Hafta SonuManşet

Permakültürle başlayan ‘dost işi’ ahenkli işler – Buket Atlı

Bu aralar serbest çalışmayı denemeye başladığımdan beri en çok duyduğum şeylerden birisi: ‘Dost ve tanıdıklarla iş yapılmaz, sonunda hep kötü oluyorsun’. Benim de temel yapmak istediğim aslında tam tersi! Peki napıcaz şimdi? Birlikte güzellikler ürettiğim insanlarla sadece iş arkadaşı olmak istemiyorum. Mesela toplantı yaparken toplantının ortasında bile olsa ‘Ya senin hoşuna gitmeyen bir şey var, nedir içine mi sinmedi bebişim?’ ya da ‘Ay burasını sen çok güzel yaparsın tam senlik bir iş oley!’ diyebilecek kadar birbirimizi tanıyan, önemseyen ve takdir eden dostlarla çalışmak ve iş yaparken de rekabet yerine dayanışarak yaşam enerjimi üretime çevirebilmek istiyorum. Ay bilmem ki çok mu şey istiyorum…

Arada bunları kendime sorarken, bu senenin başında gittiğim permakültür sertifika kursunda tanıştığım bir grup kadınla onların tabiri ile ‘dayanışmalı, ahenkli bir kızkardeşlik’ hikayesine dahil oluverdiğimi fark ettim! Bu hikayeyi daha fazla kişiye de duyurmak istiyorum ki, benim gibi DOSTLARLA İŞ YAPMAK konusunda kötü örnekler duya duya kafası ve kalbi karışanlara azıcık ilham olsun…

Her şey bir kış günü, bir kursla başladı :) 6 hafta boyunca haftasonlarında büyük keyifle katıldığımız ve Mustafa (Fatih Bakır) Hoca ile Iraz’dan Candaş) bir sürü şey öğrendiğimiz Permakültür Sertifika Kursundan sonra sıra uygulama yapmaya gelmişti.

O sırada benim işyerimin de buna uygun olan bir bahçesi vardı ve biz 7 kadın bir araya gelip kollarımızı sıvadık. Ölçtük biçtik, planlar yaptık, birimizin evinde fazla solucan vardı, diğerinde onlara yuva yapmak için boruyu delecek alet edevat, diğeri tohum getirdi, icabında çöpten kasalar topladık, videolar izledik, bilenlere sorduk soruşturduk ve arka bahçeye permakültür tasarımı yaptık.

Ama en güzeli güçlerimizi birleştirmek kısmıydı valla. Tek başıma ben böyle bir bahçe yaptığımı hayal bile edemiyorum. Sonra benim hayal edemediğim daha bir sürü şey yaptık valla birlikte!

İçimizden birisinin bir hayali vardı ve biz de o hayalin kahramanları olduk. Yasemin bir arkadaşı ile birlikte, iki dost olarak şehirde çocuk ve yetişkinlere yönelik sürdürülebilir yaşam ve ekoloji konularında atölye ve konuşmaların olacağı Kokopelli Şehirde’ isminde bir yer yarattı.

Elif ve Yasemin, sağlıklı adil gıda, yeşil alan, daha temiz ve iyi bir dünya için gündelik direnişte iki kadın, iki dost, iki anne, iki hayalperest! Bu iki kadın, sırtındaki çantada taşıdığı tohumları flütüyle üfleyerek kışı bitirip baharı getiren, yaşam üfleyen Amerikan Yerlisi Kokopelli’den ilham alarak, şehri yeşertmek, kendimize yetmek, sürdürülebilir yaşamın ne demek olduğunu veya olmadığını, daha onarıcı ve şifalı olmayı, mümkün olduğunca permakültür prensiplerini kullanarak, bir uygulama, deneme ve daha çok yanılma alanı oluşturmaya karar verdiler.

Reşitpaşa’da arkada bostana çevirdikleri minik bir bahçesi olan Kokopelli’nin  kompost kutusunu kim yaptı dersiniz peki? Tabi ki gene bizim ekip…

Kokopelli ekibi, hem yetişkinlere yönelik, kendi gıdamızı yetiştirme (balkon bahçeciliği, mikro filiz yetiştirme, kompost gibi), suyumuza sahip çıkma (şehirde yağmur suyu hasadı), kendi sağlıklı gıdamızı üretme (fermantasyon gibi) atölyelerimiz, permakültür eğitimleri ve tabi bizlere ilham ve bilgi verecek kişilerle konuşmalar yapıyor hem de çocuklarla beraber ekip biçiyor, gıdamızın marketten gelmediğini emekle, sabırla büyüdüğünü deneyimliyor, tohum topunun hikayesini konuşup birlikte yapıp, doğadan esinlenen ve geri dönüşüm malzemelerini kullanan sanat atölyeleri düzenliyorlar.

Ama bu ekibin yaptığı güzel işler bitmedi, şimdi de yepyeni bir heyecanımız var. Yasemin ve Elif’in çocuklarla birlikte kendi gıdamızı nasıl yetiştirebileceğimizi deneyimlemek, sadece tüketmek yerine birlikte nasıl üretebiliriz bunları konuşmak ve yaşadıkları çevreye saygı duyan, iyileştiren nesiller yetiştirebilmek için birlikte öğrenmek için yarattıkları bu mekanda hep birlikte bir eğitim gerçekleştireceğiz. Hem de tüm hikayenin başlamasını sağlayan permakültür konusunda.

Gene tam bir ekip çalışması olacak olan bu eğitim hepimizin yüreğini kıpırdatıyor. Ürdün’e gidip birlikte staj yapan Burcu ve Evren’in deneyimleri, benim ekoloji ve öğrenme konusundaki bilgilerimle harmanlanıp, üstüne tasarımcı olan Melisa’nın çizimlerini de ekleyerek Kokopelli’de dost işi, ahenkli ve kolektif bir yolculuğa çıkıyoruz.

Belki sizleri de 23- 24 Aralık’ta permakültür giriş giriş kursunda aramızda görürüz, belki göremeyiz ama siz de bilin ve anlatın, orda, dostlarla yapılan güzel işler var uzakta. Yeter ki biz de doğanın yaptığı gibi birbirimize destek olmayı, birlikte büyümeyi denemeye cesaret edelim…

 

Buket Atlı

 

Kategori: Hafta Sonu