ManşetTürkiyeYeşillerden

CİMER’den Yeşiller Partisi’ne ‘boş’ yanıt: Başvuru alındı belgesi bile aylardır yok

Yeşiller Partisi, kuruluş belgelerini teslim etmelerinin üzerinden aylar geçmesine rağmen İçişleri Bakanlığı‘ndan alındı belgesini alamamaları üzerine, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi‘ne (CİMER) belgelerinin durumu için yaptıkları başvuruya 106 gün sonra cevap geldi.

Ancak, verilen yanıtın alındı belgesiyle ilgili hiçbir sorularına yanıt vermediğini söyleyen Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Emine Özkan, 30 günde gelmesi gereken bir cevabın 106 gün sonra gelmesini de “fiyasko” olarak tanımladı.

‘Sorularımıza yanıt vermiyor’

Yeşil Gazete‘ye başvuru süreçlerini anlatan Emine Özkan, CİMER tarafından gelen cevabın sordukları sorulara dair hiçbir yanıtı içermediğini şöyle anlattı:

Belli yasa maddelerine dayandırarak alındı belgemizin durumunu öğrenmek için CİMER’e bilgi edinme kapsamında başvuruda bulunduk.

Normalde 30 gün içerisinde cevap gelmesi gerekiyor. Biz, 106 gün sonra cevap almış olduk.

Ama içeriğine bakarsak aslında siyasi parti kuruluş yasası maddelerini alt alta sıralayıp bunu bir yanıt olarak göndermişler. Bizim ‘Alındı belgemiz nerede, süreç nedir?’ diye sorduğumuz hiçbir soruya bir yanıt içermiyor.”

‘Olumlu bir adımı çağrıştırmıyor’

CİMER tarafından gelen cevapla aylar sonra sadece bir reaksiyon alabildiklerini kaydeden Özkan, gelen cevabı şöyle değerlendirdi:

Bu gelişme bizim açımızdan sadece 30 günde gelmesi gereken bir cevabın 106 günde gelmesi ve gelen cevabın da içinin tamamen boş olması anlamına geliyor. Dolayısıyla bize olumlu olabilecek bir adımı çağrıştırmıyor.”

‘Siyaset yapmaya devam edeceğiz’

Yeşiller Partisi Eş Sözcüsü Emine Özkan, konuyla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini hatırlatarak, siyaset yapmaktan vazgeçmeyeceklerini şöyle dile getirdi:

Bizim hukuki sürecimiz devam ediyor. Dolayısıyla zaten bu bilgi edinme hakkında gelen cevabın kendisi, açtığımız dava hakkında da bir dayanak ya da bir içerik mahiyeti barındırmıyor.

Bundan sonraki adımlarımız hem hukuki sürecin devam etmesi hem de gelişme oldukça-olmadıkça bunu duyurmak ve yaşadığımız bu anlamsız hak ihlalinin biliniyor olmasını sağlamak.

Tabii ki siyaset yapmaktan vazgeçmemek. Yeşiller Partisi’nin siyasi alanda üreteceği sözü, politika önerilerini, muhalefetin kendisini yapmaya devam etmek.”

‘Keyfiyet söz konusu’

CİMER’den neden böyle bir cevap geldiğiyle ilgili de yorumlar da bulunan Özkan, bunun bir siyasi engelleme ya da bürokratik kriz olduğunun söylenebileceğini, ancak her ne olursa olsun hiçbir yerinden tutulamayan bir durum olduğunu dile getirdi:

Ben bir yurttaş olarak CİMER’de daha önce de farklı süreçler için başvuruda bulunmuştum. Dolayısıyla CİMER, benim genel olarak güvendiğim bir yapıydı diyebilirim.

Ama Yeşiller Partisi olarak yaşadığımız bu süreçte ‘Böyle bir sistem kurduk ve bütün yurttaşlar bu sistemden hakları bağlamında faydalanabilir’ diye uygulandığı iddia edilen bir durumun aslında tırnak içinde işine gelmediğinde nasıl keyfiyete dökülebileceğini görmüş olduk.

Bu bir kere benim devletin işleyen bürokratik yasalarına olan güvenimi temelden sarsan bir yerde duruyor. Çünkü 30 günde alınması gereken bir cevabın 106 günde gelmesi çok büyük bir fiyasko.

Buna ek olarak gelen cevabın kendisi o kadar ezbere bir nitelik taşıyor ki bu da bizim aslında bir şekilde sorduğumuz soruların esas cevaplarının verilmesinden imtina edildiğini gösteriyor.

Bunun bir siyasi engelleme olduğunu söyleyebiliriz, bürokratik bir kriz olduğunu söyleyebiliriz. Ama hangisini ele alırsak alalım, hiçbir yerinden tutamadığımız ve bir mantık çerçevesine oturtamadığımız bir süreç ve keyfiyet söz konusu.”

‘Tamamen anayasa ihlali’

Geçen aylar boyunca süreci samimiyetle yürüttüklerini kaydeden Emine Özkan, gelinen noktada basit bir bürokratik kriz değil, bir hukuksuzluk ve anayasa ihlali olduğunu gördüklerini söyledi:

Koronavirüs var, ülke şartları dedik. Ama dava açmaya geldiğimiz noktada bunun artık böyle basit bir bürokratik kriz olmadığını, içinde bir keyfiyet, yasalara uygunsuz davranma ve bir anayasa hak ihlali olduğunu çok net bir şekilde görebiliyoruz.

Bunu tabi ki ülkenin daralan demokratik ortamından da bağımsız düşünmüyoruz. Zaten daralan bir ortam var. Bu bir gerçek. Biz de buradan nasibimizi alıyoruz gibi bir durum var.

Bir siyasi partinin kurulmasının engellemenin kendisi, tamamen anayasal bir hak ihlali.

Biz gerçekten haklılığımızın, hakkımızın bu noktada teslim edilmediğinin çok bilincinde hareket ediyoruz.”

Kategori: Manşet