Akbelen DirenişiDoğa MücadelesiEkolojiManşetVideo

Termik santrali işçilerine Akbelen çağrısı: İşçinin yeri toprağı için direnen köylülerin yanıdır!

0
Akbelen

Muğla‘nın Milas ilçesinde, Limak Holding ve IC İÇTAŞ ortaklığındaki YK Enerji‘ye ait kömür madeni sahasının genişletilmesi için Akbelen Ormanı‘nda yapılan doğa kıyımına karşı Yeniköy Termik Santrali önünde bir eylem gerçekleştirilerek, santral işçilerini daha iyi koşullar ve daha yaşanabilir bir dünya için orman savunusuna destek verme çağrısı yapıldı.

İkizköy Hasan Yorulmaz ‘‘Bu termik santraller kurulurken biz sevinmiştik; bu kadar zararlı olacağını bilmiyorduk. Ama yıllar geçti doğamızın büyük bölümünü kaybettik ve kaybetmeye devam ediyoruz. Akbelen ormanını da kaybetmek istemiyoruz’’ dedi. 

‘Dokuz köyü yutan santral şimdi gözünü İkizköy’e dikti’

Ekoloji aktivistlerine ve topraklarını korumayı amaçlayan İkizköylülere destek vermek üzere eyleme katılan EMEK Partisi Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, termik santralin işçilerine doğa savunusu çağrısı yaparak, “İşçi sınıfının yeri doğası, ormanı, toprağı için direnen köylülerin yanıdır” dedi.

Karaca, şunları söyledi:

Bugün Akbelen’de Akbelen ormanlarını korumak için iki yıldır direnen İkizköylülerle birlikte ormanlarımızı, toprağımızı korumak için yan yanayız. Seçim bitti. Seçim biter bitmez. Ormanları, toprağı, doğayı talan etmek isteyenler hemen sivri dişlerini gösterdiler. Şu an görüyorsunuz Yeniköy termik santralinde santralinin önündeyiz. Dokuz köyü yutan bu santral şimdi gözünü İkizköy’e dikmiş durumda. Ve İkizköyle birlikte aynı zamanda buradaki bütün alanları yıkıma, yağmaya, talana, ranta açmak istiyor Limak şirketi.

‘Limak; doğaya, toprağa, insanlığa karşı işlenmiş suçların müsebbibisiniz’

Buradan Limak şirketine sesleniyoruz:

Siz binbir türlü suçun, işçi haklarına karşı işlenmiş suçların, doğaya karşı işlenmiş suçların, toprağa, insanlığa karşı işlenmiş suçların müsebbibisiniz. Dokuz köyü yuttunuz, onuncu köye izin vermemek için halk direniyor, köylüler direniyor.

‘İşçiler; sizin de topraklarınız ranta açıldığı için kötü koşullarda çalışıyorsunuz’

Buradan bu termik santralin işçilerine seslenmek istiyoruz:

Sizi ekmeğinizle, aşınızla, çocuklarınızın karnının doyup doymamasıyla ikna etmeye çalışıyorlar. Burada asgari ücretin altında, açlık sınırının altında ücretlere mahkum edilip aynı zamanda en kötü koşullarda çalıştırılan işçiler, köylülerle ve komşularıyla karşı karşıya getirilmeye çalışılıyor.

Siz topraklarınız elinizden alındığı için, ormanlarınız, suyunuz, toprağınız, ranta açıldığı için, doğduğunuz yerde doyamadığınız çin bu madenlerde işçi olmak, ölümle burun buruna çalışmak zorunda bırakıldınız. Üç kuruş paralar için, ücretler için her gün akşam eve dönüp dönmeyeceğinizin kaygısıyla çalışmak zorunda bırakıldınız. Bu toprakların, doğanın, ormanın korunması, köylülerin olduğu kadar işçilerin de görevidir. Buradan doyuyoruz, şirketlerin rantlarının da işçilere tırnak ucu kadar yararının olmadığını çok iyi biliyoruz.

İşçilere tekrar sesleniyorum: Maden alanlarının ormanların talanı açılmasının en büyük zararını köylüler kadar işçiler de yaşayacak. Buna izin vermemelisiniz.

Akbelen

‘Sendikalar; seçimden sonra ne oldu da şirketin arkasına dizildiniz?’

Daha geçtiğimiz yıllarda buraların madenlerinin özelleştirilmesine karşı çıkan sendikalar bugün ne oldu da şirketin arkasına dizildiniz? Soruyoruz size buradan.

Daha dün özelleştirmelerin bu toprağa, bu halka, köylülere, işçilere zarar verdiğini, vereceğini, ülke ekonomisine zarar vereceğini söylerken, bugün ne oldu da şirketin arkasına dizilip işçilerin ekmeğiyle oynanacağına ilişkin açıklamalar yapıp, şirketin bu yıkımını meşru kılmaya çalışıyorsunuz?

Size söyleyelim: İşçilerin de, işçi sendikalarının da faydası, şirketin, rantçı şirketlerin arkasına dizilmek değildir.

Sendikalara tekrar çağrımız var: Eğer işçilerin ekmeğini düşünüyorsanız, eğer işçilerin geleceğini düşünüyorsanız işte bu termik santraldeki patronların değil, işçilerin en büyük müttefiki olan köylülerin yanında durmak zorundasınız. Çünkü sizin işçilerimiz aynı zamanda yoksulluk açlık sınırının altındaki ücretlere mahkum edildiği için bu topraklardan doyuyor. Bu topraklarda yıllık izinlerini geçirip ürün elde etmeye çalışıyorlar. Ailelerinin onlara ayıracağı bir türlü erzak için bir paket ürün için aynı zamanda beklemek durumunda kalıyorlar.

‘İşçiler; doğamıza, geleceğimize, işimize, aşımıza birlikte sahip çıkalım’

İşçi sınıfının yeri, doğası için, ormanı için, toprağı için direnen köylülerin yanıdır. Bütün termik santral işçilerine, maden işçilerine sesleniyoruz buradan: Gelin doğamıza ve geleceğimize, işimize ve aşımıza birlikte mücadele ederek yan yana durarak sahip çıkalım. Akbelen bizimdir diyelim.

Basın açıklamasının ardından ‘‘Kömürsüz Muğla için Akbelen için Adalet’’ pankartı açan grup, ‘‘Akbelen Ormanını vermeyeceğiz’’, ‘‘Ormanlar, nehirler, dereler sermaye değiller’’, ‘‘Her yer Akbelen her yer direniş’’ sloganları attı.

24 Temmuz günü sabah saatelerinde jandarma eşliğinde ağaç kesim ekipleri Akbelen Ormanı’na girerek ağaç kesimine başladı. Halkın, Akbelen Ormanı’nın kömür sağlamak amacıyla YK Enerji’ye tahsisinin iptali için açtığı davada karar çıkması bekleniyor.

Ağaçları korumak için dört gündür mücadele eden Akbelen savunucularına jandarma gaz ve su sıkarak karşılık veriyor. Hukuksuz ağaç kesiminin başladığı 24 Temmuz’da yürütmenin ivedilikle durdurulması için mahkemeye başvurulmasına rağmen, ağaç kesimi devam ediyor.

‣ Akbelen’den muhalefete çağrı: Devlet-Limak ortaklığıyla devam eden yok edişin önünde durun!
‣ İkizköylüler destek çağrısı yapmıştı: CHP heyeti yarın Akbelen Ormanı’na gidiyor
‣ Bakan Yumaklı’ya soru önergesi: Akbelen’de yaşananlardan haberdar mısınız?
‣ Akbelen’de milletvekilleri TOMAlı, biber gazlı müdahale sonrası oturma eylemine geçti

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.