Dünyaİklim KriziManşet

Birleşik Krallık hükümetine iklim stratejisi nedeniyle dava açılıyor

Birleşik Krallık hükümeti, emisyonlarda vaat edilen kesintileri sağlamak için gereken politikaları yasalaştırmadığı için dava ediliyor.

ClientEarth (CE) ve Friends of the Earth (FoE) tarafından hazırlanan dilekçe çarşamba günü mahkemeye sunuldu. CE, yasal karbon bütçelerinin karşılanmamasının gençlerin ve ailelerin yaşam haklarını etkileyeceği için İnsan Hakları Yasası‘na aykırı olacağını da belirtiyor.

‘Gerçek dünya politikalarını içermeli’

Birleşik Krallık’ın iklim stratejisi ekim ayında yayınlandı. 2030 yılına kadar yeni fosil yakıtlı arabaların ve 2035 yılına kadar gaz satışına son verme taahhütlerini içeriyordu. Ancak, stratejinin nasıl uygulanacağı veya gelecekte elde edilecek emisyon kesintileri belirtilmedi. Avukatlar, sıfır karbonlu havacılık yakıtları ve karbondioksidi doğrudan havadan çekip gömmek gibi spekülatif teknolojilere dayandığını söylüyor.

ClientEarth, son yıllarda yetersiz hava kirliliği politikaları nedeniyle hükümete üç kez dava açmış ve kazanmıştı. Friends of the Earth da, bakanlara çevre suçlarıyla ilgili davalar açmış ve kazanmıştı.

Guardian‘da yayımlanan habere göre, hem CE hem de FoE, İklim Değişikliği Yasası‘nın, bakanların, karbon bütçelerini belirledikten sonra “makul olarak uygulanabilir olan en kısa sürede” karşılamak için politikalar oluşturmasını gerektirdiğini savunuyor. Net sıfır emisyon stratejisine dahil edilen değerlendirmenin Birleşik Krallık emisyonlarının 2035’te izin verilen seviyenin iki katı olduğunu, ayrıca 2025 ve 2030’daki hedeflerin eksik olduğunu belirtiyor.

CE’nin avukatı Sam Hunter Jones, “Net sıfır emisyon stratejisi, gerçek dünya politikalarını içermelidir. Daha azı, hükümetin yasal görevlerinin ihlalidir ve iklim krizine yönelik önlemlerin gecikmesi anlamına gelir” diyor.

‘İklim krizine en az neden olanlar en çok etkilenenler’

FoE’nin avukatı Katie de Kauwe ise hükümet stratejisinin çocuklar, engelliler gibi yasalarla korunan gruplar üzerindeki etkisini değerlendirmede başarısız olduğunu iddia ediyor:

 “İklim krizine en az neden olanların en çok etkilenenler olduğunu biliyoruz. İklim planlamaları, en savunmasız kişiler göz önünde bulundurularak tasarlanmalı, bu eşitsizlikleri tersine çevirmeye dayanmalıdır.”

‘Hükümet teklifin emisyonlar üzerindeki etkisini ölçmedi’

Hükümetin resmi danışmanları olan İklim Değişikliği Komitesi (CCC), ekim ayında net sıfır stratejisinin “ileriye doğru büyük bir adım” ve G20 ülkeleri arasında en kapsamlısı olduğunu söylemişti. Ancak, değerlendirmesinde şu ifadelere de yer vermişti: “Hükümet, her bir politikanın ve teklifin emisyonlar üzerindeki etkisini ölçmedi. Politikaların hedeflerine nasıl ulaşacağı belli değil.”

İddiaların sunulmasının ve hükümetin savunmasının alınmasının ardından, yüksek mahkeme davanın açılıp açılmayacağına karar verecek.

Ekim’de açıklanan strateji belgesinde ne var?

Sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar net sıfıra ulaştırma taahhütünde bulunan Birleşik Krallık hükümeti, bu hedefe nasıl ulaşacağına dair yol haritasını 20 Ekim 2021 tarihinde açıklamıştı.

Strateji kapsamında 2030’a kadar Birleşik Krallık’ta 440 bin yeni iş imkanının oluşması ve özel sektörün 90 milyar sterlinlik yatırım yapması bekleniyor.

Ülkenin ısı pompaları, elektrikli araçlar, karbon yakalama ve depolama ve hidrojen gibi düşük karbonlu teknolojilerde rekabet avantajı kazanmasına yardımcı olmak da yol haritasının hedefleri arasında.

Bu stratejiyle birlikte, 2035 yılına kadar tüm elektriğin “arzın güvenilirliğine bağlı olarak” temiz enerji kaynaklarından sağlanması hedefleniyor.

Kategori: Dünya