EnerjiManşet

Bakanlığın 2020 emisyon rakamları kömürün kirleticiliğini bir kez daha ortaya koydu

0
Fotoğraf: AA

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2020’ye ait “Türkiye Elektrik Üretimi ve Elektrik Tüketim Noktası Emisyon Faktörleri”ni yayımladı. Linyitin elektrik üretiminde kullanılması sonucu kaydedilen emisyon miktarı, kömürün aşırı kirleticiliğini Bakanlık verileriyle de bir kez daha ortaya koydu.

Bakanlıkça yapılan duyuruda “Ülkemizdeki elektrik üretiminin ve nihai kullanıcıya elektrik şebekesi üzerinden ulaşan elektriğin sera gazı yoğunluğunun bilinmesine olan talep her geçen gün daha da artmaktadır” denildi. Rapor da bu nedenle yayımlandı.

Elektrik Üretimi Emisyon Faktörü’ne göre 2020’de 1 MWh elektrik üretimi için ortalama 0,437 ton karbondioksit salımı gerçekleşti.

Ancak linyitten bir birim elektrik üretiminin emisyonu, listedeki diğer kirleticilere nazaran en az emisyon değerine sahip olan doğal gazdan elektrik üretiminin neredeyse 3,5 katına karşılık geliyor.

Rakamlar Türkiye‘de linyit olarak tabloda görülen yerli kömürün elektrik üretimi süreçlerinde kullanılmasının doğaya ne kadar zarar verdiğini gözler önüne seriyor.

Taş kömürü ise birim elektrik üretimine karşılık en çok karbondioksit salımına neden olan bir diğer kirletici. Taş kömürünün işlenmesiyle ortaya çıkan karbondioksit emisyonu da yine doğal gazın üç katının üstünde.

Öte yandan ithal kömürden salınan sera gazı da doğal gazdan kaynaklı emisyonun iki katının da üzerinde.

Rüzgar ve güneş gibi yenilenebilir enerji kaynakları sera gazı salımına yol açmadığı için bu kaynaklardan üretilen elektriğin emisyon faktörü ise sıfır.

Emisyon rakamlarının şu veriler kullanılarak hesaplandığı bildirildi:

  • TEİAŞ Türkiye elektrik üretim-tüketim ve kayıpları istatistikleri,
  • Türkiye’nin Ulusal Sera Gazı Envanter Raporu kapsamında EVÇED tarafından hazırlanan Ortak Raporlama Formatı-Common Reporting Format (CRF) hesap tablolarında yer alan sadece elektrik üretimine ait ve birleşik-ısı güç sistemlerinde elektrik üretimine ait emisyon değerleri,
  • İthal edilen elektriğin emisyon yoğunluğunu hesaplamak amacıyla, Avrupa Çevre Ajansı (AÇA) tarafından yayımlanan ülkelere ait elektrik üretimi emisyon yoğunluğu değerleri kullanılmıştır.

Bakanlıkça hesaplanan Türkiye Elektrik Üretimi ve Elektrik Tüketim Noktası Emisyon Faktörleri, birim net elektrik üretimi ve birim elektrik tüketimi başına salınan sera gazı emisyonlarının miktarlarını temsil ediyor.

Hesaplamalara göre, Türkiye genelinde 1 MWh (birim) net elektrik üretimi başına ortalama 0,440 ton CO2-eşd. sera gazı emisyonu salıyor.

Emisyon rakamlarını yayımlayan Bakanlığın İklim Şurası’ndan da kömür çıkmıştı

Paris İklim Anlaşması’nın imzacısı olan Türkiye, kömürden çıkışa dair adım atmanın ötesinde kömür kaynaklı enerji ve nükleer enerji konusunda ısrarı söz konusu. 

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca 21-25 Şubat’ta düzenlenen İklim Şurası’nın Sonuç Bildirgesi Haziran sonunda sessiz sedasız yayımlanmıştı. Bildirgede de kömürden çıkış yerine kömürden elektrik üretimine destek verilmişti. 

Kömürden çıkışa ilişkin Adil Geçiş başlığı altında bildirgede şu ifadelere yer verilmişti:

“Türkiye’nin 2053 net sıfır hedefi, ülkenin tabi olacağı uluslararası düzenlemeler bağlamında geçişe konu olacak sektörler tedarik zincirleri de gözetilerek belirlenmeli; kömür madenciliği ve kömüre bağlı elektrik üretim sektörü, tarım ve sınırda karbon düzenlemesi açısından önceliklendirilmiş 5 sektör olan çimento, elektrik, gübre, demir- çelik ve alüminyum gibi sektörler başta olmak üzere sürdürülebilir, adil ve eşitlikçi bir geçiş için etki değerlendirmesi çalışmaları yapılmalı, destek mekanizmaları bu kapsamda yapılandırılarak geliştirilmelidir.”

Sonuç Bildirgesi’nde nükleer ve doğal gaz üretim faaliyetlerinin artırılması gerektiği belirtilmiş, “2053 Net Sıfır Emisyon Hedefleri doğrultusunda kaynak çeşitliliği ve enerji arz güvenliği perspektifinden emisyon azaltıcı alternatif yakıtlardan (doğalgaz, nükleer vb.) elektrik üretiminin artırılması değerlendirilmelidir” denilmişti.

Bildirgede ayrıca enerji ve emisyon azaltımına ilişkin olarak şu maddeye yer verilmişti: 

  • Tüm sektörlerde enerji verimliliği uygulamaları ve destekleri yaygınlaştırılmalı, termik santral ve endüstriyel işletme kaynaklı atık ısı potansiyelinden etkin şekilde yararlanabilmek için ilgili ısı mevzuatı geliştirilmeli ve teşvikler tanımlanmalıdır.

İklim Şurası komisyon toplantılarına katılan uzmanlar fosil yakıt kullanımı sınırlandırılmadan iklim hedefine ulaşılamayacağı yönünde uyarılar yapmıştı.

Şubat’ta gerçekleştirilen şura süresince sera gazı azaltımına yönelik alınan kararlarda, elektrik üretiminde kömürden çıkışın bildirgede yer almaması ve doğal gaz ile  nükleer kaynakların payının artırılması, eleştirileri de beraberinde getirmişti.

Doğalgaz aramalarının artırılması hiçbir şekilde komisyonlarda görüşülmezken, Şura’nın nihai tavsiye kararlarında yer almıştı.

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi,  İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, İklim Şurası’nın  sunulan önemli politika önerilerine rağmen, kömürden çıkış konusunda yanlış bir tutum alması ve doğal gaz ile nükleer gibi yanlış çözümleri ön plana çıkaran kararlar nedeniyle başarısız olduğunu bildirmişti.

Kategori: Enerji

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.