Yeşeriyorum

Biz Yaptık Oldu:1 Eylül Dünya Barış Günü,BOP,DKÖ

0

Sadece Türkiye solunun bildiği uluslararası gerçekleriniz kutlu olsun, 1 Eylül dünya barış gününüz de…

Türkiye, dünya politikasına ilişkin olduğu halde sadece Türkiye’de, Türkler ve Kürtler tarafından bilinen gerçeklere sahip çıkan ilginç bir sol harekete sahiptir. Dünyanın başka bir ülkesinde bilinmeyen, ama Türkiye’de çok önemsenen, yaygın kabul gören ve bütün dünyada böyle olduğu sanılan üç olguyu alt alta dizdiğimizde, Türkiye solunun kendine özgü bu karakteristiğini daha iyi anlayabiliriz.

1- Dünya Barış Günü – 1 Eylül: Dünya Barış Günü’nü 1 Eylül’de Nazilerin Polonya’yı işgalinin yıldönümünde kutlayan, sadece Türkiye soludur. Dünya Barış Günü Birleşmiş Milletler tarafından 21 Eylül tarihinde kutlanır, ama biz nedense yıllardır ‘ulusal’ bir Dünya Barış Günü’nü kutlamaya devam ediyoruz. Erich Hoenecker de kutlardı… Eski Sovyet Cumhuriyetleri içinde başka kutlayan ülkeler olup olmadığını ise bilemiyoruz.

2- Büyük Ortadoğu Projesi (BOP): Türkiye’de bizi de ilgilendiren her türlü uluslararası poltikayı açıklamak için bundan daha iyi ve yaygın olarak bilinen başka bir teori yok, dünyada ise Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) diye bir şeyin varlığından bahseden tek grup, yine Tükiye solu. 2004 yılında çok kısa bir süre Irak’ın işgalini meşrulaştırmak için ABD’nin ortaya attığı bir fikir olan Büyük Ortadoğu Girişimi adlı belge, kimse tarafından ciddiye alınmayıp Irak işgali de büyük çaplı bir direnişle karşılaşınca tamamen tarihin çöplüğünü boylayan, kimse tarafından hatırlanmayan bir belgeye dönüşmüştü. Oysa Türkiye solu o gün bugündür sadece kendisinin bildiği bu “proje”yi, tüm dünya politikasını açıklamak için büyük bir savurganlıkla kullanıyor. Uluslararası politikayı, savaşı, işgali, ABD’yi, İsrail’i, emperyalizmi vb. çok yakından takip eden Tarık Ali, Naom Chomsky, Naomi Klein, George Monbiot, Robert Fisk gibi yazarların haberdar olmadığı “BOP” konusunda sadece Türkiye solunun uyanık olması takdire şayan elbette.

3- Demokratik Kitle Örgütleri: Türkiye’de sol mücadelenin olmazsa olmaz örgütlenmeleri partiler… pardon, ne partisi, elbette demokratik kitle örgütleridir. Yani meslek odaları, sendikalar ve hemşeri dernekleri… Örneğin mühendislerin mesleklerini yapmak veya sertifika almak için üye olmak zorunda oldukları mühendis odalarının neresi kitle örgütüdür ve neresi demokratiktir anlamak zor. Dahası diyelim ki sadece elektrik mühendislerinin kendi aralarında seçtiği bir yönetim kurulu nasıl olur da demokratik ve kitle tanımı kullanıp bir dolu toplumsal harekete “liderlik” eder, bunu anlamak iyice zor. Dünyada “meslek odası” diye bir şey icat eden (ve bunun sol politik camiayı yönetmesini normal bulan) tek ülke olarak, hala bir de apolitik olmaktan şikayet etmiyor muyuz? Ediyoruz… Para mı dediniz?

Neyse, sadece Türkiyeli solcuların bildiği “evrensel” gerçekleriniz kutlu olsun.

Aman ha, başka ülkelerdeki yoldaşlarınıza bunlardan söz etmeyin…
h

Kategori: Yeşeriyorum

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.