Dış Köşe

Eşitlik – Derya Sazak

Anayasa Uzlaşma Komisyonu, taslak yazımına, “insan onurunun dokunulmazlığını” vurgulayarak iyi bir başlangıç yaptı. Komisyon bu hafta “eşitlik” maddesini kaleme alacakmış.
CHP kanadı, “eşitlik, ayrımcılık yasağı, sosyal dışlanmaya karşı güvence, devletin pozitif yükümlülüğü ve kadın erkek eşitliği” gibi temel ilkelerin taslağa yazılmasını istiyormuş.
Fransa’da sosyalist Cumhurbaşkanı Hollande’ın 34 sandalyeli kabinede 17 kadın bakana yer vermesi “eşitliğin” pratikte ne anlama geldiğini gösteriyor. Türkiye’de siyasette kadın erkek eşitliğinden söz edilir, “pozitif ayrımcılık” savunulur ama TBMM’de ve Bakanlar Kurulu’ndaki kadın sayısı bir türlü eşitlenmez.
Başbakan Erdoğan’ın “ustalık” hükümetinde sadece bir kadın bakanın bulunması düşündürücüdür!
Eşitlik maddesinin yol açtığı tartışmayı Milliyet’in deneyimli parlamento muhabiri Önder Yılmaz yazdı.
Yazım Komisyonu maddeyi, “Herkes dil, din, mezhep, inanç, etnik köken, renk, cinsiyet (cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği) siyasi düşünce ve diğer sebeplerle ayrım gözetilmeksizin hukuk önünde eşittir” diye formüle etmiş.
BDP eşcinsel hakları konusunda daha açık ifadeler kullanılmasını savunuyormuş.
AKP ise “eşcinsel evliliklere” yol açacağı gerekçesiyle “cinsel yönelim” kavramına karşı çıkıyormuş.
CHP, “cinsel kimlik, mahalle baskısı ve ötekileştirmeyi” içeren “sosyal dışlanmaya karşı korunma“ kavramının “eşitlik” maddesinde yer almasını istiyormuş.
Komisyon, insan onuru ve özgürlükler konusunda ilk iki maddede sağladığı uzlaşmayı “eşitlik” yazımında da sürdürecektir.
Anayasa yazımında asıl zorluk, ana dilde eğitim, eşit yurttaşlık gibi Kürt sorununun çözümüne katkı yapacak maddelerde yaşanacaktır.
Başkanlık-yarı başkanlık tartışmaları arasında Başbakan Erdoğan TOBB Genel Kurulu’nda AKP kanadından epeydir beklenen bir açıklamayı yaptı. “Dayatmayla yapılan reformların, anayasaların Türkiye’ye fayda sağlamadığının görüldüğünü” söyledi. AKP’nin yeni Anayasa çalışmalarında “masadan kalkan taraf olmayacağını” açıkladı. Erdoğan’ın “uzlaşma“ konusunda verdiği mesajlar da olumluydu:
“Yeni Anayasa konusunda şu anda dahi çok ciddi birikim oluştu. Biz parti olarak masadan kakan taraf asla olmayacağız. Sürecin kilitlenmesine, sarf edilen enerjinin heba edilmesine de göz yummayacağız.
Uzlaşma, herkesin heybesindekini karşı tarafa dayatması değildir. Uzlaşma tarafların birbirine doğru adım atması, atabilmesidir. Uzlaşma, ortak bir noktada buluşabilmektir. Biz en başından beri ‘sivil, özgürlükçü, demokratik bir anayasa’ diyoruz.‘’
Türkiye’de anayasalar darbeler sonrası, asker -sivil bürokratlarca dönemsel etki- tepkilere göre yapıldığı için kısmi değişiklikler dışında “sivil Anayasa” yapma deneyimi yok.
Şimdi TBMM’nin önünde tarihi bir fırsat var. Başarmak zorundalar!

Derya Sazak – Milliyet

Kategori: Dış Köşe