İstanbul SözleşmesiKadınManşet

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun kapatma davasının arkasından nafakadan tutuklanan koca çıktı

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ne açılan fesih davasının nafakasını ödemediği için tutuklanan ve ardından AKP Kayseri İl Başkanlığı’nın parayı ödemesi üzerine iki gün sonra tahliye edilen Ahmet Eliaçık’ın şikayeti üzerine açıldığı ortaya çıktı. 

Platform, davanın ‘kadın haklarını savunmak kisvesi altında aile mevhumunu yok sayarak aile yapısını parçalamak’ başvurularından oluşturduğunu duyurmuş, muhtelif dilekçelerin söz konusu olduğunu bildirmişti.

İsmail Saymaz’ın Halk TV’de kaleme aldığı yazısıyla ortaya çıkan şikayetin sahibi Ahmet Eliaçık’ın İstanbul Sözleşmesi’ne ve kadın örgütlerine karşı savaş açtığı belirtildi. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Derneği’ni (KCDPD) kapattırmak için şikayette bulunan Eliaçık, Kasım 2016’da Savcılığa, İçişleri Bakanlığı‘na ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi‘ne e-mail gönderdi. Eliaçık’ın yazısında şu ifadeler kullanıldı:

“Aileyi yok sayan, kadını korumak için çaba içinde olduğunu söyleyen birçok dernek, kadın ve çocuklarımızı kullanarak menfaat elde etmekte, Türk aile yapısını parçalamak ve toplumu birbirine düşürmeyi amaçlamaktadır. Bunlardan biri de Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’dur ve tutuklanan milletvekillerini savunmuştur.”

Saymaz “İstanbul Valiliği Dernekler Müdürlüğü, Eliaçık’ı karşılıksız bırakmayarak, ‘Araştırma yapılmak üzere havale edilmiştir’ diye yanıt verdi” şeklinde yazdı.

Müdürlük 29 Mart 2018’de İstanbul Cumhuriyet Başavcılığı‘na başvurarak, “amacının dışında faaliyet gösterdiği, kanuna ve ahlaka aykırı hale geldiğine dair kanaat” nedeniyle derneğin feshini istedi.

Başsavcılık, “Bu kanaate ulaştıran somut olay ve olguların neler olduğu yazı içeriğinden anlaşılamıyor” dedi. Fesih talebinin somut olay ve olgulara dayalı olarak gönderilmesini istedi.

Böylece 2 Aralık 2021’de İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde kapatma davası açıldı. Davanamede Eliaçık’a atıfta bulunularak, şu suçlama yöneltildi:

“Muhtelif şikayet dilekçelerinde, derneğin kadın haklarını koruma kisvesi altında aile mefhumunu yok sayarak aile yapısını parçaladığı, kadın ve çocuklar üzerinden menfaat elde ettikleri, kaos yaratıp mağduriyetleri arttırmayı amaçladığı, Sebahat Tuncel, Gülten Kışanak gibi isimlerle birlikte terör faaliyetine katılan kadınları savunduğu…”

Derneğin amacına, kanuna ve ahlaka aykırı faaliyetlerden ötürü kapatılması istendi.

Yazının devamına buradan ulaşabilirsiniz.