Michael kasırgası kurbanları iklim değişikliğini inkâr edenler tarafından temsil ediliyor

TheGuardian‘da John Abraham imzasıyla yayınlanan haberi Yeşil Gazete gönüllü çevirmeni Nilüfer Ağaç‘ın çevirisi ile paylaşıyoruz.

***

Seçimin sonuçları oldu. Bilimi inkâr etmenin de sonuçları vardır. Ve biz ektiğimizi biçiyoruz.

Michael Kasırgasının hırpaladığı bir Amerikan bayrağı 10 Ekim 2018’de Crawfordville, Florida’da Shell Point Plajı’nda günbatımının mor renginde uçmaya devam ediyor. Fotoğraf: Mark Wallheiser/Getty Images.

Floridalılar çok büyük zarara yol açan ve kategori 4 olarak sınıflandırılan çok güçlü bir tayfunun üstesinden gelmeye çalışıyor. Sert rüzgâr, şiddetli yağmur ve fırtına dalgası milyonlarca dolara mal olacak.

İklim değişikliğinin bu fırtınaları daha da güçlendirdiğini biliyoruz. Fırtınalar sıcak okyanus sularından besleniyor ve iklim değişikliği yüzünden   bu sular artık daha sıcak. Bilim hakkında farklı yerlerde daha detaylı  burada ve burada yazdım. Fakat temelde, Michael gerçekten de sıcak suların, insandan kaynaklı ısınma yüzünden daha da sıcak olan suların üzerinden geçtiği için güçlendi.

Michael kasırgasının değişimi sırasında Florida çevresindeki okyanus suyu sıcaklıkları. Görsel: Nasa Eosdis-Lance.

Tahmin edilebileceği gibi; kasırga kıyıya vururken güçlendi. Ben bunu yazarken Michael kıyıya vurmaya devam ediyor ve basınç hala düşüyor (bir kasırgadaki düşük basınçlar daha güçlü bir fırtınaya işaret eder. Michael’ın ABD’yi vuran kasırgalar içinde en düşük üçüncü basınca sahip olabileceği görülüyor.

Michael Kasırgasının kızılötesi görüntüsü. Fotoğraf: NASA-NOAA-UW-SSEC-CIMSS, William Straka

Michael Kasırgası’nın vurduğu Florida gibi bir eyaletin, iklim değişikliğini inkâr eden birilerine oy verecek olması şaşılacak bir şey. Konunun nasıl geliştiğine bakalım. Söylentilere göre Florida Çevre Koruma Departmanı’nın “iklim değişikliği” ve ‘’küresel ısınma ‘’terimlerini kullanması yasaklandı. Bu politikanın, Florida’nın bilimi inkâr eden Rick Scott’u vali olarak seçmesiyle yürürlüğe girdiği bildirildi.

Rick Scott çağdışı bu duruşu yüzünden Florida’daki insanlar tarafından kınandı. Eyalet sakinlerinin sıkıntılarını arttıran onun yaptığı gibi iklim değişikliğinin inkârıdır.

İş arkadaşlarımın Vali Scott’un politikalarının devletini nasıl etkilediğini anlamasına yardımcı olmaya çalıştığı değil. Birkaç yıl önce bilim insanları onunla buluştu ve iklim değişikliğini ciddiye alması için çağırdı. O sessiz kaldı.

Bu, meslektaşlarımın Vali Scott’a politikalarının eyalete nasıl zarar verdiğini göstermek için uğraşmadığı anlamına gelmez. Birkaç yıl önce bilim insanları onunla bir araya gelerek iklim değişimini ciddiye alması için uyardılar. O ise sessiz kaldı.

Yerel medyanın uğraşmadığı anlamına da gelmez. Büyük gazeteler Rick Scott’a iklim değişikliği konusunda harekete geçmesi çağrısında bulundular. Fakat bu da çok işe yaramadı. Belki de Rick Scott iklim değişikliği düzenlemelerine karşı çıkan şirketlere yatırım yaptığı için.

Politik muhaliflerin denemediği anlamına da gelmez. Son dönemde Florida Demokratları iklim değişikliğini kabul etmesi için Rick Scott’a dilekçeyle çağrıda bulundular.

Neyse ki Rick Scott senato için adaylığını koyarken Demokrat Bill Nelson da ona meydan okuyor. Nelson bilimi anlıyor ve gerçeklere inanıyor. Nelson’a göre, ‘’iklim değişikliği gerçektir ve kendimizi korumak için harekete geçmeliyiz. Bilimsel gerçekliğin reddi özellikle Florida’da bir seçenek değildir’’

Rick Scott bilimi ve iklim değişikliğini reddeden Florida Eyaleti’ndeki tek politikacı değildir. Senator Marco Rubio da var.

Florida seçmenleri bu saçmalığa bir son verebilir. Scott’u eyalet valiliğine taşıyacak mevcut yarışta Cumhuriyetçi aday Ron Desantis de bilimi göz ardı ediyor. İklim değişikliğinin eyaletlerin azaltabileceği bir konu olmadığını söylüyor. Ne dedin?

Ron De Santis’in kaybetmesini umut edelim. Rakibi Andrew Gillum’un şu söyledikleri gün gibi aşikâr:

‘’İklim değişikliği gerçektir, Floridalıları doğrudan etkilemektedir ve biz bu konuda sessiz kalmayacağız. Vali olduğumda sadece iklim değişikliğini konuşmayacağız. –Floridalıların eyaletimizin enerji bağımsızlığının artması ve daha dirençli olabilmesi için çalışmasını sağlayacağız ve eyaletimizi Amerika Birleşik Devletleri’nin güneş başkenti yapacağız.’’

Fakat sadece Florida değil; iklim değişikliğini reddedenlerce yönetilen, Michael Kasırgası’nın vuracağı başka eyaletler de var. Örneğin; Michael Kasırgası Georgia eyaletini de vurulacak. Eyalet senatörlerinden David Perdeu, Paris Anlaşması’ndan çekildiğinde Başkan Trump’ı tebrik etmişti. Georgia’nın bir başka senatörü Johnny Isaksan da bilimi reddediyor ve Başkan Trump’ın bu pervasız hareketini destekliyor.

Kongrenin bölge düzeyinde inkârlar devam ediyor. Cumhuriyetçi temsilci Barry Loudermilk de Başkan Trump Paris Anlaşması’ndan çekildiğinde memnun olmuştu. Buna karşın, rakibi Flynn Broady bilime güveniyor ve anlıyor. Kendisinin de ifade ettiği gibi tavrı daha net olamazdı:

‘’Yenilenebilir enerji kaynaklarını geliştirecek ve uygulamaya koyacak, karbon emisyonunu azaltacak ve enerji ihtiyacımızı karbon yakıtından uzaklaştıracak teknoloji ve bilgiye sahibiz. Paris Anlaşması’na ve Kyoto Protokolü’ne dâhil olmayı dünyaya borçluyuz. Önde gelen sanayi ulusu olarak çaba göstermeliyiz.

İklim değişikliğini reddedenler kasırga hakkındaki bu makalenin neşeli olduğunu söylemeye çalışacaklar. Öyle değil. Her şeyden önce, bu kasırga ve diğer kasırgalar ölümlere ve yıkıma neden olabilir. Dilerim ki insanlar uyarıları dikkate almışlardır ve yoldan çekilmişlerdir. İklim değişikliğine ve onun fırtınalar üzerindeki etkisine dair fikirleri ne olursa olsun insanların güvende olmasını umuyorum.

İkinci olarak, seçimlerin bazı sonuçları olacak ve toplum olarak daha iyi bir dünya yaratmak, iklim değişikliğini azaltmak istiyorsak bilimi anlayan ve gerçeklere inanan kişilere oy vermeliyiz. İklim değişikliğini reddedenler iklim değişikliği karşısında harekete geçmeyerek, bu fırtınaları daha da kötüleştiriyor. Kanunları iklim değişikliğini inkâr edenler yaptığı sürece ne olmasını bekleyebiliriz ki?

Üçüncüsü, “iklim için harekete geçmek çok pahalı” diyenler için, geçtiğimiz on yılda dünyadaki iklim eylemsizliği maliyetlerini nasıl toplayacaksınız? Size cevabım, hiçbir şey yapmamak çok maliyetli olacaktır.

Dördüncü olarak, Cumhuriyetçi Partiye ne oldu?  Cumhuriyetçi Parti kendisini evvelce entelektüellerin partisi olarak lanse ederdi. Bilimi reddetmenin bir turnusol testi olduğu bir partiye nasıl dönüştünüz? İklim değişikliğini gerçekten anlayan ve bunu önemseyen Cumhuriyetçiler nerede? Böyle birini bulursanız bana da söyleyin. Belki burada onlar hakkında da yazabilirim.

Son olarak, iklim değişikliği sadece bir başlangıç. Daha da kötüye gitmeye devam edecek. Bu, fırtınaların daha kötü olacağı, kuraklığın artacağı, sellerin daha şiddetli olacağı ve maliyetlerin artacağı anlamına geliyor. Bu sorunu ciddiye almazsak, şu an gördüğümüz ve geçmiş on yılda gördüğümüz, geleceğin bize getireceklerinin yanında çok ufak kalacaktır.

İyi şanslar Florida ve Georgia. Düşüncelerim sizinle. Diğer tarafta görüşürüz.

 

Makalenin İngilizce orijinali

Haber: John Abraham

Yeşil Gazete için çeviren: Nilüfer Ağaç

 

(Yeşil Gazete, The Guardian)