Doğa MücadelesiEkolojiManşet

’11 yılda 406 bin 172 hektar orman alanı fiilen orman ekosistemi özelliğini kaybetti’

0

Türkiye Ormancılar Derneği (TOD) Cumhuriyetin 100’üncü yılı nedeniyle ilgili kurum, kuruluş, kişiler ve medyanın katıldığı “Yangından Beteri de Var: Ormanların Ormancılık Dışı Kullanımlara Tahsisi” başlıklı bir panel düzenledi.

İstanbul‘daki ​​Sarıyer Belediyesi Yaşar Kemal Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen panel TOD Marmara Şubesi Başkanı Sezal Kaya, TOD Genel Başkanı Hüsrev Özkara ve Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in konuşmalarıyla başladı.

TOD Genel Başkanı Hüsrev Özkara’nın moderatörlüğünde gerçekleşen panele İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. M. Doğan Kantarcı, Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Elektrik Mühendisleri Odası’ndan Teoman Alptürk, TEMA Vakfı’ndan Eylem Tuncaelli katıldı.

Panelin ardından TOD Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Doğanay Tolunay’ın moderatörlüğünde bir forum gerçekleştirildi.

Brezilya, Lula, Amazon Fonu, Amazonlar

Fotoğraf: Amanda Perobelli / Reuters

‣ Dünya ormansızlaşmaya son verme taahhüdünün çok uzağında

Orman ekosistemine dönüşemeyecek alanlar orman istatistiklerine dahil ediliyor

Panelde 2023 yılına kadar 811 bin hektar orman alanının ormancılık dışı amaçlar için tahsis edildiği belirtildi.

Yerine havalimanı, yol, üniversite kampüsü, mezarlık, cezaevi, otel, golf sahası, maden sahası, hidroelektrik santrali, termik santral vb. tesisler yapılan orman ekosistemlerinin bir daha orman ekosistemine dönüştürülmesi çok zor olduğu halde, bu alanlar kâğıt üzerinde hâlâ orman istatistiklerine dahil ediliyor.

Konuşmacıların sunduğu verilere göre, 2012-2022 yılları arasında toplam 406 bin 172 hektar orman alanı fiilen orman ekosistemi olma özelliğini kaybetti.

Her yıl yangınlardan zarar gören orman alanlarının yaklaşık dört katı ormancılık dışı amaçlar için verilen izinler nedeniyle kaybediliyor.

Uzmanlar kamu yararına yapıldığı ve ekonomik kalkınmaya hizmet ettiği söylenen ancak ormansızlaşmaya yol açan bu durumun kamuoyunun gündeminde yeterince yer almadığına dikkati çekiyor.

Amazon, Lula, Bolsonaro

Fotoğraf: Bruno Kelly / Reuters

‣ Finans kuruluşları hala iklim krizini besliyor: Ormansızlaşmadan sorumlu sektörlere yatırım yüzde 60 arttı

Madencilik orman ekosisteminin üçte birini etkiliyor

2012 ile 2022 yılları arasında yapılan bu tahsisler arasında madencilik ve enerji ön sırada geliyor. Orman tahsisi bakımından enerji tesisleri içinde en yüksek pay ise enerji iletim hatlarına ait.

TEMA Vakfı maden ruhsatı vermekle görevli olan Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’nün 2020 yılına kadar vermiş olduğu maden ruhsatlarını il ve arazi kullanım şekilleri düzeyinde 24 il üzerinde yaptığı incelemede, bu illerin toplam yüzölçümünün yüzde 63’ü için maden ruhsatı verildiği ortaya çıktı.

İnceleme yapılan iller içinde ruhsatların en yoğun olduğu il olan Kütahya’da, il yüzölçümünün yüzde 92’si için maden ruhsatı verilmiş. WWF Viyana’nın yeni raporunda, dünyada ormansızlaşmanın en büyük dördüncü nedeninin madencilik olduğu vurgulanıyor.

Madenciliğin ormansızlaşmadaki rolü, madencilikle ilgili altyapı, yerleşim yerleri, tarım ve hayvancılık, yerleşim, su ve toprak kirliliği ve yasadışı ağaç kesimi gibi dolaylı etkiler dikkate alındığında oldukça artıyor. Madencilik orman kaybı ve ormanların yok olması nedeniyle dünyadaki orman ekosistemlerinin üçte birini şimdiden tehdit ediyor.

Ormanlar rehabilite edilmiyor

Orman alanlarının ormancılık dışı amaçlara tahsisinin aynı zamanda parçalanma yoluyla orman ekosistemlerinin zarar görmesine sebep oluyor.

İzin süresi dolduktan sonra ormanların rehabilite edildiği açıklansa da gerçek anlamda rehabilite edilen orman alanı miktarı oldukça sınırlı.

‣ İstanbul için iklim krizi ve ormansızlaşma depremden daha büyük tehlike

ÇED olumlu kararı alan projeler ekosistemi yok edecek

2014 ile 2022 yılları arasında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’ndan ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu‘ kararı almış olan 1311 projenin incelenmesi sonucu ortaya çıkan bulgulara göre; enerji projelerinin yüzde 72,7’sinin, madencilik projelerinin ise yüzde 64,6’sında orman alanı tahsisinin söz konusu olduğu tespit edildi.

Bu projelerin gerçekleşmesi halinde proje alanlarının üçte biri ormanların içinde kalacak ve bu orman ekosistemleri yok olacak.

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.