Koronavirüs SalgınıManşetTürkiye

Prof. Dr. İsmail Cinel: Artık daha genç yaşta hastalar kaybedilmeye başlandı

Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail Cinel, koronavirüs vaka sayılarında ciddi artış yaşandığı son dönemde, genç hastaların hastaneye daha fazla doku tahribiyle geldiğini kaydederken; çocuk hasta sayısının da arttığını kaydetti.

Artık herkesin seferberlik varmış gibi kurallara riayet edilmesi gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. İsmail Cinel, 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığını da vurguladı.

‘Şimdiki durum çok farklı’

DHA‘da yer alan habere göre, Prof. Dr. İsmail Cinel artık çok daha genç yaşta hastaların kaybedilmeye başlandığına dikkat çekerken; yoğun bakım ekiplerinin de ağır bir travmatik süreçle karşı karşıya kaldığını dile getirdi:

Bunun majör olarak üçüncü bir yukarı gidiş olduğunu düşündüğümüz zaman, birinci dalgada adeta bir seferberlik hali vardı ve vaka sayıları zirvede 13 bin 300’lerdeydi. Yoğun bakımlara yansıması da 1980 hasta oldu.

İkinci yukarıya gidişte, vaka sayısı 33 bin 500, yoğun bakımlara yansıması ise 5 bin 970’lerde olmuştu (maksimum). Biz, tam kapanmaya gitmeden, müthiş bir sağlık altyapısının yanında üstyapı diyebileceğimiz yoğun bakım ekiplerinin inanılmaz özverili mücadelesi ile bunun da üstünden gelmiştik ve ağır hasta sayılarımız 500’lere kadar inmişti.

Fakat şimdi durum farklı. Yukarıya doğru gidiyoruz. Son 15 gündür kırmızı alarm çanlarının çaldığı açık ve net.”

‘Dokuları daha fazla tahrip ediyor’

Mutasyona uğramış virüsün toplumda hızlı yayıldığının altını çizen Prof. Dr. Cinel, bu virüsün aynı zamanda da dokuları daha fazla tahrip ettiğine dikkat çekti:

Çok daha genç hastalarımız var. Aşılamanın da faydası ile (65 yaş üstünü aşılamayı başardık), artık yoğun bakımlarda ortalama 78 gibi yaşlardan şu an 60’lara 59’lara geri geldik. Bu çok önemli bir detay. Çünkü artık 38 yaşında da hastamız var, 45 yaşında da hastamız var. Bunlar da dokuları daha tahrip olmuş bir şekilde geliyorlar yoğun bakımlarımıza.

Şu anda ağır hasta sayısında 3 bin 200’lerdeyiz. Son 6 haftadır her gün artıyor. Yoğun bakım gereksinimi de artıyor hızla. Sağlık çalışanları için çok zor bir dönem. 10 tane yoğun bakımınız var, ikisini Kovid yoğun bakıma çevirdiniz, yetmedi altısı yedisi, hepsini Kovid yoğun bakım yapamazsınız. Çünkü non Kovid yani Kovid olmayan hastaların da, örneğin trafik kazası, beyin kanaması, ciddi kalp krizi geçirdiklerinde yoğun bakıma ihtiyaçları oluyor.”

“Herkesin artık bir adım geri çekilmesi gerekiyor” diyen Prof. Dr. Cinel, uygulanan yeni kısıtlamaların yeterli olup olmadığını önümüzdeki süreçte görüleceğini kaydetti.

‘Mutlaka aşı olunması gerekiyor’

Ağır hasta sayılarındaki artışın, yoğun bakımları hastanelerin sigortası olmaktan çıkaracağına işaret eden Prof. Dr. Cinel, şu açıklamalarda bulundu:

Sayı belli bir sayının üzerine çıktığı anda yoğun bakımlar sigorta olma özelliklerini kaybederler. Tüm hastane için sigorta fonksiyonunu göremeyen yoğun bakım demek, tıka basa dolu yoğun bakımlar demektir. Tıbbi kalitenin, istemeden düşmesi demektir. Yoğun bakımcıları da psikolojik olarak ciddi anlamda çok örseler bu, yılgınlığa, bitkinliğe düşürür. Düşünsenize bir yoğun bakımda mesela ayda ortalama 100 vefat yaşarken, bir bakıyorsunuz 300-400’lere çıkıyor. Bu hastalara 20 gün 30 gün emek vermiş yoğun bakımcının içinden bir parça kopar. Hele de hastalar daha gençse, etkisi daha yıkıcı oluyor. Çocuklara dahi yöneldi bu virüs, silah değiştiriyor. Aşı demek, bilim demek. Mutlaka aşıya ulaşmamız gerekiyor.”

‘İstanbul’da doluluk oranı üst seviyede’

Prof. Dr. Cinel, İstanbul’da şu anda doluluk oranlarının üst seviyelerde olduğunun da altını çizdi:

Bizim şu anda zaman kazanmaya ihtiyacımız var. Herkesin olayın farkına varıp, sağlık sistemine yardımcı olmasını istiyoruz. Bunu çok ısrarla, en acil şekilde yapmamız gerekiyor. Son 7-8 haftadır aralıksız artıyor ağır hasta sayısı. İstanbul’da şu anda doluluk oranlarımız gerçekten en üst seviyede.

Bu, (yoğun bakımlarda) yatakların tamamen dolu olduğu anlamına gelmiyor, yatak yok demek değil. Biz hastamızı kapıda, sokakta bırakacak bir millet değiliz. Ama ben, Türk Yoğun Bakım Derneği Başkanı olarak şunu vurgulamak zorunda hissediyorum kendimi: Yoğun bakımın birinci düzeyi olur, kardiyoloji, nöroloji yoğun bakım, olur buralarda Kovid hastalarına geçici süreyle hizmet verebilirsiniz.

Asıl hizmet alacakları yer, üçüncü basamak yoğun bakımdır bu hastaların. Genel yoğun bakımlardır, anestezi yoğun bakımlardır, göğüs hastalıkları ilgili yoğun bakımlardır. O yüzden diyorum ki, daha fazla doluluk, yoğun bakımların sigorta olma fonksiyonunu kaybetmesi anlamına gelir. Yoğun bakım çalışanları açısından da psikolojik açıdan da bu yük daha fazla zor taşınır.”

İlk iki dalgada özel hastanelerin salgın sürecinde sisteme çok destek olduğunu, ancak bu dalgada desteğin düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Cinel, özel hastanelerin de sürece daha fazla destek olmaları gerektiğine işaret etti.