EnerjiManşetSağlık

[Dünya Astım Günü] ‘Termik santraller astıma davetiye çıkarıyor’

Görsel: Yasemin Akyüz

Temiz Hava Hakkı Platformu, Dünya Astım Günü’nde astıma davet çıkaran kömürlü termik santrallerin kapatılması çağrısında bulunarak “Bugün termik santrallere #izinvermeyin demek için çok doğru bir gün” dedi.

Bir nefes yolu hastalığı olan astım, dünya genelinde tahmini olarak 300 milyon kişiyi etkiliyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) çağrısıyla her yıl mayıs ayının ilk salı günü ise Dünya Astım Günü olarak kutlanıyor.

‘Termik santraller astım riskini artırıyor’

Hava kirliliği, astıma yakalanma riskini artırıyor, mevcut astım hastalarının sağlık durumunu da olumsuz etkiliyor. Platform, özellikle Türkiye’de çevre yatırımlarını tamamlamadan çalışan termik santrallerinin astım riskini artırdığını vurguladı.

Temiz Hava Hakkı Platformu Koordinatörü Buket Atlı “Tanınan altı yıl boyunca çevre yatırımlarını tamamlamamış olan kömürlü termik santrallere iki yıl daha ek muafiyet verecek yasa teklifi 2019 yılında, toplanan yüz bin imza ve sivil toplum kuruluşlarının tepkileri sonucu veto edilmişti. Ancak, Ocak 2020’de kapatılan santraller, çevre ve halk sağlığı için yapmaları gereken yatırımlar tamamlanmadığı halde tekrar açıldı ve çalışmaya devam ediyor” ifadelerini kullandı.

‘Havamızı kirletmelerine göz yumuluyor’

Atlı, “Halk sağlığını korumak amacıyla santrallere daha fazla muafiyet verilmeyeceği söylenmiş olmasına rağmen, gerekli yatırımlarını tamamlamamış santrallere geçici izinler ve ek süreler verilerek havamızı kirletmelerine göz yumuluyor” bilgisini paylaştı.

Muafiyet süresi dolan santrallerin çevre izni alabilmek için gerekli yatırımları yapıp yapmadığının kamuoyuyla paylaşılmadığına dikkat çeken Atlı,  “Santrallerin bacalarından çıkan emisyonların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından sürekli izlendiği belirtiliyor, fakat Kahramanmaraş, Manisa ve Kütahya gibi illerimizden vatandaşların çektiği ve gözle bile görülebilecek kadar koyu renkli dumanların çıktığı videolar geliyor” ifadelerini kullandı.

‘Ticari sır değil halk sağlığı sorunu’

Santrallerin bacalarından çıkan emisyonların değerlerinin ne olduğunun Meclis’te soru önergesi olarak sorulduğunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın “ticari sır” olduğunu belirttiğini hatırlatan Buket Atlı şu youmda bulundu:

Oysa, hava kirliliğinin kronik kalp, damar ve dolaşım hastalıkları, kanser gibi pek çok hastalığa sebep olduğunu ve bu sebeple Covid-19 gibi virüsler karşısında da insanları daha kırılgan hale getirdiğini biliyoruz. Ayrıca kirli havanın astım hastalığını, ataklarının ve hastaneye başvurularını arttığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Havada bulunan tahriş edici maddeler astım hastalarını sağlıklı kişilerden daha fazla etkiler, hastalık belirtilerini başlatır ya da hastalığı ağırlaştırabilir. Bu sebeplerle, bacalardan çıkan kara dumanlar ‘ticari sır’ değil bir halk sağlığı sorunudur.”

‘Yüzlerce km ötedeki şehirler için de tehlikeli’

Greenpeace Akdeniz’in hazırladığı hava kirliliği modellemesi, kömürlü termik santrallerin sadece bulundukları şehirler için değil, yüzlerce kilometre ötedeki şehirler için de nasıl bir sağlık sorunu oluşturduğunu ortaya koydu.

Modellemeden yola çıkılarak hazırlanan simülasyon, kömürlü termik santrallerden salınan partikül maddelerin tüm Türkiye’ye yayıldığını gözler önüne serdi.

Modellemede, Sağlık ve Çevre Birliği’nin (HEAL) hazırladığı “Türkiye’de Kronik Kömür Kirliliği” raporunda yer alan 100 MW ve üzeri kurulu güce sahip 28 kömürlü termik santralin neden olduğu Partikül Madde (PM) 2.5 kirlilik dağılımı incelendi.

Çocukluk çağı astımı ile bağlantılı

DSÖ tarafından kanserojen bir madde olarak tanımlanan PM2.5’un, Greenpeace tarafından 2020’de gerçekleştirilen bir modellemede, Türkiye’deki çocukluk çağı astımı ile bağlantılı olduğu ortaya konulmuştu.

Özellikle kömürlü termik santraller, PM2.5 kaynaklarının başında geliyor. DSÖ’nün hazırladığı rehberler, partikül maddelerin boyutlarına göre günlerce havada asılı kalabileceğini ve hava koşullarına bağlı olarak binlerce kilometre mesafe katedebileceğini gösteriyor.

Çin’de 2015 yılında yapılan bir çalışma, PM2.5’in ülkedeki hava koşullarına bağlı olarak gözlem yapılan iki gün içinde 2000 km uzağa taşınabileceğini tahmin ediyor.

Kategori: Enerji