Hafta SonuKöşe YazılarıManşetYazarlar

Çeşme Turizm Projesi’ne yargı freni

0

Geçtiğimiz hafta içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ünlü Çeşme Projesi ile ilgili ‘yürütmeyi durdurma’ kararı aldı.

Çeşme Turizm Projesi’ne karşı, İzmir Barosu, TMMOB’na bağlı meslek odaları, İzmir Tabip Odası, çeşitli çevre örgütleri ve Çeşme Yarımadası’nda yaşayan bir grup vatandaş iptal davası açmıştı. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu kararında, ‘12/02/2020 tarih ve 31037 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesinin sınırlarının yeniden belirlenmesine ilişkin 11/02/2020 tarih ve 2103 sayılı Cumhurbaşkanı Kararında hukuka uygunluk bulunmadığı, uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğmasına yol açacağı sonucuna ulaşıldığından, itiraza konu Daire kararının İzmir Barosu ve İzmir Tabip Odası haricindeki davacılar yönünden kaldırılarak, dava konusu işlemin anılan davacılar yönünden yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi gerekmiştir’ ifadesi yer alıyor.

Yarımada’nın yarısı imara açılıyor

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından yürütmesi durdurulan Çeşme Projesi’nin temelini Çeşme Yarımadası’nın % 55’inin imarını değiştirecek imar plan değişiklikleri oluşturuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığınca açıklanan ve üzerinde meslek odalarıyla, çevre örgütlerinin dava açtığı İzmir Çeşme Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi alanı 16 bin 624 hektardan oluşuyor. Buna karşı ise Çeşme Yarımadası’nın tüm alanı ise topu topu 30 bin hektar.

Çeşitli dönemlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı yetkililerince yapılan açıklamalara göre bu plan değişikliklerinin yapılacağı bölgenin; 5250 hektarı orman alanları üzerinde, üstelik bu orman alanları; içinde nadir ve endemik türler barındıran, kendine has yaban hayatı ve habitatlar oluşmuş uluslararası öneme sahip doğal, bakir ve korunması gereken alanları kapsıyor. 600 hektardan fazlası mera alanı, 783 bin metrekaresi tarım alanı ve zeytinliklerden oluşuyor. Proje alanının halen 3400 dekarı dikili tarım arazisi, yaklaşık 4400 dekarı mutlak tarım arazisi, 7900 dekarı ise marjinal tarım arazisi… Bunun yanı sıra 2157 hektarı nitelikli doğa koruma alanı, 1432 hektarı sürdürülebilir koruma alanı da bölge sınırları içinde yer alıyor. Üstelik bu alanlar daha önce birinci derece sit kapsamında iken, pandemi günlerinde sessizce yapılan değişiklikle bu alanların dereceleri düşürülerek imara açılmasının da önü açılmış.

Kıyılar da halka kapatılıyor

Planlara dahil edilen ve artık İzmirlilerin giremeyeceği kıyı uzunluğu ise tam 47 kilometre. Başka bir anlatımla kamu kullanımına açık ve devlete ait olan kıyıların ve hatta tapuda kaydı olmayan deniz alanlarının turizm amaçlı bölge ilan edilmesi ve yerli ve uluslararası sermayenin özel kullanıma tahsis edilmesi söz konusu. Anayasamıza açıkça aykırı olan bu durum kamusal alanların proje gerçekleştiği takdirde artık İzmirliler tarafından kullanılamaması anlamına geliyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından alınan yürütmeyi durdurma kararında bu durum vurgulanmış.

Tüm bu alanlara toplam 55000 yatağa sahip olacak 200’den fazla otel, 11 golf sahası, marinalar yapılacak, yeni yollar açılacak. Zaten Turizm ve Kültür Bakanlığının yaptığı proje bilgilendirme açıklamalarından da projenin ‘üst düzey gelir grubuna’ dönük olduğunu ve İzmirlilerin buradan yararlanamayacağını açık ve net olarak anlaşılmıştı. Projenin başka bir boyutu ise bölgede yaşanacak büyük bir nüfus yoğunluğu… Çeşme yarımadası tamamen yapılaşma baskısı altında kalacağı için bölgede olağanüstü nüfus artışı yaşanması kaçınılmaz. Bu durumunda kent kimliği ve kent kültürünü etkileyeceği de çok açık…

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun verdiği ‘yürütmeyi durdurma’ kararından sonra bir açıklama yapan TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu, Çeşme Projesi  ile ilgili verilen yürütmeyi durdurma kararının sonrası yaptığı açıklamada ‘telafisi güç zararlar oluşmaması için Bakanlık tarafından yapılan çalışmaların acilen durdurulması gerektiğini’ belirtildi. Açıklamanın devamında ‘Danıştay İdari Dava  Daireleri Kurulu;  rant projesine ilişkin tarafımızca acılan dava sonucunda hazırlanan bilirkişi raporuna  rağmen Danıştay Altıncı Dairesinin yürütmeyi durdurma talebini reddeden kararı kaldırması ve işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar vermiştir. Bu karar ile  TMMOB olarak başından beri ifade ettiğimiz üzere söz konusu  projenin toplumun ve doğanın ortak yararı ile en ufak bir ilişkisi bulunmadığı bir kez daha ifade edilmiştir. Bu karar sonrası  yürütülen bütün iş ve işlemlerin durdurulması gerektiğinin altını çiziyoruz’ denildi.

TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu’nun açıklamasında da altı çizildiği gibi Kültür ve Turizm Bakanlığının Çeşme yarımadasındaki projeye ilişkin tüm çalışmalarını mahkeme kararı doğrultusunda bir an önce durdurması gerekiyor. Hatta bu proje de kamu yararı görmeyen bilirkişi raporundan sonra gelen bu Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun yürütmeyi durdurma kararında ile bakanlığın artık inadından vazgeçerek, Çeşme yarımadasında büyük bir ekolojik kıyıma yol açacak bu projeyi tamamen iptal ettiğini açıklaması gerekiyor.

Kategori: Hafta Sonu

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.