EnerjiManşet

Açık deniz rüzgar tarlaları dünyanın gerek duyduğundan daha fazla elektrik üretebilir

Yeşil Gazete için çeviren: Özgürel Başaran

Dünyadaki kıyı şeritleri üzerine yapılan ayrıntılı bir araştırma, sadece kıyıya yakın sığ sulardaki rüzgarlı bölgelerde deniz yüzeyine kurulacak rüzgar santrallerinin tek başına dünyanın ihtiyacından fazla elektrik üretebileceği sonucunu ortaya koydu.

Uluslararası Enerji Ajansı‘nın (IEA)nın araştırmasına göre, kıyıya 60 km (37 mil) uzaklıkta bulunan ve derinliği 60 metreyi geçmeyen bütün kullanılabilir bölgelere rüzgar santralleri kurulursa, yılda 36,000 teravatsaat enerji üretilebilir. Bu da şimdiki 23,000 teravattsaatlik küresel enerji talebini kolayca karşılayabilir. IEA yöneticisi Fatih Birol, “Açık deniz rüzgar enerjisi şu anda küresel enerji üretiminin % 0,3’ünü karşılıyor ancak çok daha büyük bir potansiyel barındırıyor” dedi.

20 yılda 15 kat artış

Araştırma önümüzdeki 20 yıl içinde açık deniz rüzgar tribünlerine yapılacak yatırımların 15 kat artarak bir trilyon dolar (780 milyon pound) değerinde bir piyasa oluşturacağını tahmin ediyor.

IEA bu hafta içinde yenilenebilir elektrik enerjisi arzının küresel ölçekte beklenenden hızlı arttığını ve güneş enerjisi alanındaki canlanmanın da etkisiyle sektörün beş yıl içinde % 50 büyüyeceğini açıkladı. Açık deniz rüzgar enerjisi santralleri, giderek düşen maliyetler ve Eyfel Kulesi yüksekliğinde türbinler kıyıdan daha uzaktaki hızlı rüzgarlardan yararlanmayı sağlayabilen yüzen yapılar gibi yeni teknolojik gelişmeler sayesinde dünya çapında temiz enerji üretimini artıracak.

Kıyıdan daha uzakta çalıştırılan yeni kuşak yüzen türbinler, IEA tahminlerine göre 2040’ta dünyanın toplam enerji talebinin 11 kat fazlasını karşılayabilir.

Rapora göre AB’nin kıyıya açık deniz rüzgar enerjisi üretimi kapasitesinin 2040’ta 20 giavattan yaklaşık 130 gigavata, daha güçlü iklim önlemleriyle 180 gigavata yükselmesi bekleniyor.

Sudan hidrojen üretimine de katkı

IEA’ya göre Çin‘de açık deniz rüzgar enerjisi üretiminin artışının daha da hızlı olması bekleniyor. Daha ciddi iklim hedeflerine 2040’ta uyum sağlarsa Çin’in kıyıya açık deniz rüzgar enerjisi üretiminin 4 gigavattan 110 gigavata yükselmesi bekleniyor.

Birol, açık deniz rüzgar enerjisinin sadece temiz elektrik enerjisi üretimini sağlamakla kalmayıp aynı zamanda fosil yakıtlar yerine ısıtma ve ağır sanayide kullanılabilecek hidrojen üretimine de önemli bir katkı sağlayacağını söyledi. Sudan hidrojen elde etme süreci yüksek oranda elektrik kullanımını gerektiriyor ancak bol miktarda ve ucuz rüzgar enerjisi, gaza, düşük maliyetli ve sıfır karbon salımlı bir alternatif sunabilir.

Enerji şirketleri Kuzey Denizi’nde şimdiden Britanya hükümetinin desteklediği yüzen “yeşil hidrojen” projesiyle deniz suyundan hidrojen elde etmek için dev açık deniz rüzgar enerjisi santralleriyle elde edilen elektriği kullanmayı planlıyor. 2030’larda elde edilen gaz, atık üretmeden yakılmak üzere kıyıya pompalanarak milyonlarca evi ısıtabilir. Birleşik Krallık 2050’de net sıfır karbon hedefine ulaşmayı taahhüt etmişti.

Açık deniz rüzgar enerjisi sektörünün gelişmesiyle çakışan ülkenin ekonomik bakımdan gerileyen petrol ve gaz sanayisinin durumu Birol’a göre Birleşik Krallık için önemli ekonomik kazanımlar sağlayabilir.

Açık deniz rüzgar enerjisi belli başlı mühendislik firmalarına ve bu alanda üretim konusunda deneyimli petrol ve gaz şirketlerine yeni bir iş sahasında geniş bir portföy sağlıyor,” diyen Birol’a göre IEA’nın analizleri açık deniz rüzgar enerjisi alanında inşaat ve bakım işlerinin petrol ve gaz üretimi çalışmalarıyla sinerji içinde olduğunu ortaya koyuyor.

Makalenin İngilizce orijinali

Kategori: Enerji