Köşe Yazıları

Bayram; Kokmayan Bayramlar

0

Rana ArıbaşYine bir bayram, yine bir sahtelik, nedense samimiyetsiz duruşlar gibi gelmiştir bayramlar bana. Gerçi sadece bayramlar mı, anneler günü, 14 şubat, babalar günü  ve yılbaşı hepsi tüketim toplumunun dayatmalarıdır en basite indirgendiğinde. Hepsi birileri tarafından öyle öngörülmüştür ve insanlar paşa paşa kutlar. Neden, çünkü insanlar toplumsal bir varlıktır. Kendini bir gruba ait hissetmek ister, kendini önemli hissetmek ister, en doğal hakkı olarak sevmek ve sevilmek ister ve işte bu günler bunlara vesile olur güya. Kimse toplum değer yargılarını tınamayacak kadar cesareti gösteremez. Bir bağı vardır istese de atamaz.

Ama dayatmalar samimiyetsiz kurguları da beraber getirir. Sevgiliye sırf o gün aman aramız bozulmasın diye güller -hediyeler alınır, yılbaşında millete uyalım baabında hindiler alınır, yılbaşı balolarına gidilir ve bayramlar ise bir başka kurmacadır, insanlar günler boyu komşusuna uğramaz, alt katında ne olur tınmaz, akrabalar unutulur ama yılda iki kere aranır hatta aranmaz toplu mesaj atılır, bir zahmet aramak gitmek bile çoğu zaman zor gelir, şöyle evde oturmak, tatile gitmek varken, neresinden bakarsanız bakın sahtedir işte.

İnsan ilişkileri size dayatılan günlere endekslenemez. Birinin yaşamın içinde olmadıkça , acılarına sevinç çığlıklarına dokunmadıkça, biri canı acıdığında seni arayamadığında, Ya da sen ilk onun yardımına koşamadığında, dost kalamadığında bayramlar eski bir masaldır ve sadece günümüzdeki duruşu ile kirletilir.

Bir başka konu ise toplum olarak dayanışmayı ne kadar unuttuğumuzdur, dayanışmayı unuturuz ama bayramlarda en janjanlı giysilerimizle, ah ah ne üzüldüm sele kapılanlara keşke elimden Bir şey gelse şovunu eksik etmeyiz Ya da yaparız yardımı falan ama yedi cihan duyar, oysa yapılanları deşifre etmek de en ciddi ego tatminidir, ama olsun egolarımız okşansın, biz önemli  olalım derdindeyizdir. Olsun eyvallah.

Oysa bu ülkede kendini sadece adamış insanlar vardır, adlarını bilmeyiz, seslerini duymayız, oturup çokça şov yapmazlar, onlar Davutpaşa’dadır, onlar Ayazma’da, onlar deprem de, ceplerinde para bile olmaz ama yaşamları toplumsal refaha adanmıştır, onların ben olmak gibi bir derdi yoktur. Bayramlarda da şov yapmazlar sadece yanınızdadırlar.

Evet geldik yine bir bayrama , ben yine her zamanki gibi bayramların getirdiği olanca dayatmadan uzak, birazdan babamın ve ağbimin uyduğu yere gideceğim, onlara onları ne kadar özlediğimi söyleceğim, benim bayramda yanımda olmasını istediğim az sayıda insanlar olarak, yaşanmamış ve ağbimle aramızdan erken alınmış yıllar anısına ona en sevdiği şiiri okuyacağım. Frank Sinatra My Way her bayram olduğu gibi, babama ise , gesi bağlarını yine çalacağım biliyorum ki duyacak. Bayramın ilk günü annemi görüp ve her zamanki gibi yine her zaman yanımda olan insanlarla görüşeceğim. Ama asla sahte, faydacı olmayacağım. Biraz kendimi , biraz caz dinleyip, içimde son zamanlarda unuttuğum kendime bir yolculuk yapacağım. Kızılderelilerin deyimiyle bedenim ruhumdan daha çok yol aldığı için ruhumu yollara vereceğim. Peki ya siz ?

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.