İklim KriziManşet

Vatan’dan al haberi, “Isınma durmuş(muş)”

Vatan Gazetesi bugün yayınlanan nüshasının arka sayfasında “Isınma Durdu” başlığı ile bir haber yayınladı. Haberde özetle küresel ısınmanın sanıldığı gibi bir tehdit oluşturmadığı, hatta uzun yıllar önce ısınmanın durmuş olabileceği iddiası yer alıyordu. Biz de dünya devletlerinin 20 yıldır her sene uğruna zirveler düzenlediği, bir çare bulmak için göstermelik de olsa toplantılar yaptığı, karar alıcıları harekete geçirmek için oluşan halk hareketinin her geçen gün katlanarak arttığı küresel ısınmanın nasıl olupta dünya üzerindeki hemen hemen tüm bilim insanlarının gözünden kaçarak kendi kendine sona ermiş olabileceğini araştırdık.

Öncelikle haberde adı verilen bilimsel kuruluşların söz konusu araştırması ile ilgili arama motorlarında bilgi taradık. Vatan’ın haberinde suyun yüzündeki buz kütlesi misali çok küçük bir detayı iletilen araştırma ile ilgili tüm detaylara vakıf olduk. İki haberi irdeledikten sonra da ülkemizde küresel iklim değişikliği denildiğinde akla ilk gelen isimlerden Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden Prof. Dr. Levent Kurnaz’a danıştık.

İşte asıl gerçekler.

Vatan’ın haberine konu olan araştırmanın tüm detaylarına  business.inquirer.net sitesinde yer alan Seth Borenstein’in haberinden ulaşmak mümkün. Vatan gazetesinin “Isınma Durdu” başlıklı haberinde değinilen, “Güney Kutbunda iklim değişkliği buz kütlesini arttırdı” haberi doğru ama hoca Nasreddin’in “sen ya sayı saymayı bilmiyorsun ya da hiç dayak yemedin” bahsinde olduğu gibi haberde bir endaze sorunu var. Güney Kutbu’nda buz artmakta, fakat Kuzey Kutbu’nda eriyen buzul kütle ile kıyaslandığında bu artışı hesaba dahil etmek bile zul oluyor.

Seth Borenstein’in haberinde görüşlerine yer verdiği bilim insanlarının da vurguladığı gibi iklim kuşkucuları bu durumu kendi görüşleri doğrultusunda çarpıtarak yorumlamaktalar. Antartika (Güney Kutbu) her on yılda %1 oranında buz kütlesini arttırmış olabilir ancak buna mukabil Arktik (Kuzey Kutbu) sadece Eylül ayında tüm yüzölçümünün %5,7’sini kaybetmiş durumda.

Bunun yanında Arktik’te (Kuzey Kutbu) buzların çok hızlı erimesi gezegenin yerleşimi açısından düşünüldüğünde daha fazla yerleşimin bulunduğu Kuzey Yarımkürede bulunanları çok daha fazla etkiliyor. İklimin değişme döngüsünü hızlandıran bu süreç yüksek hava sıcaklıkları ve ani sel baskınlarını da beraberinde getiriyor.

Öte yandan Kuzey Kutbu Buz kütlesi (Arktik) nerdeyse tüm okyanus yüzeyini kaplayacak denli bir ölçekte iken Vatan’ın haberinde, “Orda buz artıyor, demek ki ısınma durdu” dediği Güney Kutbu Buz kütlesi 1,5 ABD kadar bir bölgeyi kaplamakta.

Vatan’ın haberinde adını andığı tüm bilimsel kurumlar, İngiliz Meteoroloji birimi, Colarado Kar ve Buz Veri Merkezi de bilimsel gerçekleri, “güney kutbunda buz kütlesinin rekor artışını” bildirirken bu durumun kuzey kutbundaki buz kütlesinin erimesi yanında hesaba bile alınamayacını da üstüne basarak vurguluyorlar.

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim görevlisi Prof. Dr. Levent Kurnaz da güney kutbunda gerçektende bir buz artışının olduğunu ancak bunun kuzey kutbundaki buzul erimesinin yanında dikkate değer olmadığını belirtiyor. “Antartika’da buz artışı %10 ise, Arktik’de buzulun erimesi 3 misli” diyen Kurnaz, “Diğer taraftan Kuzey Kutbu’nun altı lacivert, Güney Kutbunun ise beyaz. İklim değişikliğini tetikleyen durumların başında güneş ışınlarının yansıması gelir.  Güney kutbundaki buz artışının bu açıdan da küresel ısınmaya bir etkisi olamaz” şeklinde görüş beyan ediyor.

(Yeşil Gazete, Business Inquirer.net)

Kategori: İklim Krizi