Editörün SeçtikleriEkolojiManşet

Kasten yangın çıkaran geri dönüşüm tesislerinin lisansları iptal edilecek

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlanan, “Çevre İzin ve Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. 

Yönetmeliğe göre geri dönüşüm tesislerinde, işletmeci tarafından “kasten” yangın çıkarıldığının tespit edilmesi durumunda tesisin çevre izin ve lisans belgeleri iptal edilecek. Bu işletmeler, 3 yıl süreyle tekrar çevre izin ve lisans başvurusunda bulunamayacak.

‘İlk kez kasıt ihtimali göz önünde bulunduruluyor’

Yeni yönetmeliği Yeşil Gazete’ye yorumlayan Dr. Mehmet Can Akpınar, “Olumlu tarafından bakacak olursak ilk kez Bakanlık, yangınlarda kasıt ihtimali olduğunu göz önünde bulunduruyor ve buna dönük bir adım atıyor” dedi.

Plastik üzerine çalışmalar yapan Akpınar, Mikroplastik Araştırma Grubu tarafından hazırlanan ve Türkiye’de geri dönüşüm tesislerinde çıkan yangınların haritalandırıldığı çalışmaya atıfta bulundu.

Bu çalışmaya göre 2019 yılında ülke genelinde 39 tesiste yangın çıktı. Bu sayı 2020 yılında 65’e çıktı. 2021 yılının şu anki dönemine kadar ise 100’den fazla yangın çıktı ve böylece yeni bir rekor kırılmış oldu.

Akpınar, “Çıkan yangınlarda rekor üzerine rekor kırılması, bu konudaki düzenleme ihtiyacını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

‘Kasıtlı olduğunu kanıtlamak zor’

Ancak bu yönetmeliğin çıkan yangınlara yönelik bir iyileştirme sağlayıp sağlamayacağı konusunda çekimser olduğunu söyleyen Akpınar, “Kasıtlı yangın çıkarma zaten Çevre Koruma Kanunu’na göre yasak. Sokak ortasında bir kişi lastik bile yaksa bunun bir cezası var” ifadelerini kullandı.

Asıl zorluğun yangınların kasıtlı olup olmadığını kanıtlamak olduğunu ifade eden Akpınar, “İtfaiye raporlarında da kaynak yaparken alev sıçradı’ gibi argümanlar kullanılıyor. Plastikler aşırı ısınmadan dolayı da kendi kendine alev alabiliyor veya böyle bir bahanenin arkasına da sığınılabiliyor. Çoğu zaman yangınların nerede çıktığını bulmak bile mümkün olmuyor” dedi.

‘Somut kanıta ihtiyaç var’

Yangınların kasıtlı olup olmadığına dair şüphelerin bulunduğunu belirten Akpınar “’Bu tesiste yangın kasıtlı olarak çıkarıldı’ demek için somut kanıta ihtiyaç var. Bu tespiti yapması gerekenler de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile İl Çevre Müdürlükleri” dedi.

Akpınar’a göre yeni yönetmelikte “kasten” ifadesine yer verilmesi de buna yönelik Bakanlığın da ciddi şüpheleri olduğunun kanıtı.

Manisa’da bir geri dönüşüm tesisindeki yangın. Fotoğraf: DHA

Neden yakma ihtiyacı duyuyorlar?

Bir tesisin neden kasten yangın çıkarmak isteyeceği üzerine konuşan Akpınar “Bu bir bertaraf yöntemi olarak kullanılabilir. Fabrikalar belirli bir ücret karşılığında aldıkları atıkları kolay yoldan yakıp kurtulabilirler. İkinci sebep ise yurtdışından getirilen bazı kaçak malzemelerin imhası olabilir” görüşünü paylaştı.

“Atık depolama kıstaslarına yönelik olarak birçok dikkat edilmesi gereken nokta ve bu kapsamda hazırlanan düzenlemeler var. Örneğin güneş altında depolanmamaları gerekiyor. Yoksa atıklar kolay bir şekilde alev alabiliyor” diyen Akpınar, asıl sorunun bu tesislerin denetimlerinin yeterli şekilde yapılmaması olduğunu ifade etti.

‘Kasıt şartı ile sınırlı kalınmamalı’

Öte yandan tesislerin cezalandırılmasının da ‘kasıt’ şartı ile sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çeken Akpınar, “Bu yangınlarda çok tehlikeli kimyasal gazlar ortaya çıkıyor. Veya söndürmek için kullanılan tonlarca su da kanallara karışıyor ve çevre üzerinde büyük bir tahribat yaratıyor” bilgilerini paylaştı.

Fransa’nın Toulouse kentinde bir gübre fabrikasında çıkan yangın sebebiyle şirketin sebep olduğu çevre felaketi yüzünden 1 milyon 500 bin Euro tazminat cezasına mahkum edildiğini hatırlatan Akpınar, “Eğer çevreye kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde zarar veriyorlarsa bunu ödemeliler” dedi.