DoğaManşet

Tabiata dalmak riskleri de beraberinde getirir, öğrencilerin ihtiyacı tam da bu!

CreditDoris Liou/RISD

The New York Times’da Heather E. Heying imzasıyla yayınlanan yazıyı Yeşil Gazete ekibinden Ali Serdar Gültekin’in çevirisi ile paylaşıyoruz

***

CreditDoris Liou/RISD

Doğada önceden belirli değil ve önceden kestirmesi zor. Bu gerçekliğin yakın zamanda keşfedilmiş olmasına rağmen Penn State’de, öğrencilerin yönettiği 98 yıllık Gezi Kulübünün (Outing Club) gezilere çıkması yasaklandı. Üniversite, kırsal çevrelerin yüksek riskini ve zayıf hücresel veri servisini eleştirerek kulübün sunduklarını sadece film ve konuşmacı ile sınırlandırmalarını tavsiye ediyor. Öğrenciler, sadece daha önceden incelenmiş insan yapılarına yönlendiriliyorlar.

Gezi Kulübünün öğrencileri ise bu yasağa karşı koyuyor. Doğayı ve riskleri keşfetmeye hevesli olan bu öğrenciler çoktan yetişkinliğe giden yoldalar. Bu da demek oluyor ki, öğrencilerin hizmetinde olmaktan çok gelecekteki davaları için koruyucu mahkeme kararlarına karşı direnmeyi bilmek gerek.

Çok uzun olmayan bir zaman önce üniversiteler, ebeveynlik konusunda ailelerin yerini aldılar. Şimdi, birçok modern aile, yetişkin, kararlı, sorumlu bireyler yetiştirme sorumluluğundan kendilerini çekiyor ve görünüşe göre üniversiteler de onları izliyor. Penn State’de Gezi Kulübü budanan tek dal değil, söylentiye göre mağaracılık ve dalış kulübü de tehlikede.

Evergreen State College’de profesör olarak geçirdiğim 15 yıl içinde Panama ve Ekvador’da bazen aylarca süren saha çalışmaları yaptım. Öğrencilerim ve ben takımadaları ve yağmur ormanlarını, mercan resiflerini ve koloni şehirlerini keşfettik. Ve tehlikeli durumları hem yaşadım hem de yaşandığını gözlemledim.

Eşim ve iş arkadaşım Profesör Bret Weinsein ile birlikte 2016 yılında 30 lisans öğrencisinin katılımıyla (ve iki çocuğumuzla) gerçekleştirdiğimiz sadece bir gezide Amazonlarda bir ağacın devrilmesini, Galapagos’ta bir bot kazasını ve sonrasında Ekvador kıyısında ciddi bir deprem gibi tehlikelerle karşılaştık. Herkes evine sağ salim döndü, fakat neden bu kadar risk alasın? Toprak kullanımı, erken Amerikalıların kültürleri ya da kelebeklerdeki bölgesellik buna değer mi?

Bir takım gezilerden sonra öğrencilerin, evlerinde karşılaşamayacakları zorlukların üstesinden gelme başarısı gösterdiklerine tanık oldum. Seçtiğim çalışma sahaları, sadece daha ilginç ve el değmemiş olduğu için değil (ışığa ulaşmak için tırmanan ne kadar çok sarmaşık olursa, onları taklit eden o kadar da çok asma yılanı oluyor) doğa ile en az el değmiş ortamda karşılaşmanın dış dünya ile iletişime sahip olamama ‘bedeliyle’ geldiği için ücra yerler. Her hareketimizi kayıt altına alan sanal gözlerden uzakta insanlar kendilerini daha fazla ifşa ediyorlar.

Sahada, öğrencilerin kendi karanlıklarına düştüklerini, depresyonun onları sarmasını ve bu depresyondan kurtularak daha güçlü, daha ayakları yere sağlam basan hale gelmelerini izledim. Yağmur ormanının romantik fikirleri sürekli ter ve ısıran böceklerin gerçekliğiyle ortadan kalkar ve karizmatik hayvanların ilginç şeyler yaptıklarını fark edersiniz. Oraya gitmeli ve ormanın içinde kaybolmalısınız ve oradan sağ salim çıkmak için sabırla beklemelisiniz.

Bazıları bundan nefret eder. Kontrolü kaybetmeye gelemezler, doğanın bir doğa belgeseli olmadığının keşfi. Buna rağmen çoğu gizli bir güç ve tahmin edilemez bir özgürlük hissi duyar.

Bir öğleden sonra Amazon’un bir kolunda, geniş kil yataklarıyla dolu bir nehirde, arkadaşlar arasında, bir kısmımız nehir kenarında tezahürat ederken muhteşem derecede karmakarışık bir çamur kavgası başladı. Müstehcen ve nahoştular ve ortada kitaplar falan yoktu. Öğrenciler kendi sınırlarını her yönüyle keşfediyorlardı ve bu bana eğitim gibi geliyor.

Başka bir akşamüstü öğrenciler, oluklu metal çatı altında araştırma çalışmaları hakkında sunum yapmaya çalışırlarken bir fırtına geldi. Fırtına çatıya o kadar gürültülü vuruyordu ki faaliyeti başka bir zamana ertelemek zorunda kaldık. Dağıldık, bazıları bunu uyumak için bir fırsat olarak kullandı, bazıları ormana giderek geceleri yağmur ormanının sıcak, nemli kucaklamasını keşfetti. Eğer eğitim bir nebze öngörülemeyen ve değişen dünyaya hazırlık ise cesaret ve merakı öğretmek öncelik olmalı.

Yurt içinde ücra yerlere yaptığımız saha gezilerinde benim sınıfların saha çalışmaları yaptı ve hatta bazen derslere tahammül etti ama aynı zamanda kesin hedefler olmaksızın keşfettik, yemek pişirdik ve bunu paylaştık, kamp ateşleri etrafından oturduk ve hikayeler anlattık. Washington’un doğusundaki çorak alanlarda kuvvetli rüzgarlar yüksek platoların üzerinde durmayı tehlikeli hale getirir ve kayşatlardan onlara tırmanmak bir çeşit meydan okumadır. Fiziksel çabaya alışık olmayan öğrenciler, yaralanmış ve koltuk değnekli olanlar, ya da şehirde doğmuş büyümüş ve sarp, gevşek kayaların yamacında yön bulmaya alışık olmayanlar, hepsi aynı saha ile yüzleşti ve bunun üstesinden geldiler. Doğu Washington’un kayşat sahalarında öngörülemez ve değişmekte olan bir dünya ile karşılaşmak kelimenin tam anlamıyla bir uğraş.

2016 gezisindeki cesur bir öğrenci Galapagos’taki bir bot turunda yaralandı. Bot harap oldu ama o devam etti. Üç hafta sonra, desteksiz beş katlı taş otel büyük bir depremde çöktüğünde neredeyse eziliyordu. Şanslıydı. Hemen hemen herkesin öldüğü binadan kendini enkazı kazarak çıkarmayı başardı.

Tedavisi uzun ve acılı idi. Ciddi şekilde bale yapan birisi olarak aylarca tekerlekli sandalyeye mahkum kaldı. Ameliyatlar, koltuk değnekleri ve diğer umut kırıcı şeylerle dolu bir yılın ardından beni hazırlıksız yakaladı. Her şeye rağmen diyordu, yine olsa yine yaparım. Bu gezi onun için o kadar önemliydi.

Ülke dışına eğitim gezilerinin öncesinde riskler, onların nasıl değerlendirileceği, onunla nasıl bir ilişkimiz olması gerektiği konularında da uzun konuşmalar yürüttüm. Sorumluluk davalarında daha önce güvenli olarak tanımlanmamış ve tıbbı yardımın çok uzakta olduğu alanlarda risklerin ne kadar faklı olabileceğini tartıştık. Yükselen su seviyesi, ağaç düşmesi gibi yağmur ormanlarının gizli tehlikeleri hakkında konuştuk. Bunları, yılanlar, büyük kediler gibi insanların korkmaya programlandıkları daha aşina olduğumuz riskler ile kıyasladık. Tropik ova yağmur ormanlarında derin çamura saplanıp kalabilir ve büyük ihtimalle buradan çıkmak için yardıma ihtiyaç duyarsınız. Bir ağaca kaldıraç olarak yaklaşmadan önce bakın. Bazı ağaçlar kendilerini tatsız iğnelerle korurlar ve o dal da mermi karıncalarıyla kaynıyor olabilir.

Fakat görünüşe göre risk ve potansiyel el ele gidiyor. Çocukların, kolej öğrencileri dahil, yaralanmaları konusunda risk almalıyız. Acıdan koruma zayıflığı, kırılganlığı ve gelecekte daha çok acı çekmeyi garantiliyor. Bu rahatsızlık fiziksel, duygusal ya da entelektüel olabilir. Ayak bileğim! Duygularım! Dünya görüşüm! Öğrenmek ve büyümek için hepsi tecrübe edilmeli.

 

Haberin İngilizce orijinali

Yeşil Gazete için çeviren: Ali Serdar Gültekin

 

(Yeşil Gazete, The New York Times)

Kategori: Doğa