Atıklar bir nehri yok ederken – Belma Akçura

Belma Akçura’nın bu yazısı Millliyet’in internet sitesinden alındı

Ergene’de araştırma yapan uzmanlar; nehrin siyah bir çamur deryasına dönüştüğünü, bölgedeki sanayi tesisleri atıklarıyla nehrin bir kanalizasyon haline geldiğini, nehirde tespit edilen siyanür nedeniyle dalgıçların bile suya giremediğini belirtince Milliyet haberi, ‘Dalgıçlar bile suya giremiyor’ başlığıyla verdi.
Haberde ayrıca Çerkezköy’den, Uzunköprü’ye kadar uzanan bölgede deri, kimya, organize sanayi, tekstil ve ilaç olmak üzere 2 bin 100 civarında sanayi tesisinin bulunduğu da belirtilmekte…
* * *
Orman ve Su İşleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği haberle ilgili gönderdiği açıklamada kısaca şöyle diyor:
“Ergene Havzasında 1990’lı yıllardan itibaren başlayan kontrolsüz sanayileşme neticesinde oluşan kirliliğin giderilmesi ve nehrin su kalitesinin iyileştirilmesi maksadıyla 06.05.2011 tarihinde Ergene Havzası Koruma Eylem Planı uygulanmaya başlanmıştır….

13

Tekirdağ ilinde inşa edilmekte olan ileri biyolojik atıksu arıtma tesisinde yaklaşık 400.000 m3/gün’lük sanayi atıksuyu arıtılacaktır. Deşarjlarında siyanür ve bileşiklerini ihtiva eden ve potansiyel kirlilik unsurları arasında yer alan kimya, plastik, tekstil, ilaç, metal ve otomotiv sanayii ile madencilik faaliyetleri havzada mevcut olmakla birlikte; siyanürün, insan faaliyetlerinin yanı sıra, çevresel ortamlarda doğal olarak da bulunduğu bilinmektedir. Karbon ve azottan oluşan bir molekül olan siyanür, doğada birçok böcekte ve çeşitli meyve sebzeler ile bitkilerde zararlılara karşı koruma unsuru olarak düşük konsantrasyonlarda bulunmakta ve çeşitli taşınım mekanizmaları ile alıcı ortamlara ulaşabilmektedir.”
Bakanlığın gönderdiği açıklamaya göre; Ergene Havzası Koruma Eylem Planı beş yıldır yürürlükte. Ayrıca su kalitesinin iyileştirilmesi maksadıyla koruma eylem planları hazırlamakta olan bakanlığın, kirliliğin önlenmesine yönelik tedbirlerin uygulanması da gündeminde.
* * *
Bakanlığın açıklaması kirliliğe karşı çok önemli adımların atıldığı yönünde… Ancak bu açıklamalar haberdeki soruna çözüm üretmiyor. Bakanlığın bunca iyileştirici çalışma ve projelerine rağmen ‘O halde nasıl oluyor da bir nehir böylesine çamur haline gelebiliyor?’ sorusuna da yanıt verilememektedir. Dolayısıyla haberimiz çevre kirliliğine ilişkin bir uyarı ve ihbar niteliği taşımaktadır. Ergene havzasında 24 saat boyunca su kalitesi ölçümlerinin yapılması bölgedeki sanayi tesislerinin bir nehri yok etmesine engel olmuyor çünkü…

 

Belma Akçura – Milliyetbelma akçura

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Balık ekmek yemekle olmaz, Marmara’nın suyunu için!-Mehveş Evin

Ne yazık ki müsilaj felaketini balık yemek, denize girmek, denizin yüzeyini temiz görmeye indirgemek, bu büyük ekolojik krizi durdurmanın önündeki en büyük engel.

Marmara Denizi’ndeki kirlilik sorununa bir çözüm: Agroekoloji – Bülent Şık

Agroekolojik yöntemler sulardaki nitrat kirliliğini azaltıcı bir sonuç doğurur ve bu da içme suyu kaynaklarının korunması anlamına gelir.

Örgütlü sessizlik – Arat Dink

Zeki Tekiner, dört ay önce başka bir silahlı saldırıdan şans eseri ölümcül bir yara almadan kurtulmuştu. Vali’yi olayın siyasi boyutu olduğuna ikna edememişlerdi. Dostları Nevşehir’den bir süre uzaklaşmasını istediler. O, “Bana Nevşehirliden zarar gelmez” dedi, kaldı. Su, tanıdık akıyor, değil mi?

Marmara Denizi’ndeki müsilaj kirliliğinde kömürlü termik santrallerin etkisi incelenmeli- Pelin Cengiz

İstediğiniz kadar yüzey temizliği yapın, bir yeri temizlerken diğer taraftan atık devam ediyorsa buna temizlik denir mi?

Marmara’nın ölümü: İstanbul kolera salgınına hazır mı – Bülent Şık

Denizdeki müsilajin kolera salgını getirmesi mümkün. Ama her şeye rağmen devam etmekten ziyade durmayı, onarmayı öne çıkarmalıyız. İnsan, bitki, hayvan ve çevre sağlığını bir bütünün birbiriyle ilişkili parçaları olarak görmeye çalışarak çözümler arayacağız.

EN ÇOK OKUNANLAR