EnerjiManşet

Birleşik Krallık’ta temiz elektrik, fosil yakıtları geride bırakıyor

Birleşik Krallık, Sanayi Devrimi’nden beri ilk defa enerjisini fosil yakıtlardan çok karbonsuz kaynaklardan üretiyor.

Bu dönüm noktası 2019 yılının ilk beş ayında gerçekleşti.

National Grid’e (Birleşik Krallığın enerji dağıtımını sağlayan şebeke) göre temiz enerji %48’lik bir oranla %47 oranda kullanıma sahip olan kömür ve gaz enerjisini geride bıraktı.

Geriye kalan yüzdeyi ise bioyakıt oluşturmakta. Enerji kullanımındaki bu dönüşüm, kömür enerjisindeki hızlı düşüşü, bununla beraber rüzgar ve güneş enerjisindeki artışı göstermekte.

Temiz Elektrik dönüm noktasında.
2019 Ocak – Mayıs arasında Birleşik Krallığın elektrik üretimi.

National Grid’e göre son 10 yılda kömür enerjisi kullanımı %30’dan %3 oranına bir düşüş yaşandı.

Bu sırada rüzgar enerjisi kullanımı ise %1’den %19’luk bir orana yükseliş gösterdi.

Tüm bu süreç sırasında minik kilometre taşları da aşıldı. Örneğin, Birleşik Krallık bu yılın Mayıs ayında kömürsüz ilk iki haftasını geçirdi ve aralıksız iki günde güneş enerjisi üretiminde rekor seviyelere ulaştı.

Temiz elektrik karbon bazlı enerjiyi geride bırakıyor.
Birleşik Krallığın kaynak bazında elektrik üretimi.

Bu gelişmeler neden önemli

Bu değişimin asıl nedeni, iklimin aşırı ısınmasına sebep olan sera gazlarının emisyonunu azaltmak. Elektrik sektörü de buna başlamanın en kolay yolu olarak gözükmekte.

National Grid CEO’su John Pettigrew BBC News’a verdiği röportajda, “Son 10 yıldır enerji kullanımının karbonsuzlaştırılmasında önemli gelişmeler yaşanmıştır fakat 2019 yılı bir dönüm noktası olacaktır,” dedi.

Sanayi Devriminden beri ilk defa fosil yakıtlardan çok karbonsuz veya düşük karbon oranına sahip kaynaklar kullanılarak elektrik üretilmiştir. Bu oldukça heyecan verici bir gelişme çünkü bir dönüm noktası niteliğindedir,” diye ekledi.

National Grid’e göre şu ana kadarki verilere ve geçmişteki paterne bakılarak Birleşik Krallığın bir yıllık elektrik üretim oranını tahmin etmek mümkün.

Gelecek yıllarda ise rüzgar ve güneş enerjisinin kullanımı artacağından daha fazla enerji depolaması gerekecek.

Arabalar bir elektrik kaynağı olabilir mi?

Pettigrew, rüzgarın esmesinden veya güneşin ışıldamasından elde edilen yenilenebilir enerjinin bir kısmının daha sonra kullanılmak üzere insanların elektrikli arabalarında depolanabileceğini söylüyor.

Arabaların şarj sistemi tam tersine çevrilip, talep arttığında bataryalarındaki enerjiyi şebekeye geri besleyerek, mesela birinin akşam yemeğini pişirmesini sağlayabilecek.

Elektrikli araçların en büyük katkılarından biri bataryasının olmasıdır. Dolayısıyla gerektiğinde şebeke için bir enerji kaynağı haline gelebilmektedirler,” diyor Pettigrew.

Tüm arabaların enerjisini bir araya getirerek şebekeye destek sağlayabiliriz. Bu da masrafları azaltmak adına çok önemli bir rol oynayacaktır,” diye ekliyor.

Şirkete göre bu “araçtan şebekeye” (V2G) yöntemi Birleşik Krallığın enerji depolaması talebini %10-15 arasında azaltabilir.

Ancak, bu planlardan emin olmak zor, çünkü otonom araçlar araç kullanımı ve sahiplik modellerini bozabilir.

Avrupa’dan ne kadar elektrik satın alacağız?

Enerji üretiminde rüzgarın yeterince esmediği zamanlarda oluşan boşluğu doldurmanın bir başka yolu ise komşu ülkelerden elektrik almaktır.

National Grid yakın bir süre içerisinde dev kablolar aracılığıyla Avrupa kıtasından yaklaşık 8 milyon eve güç sağlanabileceğini düşünüyor.

Şirket, bu sene ithal edilen elektriğin %63’ünün bağlantı kabloları aracılığıyla Fransa nükleeri gibi sıfır karbon kaynaklardan geldiğini ifade ediyor.

2030’lu yıllara kadar Birleşik Krallık’ın, Norveç’in geniş hidroelektrik güç sisteminden enerji almasıyla beraber, karbonsuz enerji oranının %90’a kadar çıkması beklenmektedir.

Bunlara rağmen düşük karbonlu enerji ile ilgili, nükleer güçle ilgili bir kesinlik olamamasından ötürü ve araç kullanıcılarında artması beklenen talepten ötürü, hala büyük belirsizlikler bulunmakta.

Pettigrew de devletin elektrikli araçlarla ilgili gelişmelerinin yeterince hızlı olmadığı düşünen kişiler arasında katılmış, ısınmaya karbonsuzlaştırmaya yönelik çabanın hızlanmasını talep etmekte.

Teknoloji iklim sorununu çözmüş müdür?

Deneyimli e3g enerji analizcisi Tom Burke BBC News’e verdiği röportajda, “Bugün geldiğimiz nokta teknoloji uzmanlarına bir övgü niteliğindedir. İklim değişikliğiyle ilgili teknik noktaları çözüme ulaştırmış durumdayız,” dedi.

Şu anda karşı karşıya olduğumuz sorunlar politiktir. Net Zero’ya (karbon emisyonları) doğru ilerlemeye devam ettiğimizde fosil yakıt sektörlerindeki istihdamlar kaybolurken düşük karbon sektörlerinde yeni istihdamlar oluşacaktır,”

Hükümet iklim politikaları duruşunda kararsızlık göstermiştir, dolayısıyla da bu konunun politik yönünü yönetmekle ilgili bir gelişme sağlamamıştır,” diye ekledi.

Bu konuyla ilgili bir beyaz bülten hükümet tarafından yayınlanacaktır.

Makalenin İngilizce Orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Karya Ayyıldız

Kategori: Enerji