Doğa MücadelesiEkolojiManşet

OGM’nin ‘yangını önlemek’ için milyonlarca ağacı kesme talimatı, yangından tehlikeli: ‘Aşırı odun üretimine kılıf’

0
Fotoğraf: Muzaffer Çağlıyaner /AA

Orman Genel Müdürlüğü (OGM) Orman Yangınlarıyla Mücadele Dairesi Başkanlığı,  yangın önleme çalışmaları kapsamında neredeyse milyonlarca ağacın kesilmesine ilişkin bir talimat gönderdi.

Cumhuriyet‘in bugünkü haberiyle yeniden gündeme gelen bu talimatın tarihi ise 27 Şubat 2022.

OGM’nin tüm taşra ve merkez birimlerine Genel Müdür Bekir Karacabey imzasıyla gönderilen sayılı yazılı talimatta, yüz binlerce hektar ormanlık alanın tahrip edilmesi anlamına gelen şu ifadeler yer alıyor:

“Orman içi ve bitişiğinden geçen her türlü yolların kazı ve dolgu şevlerindeki ağaçların tamamının kesilmesi ve bu noktalardan itibaren her iki yönde topografik şartlar göz önüne alınarak 5 metre mesafede tamamen tıraşlama yapılarak yanıcı maddenin ortadan kaldırılması..”

Talimat, daha sonrasında ise 285 Sayılı Tebliğin 17. Maddesi doğrultusunda “Her iki yönde 25-50 metre mesafede ara ve alt tabakanın temizlenmesi ve bakım müdahaleleri ile yanıcı maddenin azaltılmasının sağlanması, gerekli durumlarda kapalılık bire kadar indirilecektir.….” şeklinde devam ediyor.

‣ Orman yangınları konusunda önemli soruların yanıtları

Türkiye Ormancılar Derneği (TOD), bu talimata ilişkin 11 Nisan’da yayımladığı basın açıklamasında, bu uygulamanın tüm ekosistemleri bozacağına dikkat çekerek “Amaç yangını önlemek mi yoksa üretim mi?” sorusunu soruyor:

“OGM tarafından verilen bu talimat, orman ekosistemleri ve biyolojik çeşitliliğin devamlılığı açısından yanlış bir uygulamadır. Bilindiği gibi Akdeniz ormanları hassas ekosistemler olup zaten iklim değişikliği ve insan baskısının olumsuz etkisi altındadır. Bu denli geniş bir hat boyunca parçalanmanın yangınlara karşı bir mücadele yöntemi olarak açıklanması kuşku uyandırmaktadır.”

Dernek, talimattaki hesaba göre yüz binlerce hektar orman alanında daha parçalanma yaşanabileceğini ve orman örtüsünün seyrelerek sonuçta da ekosistem dengesinin bozulacağını öngörerek, uygulamanın yangından daha çok zarar vereceğini şöyle anlatıyor.

Bu iyimser rakam bile, Türkiye’nin 2021 yılındaki orman yangınlarında kaybettiği orman alanından çok daha büyük bir alana karşılık gelmektedir.

Parçalanma daha da artacak

Açıklamada OGM’nin insan-orman etkileşimini en aza indirme, yeterince teknik personel, halkın eğitimi ve katılımı, kurumlar arası güçlendirilmiş iş birliği, caydırıcı cezalar, yeterli teknik ekipman (arozöz, ilk müdahale aracı, uçak, helikopter gibi) sağlanması ve en geç mayıs ayı başı itibariyle yangına hazır hale gelinmesi gibi konuları öncelik haline getirmesi gerektiği de belirtildi:

“Bahse konu bu talimat, OGM’nin yangınlara karşı geliştirecek ciddi bir yaklaşımdan uzak olduğunu da göstermiştir. Ülkemizde son yıllarda hem yangın sayısı hem de yanan alan miktarı artmaktadır ve bunun nedenlerinin iyi tespit edilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda ormanların bu şekilde parçalanması mı çözümdür? Yoksa ormanlar üzerindeki, yangına da neden olan insan baskısının azaltılması mı çözüm olmalıdır?”

‣ Yangın sezonuna ne kadar hazırız? Cihan Erdönmez: Ormanlar lunapark gibi işletiliyor
‣ Orman yangını, hava, iklim: Değişen bir şey yok

OGM ve Sayıştay raporlarına da yansıdığı üzere, ormanlardaki parçalanmanın mevcut uygulamalarla zaten aşırı derecede arttığına dikkat çeken Dernek uzmanları bu yeni uygulama ile orman içi yolların çevreleri yaklaşık 100 metre kadar genişlikte boşaltılacağını ve bu kısımlardaki ağaçlar ve çalıların kesilmesi sonucu kapalılığın neredeyse yüzde 10’lara kadar düşürüleceğini söylüyor.

Bu mücadele yöntemi, binlerce kilometre yol ağı olan başta Ege ve Akdeniz bölgeleri olmak üzere yangına hassas blok orman alanlarında çok ciddi orman tahribatı ve parçalanması anlamına gelmektedir.

Bu alanlarda yaşayan fauna ve flora elemanlarının yaşam alanları bozulacak ve ekosistem dengesi alt üst olacaktır.

Daha kaç milyon metreküp odun üretimi yapılacak?

Dernek, OGM’nin şu sorulara cevap vermesi gerektiğini söylüyor:

“Bu uygulama ile ne kadarlık bir orman alanı daha parçalanacak ve daha kaç milyon metreküp odun üretimi yapılacaktır? Bu hesap yapılmış mıdır? Bu uygulamanın amacı yangına karşı mücadele midir? Yoksa odun üretimini arttırmak mıdır?”

Ormanların içinde sayısız enerji santrali, maden sahası, mermer ve taş-kum ocağı, turizm tesisi, enerji nakil hattı, petrol ofisi ve yerleşim yerleri varken çözümün ormanların daha da fazla parçalanması olmaması gerektiğini belirten uzmanlar şöyle devam ediyor:

Ülkedeki odun üretimi -orman endüstrisi sektörü ve biyokütle enerji santrallerine ucuz hammadde sağlamak için – sadece son dört yıl içinde yüzde 69,5 oranında arttırılmış ve bu artışın devamını sağlamak için burada yapılmak istenene benzer şekilde ormancılık tekniğine aykırı uygulamalar icat edilmeye başlanmıştır.

Bu nedenle bu uygulama da yangına karşı önlem almaktan çok, aşırı odun üretimine kılıf uydurma girişimi olarak değerlendirilmektedir.

Günü kurtarma

Talimatın mevcut şekliyle uygulayıcının inisiyatifine bırakılması halinde, yanlış bir mesaj verdiğini belirten TOD, yangını önlemek için yapılabilecek doğru uygulamanın ise şöyle olması gerektiğini belirtiyor:

  • Sadece yangına hassas alanlarda ve ihtiyaç duyulan ulaşım tesislerinde; yol kenarlarında (şevlerde) transportu ve yolun güneşlenmesini engelleyen ve tepe yangınını yol ötesine geçmesine engel olmak amacıyla, sadece bir sıra ağaçla sınırlı kalmak kaydıyla, çıkması gerekli ağaçlar işletme müdürlüğü kontrolünde ve sorumluluğunda sahadan çıkartılması.
  • Bu alanın hemen bitişiğinde yer alan 30-40 metre genişliğindeki alanda ise ağaç kesimine gerek kalmadan denetimli yakma uygulaması ile ara ve alt tabakadaki unsurları, yani yakıt yükünü azaltarak örtü yangının tepe yangınına dönüşmemesinin amaçlanması.
  • Yapılacak çalışmalar sadece yangın tehlikesinin azaltılmasına yönelik olacağından kesinlikle üretim amaçlı uygulama yapılmaması özellikle emredilerek, bunun mutlaka kontrol edilmesi.

OGM; orman-insan etkileşimindeki aşırı artışı fark edip, buna karşı daha fazla kalıcı önlem almalı; sadece günü kurtarma anlamına gelen ve ülkemiz ağaç varlığının azalmasına yol açacak olan bu uygulamadan derhal vazgeçmelidir.

Kamuoyu; her sözünün ve her yazının başına sürdürülebilirlik ilkelerini ekleyen ilgili kurumların, sözde değil uygulamada bu ilkeleri hayata geçirmesini beklemektedir.

 

 

 

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.