Doğa MücadelesiManşet

Rize’de taş ocaklarına karşı çıkan şair İbrahim Karaca: Doğu Karadeniz’in posasını çıkarmak istiyorlar

0

Rize’nin Pazar ilçesinde deniz doldurularak yapılması hedeflenen havaalanı için Pazar’ın Subaşı, Hisarlı ve Sivrikale köylerini kapsayan taş ocakları yapılması planına tepki gösteren yaşam savunucuları, “Bizim yaptığımız kendi yaşam alanına sahip çıkmak. Bu nedenle bizim meşrudur” diyor.

Şair İbrahim Karaca

Rize’nin Pazar ilçesinde deniz doldurularak yapılması hedeflenen havaalanı için Pazar’ın Subaşı, Hisarlı ve Sivrikale köylerini kapsayan taş ocakları yapılması planına ilişkin yönelik yaşam savunucuları, 12 Temmuz’da bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada şirketin, yargın sürecini beklemeden çalışmalarına başladığına dikkat çekilirken, şiirler okundu, şarkılar söylendi. Ancak, jandarma, gruba müdahale etti, yaşam savunucuları dağıtırken, şair İbrahim Karaca’yı gözaltına aldı. İfadesinin alınmasının alınması sonrası serbest bırakılan şair Karaca, ‘neden yaşam alanını koruduğunu’ Yeşil Gazete’ye anlattı.

Bölgede yapılması planlanan taş ocaklarından çıkartılacak taşlar ile deniz dolgusu yapılacağını hatırlatan Karaca, taş ocaklarından çıkartılan taşların taşınabilmesi için bölgede yeni yollar yapılmaya başlandığını söyledi. Bu yolların da sadece bu taş ocakları için değil Yeşil Yol adı altındaki ekolojik katliama bağlanabileceğini söyleyen Karaca’ya göre, şirketler, Doğu Karadeniz’in posasını çıkarıp vatandaşa öyle teslim etmek istiyor.

“Bölgeyi öldürmek istiyorlar”

Taş ocağı kurmak isteyen şirketlerin tek amacının taş ocağı olmadığının farkında olduklarını belirten Karaca, “Sadece taşı alıp yıkıntı da olsa size bırakacağız demiyorlar. Sonra o araziyi düzeltip sonuna kadar kullanacaklar. Bu havaalanı 3 yıl sonra bitecek deniyor ancak burayı 10 yıllığına kiraladılar. Burayı tamamen öldürmek istiyorlar” diye uyarıyor.

“Biz kendi yaşam alanımıza sahip çıkıyoruz”

Kendisi gibi onlarca mücadele eden insan olduğunu anlatan Karaca, ekoloji için mücadele eden bölge halkını bir suya benzeterek, “Biz suyuz bu cennet bizim. Su kaynıyor su kaynıyorsa 100 dereceye gelecek ve sıçrayacak yakacak. Bu suyun suçu değil. Su duru aksın isteniyorsa suyu kaynatmayın. Bizim yaptığımız kendi yaşam alanına sahip çıkmak. Bizim mücadelemiz meşrudur” diyor.

“Biz meşru mücadele veriyoruz”

12 Temmuz’da yaşanan protestodaki bir anısını da anlatan Karaca, “Biz şenlikli bir protesto yaptık. Bir polis, bir arkadaşımıza ‘Bu teröristlerin yanında ne işiniz var?’ demiş. Biz terörist değiliz asıl siz teröristiniz. Biz meşru bir mücadele veriyoruz yaşam alanlarımızı koruyoruz. Bunu kabul etmeliler” çağrısı yapıyor.

Ağustos’ta bir basın açıklaması planlanıyor

Yaşam savunucularının tüm itirazlarına rağmen başlayan çalışmalarına şirket devam ederken, yaşam savunucuları ve köylüler de bir heyet oluşturarak, direnişi büyütmeyi hedefliyor. Bu bağlamda, ilk olarak Ağustos’un ilk haftasında, Rize’de Çevre Müdürlüğü önünde bir basın açıklaması planlanıyor.

Hukuk yolu ile de mücadele ediyorlar

Yaşam savunucuları sadece sokak yolunu denemiyor, ayrıca ekoloji tahribatını yargıya da taşıdılar. Bu anlamda, iki dava açılmış durumda. Rize idare Mahkemesi’nde açılan buu davalardan ilki bölgeye ilişkin alınan acele kamulaştırma kararının iptaline ilişkin ikincisi ise, Rize Valiliği’nin “Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) gerekli değildir” kararının iptalini kapsıyor.

(Evrim Kepenek – Yeşil Gazete)

İlginizi çekebilir

Comments

Comments are closed.