Köşe Yazıları

İklim için niye sokağa çıkıyorum?

0

Bu yazıyı hiç yazmak istemedim, son ana kadar da geciktirdim. Niye sokağa çıktığımın nedenleri bir yandan o kadar bariz ve içten geliyordu ki kelimelere dökmeyi abes buldum. Bir yandan da nedenlerim ve söyleyeceklerim o kadar uçsuz bucaksızdı ki toparlayamamaktan korktum. Ama son an hiç olmadığı kadar yakın ve ben konuşmak zorundayım.

23 Eylül’de dünya devletlerinin liderleri New York’ta Birleşmiş Milletler’in acil çağrısı ev sahipliğinde iklim değişikliği zirvesi için toplanıyor. Bizler de dünya halkları olarak iklim için 20-21 Eylül’de sokaklara çıkıyoruz.

Niye?

Yaktığımız fosil yakıtlar ve çevreye saldığımız karbonla gezegeni bir derece ısıttık. Bu şekilde fosil yakıt tüketmeye devam edersek iyi ihtimalle iki derece, kötü ihtimalle dört ila yedi derece dünyayı ısıtacağız. Bir derece ısıttığımızda dünyaya neler olduğunu görüyoruz; kutuplardaki buzullar eriyor, su seviyeleri yükseliyor, kuraklıklar ve sel felaketleri görülüyor, fırtınalar ve tayfunlar kıyı şeritlerini vuruyor. Eğer fosil yakıt tüketimimizi 3’te 1’e indirmezsek ve bu şekilde fosil yakıt tüketmeye devam edersek 2050’ye kadar iklim değişikliği ölümcül olacak.

Niye?

Greenpeace’in paylaştığı eriyen buzullarda kalan son buz parçasına tutunmaya çalışan kutup ayısı

Büyük Okyanus’un ortasında bir yerde adını daha önce hiç duymadığım Kiribati adasında yükselen su seviyeleri yüzünden uyurken boğulmaktan korktuğu için uyuyamayan çocuk

Filipinlerde 6,300 kişinin ölümüne, 29bin kişinin yaralanmasına, bin kişinin kaybolmasına neden olan Haiyan tayfunu

Balkanlarda 86 kişinin ölümüne ve beş yıl boyunca o topraklarda tarımın durmasına neden olan sel

Türkiye’de kuraklık nedeniyle üretilemeyen buğday; Üzümlü Köyü’nde bir salkım bile çıkmayan üzüm

İklim değişikliği demek 2050’de binalar ve paralar ve şirketler yaşamaya devam etsin diye 2050’ye kadar yaşama hakkının insan eliyle ortadan kaldırılması demek.

Sanki ben ve benim çocuklarım ve onların çocukları ve onların torunları ve bu gezegenin çocukları ve bu gezegendeki mutlu tavuklar ve köpekler ve kutup ayıları ve onların torunları hiç olmayacakmış, hiç yaşamayacakmış gibi fütursuzca davranmak demek.

Sinirliyim. 20 Eylül İklim Adaleti Yürüyüşü’ne hazırlanıyoruz haldır haldır ve ben sinirliyim. Bu yürüyüşü yapmak zorunda olduğum için sinirliyim. Bu kadar bariz bir şey için bu kadar hırs uğruna göz göre göre bunca sefalet çekmek zorunda bırakılacağımız için sinirliyim. Benden önceki nesiller bana iklim değişikliğini miras bıraktığı için sinirliyim.

Bu yüzden sokağa çıkmak zorundayım.

Sokağa çıkıyorum çünkü benden sonraki nesillere de bir gezegen bırakabilmek istiyorum.

Sokağa çıkıyorum çünkü insan eliyle başlattığımız bu felaketi yine biz insanlar durdurabiliriz.

Sokağa çıkıyorum çünkü tekrardan sözler, çalışmalar, vaatler ve laflar duymak istemiyorum.

Sokağa çıkıyorum çünkü özel jetleriyle New York’ta zirve yapmaya giden liderlerin sırf boş laf üretmek için gezegene durduk yere tonlarca karbon salmasını istemiyorum.

Sokağa çıkıyorum çünkü bu gezegen bir tane daha böyle zirveyi kaldıramaz.

Sokağa çıkıyorum çünkü artık laf değil, eylem istiyorum. Gelecek istiyorum.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.