Yeşeriyorum

Fransa: Sol Kendi İçinde Çekişiyor

Yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, Fransızların büyük çoğunluğu, 14 ve 21 Mart’ta yapılacak bölge seçimlerinden muhalefetin başarıyla çıkacağına inanıyor.

Şu anda 22 bölgenin 20’sini iktidarda olan sosyalistler, seçimlere 22’de 22’yi hedefleyerek başladı. Sağın birinci turdan itibaren tek bir listeyle seçimlere girmesi başarı getirecek mi? Aşırı sağcı Ulusal Cephe yeniden canlanacak mı? Avrupa Ekoloji Avrupa seçimlerindeki başarısını yenileyip kalıcı bir siyasi harekete dönüşebilecek mi? Solun solu haziran seçimlerinde gösterdiği sıçramayı tekrarlayabilecek mi?

Bütün bu sorunların yanıtını önümüzdeki bir ay içinde alacağız.

Maç içinde maç…

Sol ile sağ arasındaki yarışmanın yanı sıra, solda tam bir maç içinde maç yaşanıyor. Yeşiller ile Sosyalistler arasındaki maç. Ekolojistler için amaç Avrupa Parlamentosu seçimlerinde elde ettikleri başarıyı tekrarlayarak kalıcı bir politik güçe dönüşmek. Sosyalistlerin hedefi ise Avrupa Parlamentosu seçimlerinde kaybettikleri seçmeni geri almak ve böylece solun liderliği koltuğuna yeniden oturmak. Her iki taraf da bu hedeflerini, ikinci turu tehlikeye atmadan, her iki kesimin seçmenini küstürmeden gerçekleştirmek zorunda.

İki önemli bölgede, Paris ve Çevresi ile Rhone-Alpes’de, sosyalistlerin ekolojistlerin gerisinde kalma riski giderek azalıyor. Son yapılan kamuoyu yoklamalarına göre, ekolojistler sosyalistlerin gerisindeler. Buna karşılık, şu anda sağın elinde olan iki bölgeden  birini, Alsas’ı (diğeri Korsika) yeşillerin kazanma olasılığı var.

Daniel Conh-Bendit’e göre amaç, ulusal düzeyde yüzde 13 ile 17 arasında oy alarak ülkenin üçüncü politik gücü olmak. Ekolojist hareketi sosyalistlerin bir uydusu olmaktan çıkararak, politik içeriği etkileyebilecek gerçek bir iktidar ortağı haline dönüştürmek. Ve giderek, sosyalist-ekolojist odaklı, Sol Cephe’den Merkez’e kadar uzanan geniş bir seçim koalisyonu yaratmak.

Başlangıçta kampanyada Avrupa seçimlerine göre daha az yeralacağını açıklayan Cohn-Bendit, sonunda, katılacağı miting sayısını arttırdı. Hatta 10 Mart günü, birinci turdan örce düzenlenen son toplantıdaki konuşması 22 bölgede birden anında video ile yayınlanacak. Ekolojistler, futbol fanatiği olarak bilinen Cohn-Bendit’in golcülüğünden sonuna kadar yararlanma kararındalar.

Mucize mi, serap mı  ?

Ekolojistlerin bölge seçimleri kampanyasını başlattıkları günlerde, Avrupa seçimlerindeki başarılarını ele alan bir kitap yayınlandı :

“Europe Ecologie, Miracle ou mirage” (Avrupa Ekoloji, mucize mi, serap mı?) Biri gazeteci diğeri Avrupa Ekoloji’nin üyesi iki yazarın kitabında “nasıl oldu da ekolojistler böylesine aniden birleşiverdiler ve Avrupa seçimlerinde umulmadık başarıyı yakaladılar” sorusuna yanıt aranıyor.

Yazarlara göre başarının en önemli nedeni, ekolojist hareketin yok olmaya doğru gittiği bir anda, çeşitli düşünceleri taşıyan, farklı kişiliklerin bilgeli biraraya gelişi oldu. 2007 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yeşillerin adayının uğradığı bozgunun ardından (Voynet’in oyları yüzde 1,57’de kaldı), hareketin “değişmek veya yokolmak” noktasına geldiği bir anda, Cohn-Bendit, Bové, Joly ve Duflot’nun oluşturduğu dörtlü kilidi çözen anahtar oldu.

Yazarlara göre, hareketi başarıya götüren ikinci etken ise onun “örgütlenme biçimiydi”. Buna Sosyalist Parti’nin veya Komünist Parti’nin kurumlaşmasından çok uzak olan hareketin “örgütsüzlüğü” de denilebilir. Doğrudan, katılımcı, yarısı yeşillerin eski örgütlenmesine dayanan, diğer yarısı derneklerin katılımıyla oluşan demokratik bir işleyiş üzerine oturan bir örgütlenme.

Kuşkusuz hiç sorunsuz yürümüyor bu birlik. Bölge seçimleri kampanyasının başında, aday tesbiti sırasında, bölgelerde eski militanların kendini dayatma çabaları veya geçmiş emeklerinin ödüllendirilmesi talepleriyle karşılaşıldı ama Avrupa seçimlerinin başarısı ve kampanyanın dinamiği bu ve benzeri sorunların kolay aşılmasını sağladı.

Son olarak, hareketin programı belirleyici bir rol oynuyor kitabın yazarlarına göre. Programın söylendiğinin aksine “net ve devrimci” bir niteliğe sahip olduğunu öne süren yazarlar, “Avrupa için ekolojist sözleşme”de yer alan şu noktaları vurguluyorlar : “Asgari gelir garantisi, kabul edilebilir en yüksek gelir, ücret indirimi olmaksızın çalışma süresinin azaltılması, otomobil sanayiinin ekolojik evrimi, biyolojik tarım ve hayvancılığa öncelik, genleriyle oynanmış gıdaların yasaklanması, konut hakkı, nano teknolojide üzerinde düşünebilmek için deneylere ara verilmesi…”.

Yazarlara göre, Yeşiller bu güne kadar çevreden başka birşeyi görmeyen ütopik insanlar izlenimi yaratmışlardı, “Ekoloji Avrupa bu izlenimi yıktı ve ekolojinin sosyal ve ekonomik sorunlarla içiçe olduğunu sergileme başarısının gösterdi”.

Seçmeni ikna etmek ve yeniden yapılanmak

Avrupa seçimleri başarısına rağmen, ekolojistlerin seçmenin güvenini kazanabilmeleri için daha çok yol katetmeleri gerekiyor. Avrupa seçimlerden hemen sonra Cohn-Bendit Sarkozy’nin en güçlü muhalifi olarak görülürken, bugün arka sıralara düşmüş durumda. Yapılan bir yoklamaya göre ise Fransızların yüzde 57’si ekolojistlerin bir bölgeyi yönetebilecek durumda olduklarına inanmıyor.

Yani ekolojistlerin işi zor. Bölge seçimleri bu yeni hareket açısından son derecede belirleyici olacak. Ardından örgütlenme sorunları gelecek. Seçim başarısının ardından, yeniden yapılanma sorunları bekliyor ekolojistleri. Şu anda, yeşillerin eski örgütlenmesinin üzerine oturan yapının yeniden inşa edilmesi gerekiyor. “Yüzde 5’lik bir hareket için oluşturulan şemada kalınması mümkün değil. Bir ağ örgütlenmesi gerekiyor yeşiller ve yeşil olmayanları bir arada barındıran”. (Bianet/Selami Şakiroğlu)

Kategori: Yeşeriyorum