Yeşeriyorum

Efes Pilsen’in patronu Tuncay Özilhan’a açık mektup – Bilge Öztürk

Geçen Pazar doğüm günümdü. 32 yılı tamamladım aslında hep 17 hissediyom. Canlarım evdeydi, yemek yaptılar falan, bi gece önce dağıtmıştım, topladılar beni sağolsun, gene sevdiklerimle geçen çok güzel bi gündü… Şanslıyım işte :)

Bu 32 yıldır anlamadığım bişiler var… Benim bişeyim yok, yani ne bileyim evim, arabam falan. Bi tane bisikletim var, işte bikaç ev eşyalarım ama onun dışında bişeyim yok. Çalışıyom, yaşıyom, çalışmazsam olmaz. Annemin de bişeyi yok, babamın da yok. Hala kira vererek yaşıyolar. Hani yaşamak dediğin şey evle, arabayla ilgili değil işte, öyle öğrenmedim ben… Yaşamak dediğin şey nefes almakla, kediyle köpekle, canlılarla, dokunmakla, insanla ilgili bişey… O yüzden algılayamıyorum, bi tane evin varsa, niye bi ikincisini istersin, bi araban varsa niye ikincisi lazım, bişey senin işini görüyosa niye ikincisini de alayım dersin? Bu sorunun cevabını bulamıyom yıllardır…

Hele ki hele ki büyük şirket sahiplerini yani milyon dolarlar kazananları falan anlamam için heralde bin yıl yaşasam yetmez. Yani paraya para katma, şirket üstüne şirket açma olayını algılamam imkansız. Çok garip geliyo bütün bunlar bana. Bi de hani para uğruna, ne biliyim belki de başarı falandır bu insanları etkileyen, başarı uğruna başka insanların canına kast etmek, bunu bin yıl yaşasam falan da anlayamam… O yüzden bi kere olsun bu fikirde olan biriyle görüşmeyi, konuşmayı isterim, sormak isterim, “Abi ya sizin kafa nasıl çalışıyo? nasıl oluyo bu işler?” bi demek isterim işte…

Dünyada bir sürü şirket başka insanların, canlıların canına kast ediyo! Nedennnn?

Sinop’a gittiniz mi hiç? Gerze’ye? Gerze dünyanın en güzel yerlerinden biri bence… Herşeyiyle güzel… Yemyeşil Gerze bi kere, sonra bazen bulutlar yere değiyo sanki, elleriniz bulutlara değecekmiş gibi… Küçük küçük güzel evleri var, bembeyaz her yer… Sonra Karadeniz bi coşuyo bazen, of diyorum… Nokul diye bi hamur işi var, yesen parmaklarını da yirsin yani. Nahide ablam ve bi sürü güzel insan orda yaşıyolar. Yani insanının güzelliği apayrı, saatlerce konuş onlarla, mutlu olmak için yaşadıkları o kadar belli ki enerjilerinden…

Niye Gerze’den bahsediyom? Çünkü gene bu şirketlerine şirket katmış bi abi, Tuncay Özilhan (kendisi Efes Pilsen, coca cola, mcdonalds, komili falan filan bir sürü şirketin bir arada olduğu Anadolu Grubunun sahibi) Gerze’ye kömürlü termik santral kurmak istiyo… Gitmiş almış arazileri, oraya termik santral kuracakmış… Gerzeliler direniyo tabi ki, vermiyolar topraklarını, biz kaç yıldır yaşadık burda, ben yaşadığım yeri bırakmam diyolar. Çünkü ben burda varım, ben burda mutluyum diyolar…

Sevgili Tuncay Bey, şimdi ben sizi anlamıyom afedersiniz. Yani zaten milyon dolarlar paranız var, bi sürü şirketiniz var, başarıysa hani bunun tanımı, başarıya ulaşmışsınız. Niye bir termik santral kurarak Gerzelilerin mutluluğuna göz dikiyosunuz? O düşündüğünüz ve benim anlamadığım şey buna değer mi?

Ne biliyim Tuncay abi desem belki kalbine değer miyim? Sen mutlu oldun mu hiç Tuncay abi? Sen nerelisin bi de? Kayserilisin de mi? Kayserinin topraklarını mahvetseler falan iyi olur mu? Ne biliyim senin büyüdüğün sokakları mahvetmek isteseler ne hissedersin? Mutlu olur musun? Belki sana dokunmaz, senin sokaklarına, topraklarına bişeyler yapsalar… Çünkü belki senin hep gidecek başka bi yerin vardır be Tuncay abi, belki istesen fezaya bile gidersin… Ne biliyim senin yakınlarının oturduklari yerin yanında termik santral açsalar sonra ne biliyim çocuğuna, torununa ordan çıkanları solutsalar nasıl hissedersin Tuncay abi? Tuncay Abi kafanı o dumanın içine sokabilir misin sen? Ya da termik santral kurulduktan sonra orada yaşamak ister misin? İstersen ben bulup buluşturcam parayı sana bi termik santralin dibinden bi ev alicam. Ama almicam, çünkü ben bi kişi daha zehirlensin istemem Tuncay abi.

Gerzeliler sen termik santral kurucam diye sondaj yaptırmaya araçlarını gönderdiğinde jandarmalarla, polislerle uğraştılar… Nahide ablam diyo ki “gaz bombasındansa, biber gazını tercih ederim.” Değer mi Tuncay abi ablalarıma bu acıyı yaşatmaya? Seksen yaşında dedem, sen termik santral kurma diye bekliyo köyünün başında, bırak da hayatının yaşlı dönemlerini rahat geçirsin, toprağım elimden gidecek korkusuyla yaşamasın be abim… Biliyo musun abim, sen şimdi santral kurmak istiyosun ya, heralde daha güçlü şirket olayım diyosun işte ne biliyim param olsun falan mı diyosun, anlamıyom gerçekten o yüzden böyle yazıyom… Sen bunu derken Gerzeli amcam, teyzem nöbet tutucam diye üç kuruş kazanacağı parayı da kazanamıyo, her an gelicek de birisi benim canım memleketimi delecek, geçecek korkusuyla yaşıyo… Yani Tuncay abi, diyelim teyzem ineğini sağacak, sonra sütünden peynir yapacak ama toprağını beklemek için bunu yapamıyo… Sen oralara göz dikmeden önce mutluydu Gerzeliler Tuncay abi… Etme eyleme vazgeç bu isteğinden…

Mutlu olmak için yaşamıyo muyuz hepimiz? Yani hepimiz istemiyo muyuz mutlu olmak? Sen de mutlu ol, zaten almışsın alcağını bu dünyadan, bırak Gerzeliler de mutlu olsun… Başkasının mutsuzluğu üzerine yapma, etme eyleme…

Yıllar önce bir arkadaşım kanser tedavisi oluyodu… onunla beraber bir kemoterapi seansına gitmiştim… Kemoterapiden önce bi çocukla karşılaşmıştım… İşte o çocuk benim hayatımın güzelliklerinden biri olmuştu. Dört yaşındaydı, görme engelliydi, kanserdi. Mutluydu… Kendi kendisine hayali arkadaşlarıyla kutu kutu pense oynuyordu… Sonra hayali arkadaşlarıyla konuşuyodu : “kutu kutu pense, elmamı yerse, arkadaşım sayim, arkasını dönse”, e sayim dönmüyo galiba “sayim dönsene len”… Sonra ne oldu o çocuğa bilmiyom… Tek dileğim hala yaşıyo olması… Böyle mutlu olan insanlara ihtiyacı var dünyanın, yani herşeye rağmen…

Kanser oluyolar insanlar termik santralden Tuncay abi, hasta oluyolar, nefes alamıyolar… Tuncay abi basit düşün, şimdi bi nefes al böyle normal bi yerde, sonra git arabanın egzosundan duman geliyoken nefes al, aradaki fark gibi işte… Tuncay abi senin kaç tane araban var?

Not: Tuncay Bey’e siz de dur demek isterseniz :http://www.greenpeace.org/turkey/tr/harekete-gec/efes-pilsen/

Bir de aşağıda naçizane Gerze’den bir fotoğraf var…

 

Kategori: Yeşeriyorum