Editörün SeçtikleriEnerjiManşet

Radyoaktif uranyum bileşiği taşıyan römorklu kamyon kaza yaptı

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) yer alan Kuzey Carolina eyaletinde radyoaktif uranyum bileşiği taşıyan römorklu bir kamyon kaza yaptı.

Kuzey Carolina Eyalet Otoyol Devriyesi, tüm trafiğin kilitlenmesine neden olan kazanın çarşamba günü saat 11.30’da Cumberland County‘de meydana geldiğini söyledi. Açıklamada kazanın herhangi bir can kaybına neden olmadığı belirtildi.

The Sun’ın aktardığına göre   römorklu kamyon nükleer santrallere yakıt imalatında kullanılan zenginleştirilmiş uranyum olan uranyum hekzaflorür (UF6) taşıyordu. Yetkililer, kaza yerindeki işçiler ve acil durum müdahale personeli açısından radyasyon yayılım riski  olmadığını söyledi.

Kaza sebebi belirsiz

WNCN’den Laura Smith’in paylaştığı bilgiye göre kamyon 58’inci çıkışta devrildi ancak kazanın sebebi hala belirsiz.

Sızıntı yaşanmadı

Aracın devrilmesiyle içinde 1000 galonluk(3785litre) uranyum hekzaflorür taşıyan dört konteynerdan ikisi yere düştü. Yetkililer herhangi bir sızıntı olmadığını ancak sızıntı halinde rüzgarın yönüne göre tehlikenin büyüyeceğini aktardı.

Kuzey Carolina Ulaştırma Bakanlığı tarafından herhangi bir risk olmadığı yönünde açıklama geldi.  Kaza yerinde araca bağlı römorkun yoldan çekilerek trafiğin yeniden açılacağını söyledi.

Fotoğraf: abc11

Tehlikeli madde ekipleri çağrıldı

Cumberland County acil durum yönetimi müdürü Gene Booth, WRAL’a yaptığı açıklamada, “Bu konteynerlerin güvenli bir şekilde otoyolun dışına çıkarılması ve temizlenmesi için çalışıyoruz” dedi.

Booth, uranyum hekzaflorürün mevcut muhafaza kaplarında kalıp kalamayacağını veya başka kaplara aktarılması gerekip gerekmediğini öğrenmek için tehlikeli madde ekiplerinin olay yerine çağrıldığını söyledi.

Bir yılda beş tehlikeli madde sorunu

ABD Ulaştırma Bakanlığı taşımayı üstlenen Hittman Transport Service isimli şirketin iyi bir güvenlik sicili olduğunu belirtti.

Ancak kayıtlara göre Mart 2019 tarihinden bu yana beş kez tehlikeli madde sorunu yaşandı. Bunlardan bir tanesi ise  standartlara uyulmamasını içeriyordu.

Demircan: Her aşamasında nükleer risk var

Kazayı gazetemize yorumlayan nukleersiz.org koordinatörü Pınar Demircan nükleer santralleri tehlikeli yapan şeyin yakıtın kendisi olduğunu ifade ederek “Bu olay gerek şirket gerekse bakanlık yetkinliklerinin nükleer güvenliği hafife alarak toplum ve çevre sağlığını tehlikeye atabildiklerinin ispatıdır” dedi.

Nükleer yakıtın sevkiyatının sıradan ve günlük trafiğin içerisinde yapılmasını kabul edilemez bulan Demircan “Nükleer santrallerde kullanılan yakıtın elde edilmesi için uranyum madeninin çıkartılmasını arıtma tesisi, dönüştürme tesisi, zenginleştirme tesisi, yeniden dönüştürme tesisi ve yakıt imalat tesisindeki prosesler izler. Bu proseslerin gerçekleştirildiği tesisler arasında ise mesafeye göre bir sevkiyat işlemi söz konusudur” diyerek nükleer yakıtın yer aldığı her aşamada nükleer risklerle karşı karşıya olunduğuna dikkat çekti.

‘En büyük tehlike siyasi iradenin kendisi’

Demircan, “Bu uzun ve meşakkatli sevkiyat ve prosesler aynı zamanda küresel iklim krizi çağında ‘temiz enerji’ olarak lanse edilmek istenen nükleer santrallerin karbon salımına neden olan uranyum madenciliği, tesis inşaat ve sevkiyat prosesleriyle iklim değişikliğine nasıl pozitif besleme yapabildiğine dair de toplumun geneline fikir verecektir” dedi ve şu eklemeyi yaptı:

Fakat yine de bizim en çok dert etmemiz gereken riskleri küçümseyip önemsemeyen, önlemleri almayan ve her zaman maliyetleri önceleyen bu şirketlerle işbirliği yaparak  radyoaktif risk ve tehlikenin katmerlenmesine izin veren siyasi idarelerin kendisidir.”

Demircan , Türkiye‘de inşaatı süren Akkuyu Nükleer Güç Santrali‘nin operasyona başlaması halinde nükleer yakıt sevkiyat süreçlerinde benzer risklerin yaşanabileceğine işaret etti.