Köşe Yazıları

Munzur'un Eteklerinde

0

İnsan farklı yerlerde hiçbir kariyer zaafiyetine girmeden kendine sorumluluklar edinirse her hafta sonu farklı bir noktada buluyor kendisini.

Geçen hafta Mersin’de yapılan mitingin ardından , bu haftada EMO’nun her 3 ayda bir yaptığı Ankara Şube’ye bağlı bölge koordinasyon toplantısı için Erzurum Erzincan  toplantısı için Aksaray yollarındaydık. Sanırım bu edinimi kazanmamız lazımdı.

Erzurum havaalanına uçağımız indikten sonra, bizi Erzincan’ götürecek servise bindik, Erzincan havaalanı kapalı olduğundan uçağımız Erzurum’a inmek zorunda kaldığından bizi yaklaşık 3 saat süren bir yolculuk bekliyordu. Yol gördüğüm en güzel yollardan biri, bir başka nehirle birleşecek Fırat adını alan Karasu nehri tüm yol boyunca sizinle ama görüntü, yeşilllik ve dağlar harika. sıkılmadan yol alıyorsunuz.Bir nehir ancak böylesine akabilir. Ama bölgede ilk HES’le karşılıyorsunuz. Kafanız takılıyor. Tam bir noktaya geldiğinizde Siz’i Tunceli kavşağında harika bir köprü karışıyor ki bence herkes bu yolu görmeli. Cennet bu olmalı daha fazlası olamaz diyorsunuz.

Erzincan’a  indiğinizde bizi Şelale denen bir Munzur eteklerinde yere götürüyorlar ama tabi ki yol boyunca o kısacık mesafe de 3 adet HES’le karşılıyorsunuz. Mesafe toplamda 25 dakika ve 3 adet HES, şaşkınsınız sadece bakakalıyorsunuz. Şelale ise, Manavgat’tan , Tarsus’dakinden de abartısız harika Cennet yer değişti beyninizde. Tamamen doğanın içindesiniz ve cep telefonu çekmiyor.

Sadece suyun sesi.

Size özel donatılmış bir masada ki bölge halkı aralarında tanımadıklarımız fazla idi, çok misafirperver, komplekssiz. Bir mühendis arkadaş kalkmış servis yapıyor bizle bekleyemeyelim diye ve bizler kendi insani değerlerimizi yeniden sorguluyoruz. Bitmeyen bir güleryüz ve harika bir doğa. İnsan başka ne isteyebilir.

Şimdi bu yazı gezi yazısına dönüşmesin diye, bölgenin harika tulum peynirini, el yapımı bakırlarını ve harika balını es geçiyorum. Affola.

Orada belediyede çalışan bir mühendis arkadaşa bölgede çevre derneği var mı diyorum, yok sadece TEMA var diyor. Peki TEMA ve halk HES’lere karşımı dediğim de, hayır çok memnunuz zira ekolojik dengeye zarar vermiyor keşke daha önce yapsalardı diyorlar. Ve ekliyor Karadenizdeki gibi doğa etkilenmiyor merak etmeyin, bize sizden bahsettiler inanın ürkmenizi gerektiren durum yok.

Ünümüzün Munzur’u aşması iyi hoş ama yine de kafam bu duruma basmıyor. Tartışmaya girip, fasıl geçen bir ortamı germemek adına susma hakkımı kullanıyorum. O kadar insanlar ki, o kadar sıcaklar ki tamam diyorum.

Yola çıkmadan bir gece önce bir Kürt yazar arkadaşımla görüşüyorum. Ona kalsa bir Türk olarak asla gitmemeliyim. Benim adıma benden daha endişeli. Neden diyorum net bir şey yok.Öyle olunca ben de yol boyu panik ve acaba ne olabilir endişesi.  Yanıtları Erzincan halkının tavırlarında yakalıyorsunuz. Halk biraz gergin , korkulu ve endişeli. O bölgede  çalışan bir Malatya’lı mühendis arkadaşa ne kadar Erzincan Malatya arası dediğim de , yanıt tüm sorularıma karşılık geliyor. “ Tunceli üzerinden giderseniz çok kısa , ama ben oradan gitmeye korkuyorum, sadece ben olsam iyi, eşim ,kızım, Sivas üzerinde gidiyoruz, yol bayağı uzuyor. Ama gelin Malatya’ya seveceksiniz.

“KORKU” bir insanın en son yaşaması gereken duygu. Özelikle insanı hakları açısından baktığınızda yolunu değiştirmeleri şaka gibi. Ama çok da fazla bunları konuşmuyorlar. Sormamanız gerektiğini anlıyorsunuz. Ama bu yaşanan bir iç çatışma ise halkın psikolojisini bozuyor. Bunu anlamak için çok zeki olmanız Ya da uzun yıllar yaşamanız gerekmiyor. İşte tam da o nokta da bir arkadaş öneriyor. Eğer ulaşım sorununu çözer teşvik verirseniz , sorununuzun çözülmemesi için Hiçbir neden yok. Yeter ki,  Gaziantep’e yapılanlar buralara da yapılsın. O zaman bu sorunlar yaşanmayacaktır. Düşünüyorsunuz kesinlikle haklı, zira bölgede büyük bir fabrika yok.

Açıçası yüreğim ilk defa Karasu da kalarak, Erzurum uçağına biniyorum. Kafamsa karmakarışık.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.