Ana Sayfa Blog Sayfa 5194

Şifreli Matematik testlerinde bu anormallik niye? \ Abbas Güçlü

Görünen o ki YGS’ye yönelik tartışmalar, daha uzun süre Türkiye’nin gündeminden düşmeyecek. ÖSYM’nin kafaları kurcalayan sorulara cevap vermeden sınav sonucunu açıklaması, şaibelerin daha da artmasına neden oldu.
9 ay önce de, dönemin ÖSYM Başkanı Ünal Yarımağan, KPSS’ye yönelik olarak ortaya atılan iddiaları “Sınavı iyi geçmeyenlerin heyezanı” diyerek dikkate almamış ve puanları açıklamıştı. Ama daha aradan bir kaç hafta geçmeden, önce sınav iptal edildi, ardından da istifa etmek zorunda kaldı. Şu andaki süreç de sanki aynı yönde ilerliyor. Yani 9 ay önceki filmi bir kez daha izlersek hiç şaşırtıcı olmaz!..
ÖSYM’nin açıkladığı sınav verileri incelendiğinde karşımızı müthiş ayrıntılar çıkıyor. Örneğin şifre uygulanan Matematik testine yönelik Türkiye ortalamalarına ve 40 sorudan 30’unu yapanlara bakıldığında, karşımıza cevabı zor sorular çıkıyor.
Bilindiği gibi YGS’de 4 farklı testten sorular soruldu. Bunlardan Türkçe, Sosyal Bilimler ve Fen Bilimleri testlerinde, önceki yıllara göre çok büyük farklıklar yok. Yüzde 15’e varan bir değişim söz konusu. Ama şifre iddialarıyla gündeme gelen Matematik testinde yüzde 100’ü aşan bir değişim dikkati çekiyor!
Soruların zorluk derecesi ve giren adaylar aynı olduğuna göre bu değişim neden sorusuna ÖSYM yetkililerinin eminim ki bir cevabı vardır.
YGS’ye geçen yıl bir milyon 487 bin 365 aday girdi. Bu yılki rakam ise bir milyon 648 bin 628.
30’un üzerinde kaç kişi var diye testlere tek tek baktığımızda, ortaya çıkan tablo şöyle (İlk rakam 2010’a, ikinci rakam da 2011’e yönelik):
Türkçe: 450.782 – 484.198
Sosyal Bilimler: 59.252 – 66.703
Fen Bilimleri: 65.320 – 58.512
Matematik: 180.603 – 84.612
Ve şimdi bir de soruların tümünü yani 40’ta 40 yapanlara bakalım:
30 soru yapanlar geçen yıla göre yarı yarıya, hatta daha fazla azaldığına göre, ful çekenler ne kadar azaldı?
Geçen Matematik’te 2.141 aday soruların tümünü yapmışken, bu yıl bu rakam 1.805’e düşmüş!
Yani 30 ve 40 net yapanların değişimine bakıldığında, enteresan ötesi bir durum söz konusu!
Bu size de ilginç gelmiyor mu?

Puanlar neden gizleniyor?
KPSS skandalı bazı adayların anormal puan almalarının anlaşılmasından sonra ortaya çıkmıştı. Aynı fakültenden mezun olan, aynı dershaneye giden bazı adaylar, çok yakından tanıdıkları bazı isimlerin, soruların tümünü doğru cevaplamalarının mümkün olmadığını iddia etmişler ve bunun araştırılmasını istemişlerdi.
Nitekim daha sonra yapılan araştırmada, bir önce yıl girdikleri sınavda soruların yarısını bile cevaplayamayan adayların, son sınavda, tüm soruları cevapladıkları ortaya çıkmış onunla da kalınmamış, eş ve kayınbiraderlerinin de tüm soruları doğru yaptığı tespit edilmişti. Dolayısıyla, eğer herkes herkesin sınav sonucunu görmeseydi, KPSS’deki kopya skandalı ortaya çıkmayacaktı.
Peki ÖSYM ne yaptı? Adaya yönelik puanları, başkalarının görmesini engelledi. Yani KPSS’deki kopya skandalını ortaya çıkartan uygulamaya son verdi. İşte bu yüzden şeffaflık ve güvenirlik açısından, adaylara yönelik puanların, başkaları tarafından da görülmesine olanak sağlanmalıdır. Eğer bu şimdi sağlanmasa, ileride zaten ortaya çıkacak. Hiç umulmayan adaylar, en iyi üniversitelerin, en iyi fakültelerini kazandığında, araştırma süreci başlayacak ve KPSS’de olduğu gibi ilginç tabloların ortaya çıkmasına neden olabilecek…
Ortada hiç bir şey olmasa dahi, puanların gözleniyor olması, yeni iddiaları beraberinde getirecek, bu da ÖSYM’ye duyulan güvenin zedelenmesinin ötesinde bir işe yaramayacaktır…

Yeni iddialar
ÖSYM’nin gerçekleştirdiği sınavın en önemli özelliği, Türkiye genelinde aynı anda başlayıp, aynı anda bitmesiydi. Geç gelenlerin sınava girmeleri mümkün değildi. Aynı şekilde çok önemli mazereti ya da yanlışlıklar da de olsa, daha  sonra onlar için ayrı bir sınav yapıldığına bugüne kadar şahit olunmadı.
Ama ÖSYM şimdi hem YGS hem de ALES için ayrı sınav düşünüyor. Üstelik sonuçlar açıklandıktın sonra. Binde bir puanın bile önemli olduğu bir sınavda, yeni sınav sonuçları çok önemli değişikliklere neden olacak. Ama çok daha ciddi iddialar söz konusu. İşte onlardan bir kaçı:
Sınavda tuvalete çıkma yasağı olduğu için, bu konuda heyet raporu olanlar, özürlülerle birlikte başka bir salonda sınava alındılar. Ve onlara, sınavda, daha önce kendi adlarına düzenlenen soru kitapçıkları değil, yedek kitapçıklar verildi. Ama puanlama yapılırken, yedek kitapçıkların cevap anahtarı değil, daha önce kendi adlarına düzenlenen soru kitapçıklarının cevap anahtarı uygulandı. Sonuçta da, sınavları çok iyi geçmesine rağmen bu adayların hiç birisi barajı geçemedi.
Bir anda şoka giren bu adaylar, soluğu ÖSYM’de aldılar. Kendilerine verilen cevap ise bugüne kadar sık sık duyduğumuz o malum cevap oldu:
“Sehven yanlışlık olmuş. Puanları hemen yeniden hesaplanacak ve en kısa zamanda sizlere duyurulacak!”
Bakalım ÖSYM bu iddiaya da resmi bir açıklama getirecek mi merakla bekliyoruz.
Bu arada Ceyhan‘da bir okulda sınava giren çok sayıda adayın barajı aşamaması da dikkat çekici. İçlerinde geçen yıl ilk 100 bine girmesine rağmen, daha yüksek puan için şansını bir kez daha deneyenler de var.
Özetin özeti: Sehven yanlışlar dizisi, Brezilya dizilerini gölgede bırakırsa hiç şaşırmayın!..

 

Abbas Güçlü – Milliyet

Cahilliğin mutluluğu dar geliyor \ Kaan Sezyum

Ben sanki meraklıyım başbakanın nasıl bir insan olduğunu anlamaya, bilmeye. Ben de başbakanımı, ÖSYM başkanımı, meclis başkanımı ya da çevre ya da enerji bakanımı tanımamak, onların dediklerinden haberdar olmamak, huzur içinde insan gibi evimde yaşamak istiyorum ama nedense bir türlü olmuyor, olamıyor. Nedendir diye düşünmek zorunda kalınca da hemen cevap çıkıyor ortaya. Bir gün dişiniz ağrır, dişinizin farkına varırsınız; bir gün beliniz ağrır, belinizin farkına varırsınız; bir gün de saçlarınız dökülür, kel olduğunuzu anlarsınız, işte o hesap. Aslında hiçbir yerimiz ağrımasa sızlamasa, onlardan hiçbir zaman haberdar olmayacağız. Ama nasıl olacak? Aslında basit. Devletler, insan metabolizmasından daha uzun ömürlü, daha sağlıklı olması gereken organizmalar. Amma velakin Türkiye’de devlet her zaman topal, her zaman kör, her zaman baş ağrısı çeken bir insan gibi nedense. Ben de isterdim hiç başım ağrımasın da başbakanımı tanımayayım, ama olmuyor. ‘Ne yapsa bana batıyor!’ demek de çok ayıp. Ben manyak mıyım da adamın her dediğinden rahatsız olayım? Olmayayım diyorum, haberleri, televizyonumu, internetimi kapatıyorum, yine olmuyor. İki gün sonra bir gazeteyi açıyorum, yine garip birtakım açıklamalar, yine beylik ve sığ birtakım mantık yürütmeler.

* * *

Neredeyse her haberi açışımda Mehmet Ali Erbil’in programlarının politik versiyonlarını izliyor gibi hissediyorum kendimi. Türkiye’nin durumuyla ‘Survivor’ın durumu arasında çok da fark yok aslında. Bizim politik Nihat Doğan’ımız yok mu? Var. Peki Survivor Taner’in politik versiyonu yok mu? O da var. Politik Acunlar, Noumalar, Zeynep Tunuslular bile var politikamızda, daha ne olsun? Aslında her şeyin başı sevgi gibi geliyor ama biraz konuştu mu en güzel kadın bile çirkinleşiyor, en aklı başında insan bile size çekilmez geliyor. Twitter’dan takip ettiğiniz ünlülerden bazılarını düşünün. ‘Keşke hiç iletişim kurmasaydı, yazmasaydı da onları tanımasaydım’ diye düşünmüyor musunuz? Aslında yazının başındaki otorite sahiplerini tanımak istememe durumum, arıza yapmayan bir araç sahibi olup motordan hiç anlamamak isteğiyle aynı. Bizim arabalarımız sürekli su kaynatıyor, devamlı yolda kalıyor hem de çok yakıyor. Çevreye zararları da cabası. Başbakanın beğenmediği ya da onaylamadığı konularda fikirlerini açıklaması çok doğaldır, hatta söyledikleri çoğu insanın söylediklerinden daha da dikkatle dinlenmelidir ama gün geliyor, sevmediği yazılar yazanlar hakkında, ‘Yazar çizer takımı’ demesi bile düşündürücü. Düşünmek henüz suç değilken düşünün istediğiniz gibi. Şimdilik serbest.

* * *

Başbakanımız keşke siniriyle ve otoriterliğiyle değil de kibarlığıyla ve sevgisiyle tüm Türkiye’nin partisi olmaya çalışsaydı. O zaman belki yine aynı şeyleri söyler ama bu sefer daha çok dikkate alınırdı. Çalışkanlığına diyecek bir şey yok ama acaba çalışkan olmak iyi şeyler yapmaya yeter mi? Eskiden, dergicilik yaptığım yıllarda, benim de çok çalışkan bir sayfa sekreterim vardı, çok da iyi niyetli bir insandı. Görevi sayfaların tasarımlarını yapmaktı. Hiç üşenmez, gecelere kadar çalışır, sayfaları tam zamanında bitirirdi. Ama sabah işe gelip de sayfaların tasarımına baktığınızda o arkadaşımızın tüm iyi niyetiyle yaptığı sayfaların tasarımlarının felaket olduğunu görürdük. Bizimkisi de biraz o hesap. Duble yol yapmakla olmuyor. Diyeceğim şey odur. Duble yolu nereye yaptığın, çevreyi, tarihi, kent estetiğini ne kadar koruduğun da önemli. Umarım ustalık döneminde aniden estetik ve çevre konusunda uzmanlaşan bir iktidar görebiliriz.

Kaan Sezyum / Radikal

Feministler 1 Mayıs’ta Taksim’de

0

Kadın cinayetlerine karşı “isyan” bayrağı açan İstanbul Feminist Kolektifi, eylemini 1 Mayıs meydanına taşıyor.

İstanbul Feminist Kolektifi, 1 Mayıs günü İstanbul Tabip Odası önünde saat 9.00’da buluşacak. Kolektif hazırlıklar için 30 Nisan Cumartesi saat 15.00’de SFK’de buluşma çağrısı yaptı. Pankart ve döviz hazırlama çalışması için bir araya gelen feministler kadın cinayetlerine karşı isyanlarını dile getirecekler. (Bia)

Gökkuşağı bayrağı 1 Mayıs meydanında dalgalanacak

Kaos GL & Pembe Hayat Dernekleri 1 Mayıs’ta gökkuşağı bayrağının altında, hep birlikte yürümek için tüm lezbiyen, gey, biseksüel, travesti ve transeksüeller ile dostlarını Gökkuşağı Koalisyonu kortejine çağırdı.

Kaos GL & Pembe Hayat Lezbiyen, Gey, Biseksüel Travesti, Transeksüel Dayanışma Dernekleri 1 Mayıs çağrısı yaptı.

Alanlarda “Aşk aşk hürriyet, uzak olsun nefret!” sloganıyla yürüyeceklerini belirten dernekler homofobiye, transfobiye ve nefrete karşı Ankara’da meydana çıkacak. Dernek üyeleri 1 Mayıs günü Gar önünde saat 11.00’de bir araya gelecek, ardından miting alanı olan Sıhhiye’ye yürüyecekler.

Derneklerden yapılan ortak yazılı açıklama işe şöyle:

“1 Mayıs işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma gününde lezbiyen,  gey, biseksüel, travesti ve transseksüeller olarak alanlarda olacağız.

Bizler emeğimizi sömüren; bedenimizi denetleyen; cinsel kimliğimizi ve yönelimimizi yok sayan; aşklarımızı hastalık, sapkınlık olarak niteleyen heteroseksist ve kapitalist düzene karşı birlikte mücadele etmek gerektiğine inanıyoruz.

Kapitalizme karşı mücadelenin, etnik, cinsel ve tüm diğer kimlik ve yönelimlerin yok sayıldığı,  farklılıkların üstünün örtüldüğü, soyut ve homojen addedilen bir sınıf dayanışması ile mümkün olmadığını düşünüyoruz. Çünkü biz emekçi lezbiyenleriz, geyleriz, transseksüelleriz; öğretmeniz, avukatız, barmeniz, öğrenciyiz, seks işçisiyiz, gündelikçiyiz, ev kadınıyız, mühendisiz, işsiziz. Bizler LGBTT bireyler olarak her yerde ayrımcılığa maruz kaldığımız, yok sayıldığımız gibi iş hayatında da ayrımcılığa maruz kalıyoruz.

Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliğimiz, işe alınmama nedeni olabiliyor. Sırf eşcinsel olduğumuz için işten atılıyoruz ya da kimliğimizi saklamak zorunda kalıyoruz. Yasalardaki genel ahlak, yüz kızartıcı suç gibi muğlak ifadeler aleyhimize kullanılıyor. Bu yüzden işten çıkartılıyoruz

Neoliberal düzende emekçilerin büyük bir kısmı kayıt dışı çalışıyor.  Esnek ve güvencesiz çalışma kural haline geliyor. Seks işçiliği esnek, güvencesiz, kuralsız çalışma alanlarının başında yer alıyor. Travesti ve transseksüeller olarak, cinsel kimliğimizden dolayı ayrımcılığa uğramadan güvenli mekânlarda, her bireye tanınması gereken sosyal haklar ve sağlık güvencelerinden faydalanarak çalışabilmek istiyoruz.

Anayasanın vatandaşların yasalar önünde eşitliğini vurgulayan 10. maddesine “cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği” ibareleri eklenmeli ve tüm işçi ve emekçileri etkileyen iş güvenliği yasaları ile ilgili düzenlemelerle birlikte hayata geçirilmelidir.

Cinsel yönelim ve kimliği sebebiyle LGBTT bireylerin iş hayatındaki karşılaştığı sorunlar ortadan kaldırılmalıdır. Tüm sendikalarda LGBTT komisyonları oluşturulmalı, çalışma alanlarında LGBTT hakları sendikalarca tanınmalıdır.

LGBTT bireyler her gün yaşamın her alanında ayrımcılığa maruz kalmakta, taciz edilmekte hatta cinayete kurban gitmektedir. 2007 yılında bu yana haberdar olabildiğimiz 47 LGBTT arkadaşımız öldürüldü. Toplumda ötekileştirilen yalnız bırakılan tüm bireylerin insanca yaşam hakkı için yasal ve toplumsal çalışmalarla bu ayrımcılığa ve bu ölümlere dur denilmelidir.” (Bia, Yeşil Gazete)

Taksim’e dört koldan girilecek

1 Mayıs’ta Türk-İş, Hak-İş, Memur-Sen Gümüşsuyu ve Mete caddelerinden, KESK Tarlabaşı Bulvarı’ndan, DİSK Gezi Parkı’ndan Taksim’e girecek.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk – İş, Türk Tabipleri Birliği (TTB), Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) ve Hak – İş, 1 Mayıs’ta Taksim’de yapılacak kutlamalarla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

“OMUZ OMUZA KOL KOLA TAKSİM MEYDANINDA OLACAĞIZ“

KESK Genel Sekreteri Kasım Birtek, ortak basın açıklamasını okudu. Birtek, “ 1 Mayıs sınıfının birlik mücadele dayanışma günü Taksim’de düzenlenen bir gösteriyle kutlanacak. İşçiler emekçiler gençler, kadınlar, emekliler, işsizler yüz binlerle Taksim 1 Mayıs alanına akacak. Burada bulunan işçi sendikaları konfederasyonu, kamu çalışanları konfederasyonları, meslek odaları, siyasal partiler, emek örgütleri, demokratik kitle örgütleri, platformlar, siyasal dergiler, olarak omuz omuza kol kola Taksim Meydanından olacağız. Ellerimizde pankartlarımız, sloganlarımız, dillerimizde türkülerimizle alanı dolduracağız. Bütün İstanbulluları bu büyük türküye çoluk çocuk katılmaya davet ediyoruz” dedi.

DÖRT KOLDAN ALANA GİRECEKLER

Birtek açıklamada, yürüyüş güzergahını da anlattı. Buna göre, Dolmabahçe tarafında toplanan Türk – İş, Hak – İş ve Memur – Sen, arkalarında bulunan siyasi parti, demokratik kitle örgütleri ile Gümüşsuyu ve Mete caddelerinden Taksim‘e gelecek. KESK Şişhane tarafından arkasındaki kortej ise Tarlabaşı bulvarından alana giriş yapmış olacak. Şişli tarafından gelecek DİSK, meslek odaları ve arkasındaki kortej ise, Taksim Gezi Parkı’ndan alana girecek. Saat 11.00’de ise, Kazancı yokuşunda kurum başkanlarının bir basın açıklaması ve çiçek bırakma töreni olacak.

Birtek ayrıca, “Yaklaşık 1 – 1.5 yıldır 1 Mayıs hazırlıklarını yürütmekteyiz. Taksim Alanında 1 milyon kişiye ulaşacak ses ve görüntü sistemi kurulacaktır. Taksim Meydanı, Gezi Parkı ve Taksim’e çıkan bütün yolları içine alacak bir yerleşme planlanmıştır. Herkesin bulunduğu yerden sahneyi göreceği görüntü ekranları kurulacak. Sizler aracılığınızla bütün İstanbul halkını bu emeğin bayramına , uluslar arası birlik mücadele dayanışma gününde tek ses ve tek yürek olmaya davet ediyoruz” diye konuştu

“ BÖYLE BİR ŞEYE İHTİMAL VERMİYORUZ “

Tertip Komitesi adına konuşan DİSK’ten İsmail Yurtseven ise, “ Kürsü The Marmara’nın önüne kurulacak. Arama noktaları alana yakındı geçen sene. Onlar da her giriş kolunun alandan biraz daha uzaklaşıp bu nedenle dört kolu seçtik. Bu sene 1 milyon olarak hedeflediğimiz rakamı yakalayacağımıza inanıyorum “ dedi.

Alanda çıkabilecek olaylarla ilgili önlem alınıp alınmadığına ilişkin bir soru üzerine, “Böyle bir şey ihtimal dahilinde değil. Biz böyle bir şeyin ihtimal dahillinde olmadığını biliyoruz Bütün arkadaşlarımızla bu bayramımızı kutlayacağız Böyle bir kaygıya yer vermiyoruz ve bu kaygıyı taşımıyoruz” diye yanıt verdi.

“NUMAN KURTULMUŞ GELİYOR; KILIÇDAROĞLU BELLİ DEĞİL “

Türk – İş Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak ise Taksim’de kutlanacak 1 Mayıs’a siyasi parti genel başkanlarının da katılacağını kaydetti. Büyükkucak, şu ana kadar Has Parti Genel Başkanı Numan Kurtulmuş’un geleceğini bildirdiğini belirterek, “Teyit aldıklarımız Numan Kurtulmuş bey. Yürüyüş kolundan yer alacaklarını ifade ettiler. Çünkü Türk – İş konvoyundan gelecekler. Dolmabahçe’den itibaren yürüyecekler. CHP de bizi arayarak ilden Türk – İş Konvoyunun arkasından yer alacaklarını ifade ettiler; ancak biz diğer siyasi parti ve demokratik kitle örgütleriyle yaptığımız toplantılarda Türkiye Komünist Partisi geldi ve katılacağını kaydetti. CHP konusuna gelince, resmen üç gün evvel biz konvoy olarak geleceğiz dediler. Kemal Kılıçdaroğlu katılacağını bizzat söylemesine rağmen, konvoyla mı beraber alana çıkacak yoksa direk alana mı gelecek . Bu bizim açımızdan soru işareti Şu ana kadar bu konuda bir bilgilendirme yapılmadı“ diye konuştu.

Büyükkucak, “ Kılıçdaroğlu konusunda da kamuoyunda söylenti var; ama söylenmesi gereken merci Türk – İş Konfederasyonu. CHP yürüyecekse, Genel Başkanın da buradan yürüyüp yürümeyeceğinin bizim tarafımızdan bilinmesi lazım“ dedi.

Göztepe şampiyonluk için sahada!

0

Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup’ta en yakın rakibi Bandırmaspor’un 4 puan önünde bulunan Göztepe, evinde ağırlayacağı Çankırı Belediyespor’u yenmesi halinde, Bank Asya 1. Lig’e yükselecek.

Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup’ta en yakın rakibi Bandırmaspor’un 4 puan önünde, 68 puanla lider olan Göztepe, yarın kendi evinde oynayacağı Çankırı Belediyespor maçını galip tamamlaması halinde, diğer sonuçlara bakılmaksızın, ligin bitimine bir hafta kala doğrudan Bank Asya 1. Lig’e yükselecek.

Rakibiyle ilk yarıda deplasmanda oynadığı maçı 3-1 kazanan Göztepe, Çankırı Belediyespor’u yenmesi durumunda 2003-2004’te veda ettiği lige dönecek.

Avrupa kupalarında yarı final oynayan ilk Türk futbol takımı olma özelliğini taşıyan Göztepe, 2002-2003 sezonunda Süper Lig’e veda ettikten sonra yer aldığı liglerden her yıl bir kademe düşerek amatör kümeye kadar inmiş, 2007-2008’de TFF 3. Lig’e yükselme müsabakalarında başarılı olamamış, ancak 2008-2009 sezonunun başında Aliağa Belediyespor’un isim haklarını alarak, TFF 3. Lig’de mücadele etmeye başlamıştı.

O sezon TFF 2. Lig’e çıkmayı başaran sarı-kırmızılı ekip, geçen yıl TFF 2. Lig Yükselme Grubu’nda mücadele etmesine rağmen Bank Asya 1. Lig’e yükselememişti.

Karşılaşma öncesinde bugün kahvaltıda bir araya gelen Göztepeli futbolcular ve teknik heyetin neşeli ve moralli oldukları bildirildi.

Öte yandan yarın saat 15.30’da Atatürk Stadı’nda oynanacak Göztepe-Çankırı Belediyespor maçı öncesinde stat gişelerinde bilet satışının saat 11.00’den itibaren başlayacağı, stat kapılarının ise saat 13.00’te açılacağı belirtildi.

Glasgow Rangers’a ırkçılık cezası

0

PSV Eindhoven takımıyla oynadığı UEFA Avrupa Ligi 3. tur maçlarında taraftarları ırkçı tezahüratta bulunan İskoçya’nın Glasgow Rangers Kulübüne 80 bin Euro ceza verildi.

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Hollanda’nın PSV Eindhoven takımıyla oynadığı UEFA Avrupa Ligi 3. tur maçlarında taraftarları ırkçı tezahüratta bulunan İskoçya’nın Glasgow Rangers Kulübüne 80 bin Euro ceza verdi.

UEFA’nın açıklamasında, Rangers taraftarlarının Hollanda’da 10 Mart’ta oynanan ilk maçta ve Glasgow’da 17 Mart’taki ikinci karşılaşmada ırkçı tezüharütta bulunduklarının tespit edildiği belirtildi.

İki maç için toplam 80 bin Euro para cezasına çarptırılan Rangers’a ayrıca, Avrupa kupalarındaki ilk deplasman maçı için taraftarlarına bilet satamama cezası da verildi. Rangers taraftarlarının 3 yıl içinde aynı hareketi tekrar etmesi halinde kulübe bir maç saha kapatma cezası ve başka cezalar verilecek.

Seçim 2011: AKP Osmaniye Mitingi’nde “gariplik”

AKP Genel Başkanı Erdoğan, Osmaniye’de Devlet Bahçeli Bulvarı’nda miting yapacak. Ancak mitingin alanının adı afişlerde “Bahçelievler Bulvarı” olarak geçiyor ama Osmaniye’de böyle bir meydan yok.

Tayyip Erdoğan, miting meydanlarında karşılıklı atıştığı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin memleketinde, onun adını taşıyan ‘Devlet Bahçeli Bulvarı’nda 5 Mayıs’ta seçmenlerine seslenecek.

Bahçeli’nin adını taşıyan bulvarı adres olarak billboardlarda göstermek istemeyen AKP yöneticilerinin buldukları formül ile ‘Devlet Bahçeli Bulvarı’ yerine ‘Bahçelievler Bulvarı’ yazılı afişlerle karşılaşan Osmaniyeliler bu sabahtan itibaren AKP ve ajanslara telefonlarla tepkilerini aktararak, Bahçeli’nin sadece bir parti lideri değil, hemşehrileri olduğu için sahip çıktıklarını aktardı.

Bir bölümü mitingin yapılacağı alan önünde toplanarak tepki gösterenler, “Malatya’da İsmet İnönü, Isparta’da Süleyman Demirel ismini taşıyan meydanlarda veya alanlarda miting düzenlenirken Osmaniye’de miting alanını gösteren billboardlara hemşerimizin ismini yazmak bu kadar mı rahatsız ediyor? AKP yöneticileri billboardlarda ‘Devlet Bahçeli Bulvarı’ yerine ‘Bahçelievler Bulvarı’nda miting yapacaklarına göre Erdoğan olmayan bir adreste miting yapacak.

Bu adresi bilen birileri varsa bize de söylesinler. Ya da Erdoğan Osmaniye’ye gelip böyle bir bulvarın açılışını yaptıysa bizim haberimiz olmadı. Yapılan bu saygısızlığı kınıyoruz” dedi.

AKP yönetimi daha önceki yerel seçimlerde yine “Devlet Bahçeli Bulvarı” yerine miting alanını gösteren adres olarak “Alibeyli Camii Civarı Çukurova Hastanesi önü” olarak yazmıştı.

Ankara Yeşilleri 1 Mayıs’ta Sıhhiye’de

Yeşiller Partisi, 1 Mayıs’ta Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda olacak. Partiden yapılan açıklama şu şekilde:

Ankara Yeşilleri olarak 1 Mayıs’ı Sıhhiye Meydanı’nda kutluyoruz. Yeşiller Partisi’nin tüm üyelerini ve Yeşiller Partisi dostlarımızı bizimle olmaya çağırıyoruz. Bayraklarımızla, lolipoplarımızla, ses çıkartan her türlü aletimizle herkesi Yeşiller Partisi pankartının arkasına bekliyoruz.

Buluşma Noktaları:

10.15: Yeşil Ev (Adres: Ataç 1 Sokak No: 23/8 Kızılay)

11.00: Gar Önü

Herkesi Bekleriz.

Yeşiller 1 Mayıs’ta Taksim’de

Yeşiller Partisi, bu sene Ankara dışındaki tüm üyeleri ile İstanbul Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs’ı kutlayacak.

Parti’den yapılan çağrı şu şekilde:

Miting toplanma yerimiz Şişhane de olacak.Saat 09.00 da Şişhane’de buluşalım. Daha evvel gelecekler için saat 08.00 de Beyoğlu Yeşil Ev (Adres: İstiklal cad. Balo sok. No:21/1 Beyoğlu) toplanma yeridir.

İletişim için Kemal TUNCAELLİ 0533 931 57 84 Hüseyin GÜNGÖR 0532 474 03 74 Ayrıca Parti Sekretaryası’ndan Yazgülü ile de iletişime geçebilirsiniz.

Yaşasın 1 MAYIS