YerelDoğa MücadelesiManşet

AYM’den emsal niteliğinde hak ihlali kararı: Karaburun’da ÇED olumlu kararı iptal edildi

Anayasa Mahkemesi, (AYM) İzmir’in Karaburun İlçesi’nde 2014 yılından bu yana Karaburunlu yurttaşlar ve Karaburun Kent Konseyi’nin öncülüğünde devam eden RES (rüzgar enerji santrali) için verilen ÇED Olumlu kararının iptali davalarında, çevre ve ekoloji mücadelesi açısından  kritik bir hak ihlali kararı verdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından, Çalık Enerji‘ye ait Sarpıncık RES projesi için verilen ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) Olumlu kararı için, 2015 yılında Karaburunlu yurttaşlar tarafından açılan davada, İzmir 5.İdare Mahkemesi, proje sahası ve civarında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, “Planlanan rüzgâr santrallerinin teknik şartlara uygun tasarlandığı ancak teknik bir projenin hayata geçmesi için ekolojik olarak kabul edilebilir olması gerektiği, yarımadada bulunan mevcut rüzgâr türbinlerinin kümülatif olarak çevre etki değerleri dikkate alındığında zaten yarımadanın büyük bir alanını kaplamış olan rüzgâr santralleri var iken yeni bir projenin daha bu alanda faaliyete geçmesi ile özgün, bakir alanlar içeren ve oldukça zengin bir biyoçeşitliliği barındıran yarımadada yaşayan canlıların sığınacağı başka bir yaşam alanının kalmayacağı” gerekçesiyle projeyi iptal etmişti. 

Mahkemenin bu kararının bakanlık ve yatırımcı firma tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosyayı inceleyen Danıştay 14.Dairesi, 2016 yılında verdiği kararda, yerel mahkemenin kararını bozmuş ve Karaburunlu yurttaşların davasını, itiraz yolu kapalı olacak şekilde, kesin
olarak reddetmişti.

Bu gelişme üzerine, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvuran Karaburunluların başvurusu, AYM tarafından kabul edildi ve 29.09.2020 tarih ve 2016/13031 nolu kararla, başvurucuların gerekçeli karar hakkının 14.Daire tarafından ihlal edildiğine ve bu ihlalin düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına hükmedildi.

Avukat Altıparmak: Çevre ve ekoloji mücadelesi için önemli bir karar

Karaburunlu yurttaşlar adına davayı takip eden ve AYM başvurusunu yapan avukat Cem Altıparmak AYM kararı hakkındaki şu değerlendirmeyi yaptı:

“AYM’nin vermiş olduğu adil yargılanma hakkının ihlali kararı çevre ve ekoloji mücadelesi için oldukça önemli bir karar. Danıştay’ın ihlale konu kararına yol açan gelişmeler aslında 2014 yılında İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda yapılan bir değişikle başladı. O tarihte kanuna “İvedi Yargılama usulü” başlığında bir bölüm eklediler. Çevre davalarının ağırlığını oluşturan ÇED kararlarının iptali davalarını da bu usule tabi tuttular. Bu düzenlemeyle çevre davalarında dava açma süreleri, cevap süreleri, temyiz süreleri kısaltıldı ve en önemlisi temyiz makamı olan Danıştay’a, uygun görmediği kararı bozup tekrar yargılama yapılması için yerel mahkemeye göndermek yerine, davayı esastan ve kesin olarak yani her türlü itiraz yolu kapalı olarak reddetme yetkisi verildi.

Biz o dönemde bu değişikliklerin hukuk devleti denetiminin altını oymaktan başka bir sonucu olamayacağını, yatırımların hızlanması uğruna doğanın
gözden çıkarıldığını ve çevrenin dava yolu ile korunmasına ciddi zarar vereceğini söylemiştik.

‘Danıştay hakimlerinin masa başında karar vermesi doğru değil’

Çünkü Danıştay’daki hakimler hukuk alanında ne kadar uzmanlaşmış olursa olsunlar, çevre davaları gibi alan bilgisinin, akademik uzmanlığın ve sahada inceleme yapmanın öne çıktığı davalarda, sahayı görmeden, şüpheli  bulduğunuz bilirkişi incelemesi yerine yeniden inceleme yaptırmadan, sadece Bakanlığın ve yatırımcı firmaların iddialarını dikkate alarak, masa başında karar vermeleri doğru değil. O coğrafyayı görmeden coğrafyanın kaderi hakkında karar vermeniz, adil yargılanma hakkının açıkça ihlali anlamına geliyordu ve yargının objektif tarafsızlığını da ortadan
kaldıran bir düzenlemeydi.

Takip ettiğimiz bu dava da işte bu düzenlemenin adeta bir laboratuvarı oldu. Eleştirdiğimiz tüm sorunlar bu davada yaşandı. Neticede eleştirilerimizin
haklılığı AYM kararı ile de tescillenmiş oldu. AYM, hak ihlali kararında aynen şunları söyledi: ‘Adil yargılama, tarafların yargılama sırasında ileri sürdükleri iddiaların kurallara uygun biçimde incelenip incelenmediğini, yargı kararının dayandığı sebepleri bilmelerinin sağlanmasını gerektirir. Bu kapsamda davanın esasına etkili olan taraf iddialarına yargı mercilerince makul, ilgili ve yeterli bir gerekçeyle yanıt verilmelidir.

Başvurucular dava konusu işleme yönelik farklı başlıklar altında ve teknik bilgiye dayalı çeşitli iddialar ileri sürmüşlerdir. İdare Mahkemesi bu iddiaların doğruluğunu araştırmak ve işlemin hukuka aykırı olarak nitelendirilmesini sağlayıp sağlamayacağını ortaya koymak amacıyla bilirkişi görüşüne başvurmuştur. Danıştay ise yaptığı incelemede bilirkişi raporunun içerdiği tespit ve değerlendirme itibarıyla hükme dayanak alınacak yeterlilikte olmadığını belirtmiş, diğer taraftan yatırımcı şirketin müdahil sıfatıyla dosyaya sunduğu cevaplara atıfta bulunarak dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu kabulü ile davayı sonuçlandırmıştır. Danıştay olayda teknik incelemeye gerek olmadığı yönünde bir tespit yapmamış, diğer taraftan yetersiz gördüğü bilirkişi raporundaki eksikleri tamamlatma yoluna gitmediği gibi bu durumun sebebini de kararında izah etmemiştir. Yukarıda yapılan açıklamalara göre Danıştayca, başvurucuların uyuşmazlığın çözümü için esaslı olan ve teknik bilgiye dayalı hukuka aykırılık iddialarına karşılık işlemin neden hukuka uygun görüldüğü yönünde makul ve kabul edilebilir bir gerekçe sunulmadığı, olayın niteliğine uygun, ayrıntılı ve yeterli bir yanıt verilmediği sonucuna ulaşılmıştır.'”

Altıparmak bu kararla birlikte AYM’nin hak ihlali gerekçelerini ortadan kaldıracak şekilde yeniden yargılama yapması için dosyayı Danıştay’a gönderdiğini belirtti: “Artık Danıştay’dan gelecek olan kararı bekliyoruz. Çevre davalarında adil yargılanma hakkımızın, gerekçeli karar hakkımızın korunması açısından oldukça önemli bu karar, çevre ve ekoloji mücadelesi içinde yer alan herkese Karaburunlu yurttaşlardan küçük bir armağan olsun.”

29.09.2020 tarih ve 2016/13031 nolu AYM kararı için tıklayın 

Kategori: Yerel