Yeşeriyorum

Parti mi, Anti-Parti mi?

Partililer arasında, Partimizi anti-parti, parti olmayan parti gibi, ne demek istediğini pek anlatmayan, herkesin kendince anlamlar yükleyebildiği bir terim kullanıyoruz. Gerçekten de Yeşiller Partisi geleneksel partilerden farklı bir parti ve bu farklılık felsefesiyle, ilkeleriyle, işleyişiyle oldukça derin. Bu nedenle de ani-parti terimine anlam yüklemek için tartışma ihtiyacını duyuyoruz. Sanırım bu, bir yandan Partimizin çok yeni olmasından, diğer yandan genlerimize işlemiş eski alışkanlıkları aşarak,  radikal bir değişime işaret eden yeni siyaset tarzını içselleştirip söylem ve davranışa dönüştürmenin zorluğundan kaynaklanıyor. Biz bunları tartışa konuşa, eylem içinde, zaman içinde aşarız.

Ancak anti-parti olduğumuzu sık sık vurgulayarak kendimizi öyle olmaya ikna etmeye çalışırken, Partimize dışarıdan bakanlara, yeşil politikaya, Partimize ilgi duyan birilerine, “Gel, Partimize katıl, ama biz bildiğin partilerden değiliz, hatta biz anti-partiyiz” desek, ne demek istediğimizi anlatmış olacak mıyız? Bize, o zaman niye parti kurdunuz, sivil girişim ya da hareket olarak kalsaydınız ya, derlerse haklı olmazlar mı? Hatta bizi mi aldatıyorsunuz, parti gibi parti değilseniz nasıl seçimlere katılacaksınız, nasıl oy alacaksınız, insanlar size neden oy versin, demeleri, demeseler bile akıllarından geçirmeleri pek olası değil mi? Bana da, parti değilmiş gibi görünmeye çalışmak siyasi etik açısından da pek doğru gelmiyor. Ayrıca, kendimizi anti-parti’nin büyüsüne kaptırırsak, işin sonu; sokaklarda koşturan kaotik bir yapı haline gelmeye, herkesin kendi türküsünü söylediği, çok seslilik olmayan, ama kimsenin dinlemek istemediği bir koro olmaya kadar varabilir.

Biz, sistem karşıtı, nereye doğru gittiği henüz belirsiz bir geleceğin partisiyiz. Bu durumda, farklarımızı olabildiğince netleştirip kendi felsefemize, ilkelerimize uygun yapılanmamızı oluşturmayı ve çalıştırmayı (parti bir aparattır çünkü), süreç içinde başarılarımızdan ve hatalarımızda öğrenerek, değişimi esas alarak, kendimizi sürekli yenileyerek Partimizi inşaya devam etmeliyiz. Bunun için okuyarak, öğrenerek, dünya örneklerine bakarak, tartışmayı sürdürmeliyiz

Kendimce, geleneksel partilerden farkımızın neler olduğunu anlamak için, Siyasal Partiler Yasası nasıl bir yapı ve işleyiş öngörüyor, geleneksel partilerden( GP diye geçecek)) farkımız ne, YP nasıl bir parti inşa etmeye çalışıyor, sorularını basitçe irdeledim:

  • Yeşiller Partisi (YP), zorunlu olarak, Türkiye’nin Seçimler ve Siyasi Partiler Yasasına göre kurulmuştur ve faaliyetine devam edebilmek için mümkün olduğu kadar bu yasalara uymaya dikkat eder.
  • YP ise,  bir yandan da bu yasaları deler, değiştirmeyi hedefler;
  • GP, parlamentoya girmeyi, iktidar olmayı hedeflerler;
  • YP parlamentoyu hedeflerler. Ancak, asıl hedefi bu olmadığı gibi, verili koşullarda iktidarı hedeflemez, parlamento içi ya da dışı, muhalefet olmayı esas alır.
  • GP, yönetim organları yasalara uygun olarak oluşturulur ve işler.
  • YP’nde bu organlar ağırlıkla formeldir, Parti ihtiyaç duyduğu organları kendi işleyişine, felsefesine, ilkelerine uygun olarak oluşturur ve çalıştırır.
  • GP’de merkezi organlar tarafından üretilen politikalar yukardan-aşağıya uygulanır; parti tek seslidir.
  • YP’de merkezi politikalar katılımcı bir şekilde aşağıdan-yukarıya oluşturulur, parti içi demokrasinin işlemesine, partide farklı görüşlerin yaşama ve merkezi politikalar haline gelebilme hakkına saygı gösterilir; YP çok seslidir.
  • GP’ler lider partileridir.
  • YP’de lider yoktur, hiyerarşiyi yoktur; tüm ilişkileri yataydır ve eşitlik temelinde yürütülür.
  • GP’lerde kararlar oylama yoluyla alınır,
  • YP’de kararlar,  genel kongreler dışında oylama yapılmaz, kararlar ikna yöntemiyle alınır.
  • GP’ler kitle partisidir.
  • YP misyon partisidir. Gücü üye sayısıyla değil, kitleler üzerindeki etkisiyle ölçülür

Sonuç olarak; ilk kongresine hazırlanan Yeşiller Partisi, partileşme sürecini yaşıyor. Bu süreç doğrusal, ucu kapalı bir süreç değil. Bu nedenle inşa etmekten söz ediyoruz. Bu açık süreç, Partinin ilkelerinde( Ramazan’ın yazısında nitelediği gibi anti-ilke de denebilir), söyleminde ve eyleminde anlatımını bularak ilerleyecektir.

Ülkemizdeki siyasi mücadele, devlet-içi nüfuz ve rant elde etmek ve dağıtmak amacıyla yapılırken, Yeşiller Partisi, siyasetin demokratik bir tarzda yeniden kurulmasına,tüm canlıların yaşam haklarını, tüm farklılıkların tanınmasını savunan yeni bir siyasal kültürün oluşturulmasına çalışır. Gezegenimizi yıkıma sürükleyen ekolojik felaketlerin önlenmesi için; kapitalizme, endüstriyalizme, tüketim kültürüne karşı mücadele eder. YP için bu mücadelenin karakteri, diyalog yoluyla karşılıklı etkileşim ve değişimdir.

Kongremize başarı dileklerimle…

Yüksel Selek

Kategori: Yeşeriyorum