Hafta SonuManşet

Brezilya’da çalgılı çengili kadınlı erkekli bir 8 Mart – Muzaffer Ekin Şişli

“8 Mart yaklaşıyor ne yapabiliriz?” diye soruyor arkadaşım. Diyorum ki “Kampüste kadınlar kesin yürüyüş yapar gel bir öğrenci birliğine soralım, hatta sen sor ben erkek erkek ortalarda dolanmıyayım :)”.

Bir hafta öncesinden kampüsün çeşitli köşelerinde mor zemin üzerine çeşitli grupların mesajları asılmış. Hatta ekonomi fakültesinin oradaki bir merdiven boyanmış:

Öğrenci birliği dediğimiz yer ayrı küçük bir binası olan, anlayabildiğimiz kadarıyla öğrenci gruplarının, politik aktivistlerin, üniversite çalışanları sendikasının toplandığı takıldığı pek hoş bir mekan. Dostlarımın ziyareti sonuç veriyor ve 8 Mart’ta 09:00’da Campinas’ta şehir merkezindeki kültür merkezinde toplanılacağını öğreniyoruz. Dahası da var erkekler de katılıyor ve davetli! Yandan yandan izlemeye gitmeyi zaten düşünüyordum ama böylesi daha bir gönül rahatlığı sağlamadı değil!

24 ekin

7 Mart günü gidiş planımızı yaparken kaçta gitmemiz gerektiği konusunda hemfikir olmakta sıkıntı yaşıyoruz. Ben Brezilyalı’larla yaşadığım tecrübelere istinaden 11’de gitmemiz gerektiğini söylerken, 9’da orda olmamız gerektiğini savunan kadınlar “10 da olabilir aslında” diyen orta yolcu arkadaşı da ekarte ederek 9’a karar aldırıyorlar. Ve sonuçta tabi ki kadınlar haklı çıkıyor! =) Brezilya’lı 8 Mart’çılar kendi kültürlerinin alışılmışının ötesinde bir disiplinle 9’da oradalar pankartlar yapıyorlar!

Yürüyüşün başlayacağı yer eski bir tren istasyonundan kültür merkezine çevrilmiş bir alan.  Otobüs garından o bölgeye giderken yürüdüğümüz bölgede bol bol berber dükkanı ve seks işçisi görüyoruz. Berber dükkanlarında kadın-erkek bir arada tıraş oluyor, seks işçileri mahallenin olağan parçaları. İspanyol arkadaşım otobüs garları çevresinin hep benzer olduğundan bahsetse de benim için durum yeni ve ilginç.

Mekana vardığımızda hazırlık halindeki gruplarla iletişim kurmaya çalışıyoruz dilimiz döndüğünce. Garın içine ve önünde çeşitli gruplar pankart hazırlıyor, vurmalı çalgılarını düzenliyor, sloganlarını taşıyan t-shirt lerini satıyorlar. Sendikalardan birini kankaya bağlıyoruz güzel t-shirt’lerini hediye alıyoruz :) (buralarda eski dünyadan yabancı yok pek)

26 ekin

Değişim ve Dünya Hareketi Kadınları. Seçtikleri kumaş çok beğeni topladı!

Feminist hareketlerin yanısıra siyasi partiler ve sendikalar da alanda. En renkli albenili pankartlar feministlerin. Partilerin ve sendikaların çoğunun klasik kızıl bayrakları ve onları tutan kocaman adamları var. Brezilya Yeşillerini göremiyorum, renkli bayrakları ve güneş logosu olan bir partiyle muhabbetimiz oluyor biraz. PT (İşçi Partisi) ‘den ayrılmışlar, iktidara geldikten kısa süre sonra neo-libarel politikalar uyguladığından dem vuruyorlar (PT Brezilya sol grupları arasında hararetli bir tartışma konusu halen, destekleyenler olduğu gibi ateş püskürenler de çok).

Saat 10’a doğru kalabalık artıyor ve yürüyüş başlıyor. Her yaştan insanın katılımı ortamı renkli ve şenlikli kılıyor. Sloganlar gırla, grubun enerjisi yüksek. Taşıt trafiğine kapalı bir caddede ilerliyoruz Campinas’ın Taksim’i mi desem, çarşısı pazarı mı bilmem. Yürüyüş esnasında “ne yapıyor bu insanlar” der gibi bakanların yanında mağaza çalışanlarından, yoldan geçenlerden alkış tutanlar, destek olanlar da çok. Yolumuzu kesen sokaklardan gelen arabalar uzun konvoyu beklemek zorunda kalıyor. Trafiği kapata kapata ilerliyoruz (bir yerde koordinatör ablalardan biri buyurdu gringo* lar olarak sokağın trafik akışını biz kestik! )

31 ekin

Sloganlarda ve pankartlarda kadına karşı şiddet, kürtaj yasağı, gelir adaletsizliği, siyahi kadınların maruz kaldığı ek ayrımcılıklar ön plana çıkıyor. Üniversitede dağıtılan broşürlerde öldürülen kadınların hikayelerini okuyoruz, görünen o ki ataerki kadınları burda da öldürüyor.

Sığınma evlerinin azlığı ise bu sorunu derinleştiriyor. 1 milyonluk şehirde 15 kişinin kalabileceği tek bir ev varmış. Başvurabilecekleri 24 saat çalışan bir merkez, bir telefon hattı bile yok.

Latin Amerika’da Uruguay harici tüm ülkelerde kürtaj yasak. Ülke nüfuslarının ağırlıklı olarak katolik olmasının bu durumda etkili olduğu söyleniyor. İstenmeyen gebelikte kadınlar ne yapıyor sorusuna cevaplar çeşitli. Durumu olanlar başka ülkelere gidiyor veya illegal çalışan doktorlar buluyorlar. Brezilya’da genç ebeveyn olmak da oldukça yaygın.

Gelir adaletsizliği temel sorunlardan. Büyük bir ekonomi olsa da milyonlar ciddi yoksulluk içerisinde yaşıyor. Kadınların erkeklere göre ortalama maaşları ise tahmin edebileceğiniz gibi daha düşük. Siyahi kadınlar için durum çok daha vahim. İki kere ayrımcılığa maruz kalan bu grubun erkeklere göre maaşının %70 daha düşük olduğunu öğreniyoruz.

Ülkedeki ırkçılığın durumu üzerine sohbet ettiğim bir arkadaşım siyahlara karşı pek bir ayrımcılık kalmamış olsa da fakirlere karşı “önyargı” olduğunu ve siyahların da dar gelirli grubun büyük çoğunluğunu oluşturduğunu söylemişti. Zengin siyahsanız sıkıntı yok yani fazla dert etmeyin(!).

22 ekin

Davul yazısı: “Kadına karşı şiddeti sona erdirmek için

Evet tüm bu tabloya rağmen şenlikli bir 8 Mart kutluyoruz! Ataerkiye (Machismo) lanet edilirken davullar çalınıyor, dans ede ede yürünüyor. Gösteriye katılan erkekler fazla ön plana çıkmıyor. Özen gösterdiklerinden mi buralarda bu işin doğalı mı böyle bilemiyoruz. Her durumda kadınlar yönlendiriyor, erkekler tabi-katılımcı. Böyle de güzel oluyormuş aslında :)

Yürüyüşün sonunda bir katedral (büyük kiliseler var ya ondan :) ) ve önündeki meydana varıyoruz. Tüm pankartlar özenle yanyana dizildikten sonra etrafında toplanılıyor. Katedral merdivenlerinde konuşmalar yapılıyor. Her gruba tek tek söz veriliyor. Bazı kadınlar o kadar çoşkulu konuşuyor ki ne dendiğini anlamasak da ellerimiz şişesiye alkışlıyoruz. Duyguları anlamak için dil şart değil derler ya heralde öyle bir durum. Sonrasında öldürülen kadınların isimleri okunuyor, isimler uzun, vahşetin listesi bitmek bilmiyor. Bir an böyle bir gösterinin Türkiye’de bir camii önünde yapılabildiğini hayal etmeye çalışıyorum, arkada da palmiye ağaçları var ya bir türlü başaramıyorum. O sırada meydandan sakin sakin geçen bir rahibe sahnenin fantastikliğini iyice derinleştiriyor.

Kapanış neşeli olmalı Brezilya’dayız! Küçük bir vurmalı çalgı ekibi çıkıyor başlıyor çalmaya, söyledikleri şarkı esnasında ilk kez bir erkek sesi duymuş oluyoruz. Yerel kıyafetlerle dans eden 3 kadına gösterici kadınlar, sonrasında da erkekler katılıyor. Biraz izledikten, biraz oynadıktan sonra program sonlanıdırılıyor. Bir miktar daha meydanda takılıyor insanları gözlemliyoruz. Gruplar yavaş yavaş dağılınca biz de dönüş yolumuzu tutuyoruz.

*Gringo: Burda yabancılara verilen ad (gavur gibi birşey korkarım ama sevgiyle de kullanıyorlar

Muzaffer Ekin Şişli

 

 

Muzaffer Ekin Şişli

 

Kategori: Hafta Sonu