Köşe YazılarıManşetYazarlar

Doğal gaz da masum değil

0

Bu yaz mevsimi boyunca ülkemizde ve Avrupa’da yaşanan, büyük can kayıpları ile ekonomik kayıplara neden olan orman yangınları, büyük seller küresel iklim krizini tekrar gündeme taşıdı. Hepimizin çok iyi bildiği gibi küresel ısınmanın acı verici ve yıkıcı etkilerinden kaçınmak için fosil yakıtların kullanımını terk etmek ve atmosfere karbondioksit salınımını durdurmak tek çözüm. Hükümetler arası İklim Değişikliği Paneli‘nin (IPCC) son raporu da bunu bir kez daha vurguluyor.

Ancak son zamanlarda doğal gaz kullanımını bunun dışında bırakmak isteyenlerin olduğu görülüyor. Oysa doğal gazın önemli bir bileşeni olan metan gazı da önemli bir sera gazı… IPCC’ye göre metan, tek başına sanayi öncesi dönemden günümüze kadar küresel ısınmaya 0.5 C° katkı da bulundu. Buna rağmen hala ana bileşeni metan olan doğal gaz, birçok ülke de nispeten temiz bir fosil enerji kaynağı olarak kabul ediliyor ve kullanımı son yirmi yılda tüm dünyada % 50’den fazla arttı. Bu bilim insanlarına göre bu durum endişe verici bir gelişme. Çünkü metanın atmosferin çok küçük bir kısmını oluşturmasına ve atmosferde CO₂’in sadece 1/200 kadar olmasına karşın serbest kaldıktan sonraki ilk 20 yılda, ondan yaklaşık 80 kat daha güçlü olarak atmosferdeki ısıyı hapsetme etkisi yapıyor.

Metan kaynakları

Şimdi bilim insanları metan emisyonlarını azaltmak için çalışıyor ve bunun için iki önemli sorunun yanıtını arıyor Bu sorulardan ilki önemli metan gazı kaynaklarının ne olduğu üstüne; ikinci yanıtı aranan soru ise bu kaynakların nerelerde yoğunlaştığı ve küresel iklim değişikliği üzerine olumsuz etkilerinin ne olduğu hakkında… Nature’de yayınlanan bir makalede, Çevre Savunma Fonu‘ndan (EDF) Ilissa Ocko ve çalışma arkadaşlarına göre, hayvancılık küresel metan yükünün toplamının % 31’inden sorumlu… İkinci sırada ise %26’lık pay ile petrol ve doğal gaz kullanımı geliyor. Metan gazının diğer kaynakları ise çöplükler, kömür madenleri, pirinç tarlaları ve atık su arıtma tesisleri…

Hayvancılık nedeniyle çıkan metan gazını azaltmak oldukça güç. Metanı azaltmak için insanlar daha az et tüketebilir. Ancak insanları diyetlerini değiştirmeye ikna etmek nadiren basittir. Ayrıca, et tüketimi çok yüksek olan zengin ülkelerin yanı sıra düşük ve orta gelirli ülkelerde artan gelirleriyle paralel olarak et tüketimi artıyor. Zengin ülkeleri daha az et tüketmeye dönük çabalar bugüne kadar ciddi bir sonuç vermedi. Diğer sektörlerde çıkan metan gazını azaltabilmek hayvancılığın azaltılmasından daha kolay mıdır? EDF’den Ocko ve çalışma arkadaşlarının hazırladığı rapora göre petrol ve doğal gaz kullanımına müdahale edilerek ve atık sahaları rehabilite edilerek küresel metan emisyonları 2030 yılına kadar %57 oranında azaltılabilir. Petrol ve doğal gaz kullanımını azaltarak, çöp sahaları ve atık su tesislerinde metan yakalanıp elektrik üretiminde kullanılarak bu azaltım oranı yakalanabilir.

Emisyonlar uluslararası bir gözlemevinden izlenecek

Tabii bir de metan gazının atmosfere bırakıldığı noktaların da tespit edilmesi gerekiyor. Bunun içinde çalışmalarında Ocko ve arkadaşları uydu teknolojisinden faydalanıyor. Araştırmacılar çalışmalarında, bu önlemlerin dünya çapında uygulanması halinde, küresel ısınmada öngörülen artışların 2050’ye kadar 0,25 °C, 2100’e kadar ise 0,5 °C azaltabileceğini hesaplamışlar. Bunlar, dünyanın zaten 1,1 °C ısındığı ve küresel liderlerin toplamı 1,5-2 °C ile sınırlamayı taahhüt ettiği düşünüldüğünde önemli bir kazanım…

Geçtiğimiz mart ayında, Birleşmiş Milletler Çevre Programı ve Avrupa Komisyonu, atmosfere bırakılan metan miktarını azaltma çabalarını koordine etmek ve politika yapıcıların harekete geçmesine yardımcı olmak için Uluslararası Metan Emisyon Gözlemevi projesini (International Methane Emissions Observatory) başlattı. Gözlemevi, hükümetlerden ve endüstriden gelen tahmini emisyon envanterlerine de erişebilecek. Yaklaşık 70 petrol ve gaz üreticisi, hükümetler, kar amacı gütmeyen kuruluşlar, işletmeler ve diğerlerinin yer aldığı uluslararası bir girişim olan İklim ve Temiz Hava Koalisyonu da bu girişim kapsamında açık emisyon azaltma hedefleri belirlemeyi ve mevcut emisyonları bu girişime bildirmeyi de taahhüt etti. Bu çalışma, kasım ayında İngiltere‘nin Glasgow kentinde düzenlenecek BM İklim Konferansı‘nda verilecek yeni metan azaltma taahhütlerinin bildirilmesine de yardımcı olacak.

Atmosferde CO₂ olduğu sürece dünya ısınmaya devam edecek. Ancak metan ve diğer güçlü sera gazlarının emisyonlarını azaltılarak bu süreç yavaşlatılabilir. Bu yüzden hükümetler doğal gaz kullanımına dönük programlar yaparken, katı ve sıvı atık alanlarını planlarken atmosfere metan gazı salınımını azaltıcı politikaları da göz önünde tutmalı…

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.