başladı her şey, Muhammed Buazzizi üniversite mezunu bir işsiz hem de bilgisayar mühendisi, yasemin sattığı tezgâhı elinden alınınca yaktı kendini sokak ortasında… Aynı sokaktan geçip her gün başı önde evine giden Tunuslular artık eve dönmemeye ve sokaklarda kalmaya karar verdiler. İş istediler, ekmek istediler, diktatör ve karısının WikiLeaks’de ifşa edilen yolsuzluklarına karşı haykırdılar. Üstelik de ülke yavaş da olsa büyüyordu ama işsizliğin artışı önlenemiyordu.(Resmi rakam %14) Acaba diyorum şu önemsiz ”WikiLeaks bilgileri, büyüme ve ve önlenemeyen işsizlik” size başka ülkeleri anımsatmıyor mu? Bu defa sokak kazandı
Ne asker, ne polis ne de binbir çeşit diktatör
hokkabazlıkları, hiç kimse onları susturamadı. Çünkü onlar Muhammed Buazzizi’yi sadece sosyal paylaşım sitelerinde seyretmediler, 23 yıldır onunla aynı kaderi paylaşan kardeşleriydiler. Ne yasaklanan internet ulaşımı, ne de diktatörün medyasında yayınlanan içi boş vaatler ve gizli tehditler Tunusluları evlerine dönmeye ikna edemedi. Bu defa sokak kazandı.
Sokağın nefesi iktidarı dağıtmaya yetecek mi?
Şimdi soru şu: Sokağın nefesi iktidarı dağıtmaya yetecek mi? Evet diktatör gitti ama onun bürokratları iktidar topunu elden ele gezdirip zamana oynuyorlar. Dilerim bu defa Tunuslular sokaktaki isyancı yasemin kokularının peşine düşerler ve evlerine erken dönmezler.Kolay değildir sokakta gerektiği kadar kalmak. Sofralardaki kuskus ve tajin yemeklerinin kokusuna dirense insan dört duvar bir dam da olsa evlerin, çocukların, kardeşlerin, anaların, babaların kokularını özler.
Muhammed Buazzizi ve arkadaşları için bir anıt dikilir

