Köşe YazılarıManşetYazarlar

Pandemi, küresel plastik atık sorununu büyüttü

Pandemi nedeniyle tüm dünyada başta maske, siperlik, eldivenler olmak üzere koruyucu malzeme kullanımı inanılmaz boyutta arttı. Toplumlar tarafından maskelerin, siperliklerin, eldivenlerin ve diğer koruyucu malzemenin yoğun kullanımı başka bir sorunun; iyi yönetilemeyen plastik atıklar sorununun, daha da ağırlaşarak tekrar gündeme taşınmasına neden oldu. Kullanılan koruyucu malzemelerin atıklarının tamamına yakını ‘tıbbi atık’ ve büyük bir kısmının ana maddesi de plastik… Bu nedenle bertarafı, yapısı da göz önünde alınarak, tıbbi atık yönetimi kurallarının içinde yapılmalıydı. Fakat tüm dünyada yaşanan atık yönetimi alt yapı yetersizliğinden bu yapılamadı, halen de yapılamıyor.

Onun yerine ülkemizde ve tüm dünyada koruyucu malzeme atıklarının bir naylon torba içinde 72 saat bekletilip; normal atık kutularına atılması kuralı getirildi. Fakat yaygın uygulama da, bırakın bu atıkları bir naylon torba içinde 72 saat bekletmeyi; çıkarıldığı anda bile normal atık kutularına atılmadı. Şimdi bu atıkları yerlerde, su kanallarında ve sonuçta denizde görmek mümkün… Bu durum da özellikle bu atıkların içeriği nedeniyle deniz ve okyanuslara pandemi boyunca daha da çok plastik atığın ulaşması ile sonuçlanıyor. Bir araştırmaya göre 2020 yılı içinde sadece 1.56 milyon yüz maskesinin okyanuslara ulaştığı hesaplanmış. Bu nedenle birçok ülkede pandemi nedeniyle artan plastik atıkların akıbeti hakkında çok sayıda bilimsel araştırmalar yapıldı; yapılmaya da devam ediliyor.

Bu çalışmalardan biri de hakemli bilimsel bir dergi olan PNAS (Proceedings of the National Academy of Sciences of the United States of America) kasım ayı sayısında yayınlanan  “Plastic waste release caused by COVID-19 and its fate in the global ocean” başlıklı çalışma… Bir grup Çinli okyanus ve atmosfer bilimci akademisyen tarafından yapılan bu çalışma durumun tahmin ettiğimizden de kötü olduğunu gösteriyor. Çalışmada Çinli araştırma grubu özel bir modelleme tekniği kullanmış. Bu modele göre 23 Ağustos 2021 itibarıyla 193 ülkeden 8,4 ± 1,4 milyon ton pandemi kaynaklı plastik atık üretildiğini hesaplayan araştırmacılar; bu plastik atığın 25.9 tonunun nehir ve akarsularla okyanuslara ulaştığını sonucuna varmışlar. Araştırmacılar oluşturdukları modelde, ülke bazında hastanede yatan Covid-19 hasta sayısını, hasta yatağı başına üretilen tıbbi atığı, kişilerin kullandığı koruyucu malzeme kullanım miktarı gibi değişkenleri de dikkate almışlar. Modellerinde pandemiye bağlı plastik atıkların %87.4’nün sağlık kurumlarından kaynaklandığını bulan araştırmacılar, artan plastik atıkta, toplumun kullandığı koruyucu malzemelerin sadece %7.6 payı olduğunu hesaplamışlar. Ayrıca araştırmacı grubunun oluşturduğu model plastik atık deşarjının mekânsal dağılımının küresel okyanusta kısa süre içinde hızla değiştiğini de ortaya koyuyor. Modele göre plastik kalıntılarının önemli bir kısmı önce büyük parçalar, daha sonra meteorolojik olayların etkisiyle parçalanıp, mikroplastiklere dönüşerek plajlara ve sahillere ulaşıyor, deniz yatağına iniyor. Kuzey Kutbu’nda çevresel bir plastik birikimi de neden oluyor.

Pandemiyle birlikte sulara tıbbi atık deşarjı da arttı

Modele göre pandemi nedeniyle koruyucu malzemeden kaynaklanan plastik atıkların büyük bir bölümü hastane atıklarını geçmişten bu yana iyi yönetemediğini bildiğimiz gelişmekte olan ülkelerden ve özellikle de Asya ülkelerinden kaynaklanıyor. Araştırmanın yapıldığı 23 Ağustos 2021 tarihi itibarıyla araştırmacılar, Covid-19 vakalarının farklı kıtalardaki (Asya, Avrupa, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Okyanusya ve Afrika) dağılımına baktığında  vakaların yaklaşık % 70’i Kuzey ve Güney Amerika ile Asya‘da olduğunu görmüşler. Buna karşılık kötü atık yönetimi sonucu doğaya ulaşan pandemi kaynaklı plastiğin vaka dağılımını takip etmediğini; %46’sının Asya’dan geldiğini hesaplamışlar. Modele göre Asya’nın ardından %24 ile Avrupa ve son olarak % 22 ile Kuzey ve Güney Amerika okyanuslara ulaşan pandemi kaynaklı plastik atığın kaynağı… Aslında bu bulgu giderek ağırlaşan, eski bir sorunu da hatırlatıyor bize; Hindistan, Brezilya ve Çin gibi birçok gelişmekte olan ülke, tıbbi atıklarını iyi yönetemiyor…  Bu ülkelerden pandemi olmasa da tıbbi malzeme kaynaklı plastik atıklar, doğaya karışıyor ve okyanuslara ulaşıyor. Çinli akademisyen grubunun yaptığı çalışmaya tekrar dönecek olursak; yaptıkları modellemeye göre pandemi döneminde okyanuslara pandemi ilişkili plastik deşarjı, toplam nehir plastik deşarjlarının % 1,5’nu oluşturuyor Bu deşarjın büyük bir kısmı, potansiyel ekolojik ve sağlık riskini ve hatta Covid-19 virüsünün yayılmasını da yükselten tıbbi atık kaynaklı… Araştırmacılara göre bu durum atık yönetiminde bir an önce yapısal değişiklikler yapmamız gerektiğini bir kez daha gösteriyor.

Pandemi ile ilişkili kötü yönetilmiş plastiklerin (MMPW) okyanusa nehir deşarjları. Haritalar; ,(A)hastane tıbbi atıkları, (B) COVID-19 virüs test kitleri, (C) KKD, (D) çevrimiçi alışveriş ambalaj malzemesi ve (E) toplamının neden olduğu deşarjları gösteriyor. . Arka plan rengi, her su havzasına karışan plastik atığı temsil ederken, mavi dairelerin boyutları nehir ağızlarındaki deşarjları gösteriyor.

Araştırma grubu pandemi kaynaklı atık plastiklerin okyanuslardaki gelecekteki akıbetini de ayrı bir modelleme ile araştırmışlar. Bu modelleme plastiklerin önemli bir bölümünün makro veya mikro plastik şeklinde üç yıl içinde sahillere ulaşacağı; ancak önemli bir kısmının da deniz yatağına çökerek, orada varlığını koruyacağını ortaya koymuş. Modele göre bu yüzyılın sonunda pandemi ile ilişkili plastik atıkların %28.8’i deniz yatağına çökecek; %70.5’i ise sahillere ulaşacak, bir kısım mikroplastik ise dalgaların ve rüzgârların etkisi ile su damlacıkları ve tuz yoluyla atmosfere de karışıp çok uzaklara taşınabilecek. Yağışlarla tekrar toprağa karışan bu mikroplastikler toprağı, yeraltı ve yer üstü su kaynaklarını kirletip, bir kısmı tekrar okyanuslara ulaşabilecek. Böylece başta okyanus ekosistemi üzerinde olmak üzere ekosistem üzerindeki yıkıcı etkisi uzun yıllar boyunca devam edecek.

Okyanuslara boşaltılan pandemi ile ilişkili makro ve mikroplastiklerin önümüzdeki yıllardaki akıbetinin projeksiyonu… (A yüzey sularında, B deniz yatağında ve sahillerde)

Plastik atık yönetimi; tüm dünya için başlı başına bir sorun; son yıllarda artan oranda çok sayıda zengin merkez kapitalist ülke, bu atıklarını bizim gibi ülkelerin üzerine atıyor… Pandemi de artan koruyucu malzeme kullanımı nedeniyle bu sorunun katlanmasına neden oldu, olmaya da devam ediyor. O nedenle araştırma grubunun da altını çizdiği gibi özellikle gelişmekte olan ülkeler başta olmak üzere tüm dünya da daha iyi plastik atık toplama, sınıflandırma, arıtma ve geri dönüşümün yanı sıra daha çevre dostu yeni malzemelerin geliştirilmesi için yenilikçi teknolojilerin teşvik edilmesi gerekiyor’

Hem de bir an önce…