Köşe Yazıları

Cırcırböcekleriyle Bisiklet

“Karşı Bisiklet”, İzmirli bir bisiklet grubu.

Savaşa, küresel ısınmaya, çevre kirliliğine, nükleere ve birçok melanete karşı duruşuyla biliniyor. Taptaze bir oluşum ama hayli bereketli bir eylem portföyüne sahip…

Hem grubu yakından tanımak, hem de etkinliklerinden haberdar olmak isterseniz www.karsibisiklet.org sitesine bir göz atın derim.

(Grubun sitesi ve diğer tasarım ürünleri, örneğine az rastlanır bir şekilde çok kaliteli. Türkiye’de bisiklet gruplarının görsel malzemeleri genellikle kalitesiz ve demodedir. Karşı Bisiklet, bu anlamda da farklı. Merak ettim ve öğrendim. Berk Sürücü imiş bu özel işlerin tasarımcısı.)

Velhasıl, gıyaben tanıdığım ‘Karşı Bisiklet’çi dostlarla, geçen hafta yüz yüze tanışma fırsatı buldum. İzmir Özdere’de yapılan Rock-A’da konukları ve yoldaşları oldum. (Kelimenin mecaz anlamıyla kendimi yoldaşları görüyordum zaten. Buna bir de İzmir’den Özdere’ye bisikletle gitmek eklenince yoldaşlığımız pekişti.)

Karşı, Özdere-Rainbow Koyu’nda yapılan Rock-A festivalinde bir bisiklet atölyesi kurmuş; atölyede çizim, fotoğraf ve afişlerinden oluşan bir de sergi açmıştı.

Cuma günü atölyede birlikte vakit geçirdik, uzun sohbetler ettik. Gece de Bandista ve Bajar’ın konseriyle coştuk.

Ertesi gün, cırcırböceklerinin eşliğinde bir de söyleşi yaptık. “Şeytan Arabası’nın Halleri” adını taşıyan söyleşi geniş ilgi gördü. Katılanlara müteşekkirim.

Fransa’da neler oluyor

“Schleck’in zinciri attığında Contador beklemeli miydi?”

Bu sorunun cevabı için artık uzun uzun yazmaya gerek yok. Zira dün bu gazetenin spor sayfasında Caner Eler ve benim fikirlerimin de yer aldığı geniş bir haber yapıldı. Hıncal Uluç da bildik üslubuyla konuyu köşesinde ele aldı.

Biliyorsunuz Contador, 15. etapta Schleck’in zincir arızasını ganimet bilip bir atak yaptı ve sarı mayoyu sırtına geçirdi. Kazandığı: birkaç saniye, kaybettiği ise: itibarı oldu. Eğer 2010 turunu kazanırsa bu tarihe bir ‘Pirus Zaferi’ olarak geçecek. Üstelik hiç ihtiyacı yokken.

(Hıncal Uluç gibi, kendimi dünyaya ahlak dersi vermek için yollanmış biri gibi görmediğimden, Contador için “pislik” gibi bir kelime kullanmıyorum… Sayın Uluç, neden bu kadar öfkelisiniz? Schleck’in patronu Riis bile “Olur böyle şeyler” diyor, siz yeri göğü yıkıyorsunuz. Ama anlamak zor değil: Bağcı dövmeyi zenaat haline getirmişsiniz.)

***

Gelelim son paragrafa: Salı günü koşulan 16. etabın kahramanı ise hiç kuşku yok Lance

Armstrong’tu. Patron, sezonun en zor etaplarından birinde inanılmaz bir performans gösterdi.

Etabı kazanmak için sprinte bile kalktı ki, bu Lance’in tarihinde gördüğümüz bir şey değildir.

Etabı kazanamasa da gönlümüzü kazandı.

Etap boyunca yollar yazıyla doluydu.

Bizim yazımız bellidir: “Helal olsun sana bu yollar usta…”