanıldı.

Belarus’ta üç kadın muhalefet liderinden haber alınamıyor

Belarus‘ta muhalif Maria Kolesnikova‘nın kimliği belirsiz kişilerle bir araca bindirilip götürüldüğü ve daha sonra kendisinden haber alınamadığı bildirildi. Avukatları, Kolesnikova’nın kaçırılmış olabileceğinden endişe ediyor.

Kolesnikova, 26 yıldır iktidarda olan ve tartışmalı seçimlerin ardından altıncı kez iktidarını perçinleyen Aleksandr Lukaşenko‘ya karşı muhalefeti bir çatı altında toplamayı amaçlayan Demokrasi Hareketi Koordinasyon Konseyi‘nin kurucularındandı.

Telefonlara cevap vermiyor

Belarus haber portalı tut.by‘a konuşan bir görgü tanığı, Minsk kentindeki Ulusal Sanat Müzesi yakınında olduğu sırada Kolesnikova’yı sivil kıyafetli ve maskeli kişilerce bir minibüse bindirilirken gördüğünü aktardı, ancak bu haber Koordinasyon Konseyi tarafından henüz doğrulanmadı.

Kosey’den yapılan açıklamada, Kolesnikova’nın telefonlara da cevap vermediği, ayrıca Kolesnikova’nın çalışanlarından Ivan Kravzov ile sözcüsü Anton Rodnenkov‘un da ortadan kaybolduğu bildirildi.

Kolesnikova, Belarus’taki üç muhalif kadın figürden sonuncusuydu. Cumhurbaşkanı adayı Svetlana Thikanoskaya seçimler öncesi çocuklarını tedbir amacıyla yurt dışına göndermiş seçimler sonrası kendisi de zorla Belarus’tan çıkarılmıştı. Aday olması engellenen Valery Tsepkalo‘nun eşi Veronika Tsepkalo da seçim günü ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı.

Hatay’daki orman yangını beş günün ardından kontrol altına alındı

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Hatay’da meydana gelen orman yangınıyla ilgili açıklamada bulundu. Pakdemirli, yangının 93 saatin ardından kontrol altına alındığını duyurdu.

Yangın, Hatay‘ın Samandağ ilçesinde cumartesi sabah saatlerinde çıkmıştı. Kısa sürede İçmeler, Kisecik ve Karlısu mahallelerine ulaşan yangın yerleşim yerlerini tehdit etmiş bir mahallenin tahliye edilmesine sebep olmuştu.

Yangınla mücadele sırasında 150 kilometre saha içerisinde yeni yol açmak zorunda kaldıklarını belirten Pakdemirli, “Beş aracımız kaza yaptı, 15 işçimiz yaralandı” dedi.

Fotoğraf: AA

‘Yerleşim yerleri sebebiyle mücadele uzadı’

DHA’nın aktardığına göre Pakdemirli, “İlk 2 gün yerleşim yerlerinin tehdidini bertaraf etmek durumundaydık. Onun için biraz daha yangınla mücadelemiz biraz daha uzadı” ifadelerini kullandı.

Yangınının kuzey batıya yönelmemesinin önemli olduğunu belirten Pakdemirli “Kuzey batı tarafını geçirseydik, Belen ve Arsus ilçelerinin de ciddi risk altına girmesi söz konusu olabilirdi. Bunu da arkadaşlarımız engellemiş oldu” dedi.

 

Sığınmacı kampında yangın

Yunanistan’ın Midilli adasındaki Moria sığınmacı kampında sabaha karşı yangının ardından kamptan binlerce kişinin kaçtığı öğrenildi.

Şu ana dek can kaybı veya yaralanma haberi gelmezken, çok sayıda çadır ve konteynerin kül olduğu açıklandı. Çok sayıda sığınmacı alabildikleri eşyalarla kamptan çıkarken görüntülendi. Polis sözcüsü, sığınmacıların güvenli yerlere taşındığını söyledi. İtfaiye en az 25 kişilik bir ekiple yangına müdahale edildiğini duyurdu. Midilli’nin iki farklı bölgesinde de ayrı yangınlar çıktığı belirtildi.

Moria kampı, en az 35 koronavirüs vakasının tespit edilmesinin ardından geçen hafta karantinaya alınmıştı. Yaklaşık 12 bin 500 sığınmacıya ev sahipliği yapan Moria kampındaki koşullar, kapasitenin dört katından fazla nüfusu barındırması nedeniyle sık sık eleştiriliyordu.

Türkiye’de koronavirüs: 52 kişi yaşamını yitirdi, 1.761 yeni vaka

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Türkiye’de koronavirüs nedeniyle son 24 saatte 52 kişinin daha hayatını kaybettiğini, 1761 yeni vaka tespit edildiğini açıkladı. Böylece toplam ölü sayısı 6 bin 782’ye, vaka sayısı 283 bin 270’e yükseldi.

Bakan Koca’nın paylaşımı şöyle:

Bugün 110.000’den fazla test yapıldı ve 1.761 yeni hasta tespit edildi. Ağır hasta sayımız artmaya devam ediyor. Kayıplarımız can yakıyor. Bu durumu durduracak olan birlikte tedbirlere uymaktır. Güç birlikte tedbirde.”

Türkiye’de ilk koronavirüs vakası 11 Mart’ta tespit edildi. O günden bu yana alınan önlemler kademeli olarak hafifletildi. 1 Haziran’dan itibarense “kontrollü normalleşmeye” geçildi. Normalleşme tablosu şu şekilde:

1 Haziran: 827 vaka, 23 ölüm (31.525 test)
2 Haziran: 786 vaka, 22 ölüm (32.325 test)
3 Haziran: 867 vaka, 24 ölüm (52.305 test)
4 Haziran: 988 vaka, 21 ölüm (54.234 test)
5 Haziran: 930 vaka, 18 ölüm (57.829 test)
6 Haziran: 878 vaka, 21 ölüm (35.846 test)
7 Haziran: 914 vaka, 23 ölüm (35.335 test)
8 Haziran: 989 vaka, 19 ölüm (39.361 test)
9 Haziran: 993 vaka, 18 ölüm (37.225 test)
10 Haziran: 922 vaka, 22 ölüm (36.521 test)
11 Haziran: 987 vaka, 17 ölüm (49.190 test)
12 Haziran: 1195 vaka, 15 ölüm (41.013 test)
13 Haziran: 1459 vaka, 14 ölüm (45.092 test)
14 Haziran: 1562 vaka, 15 ölüm (45.176 test)
15 Haziran: 1592 vaka, 18 ölüm (42.032 test)
16 Haziran: 1467 vaka, 17 ölüm (46.800 test)
17 Haziran: 1429 vaka, 19 ölüm (52.901 test)
18 Haziran: 1304 vaka, 21 ölüm (48.412 test)
19 Haziran: 1214 vaka, 23 ölüm (41.316 test)
20 Haziran: 1248 vaka, 22 ölüm (41.112 test)
21 Haziran: 1192 vaka,23 ölüm (40.496 test)
22 Haziran: 1212 vaka, 24 ölüm (41.413 test)
23 Haziran: 1268 vaka, 27 ölüm (42.982 test)
24 Haziran: 1492 vaka, 24 ölüm (53.486 test)
25 Haziran: 1458 vaka, 21 ölüm (52.303 test)
26 Haziran: 1396 vaka, 19 ölüm (51.198 test)
27 Haziran: 1372 vaka, 17 ölüm (45.213 test)
28 Haziran: 1356 vaka, 15 ölüm (48.309 test)
29 Haziran: 1374 vaka, 18 ölüm (51.014 test)
30 Haziran: 1293 vaka, 16 ölüm (50.492 test)

1 Temmuz: 1192 vaka, 19 ölüm (52.313 test)
2 Temmuz: 1186 vaka, 17 ölüm (49.714 test)
3 Temmuz: 1172 vaka, 19 ölüm (52.141 test)
4 Temmuz: 1154 vaka, 20 ölüm (48.248 test)
5 Temmuz: 1148 vaka, 19 ölüm (46.414 test)
6 Temmuz: 1086 vaka, 16 ölüm (52.193 test)
7 Temmuz: 1053 vaka, 19 ölüm (50.545 test)
8 Temmuz: 1041 vaka, 22 ölüm (49.302 test)
9 Temmuz: 1024 vaka, 18 ölüm (50.103 test)
10 Temmuz: 1003 vaka, 23 ölüm (48.787 test)
11 Temmuz: 1016 vaka, 21 ölüm (48.813 test)
12 Temmuz: 1012 vaka, 19 ölüm (45.232 test)
13 Temmuz: 1008 vaka, 19 ölüm (46.492 test)
14 Temmuz: 992 vaka, 20 ölüm (43.231 test)
15 Temmuz: 947 vaka, 17 ölüm (42.320 test)
16 Temmuz: 933 vaka, 21 ölüm (42.411 test)
17 Temmuz: 926 vaka, 18 ölüm (41.215 test)
18 Temmuz: 918 vaka, 17 ölüm (40.943 test)
19 Temmuz: 924 vaka, 16 ölüm (41.310 test)
20 Temmuz: 931 vaka, 17 ölüm (43.404 test)
21 Temmuz: 928 vaka, 18 ölüm (42.846 test)
22 Temmuz: 902 vaka, 19 ölüm (43.404 test)
23 Temmuz: 913 vaka, 18 ölüm (43.343 test)
24 Temmuz: 937 vaka, 17 ölüm (42.986 test)
25 Temmuz: 921vaka, 16 ölüm (43.312 test)
26 Temmuz: 927 vaka, 17 ölüm (40.016 test)
27 Temmuz: 919 vaka, 17 ölüm (45.283 test)
28 Temmuz: 963 vaka, 15 ölüm (47.412 test)
29 Temmuz: 942 vaka, 14 ölüm (45.712 test)
30 Temmuz: 967 vaka, 15 ölüm (43.236 test)
31 Temmuz: 982 vaka, 17 ölüm (46.492 test)

1 Ağustos: 996 vaka, 19 ölüm (44.846 test)
2 Ağustos: 987 vaka, 18 ölüm (40.287 test)
3 Ağustos: 995 vaka, 19 ölüm (41.301 test)
4 Ağustos: 1083 vaka, 18 ölüm (46.249 test)
5 Ağustos: 1178 vaka, 19 ölüm (53.842 test)
6 Ağustos: 1153 vaka, 14 ölüm (54.494 test)
7 Ağustos: 1185 vaka, 15 ölüm (56.726 test)
8 Ağustos: 1172 vaka, 16 ölüm (63.842 test)
9 Ağustos: 1182 vaka, 15 ölüm (61.446 test)
10 Ağustos: 1193 vaka, 14 ölüm (62.219 test)
11 Ağustos: 1183 vaka, 15 ölüm (61.716 test)
12 Ağustos: 1212 vaka, 18 ölüm (66.892 test)
13 Ağustos: 1243 vaka, 21 ölüm (66.892 test)
14 Ağustos: 1226 vaka, 22 ölüm (70.192 test)
15 Ağustos: 1256 vaka, 21 ölüm (67.214 test)
16 Ağustos: 1192 vaka, 19 ölüm (65.956 test)
17 Ağustos: 1223 vaka, 22 ölüm (74.846 test)
18 Ağustos: 1263 vaka, 20 ölüm (82.318 test)
19 Ağustos: 1303 vaka, 23 ölüm (87.223 test)
20 Ağustos: 1412 vaka, 19 ölüm (92.301 test)
21 Ağustos: 1203 vaka, 22 ölüm (92.227 test)
22 Ağustos: 1309 vaka, 22 ölüm (93.007 test)
23 Ağustos: 1217 vaka, 19 ölüm (80.302 test)
24 Ağustos: 1443 vaka, 18 ölüm (95.943 test)
25 Ağustos: 1502 vaka, 24 ölüm (98.231 test)
26 Ağustos: 1313 vaka, 20 ölüm (100.109 test)
27 Ağustos: 1491 vaka, 26 ölüm (106.111 test)
28 Ağustos: 1517 vaka, 36 ölüm (107.814 test)
29 Ağustos: 1549 vaka, 39 ölüm (101.414test)
30 Ağustos: 1482 vaka, 42 ölüm (91.302 test)
31 Ağustos: 1587 vaka, 44 ölüm (110.102 test)

1 Eylül: 1572 vaka, 47 ölüm (109.443 test)
2 Eylül: 1596 vaka, 45 ölüm (107.927 test)
3 Eylül: 1642 vaka, 49 ölüm (110.225 test)
4 Eylül: 1612 vaka, 53 ölüm (117.113 test)
5 Eylül: 1673 vaka, 56 ölüm (99.497 test)
6 Eylül: 1578 vaka, 53 ölüm (96.842 test)
7 Eylül: 1703 vaka, 57 ölüm (103.925 test)
8 Eylül: 1761 vaka, 52 ölüm (110.565 test)

 

Ordulular HES inşaatındaki makineleri bir kez daha durdurdu

Ordu’nun Korgan ilçesine bağlı Çiftlik mahallesinde yapılmak istenen Balamir Hidroelektrik Santrali’ne (HES) karşı çıkan halk bir kez daha iş makinelerinin önüne geçerek çalışmayı durdurdu.

Projenin yürütmesinin durdurulması istemiyle açılan davanın sonucunu bekleyen bölge halkı inşaatın devam etmesine karşı aylardır mücadele yürütüyor.

Anka’nın aktardığına göre iş makineleri son olarak dün sabah saatlerinde bölgeye getirildi. Yöre halkının çalışmasını engellediği makineler gelen tepkiler üzerine faaliyet gösteremeden bölgeden ayrılmak durumunda kaldı.

‘Dava sonucunu bekliyoruz’

Avukat İsmail Topçuoğlu, Çiftlik halkının 12 Temmuz’da Ordu İdare Mahkemesinde yürütmenin durdurulması ve HES projesinin iptali için dava açtığını söyledi.

Topçuoğlu, “Mahkeme heyeti davalı kurumun davaya karşı bütün savunma ve belgelerini sunması için süre verdi. Bu süre sonunda yürütmenin durdurulması talebini değerlendirip karar verecek” dedi.

Bir kişi yaralandı

HES şirketinin mahkeme sonucunu beklemeden dün sabah yeniden Çiftlik’te dereye çalışmaya gittiğini belirten Topçuoğlu, çıkan arbede sırasında bir kişinin yaralandığını söyledi:

Deredeki çalışmaları duyan halkı süratle olay yerine gitmiş ve çalışmaları durdurmuştur. Bu sırada şirketin saha şefi olarak bilinen Gökhan isimli bir şahıs, taş atarak Adem Güney isimli arkadaşımızı burnundan yaralamıştır. Adem Güney hastanede tedavisini yaptırıp rapor aldıktan sonra şüpheli saldırgan hakkında şikayette bulunacaktır.

Avukat Topçuoğlu son olarak “Yasa tanımaz HES şirketi vatandaşa saldırarak halkı provoke etmeye çalışmışsa da halk metanetini korumuştur. Sonuç olarak HES şirketi bir kez daha olay yerinden çıkmak zorunda kalmıştır. Halk bütün hukuki ve demokratik haklarını kullanmaya devam edecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Neden köpeklere çikolata vermemeliyiz?

ZME Science‘de yayınlanan Tibi Puiu imzalı yazı, köpeklerin çikolatayla ilişkisini ele aldı. Yazıda aktarıldığına göre, kedilerin aksine köpekler, şekerli yiyecekleri anlayabiliyor, çikolatayı da en az insanların bulduğu kadar lezzetli buluyorlar. Ancak insanlar için keyif verici zararlılardan olan çikolata, köpekler için ölümcül bir zehir olabilir.

Bu, çikolatanın köpekleri zehirlediği ya da bir küp şekerin köpeğinizi öldürebileceği anlamına gelmiyor, ancak belli bir dozun üzerinde çikolata köpekler açısından hayati risk teşkil ediyor. Küçük köpeklerin ise büyük olanlara oranla doz konusunda toleransı daha düşük.

Köpeğiniz yanlışlıkla çikolata, şekerleme ya da diğer tatlıları yiyecek olursa paniklemenize gerek yok. Ancak bu tür yiyecekleri onlardan uzak tutmaya özen göstermelisiniz.

Kiloyla doğrudan ilişkili

Çikolatayı köpekler için tehlikeli kılan kimyasalın adı teobromin. Bitter çikolatada ve kakaoda bulunan ve ksantin olarak da bilinen bu bileşik, insan vücudu için hafif bir uyarıcı görevi görüyor. Teobromin tüketimi insanlarda düşük kan basıncı, gelişmiş odak ve konsantrasyon gibi genellikle olumlu kabul edilen etkilere yol açıyor. Köpeklerdeki etkisi ise kalp atış hızını arttırmak ve sinir sistemini aşırı uyarmak oluyor.

Köpekler teobromini insanlar gibi parçalayamadığı ya da metabolize edemediği için, bileşik, vücut ağırlığına bağlı olarak belli bir eşiğin üzerine çıktığında toksik etki yapıyor.

Bir köpek, kilosu başına 20 mg teobromin tükettiğinde çikolata zehirlenmesinin hafif belirtileri ortaya çıkmaya başlıyor. Yaklaşık 40-50 mg tüketilmesiyle birlikte kardiyak semptomlar meydana geliyor. 60 mg üzerindeki dozlarda ise tehlikeli nöbetler gerçekleşiyor.

Durumun vücut ağırlığıyla olan doğrudan ilişkisi, bir parça gofretin nasıl olup da bir Great Danua için sorun yaratmazken bir Chihuahua‘ya daireler çizdirdiği sorusunun da cevabı.

Köpeğinizin zehirlendiğini nasıl anlarsınız?

Köpeklerde çikolata zehirlenmesi, genellikle kilo başı 3,5 gr bitter çikolata ya da 14 gr sütlü çikolata yutulmasının ardından ortaya çıkıyor.

Zehirlenme esas olarak kalbi, merkezi sinir sistemini ve böbrekleri etkiliyor. Teobromin zehirlenmesi semptomları altı ila 12 saat sonra ortaya çıkar ve 72 saat kadar sürebiliyor.

Köpeğinizin çikolatadan zehirlenip zehirlenmediğini anlamanıza yarayacak bazı işaretler şunlardır:

  • Kusma
  • İshal
  • Huzursuzluk
  • Artan idrara çıkma
  • Titreme
  • Yüksek veya anormal kalp hızı
  • Nöbetler
  • Son olarak olduğu yere yığılıp kalma ve ölüm

Köpeğiniz çikolata yediyse ne yapmalısınız?

Köpeğinizi çikolata yerken yakaladıysanız ya da yemiş olabileceğinden şüphe ediyorsanız, veterinerinizi aramak en doğrusu olacaktır. Köpeğinizin kilosuna ve yediği çikolatanın büyüklüğüne bağlı olarak, veterinerinizden tavsiye alabilir ya da durum acilse hemen kliniğe gidebilirsiniz.

Eğer çikolatayı yemesinin üzerinden iki saat geçmediğini tahmin ediyorsanız, veterineriniz, köpeğinizi kusturmayı da deneyebilir. Belli hallerde de ona toksinleri vücuttan atmasına yardımcı olacak aktif kömür verebilir. İleri derece zehirlenme vakalarında ise veteriner hekim, tedaviye ek olarak ilaç ve sıvılar reçete edebilir.

Köpeklere çikolata vermeyin

Ne var ki çikolatanın zehirli etkisinden habersiz pek çok insan, birlikte yaşadığı köpeklere çikolata veriyor. Bu her ne kadar büyük ırklar için sorun teşkil etmese de, küçük köpeklere acı verebilecek hatta onların ölümüne yol açabilecek bir davranış.

Eğer bu tehlikenin farkındaysanız, tatlıları onlardan uzak tutmaya özen göstermek konusunda hiçbir bahaneniz olmamalı. Çikolatayı mümkün olduğunca köpeğinizin erişemeyeceği bir yerde, mümkünse kapalı olarak saklamalısınız. Misafirlerinize ve çocuklara da, çikolatanın köpekler için zararlı olduğunu ve ne kadar yalvarsalar da onlara asla çikolata sunmamaları gerektiğini anlatmalısınız.

Kılıçdaroğlu’ndan Kavala ve Demirtaş mesajı: Şeref madalyası olarak taşıyacaklar

CHP Parti Meclisi toplantısı öncesi gündeme dair açıklamalarda bulunan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun gündeminde ifade özgürlüğü, cezaevindeki gazeteciler, iş insanı ve hak savuncusu Osman Kavala, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve koronavirüs salgını vardı.

Demirtaş’ın “Seni başkan yaptırmayacağız” dediği için cezaevine konulduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Osman Kavala’nın da Cumhurbaşkanı Erdoğan istediği için içeride olduğunu söyledi. CHP lideri, “Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır” dedi:

Osman Kavala neden içeride? AİHM hak ihlali var diyor. Erdoğan istedi diye içeride. Selahattin Demirtaş… AİHM tahliye edilmesi lazım diyor. Anayasa’ya göre de AİHM kararlarının iç hukuka üstünlüğü var. Erdoğan diyor ki uygulamayın. Niçin? Selahattin Demirtaş (17 Mart 2015 tarihindeki Meclis grubu konuşmasında) ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi. Madem sen beni yaptırmayacaksın o zaman içeride kalacaksın diyor.

Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır. Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine getirdik diyeceklerdir.”

Yarın görülecek olan Odatv davasının siyasi intikam davası olduğunu kaydeden Kılıçdaroğlu, cezaevindeki gazeteci, siyasetçi, aktivist tutukluların Erdoğan’a biat etmedikleri için içeride olduklarını belirtti.

Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: 

“Barış Pehlivan, Murat Ağırel. Bunların suçu çok önceden açıklanmış bir MİT mensubunun kimliğini açıklanması oldu. Erdoğan açıklıyor, milletvekili açıklıyor, muhtar açıklıyor suç değil ama Odatv’de yayınlanınca suç. Barış Pehlivan, Murat Ağırel boşu boşuna içeride yatıyor. Tutukluluk nedenleri ne? Kaçma şüpheleriymiş. Suçlular kaçar, bunlar suçlu değil ki.

Müyesser Yıldız, Ankara’da hapiste… Hala iddianamesi hazırlanmıyor. Neden? Trump’ın Merkel’in mi telefon etmesi lazım. Kimin bir günde yargılanıp Almanya’ya gönderildiğini herkes biliyor. Aynı şekilde Erdoğan’ın emirlerinin dışına çıkmayan RTÜK de Tele 1’e 5 gün kapatma cezası veriyor. Suçu ne; gerçekleri halka anlatmak… Gerçeklere tahammül edemiyorlar, korkuyorlar. Kimin gücüyle RTÜK’ün gücüyle.”

Erdoğan doktor değil, size ne talimatı veriyor?

Kılıçdaroğlu koronavirüs salgınının yönetimiyle ilgili de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘a eleştiriler yöneltti: 

“Bu rakamların gerçek olmadığını ben de, siz de, doktorlar da biliyor. Hastaneler, yoğun bakımlar tıka basa dolu. Bu devletin, ülkenin iyi yönetilmediğini gösteriyor. Bilim Kurulu’nun sözcüsü yok her kafadan bir ses çıkıyor. Bu süre içinde sürekli muhalefet yapmamaya, hükümeti doğru yönlendirmeye çalıştık. Ama ne yazık ki Sağlık Bakanı bir süre sonra bütün güveni yitirdi. Çünkü ‘sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla…’ dedi. Sayın Cumhurbaşkanı doktor değil ki. Erdoğan ne talimatı veriyor size? Bu talimattan sonra olaylar tamamen güvensiz bir ortama sürüklendi.”

 

Menüde ek vejetaryen seçenek yiyecek satışlarını etkilemeden et tüketimini azaltıyor

Vejetaryen, vegan veya herhangi bir diyet uygulayan kişilerin ortak şikayetleri dışarıda yemek yerken çok fazla seçenek sunulmaması oluyor.

Menüde etli seçenekler sayfalarca uzayıp giderken, bunu tercih etmeyen kişiler menünün kıyısına yerleştirilmiş bir ‘vegan’ veya ‘vejetaryen’ seçeneksizliğine mecbur bırakılıyor. Türkiye’deki çoğu restoranda bu durum bile söz konu değil.

Mekanlara sorulduğunda bu orantısız dağılımın sebebi olarak müşterinin tercihlerinin bu yönde olduğu bir cevap olarak karşımıza çıkıyor. Ancak yeni yapılan bir araştırma durumun tam da böyle olmadığını ortaya koyuyor.

Üç kafeteryada menü değiştirildi

Araştırmacılar Birleşik Krallık’ta yer alan Cambridge‘taki  üç kafeteryada vejetaryen seçeneklerin oranını iki katına çıkardı. Daha önce dört üründen birinin vejetaryen olduğu menüler, dört üründen ikisi vejetaryen olacak şekilde yeniden düzenlendi.

Toplamda 94 bin kafeterya yemeği analiz edildi.

Çalışmanın sonucunda sipariş edilen yemek sayısında herhangi bir değişim gözlemlenmedi. Üstüne, müşterilerin vejetaryen seçenekleri yüzde 40 ile yüzde 80 arasında daha fazla tercih ettikleri ortaya çıktı.

En büyük artış et tüketenler arasında

Bitki bazlı öğünlerdeki en büyük artış et tüketen müşteriler arasında gerçekleşti. Bu da bitki bazlı bir yemeğin tadını çıkarmak için vejetaryen olmaya gerek olmadığını gösteriyor.

Bunun yanı sıra herhangi bir geri tepme etkisi de görülmedi. Başka bir deyişle, insanlar bitki bazlı bir yemeği seçtiklerinde, bu onların bir dahaki sefere et ağırlıklı bir yemek seçmelerini daha olası hale getirmedi.

Araştırmacılar “Sonuçlar, gıda bulunabilirliğini değiştirmenin insanları hem insan sağlığı hem de gezegenin korunması için daha iyi karar almaya doğru teşvik ettiğini gösteriyor” ifadelerini kullanıyor.

‘Seçenekleri artırmak güçlü bir yol’

ZME Science’ın aktardığına göre Cambridge Zooloji Bölümü’nden doktora adayı olan çalışmanın baş yazarı Emma Garnett, “Daha bitki bazlı bir diyete geçmek, gıdanın çevresel ayak izini azaltmanın en etkili yollarından biridir” dedi.

Cambridge Davranış ve Sağlık Profesörü ve çalışmanın ortak yazarı Theresa Marteau ise “Eğitim önemlidir, ancak diyetleri değiştirmede genellikle etkisiz. Et vergileri popüler değil. Mevcut seçenek yelpazesinin değiştirilmesi daha kabul edilebilir ve diyetlerimizin sağlığını ve sürdürülebilirliğini etkilemek için güçlü bir yol sunuyor” yorumunu yaptı.

Sığır ve kuzu eti menü dışına çıkarıldı

Cambridge Üniversitesi’nde yer alan kafeteryalar da daha önce menülerinden  sığır ve kuzu eti çıkarmış, bunların yerine daha az karbon yoğun seçenekler (kümes hayvanları, balık, vb.) koymuştu.

Sonuç olarak, satış miktarları aynı kalırken hem daha sağlıklı seçenekler sunmuş hem de karbon emisyonlarında yüzde 33 azalma sağladıklarını bildirmişlerdi.