Yolumuz Açık Olsun

Yola çıkma heyecanı nicedir bir yandan içimizi ısıtırken, diğer yandan elimizi ayağımızı birbirine dolaştırıyor. Bir takım arkadaşlar gazete çıkarmaktan söz ediyorlar. Eğer gene düş görmüyorsak yeni ve çok keyifli bir yolculuk başlıyor demektir. ”Eski defterleri karıştırıyorum” yani anılarımı…Eski yolculukları, keyifleri , düş kırıklıklarını, yoldaşlarımızı, tek başına kalışları, ayrılıkları tüm güzellik ve çirkinliğiyle geçmişi toparlayıp sırt çantama koyuyorum. Bu arada tartışma devam ediyor, gazeteyi haftada bir olarak düzenli çıkarmak konusunda hemfikir oluyoruz. İnternette yayınlanacak, vakti gelince de basılı bir yayın haline gelecek. Kağıda basılacak gazeteyle ilgili kullanılacak kağıt ve bunun için kesilecek ağaçlar üzerinden ciddi bir eleştiri alıyoruz. Toplumun önemli bir bölümünün internete ulaşma şansının olmadığı bu yüzden de basılı yayının vazgeçilmez olduğuna ilişkin karşı ataktan sonra, uzlaşma, basılı yayının yayınlanma sıklığını azaltıp, bu aracın en verimli biçimde kullanılması şeklindeki öneriyle sağlanıyor.

Gazeteyi yeşiller çıkartıyor, göründüğü kadarıyla da kurulacak yeşil partinin yayın organı olacak. Bununla birlikte süreç içersinde gazetenin partiyle bağlarını gevşetip bağımsızlaşması gerektiği konusunda da görüş birliğine varılmış gözüküyor. Gazetede yeşiller ve onların davet ettiği insanlar yazacaklar. Bence yeşil gazetede partinin ortaklaşılmış görüşlerinden daha cok kişilerin kendi fikir ve önerileri yer almalı. Bu biçimiyle de yeşil gazete, politikaların tartışılıp yeniden üretildği ve tüm çeşitliliği ile okuyucuyla paylaşıldığı açık bir alan olarak tanımlanmalı.

Aslına bakarsanız şu gazete konusunda fazla bile tanım, tarif yaptık. İlla ki daha fazlasını tartışmak isteyen varsa bunun için yeşil gazete sayfaları sonuna kadar açık. Kişisel özgürlük alanını genişletip yaratıcılığı körüklediğini düşündüğümden ben belirsizlikten yanayım hatta mümkünse yolculuklarda sıksık kaybolmalı insan!

Hep doğru ve yanlış eksenin de konumlanmaktan vazgeçsek, sıradan önceden belirlenmiş bu nedenle de güvenli hayatlarımıza bir süreliğine ara versek ve yola çıksak diyorum. Belki gündüz düşlerimiz yeniden canlanır, yaşamı değiştirme umudumuz büyür serpilir sırtımızdaki yükleri taşımak daha eğlenceli hale gelir.
Yemenin içmenin dert olmadığı, uçmanın normal, iş ve oyunun birbirine karışıp tembelliğin doğal karşılandığı, varoluşun tüm bileşenlerinin ortaya çıkartılabildiği, dokunmanın ,duygusallığın ve şakacılığın alabildiğine özgürleşip, çoğaldığı, cinselliğin dolaysız yaşandığı bir hayatı düşlüyorum. Dağların yoldaşım, kiraz ağacının da kardeşim olmasını istiyorum.

Aynı zamanda da kara deliyim düşlerimi gerçekleştirmek için emek ve zaman harcıyorum.

Erişilen özgürlüğün mühürü nedir? Kişinin artık kendinden utanç duymamasıdır.(1)

Düş görmek suçsa beni de hemen ”asın”, zaten bu günlerde Bülent Ersoy’u da çok seviyorum.

(1)F. Nietzsche

Savaş Çömlek
Savaş Çömlek

Miting ve gösteriler sırasında doktor yok mu dediğinizde koşan kişidir. Yeşil Gazete muhabirliği ve köşe yazarlığının yanısıra röportaj da yapar. Yeşil Düşünce Derneği gönüllüsüdür. Açık havadaki sportif etkinlikler ile mekan sınırlaması olmaksızın muhtelif sanat dallarının müdavimi olmaktan hoşlanır. Kendini aktivist olarak tarif ediyor. Tanısanız seversiniz.
[email protected]

İLGİLİ HABERLER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Kardan Kadın da Roma Bostanı’nda

İstanbul’da kar yağınca hayat yavaşlar. Okullar tatil olur, araçlar...

ABD’de seçimi izlemek: Korkuların cisimleştiği gece – Göktuğ Taner

Bizim evin geleni gideni bitmez, sağolsunlar. Amerika’daki seçim gecesi...

Bir “teferruat” hikayesi değil: Kaz Dağları, Termik, Baraj, HES!

Çanakkale’nin Yenice ilçesi geçtiğimiz günlerde siyanürle altın arama izni...

İklim Forumu ilk gününden izlenimler – Didem Usluca

Bundan bir yıl önce çalışmalarına başlayan #IklimIcin Hareketinin düzenlediği...

“G 20 Krizler ve Alternatifler” toplantısı ile benim krizim – Fatoş Çırnaz

Yeşiller ve Sol Gelecek Partisinin Yeşil Sol buluşma G2O...

EN ÇOK OKUNANLAR