Sivil Toplum

Temel Demirer davası üzerinden Düşünce Özgürlüğü toplantısı

Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ve PEN Yayınlama Özgürlüğü Komitesi birlikte düzenlediği toplantı dün akşam Cezayir Toplantı Salonu’nda yapıldı. Düşünce Özgürlüğü Toplantısı’nda, düşünce özgürlüğü kapsamında yargı paketlerinin reform özelliği tartışıldı.

Hırant Dink’in ölümünün ardından “Hırant, soykırım gerçeğini dile getirdiği için öldürüldü” diyen ve bu nedenle hakkında Türklüğe hakaret ve resmi Türk tarih tezine aykırı beyanda bulunma gerekçesiyle dava açılan (TCK 301/2 ve 216) Temel Demirer’in hukuki süreci hakkında bilgi verildi.

3. yargı paketiyle “ceza ertelemesi” alan Demirer için, adliye çıkışı aynı suçu bir kez daha işliyorum demesi üzerine hakkında yeniden soruşturma açılmıştı. Toplantıda bir yandan 2007’den beri süregelen “devletime katil dedirtmem” algısı üzerinden yürüyen dava,  bir yandan da yargıda reform için çıkarılan paketlerle ifade özgürlüğünün gerçekleştirilmesi üzerine adım atıldığı sunumu ele alındı.

Ragıp Zarakolu, açılış konuşmasında dolaylı oto sansüre yönelik düzenlemelerin reform olarak sunulduğunu belirterek, “Getirilen 301. maddenin, 159. maddeyi arattığını, yeni maddede bazı ifadeler eklenerek ideolojik kapsamın da genişletildiğini” söyledi

Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi’nden Sait Çetinoğlu, ben devletime katil dedirtmem diyen bir zihniyet tarafından, Temel Demirer’in, cezalandırıldığını ve yeniden cezalandırılmaya çalışıldığını ifade etti.

Temel Demirer hakkında, "Hırant, soykırım gerçeğini dile getirdiği için öldürüldü" sözleri nedeni ile dava açılmıştı

301. maddenin kendi hikayesi olmasını istemediğini ancak 141-142. maddelerle başlayan mücadelesinde yılların geçtiğini belirterek sözlerine başlayan  Temel Demirer, kendi mücadelesini, birilerinin insanlara nasıl düşüneceğini dikte etmemesi olarak tanımladı ve “Bugün öyle düşün, şöyle konuş diyenler, onlar gibi düşünmemizi istiyor.” şeklinde konuştu.

Düşünce suçunun toplumu terbiye edecek bir sopa olarak gördükleri için ellerinden bırakmak istemeyen egemenler tarafından demoklesin kılıcı gibi muhaliflerin başında sallandırıldığını söyleyen Sibel Özbudun, karşı koymak için bu sopanın asılı olduğu yerden koparılması gerektiğini ifade etti.

Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Vangelis Kechriotis, Yunanistan ve Bulgaristan’dan örnekler vererek, tarihin bugün ne devletin ne de tarihçilerin elinde olmadığını ancak devletin de tarihçilerin de hakim olmak istediğini ifade etti.

Temel Demirer Davası

20 Ocak 2007’deAnkara Yüksel’de düzenlenen düzenlenen gösteride Temel Demirer:

“Hrant Ermeni olduğu için öldürülmedi.O soykırım gerçekliğini dile getirdiği için katledildi. Bu devlet soykırım suçu işlemiştir. Bu devlet, katildir. Hrant’ı katletmiştir. Susmak bu suça ortak olmaktır. Hepinizi 301 kere 301 suçu işlemeye çağırıyorum…” demişti.

Demirer hakkında TCK 301/2 ve 216’dan Türklüğe hakaret ve resmî Türk tarih tezine aykırı sözler beyan etme suçuyla dava açıldı.Demirer’in ve avukatlarının cezalandırma ya da beraatistemine karşın, dava üçüncü yargı paketi düzenlemesi gereği ceza ertelemesiyle sonuçlandırıldı. (“Sanığın aynı suçu üç yıl boyunca işlememesi koşuluyla cezasının ertelenmesi…”) Temel Demirer, adliye binası önünde yaptığı açıklamada, T.C. Devleti’nin Ermeni soykırımı yaptığını tekrar etmesi üzerine yeni soruşturma açıldı.

Haber: Büşra Akman

(Yeşil Gazete)

Kategori: Sivil Toplum