Dış Köşe

İklim değişikliğinde riskler ve fırsatlar – Balkan Talu

Bu yazı gazeteduvar.com.tr/ den alınmıştır

İklim değişikliği insan sağlığını ve dünya ekonomisi için büyük riskler taşıyor. Öte yandan, yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu riski fırsata çevirip bertaraf etmek mümkün

Avrupa Çevre Ajansı’nın (AÇA), 25 Ocak 2017’de yayınladığı rapora göre, Avrupa, yükselen deniz seviyeleri ve iklim değişikliğinden kaynaklanan daha sık ve daha şiddetli ısı dalgalanmaları, sel, kuraklık ve fırtınalar gibi aşırı hava koşullarıyla karşı karşıya bulunuyor.

Avrupa’da İklim Değişikliği, Etkileri ve Kırılganlık başlıklı rapora göre , gözlemlenen iklim değişiklikleri, ekonomi, ve sağlık üzerinde şimdiden geniş etkilere neden oluyor. Küresel ve Avrupa bazında sıcaklıklarda, deniz seviyelerinde ve Arktik’te azalan deniz buz kütlelerinde art arda yeni rekorlar kırılıyor. Yağış düzenindeki değişim, genel olarak Avrupa’nın bol yağışlı bölgelerini daha daha yağışlı ve kurak bölgelerini daha da kurak hale getiriyor. Buzul hacmi ve kar örtüsü azalıyor. Aynı zamanda, ısı dalgalanmaları, yoğun yağış ve kuraklık gibi iklim bağlantılı aşırılıklar, sıklık ve yoğunluk bakımından pek çok bölgede artıyor.

Avrupa’da iklim değişikliğinden en olumsuz etkilenecek bölgelerin başında Güney ve Güneydoğu Avrupa geliyor. Halihazırda bu bölgelerde aşırı sıcaklıklarda büyük artışlara ek olarak, akarsu akışlarında düşüşler görülüyor. Bu eğilimler daha şiddetli kuraklık, daha düşük ürün verimi, biyoçeşitlilik kaybı ve orman yangınları riskini artırıyor. Giderek artan ısı dalgalanmaları ve iklime duyarlı bulaşıcı hastalıkların dağılımındaki değişikliklerin, insan sağlığı ve refahını etkileyen riskleri arttırması bekleniyor.

Balıkçılık, tarım ve ormancılık sektörleri kötü etkileniyor 

Avrupa’da ekosistemler ve korunan alanlar, iklim değişikliği ve arazi kullanımı değişikliği gibi diğer stres etkenlerinin baskısı altında bulunuyor. Birçok hayvan ve bitki türü yaşam döngülerinde değişim yaşıyor, ve kuzeye ve daha yüksek rakımlara doğru göç ediyor. Buna karşın, bazı istilacı türler yeni alanlarda yerleşiyor ya da alanlarını genişletiyorlar. Ticari açıdan önemli balık stokları da dahil olmak üzere, deniz canlı türleri de kuzeye doğru göç ediyor. Bu değişiklikler çeşitli ekosistem hizmetlerini ve tarım, ormancılık ve balıkçılık gibi ekonomik sektörleri etkiliyor.

Yükselen deniz seviyesinden kaynaklanan taşkın riskindeki artış ve fırtına kaynaklı deniz suyu taşkın riskindeki olası bir artış nedeniyle, Avrupa’nın batı kesimlerindeki kıyı alanları ve taşkın alanları da sıcak noktalar olarak görülüyor. Okyanusların asitlenmesi, ısınma ve oksijeni tüketmiş ölü bölgelerin genişlemesi sonucunda, iklim değişikliği deniz ekosistemlerinde de büyük değişimlere neden oluyor. Hava ve deniz sıcaklıklarının ortalamanın üzerinde bir hızla artması ve sonuç olarak buzulların erimesi nedeniyle, Arktik bölgesindeki ekosistemler ve insan faaliyetleri de büyük oranda etkilenecek.

İklim değişikliğinin başlıca sağlık etkileri; aşırı hava olaylarına, iklime duyarlı hastalık dağılımındaki değişikliklere ve çevresel ve sosyal koşullardaki değişikliklere dayanıyor. Nehir ve kıyı taşkınları, son on yılda Avrupa’da milyonlarca insanı etkiledi. Sağlık üzerindeki etkileri yaralanma, enfeksiyon, kimyasal tehlikelere maruz kalma ve zihinsel sağlık sonuçlarını içeriyor. Daha sıklaşan ve yoğunlaşan ısı dalgaları Avrupa’da on binlerce erken ölüme yol açıyor. Uygun adaptasyon önlemleri alınmadığı sürece, bu eğilimin artması ve yoğunlaşması bekleniyor. Kene türleri, Asya kaplan sivrisineği ve diğer hastalık taşıyıcılarının yayılmaları; Lyme hastalığı, kene kaynaklı ensefalit, Batı Nil ateşi, dang, chikungunya ve leishmaniasis riskini artırıyor.

İklim değişikliğinin ekonomik maliyetleri çok yüksek olabilir. Avrupa’da iklim bağlantılı aşırı hava olayları, 1980’den bu yana 400 milyar avrodan fazla ekonomik kayba neden oldu. Avrupa’daki iklim değişikliğinin gelecekteki maliyetlerine ilişkin mevcut tahminler sadece bazı sektörleri ele alıyor ve oldukça yüksek derecede belirsizlik içeriyor. Yine de, iklim değişikliği kaynaklı en yüksek hasar maliyetinin Akdeniz bölgesinde olması öngörülüyor. Ticaret etkileri, altyapı, jeopolitik ve güvenlik riskleri ve göç gibi faktörler nedeniyle, Avrupa kendi sınırları dışında meydana gelen iklim değişikliği etkilerinden de etkileniyor

Rapora göre iklim değişikliğine adaptasyon sağlanabilmesi için iklim değişikliğiyle mücadele politikaları ve çevre politikalarının diğer politikalarla da uyumlu hâle getirilmesi gerekiyor. En önemli çözüm önerilerinden biri de  daha esnek, uyarlanabilir politikalar geliştirmek.

Balıklarda civa tehlikesi

İklim değişikliği konusu önemli çünkü insan sağlığına doğrudan etkileri var. Örneğin İsveçli bilim insanlarının yaptığı araştırmalara göre, iklim değişikliği yüzünden balıkların içindeki cıva miktarını yedi kat fazla arttırabilir. BBC’nin haberine göre Dünya Sağlık Örgütü listesinde cıva insan sağlığı tehdit eden kimyasallar içinde ilk onda yer alıyor. Endüstri devriminden bu yana ekosistem içindeki cıva seviyesinde yüzde 500’e varan artışlar yaşanmış. Bu yüzden 2013 yılında 136 ülke tarafından imzalanmış olan Minamata Sözleşmesi uyarınca doğadaki cıva seviyesi azaltılmaya çalışılıyor.

Peki bu arada dünyanın en kirletici ülkelerinden biri olan ABD’de neler yaşanıyor? Donald Trump’ın yedi ülkeye vize yasağı Meksika’ya duvar inşaatında kolları sıvamış olması gibi icraatlarının yanında arada kaynadı ama Trump Çevre Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı çalışanlarına basınla bilgi paylaşma ve sosyal medyada güncelleme yapma yasağı getirdi.  Bu talimat özel olarak Tarım Bakanlığı Araştırma Merkezi’ne gönderildi. Tarım Bakanlığı Araştırma Merkezi iklim değişikliğiyle alakalı en çok akademik materyal paylaşan kurumlardan biriydi.

ABD’de istihdam şampiyonu rüzgar ve güneş

ABD’nin iklim değişikliğine yaklaşımı çok sayıda uzmanı endişelendiriyor ama gene ABD merkezli Çevre Savunma Fonu (EDF) tarafından hazırlanmış olan rapora göre güneş enerjisi sektöründe istihdam oranı her yıl yüzde 20 artıyor. Dünyanın en büyük kâr amacı gütmeyen çevre kuruluşlarından biri olan EDF, hem rüzgar hem de güneş enerjisi sektörünü ABD ekonomisi içinde yer alan diğer sektörlerden 12 kat daha fazla büyüdüğünü iddia ediyor. Mother Nature Network sitesinin haberine göre sadece 2015 yılında yenilenebilir enerjide 769 bin yeni eleman alınmış. bu iş kolunda işe alınan elemanlar, örneğin enerji verimliliği alt dalında 5 bin dolar maaş alabiliyorlar.ABD’DE yenilenebilir enerji sektöründe yıllık büyüme yüzde altıya ulaşırken, hâlâ en yaygın kaynağın fosil yakıtlar olmasına rağmen, fosil yakıt sektöründe ise yıllık yüzde 4.5 daralma söz konusu. Dünyayı en çok kirleten ülke olan Çin ise yenilenebilir enerji sektöründe 3.5 milyon, fosil yakıt sektöründe ise 2,6 milyon kişiyi işe almış. Dünya genelinde yenilenebilir enerji sektöründe istihdam edilen kişi sayısı ise 8.1 milyon kişi olarak açıklandı.

Bu yazı gazeteduvar.com.tr/ den alınmıştır

 

Balkan Talu

 

Kategori: Dış Köşe