Ana Sayfa Blog Sayfa 5028

Arınç’a protesto: 16 gözaltı

Bursa Uludağ Üniversitesi’nin yeni akademik yılın açılışına katılan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı protesto etmek isteyen 16 öğrenci gözaltına alındı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Uludağ Üniversitesi’nin 2011-2012 akademik yılı açılış törenine katılmak üzere Görükle Yerleşkesi’ndeki Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi’ne geldi.

Rektör Prof. Dr. Kamil Dilek’in konuşması sırasında, dışarıda bir grup öğrenci eylem yaptı. Arınç’ın açılışa katılmasını sloganlarla protesto eden 16 öğrenci gözaltına alındı. Gözaltı sırasında özel güvenlik görevlileri ve polislerle öğrenciler arasında arbede yaşandı.

Ardından, Başbakan Yardımcısı Arınç, kürsüye çıkarken salondaki bir öğrenci, ”Üniversitemizde sizi istemiyoruz” diye bağırdı.

(Ajanslar)

Meşalelerle 8 Ekim mitingine katılım çağrısı

0

DİSK, KESK, TTB ve TMMOB‘un “İnsanca yaşamı savunuyor eşit, özgür, demokratik bir Türkiye istiyoruz” sloganıyla Ankara’da 8 Ekim’de düzenleyeceği mitinge, İstanbul’da meşaleli yürüyüşle katılım çağrısı yapıldı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Tabipler Birliği (TTB) ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) üyeleri, Ankara’da 8 Ekim’de “İnsanca yaşamı savunuyor eşit, özgür, demokratik bir Türkiye istiyoruz” sloganıyla düzenlenecek mitinge çağrı yapmak amacıyla Galatasaray Lisesi önünden Taksim Tramvay durağına yürüyüş yaptı. İlk olarak lisenin önünde bir araya gelen yüzlerce emekçi, “Tüm temel haklarımız için insanca yaşamı savunuyor. Eşit, özgür, demokratik bir Türkiye istiyoruz” pankartı açtı.

Galatasaray Lisesi’nin önünden İstiklal Caddesi güzergahı üzerinden Taksim Tramvay durağına doğru yürüyüşüne geçen kitle, ellerinde meşale ile “Kanun hükmünde kararnameler iptal edilsin”, “Hastaneler halkındır satılamaz”, “Tam gün yasası iptal edilsin”, “Hükümet meslek odalarından sendikalardan elini çek” yazılı dövizleri taşıdı. Yürüyüş sırasında sık sık “Emekçiler savaş istemiyor”, “Hastaneler halkındır satılamaz”, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “İnsanca yaşam demokratik Türkiye”, “Zafer direnen emekçinin olacak” ve “Savaşa değil sağlığa bütçe” sloganları atan kitle, Taksim Tramvay durağına kadar alkışlarla tepkisini dile getirdi. Kitle adına basına açıklamasını SES Aksaray Şube Başkanı Ersoy Adıgüzel yaptı.

“Savaşa ve asimilasyona hayır” diyenlerin baskı altına alınmaya çalışıldığına dikkat çeken Adıgüzel, “Türkiye’de çoğulculuk adı altında tekseslilik, ‘ileri demokrasi’ adı altında yeni bir diktatörlük biçimleniyor. AKP eli ile düzenin ‘yeni yüzü’, statükosu şekilleniyor. Düzenin yeni yüzüne karşı insanca yaşamı savunmak için eşit, özgür, demokratik Türkiye’yi yaratmak için 8 Ekim’de Ankara’da kurulacak ezilenlerin sokak meclisine katılmaya çağırıyoruz” diyerek, herkesi 8 Ekim’de Ankara’da düzenlenecek olan mitinge çağırdı.

(Emek Dünyası)

Bilim Dünyası AKP boyunduruğuna karşı çıkıyor

Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği (ÜNİVDER) Türkiye Bilimler Akademisi’nin (TÜBA) özerkliğini tasfiye eden düzenlemenin iptali istemiyle yaklaşık 500 akademisyenin imzasının yer aldığı mektubu Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e gönderdi.

Cumhuriyet Gazetesi’nde yer alan habere göre, Cumhurbaşkanı Gül’e gönderilen mektup aynı zamanda TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve BDP ile bazı milletvekillerine de gönderildi.

Mektupta, KHK ile hükümetin TÜBA’nın bilim akademisi kavramının özüne aykırı bir müdahalede bulunarak akademinin yapısını tümüyle siyasi tercihlere açık hale getirdiği belirtildi. Gelişmiş ülkelerdeki benzeri bilim akademilerinin de bu düzenlemeye karşı olduklarını gösteren açıklamalar yaptığı anımsatılan mektupta, şunlar ifade edildi:“Derneğimiz, TÜBA’nın özerkliğini hiçe sayan bu KHK’ye karşı bir imza kampanyası düzenlemiştir. Üniversite öğretim elemanlarının bu haklı taleplerini, tepkilerini değerlendireceğiniz umudunu taşımaktayız. TÜBA’nın özerkliğini yok sayan bu kararnamede öngörülen uygulamanın iptali konusunda girişimlerde bulunmanızı ve bilim özgürlüğüne sahip çıkmanız hususunda gereğini ve hassasiyetinizi bekleriz.”

Bulgaristan’da etnik çatışma yayılıyor

Bulgaristan’da Bulgar ve Romanlar arasında bir trafik kazası yüzünden çıkan gerginlik, etnik savaşa dönüştü. Bulgar bir gencin öldüğü trafik kazasıyla ilgili olarak “Çar Kiro” lakaplı Roman çeribaşıyla bir yakını tutuklandı. Önceki akşam da süren Bulgar-Roman çatışma ve protestolarında 160’dan fazla kişi gözaltına alındı.

Hürriyet Gazetesi’nin haberine göre, Bulgaristan’da etnik tansiyon geçen cuma günü Filibe kenti yakınlarındaki Katunitsa köyünde 19 yaşındaki bir Bulgar gencin bir Roman liderine ait bir minibüsün çarpması sonucu yükseldi. Aynı günün akşamı olayın kaza değil, kasıtlı cinayet olduğunu söyleyen bölgedeki Bulgar ahali “Ataka” gibi milliyetçi siyasi partilerin de kışkırtmasıyla Roman baronunun evine baskın düzenledi. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde “Çar Kiro”nun evi benzin dökülerek yakıldı. “Romanları sabun yapalım”, “Türkleri bıçaktan geçirelim” diye sloganlar duyuldu.

Tansiyonun yükselmesi üzerine Başbakan Boyko Borisov ve siyasi rakibi Devlet Başkanı Georgi Parvanov, önceki gün birlik gösterisi için Katunitsa’yı ziyaret etti. Halk, suç çetesi lideri diye anılan Çar Kiro lakaplı Kiril Raşkov’un ailesinin köyden sürülmesini istedi. Trafik kazasıyla ilgili bir yakınıyla birlikte “ölüm tehdidinde” bulunduğu gerekçesiyle Çar Kiro tutuklandı. Ancak tutuklanan kişinin minibüsü kullanan kişi olmadığı, asıl suçlunun Türkiye’ye kaçtığı öne sürüldü. Eylemler önceki akşam da sürdü. Ülke çapında olaylara karışan 160’dan fazla kişi gözaltına alındı.

Bu ilk etnik kökenli çatışmanın ardından Bulgaristan’ın 15 farklı yerleşim bölgesinde bir araya gelen Bulgar gençleri çete türünde örgütlenerek Roman avı başlattı. Peş peşe patlak veren sokak kavgalarında bıçak gibi kesici aletlerin yanı sıra ateşli silahların da kullanıldığı görgü tanıkları tarafından dile getirildi. Bulgar gençlerin yasadışı örgütlenmesi üzerine Romanlar da karşı saldırıya geçti. Bu sefer Roman çeteleri başkent Sofya dahil sokak ortasında gözüne kestirdikleri Bulgarlara saldırmaya başladı. Sofya’da yaşayan Radoslav Mihaylov adındaki bir gazeteci de etnik kavgadan payını aldı.

Sofya’da bir otobüs durağında dört gün önce Roman çetesi saldırısına uğrayan gazeteci Radoslav Mihaylov birçok kırık ve yarayla hastaneye kaldırıldı. Hürriyet muhabiriyle konuşan Mihaylov, “Böylesi hiçbir zaman yaşanmamıştı. Bulgaristan’ın içinde bulunduğu ekonomik durum, gelirlerin her geçen gün biraz daha adaletsiz dağılımı sonunda bu bombayı patlattı” dedi.

Wall Street eylemlerine kimyasal gaz

0

Dünya finansının ‘kutsal mekanı’ Wall Street, kapitalizm karşıtı eylemlerle sallanıyor. Polis, eylemcilere gaz sıkarak müdahale ediyor.

New York Borsası’na bir kilometre mesafede toplanan ve çoğu gençlerden oluşan yüzlerce gösterici “para hırsı, yolsuzluk ve sosyal harcamalardaki kesintileri” protesto etti. Göstericiler, “Yolsuzluk bitsin”, “Bütçe kesintisine son”, “New York, Wall Street’in para hırsına hayır diyor” pankartları taşıdı.

Bir haftadır Wall Street’te kamp yapan eylemciler, karton kutular üstünde uyuyor ve halkın bağışlarıyla karınlarını doyuruyor. “Wall Street İşgali” olarak adlandırılan protestolar sırasında, mali sistemin zengin ve güçlüleri kayırdığını, kendi seslerinin duyulmadığını bildiren göstericiler, merkez medyanın eylemleri görmemesinden şikâyetçi.

Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, protestolar sırasında göstericiler plastik kelepçelerle bağlanarak gözaltına alındı. Kaldırımda sürüklendi. Polis, emniyet çizgisine yaklaşan kadınların yüzlerine kimyasal madde sıktı. Görüntülerin video paylaşım sitesi YouTube’da yayımlanması ise kamuoyunda tepki yarattı. (Cumhuriyet)

Homofobi Karşıtı Buluşma hazırlıkları başladı

Kaos GL tarafından koordine edilen ve 2006’dan beri her yıl homofobi ve transfobiye karşı örgütlenen uluslararası etkinlik, 2012 yılında 7. kez gerçekleşecek.

17 Mayıs Uluslararası Homofobi Karşıtlığı Günü vesilesiyle düzenlenen Buluşma, 17 Mayıs Haftası’nda Ankara’da tamamlanacak. Mart ve Nisan aylarında öğrenci toplulukları ve sivil toplum örgütleri ile birlikte düzenlenecek yerel etkinliklerle başlayacak olan 7. Buluşma, 20 Mayıs 2012 tarihinde, Pazar günü yapılacak “Homofobi ve Transfobi Karşıtı Yürüyüş” ile sona erecek.

Yerel sivil toplum örgütleri ve öğrenci toplulukları ile ortaklaşan Kaos GL, 7. Buluşma kapsamında 20 şehirde yerel etkinlik planlıyor.

LGBT bireylerin hak mücadelesi ve sosyal haklar alanında 5 sempozyum düzenlenecek.Sosyal hakların tartışılacağı sempozyumlarda, cinselliğin tıbbileştirilmesi ve “aile değerleri”, “müstehcenlik”, “genel ahlak” gerekçeleriyle ayrımcı uygulamaları ve eşitsizliği kurumsallaştıran muhafazakâr politikalar ele alınacak. Sempozyuma LGBT’lerle birlikte sosyal haklar alanından ilgili kesimler ve uzmanlar katılacak.

Homofobi Karşıtı Buluşma Forumları’nda ise temalar “Medya-İletişim Forumu”, “Trans Forum”, “Erkeklik Forumu”, “Lezbiyenler ve Biseksüel Kadınlar Forumu”, “Sanat Forumu”, “Anti-Militarist Forum”, “Anarko-Queer Forum”, “Arkadaş Z. Özger Buluşması”,“Sınırlara Karşı Forum: Milliyetçiliğin Kapadığı Kapılar Nelerin Üstünü Örter?”, “Sosyal Politikalar ve LGBT Hakları Forumu”, “Mültecilik Çalıştayı”, “Gökkuşağı Film Günleri”.

2006’dan beri her Buluşma’da gerçekleşen “Feminist Forum”, 2012 Buluşmasında iki günlük, uluslararası bir foruma dönüşüyor.  “Uluslararası Feminist Forum”u koordine edecek olan Kaos GL, başta Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden kadın örgütleri ile bağlantılarına çağrıda bulunacak ve Türkiyeli feminist örgütlerin temsilcileri ile buluşmayı örgütleyecek.

Önceki Buluşma kapsamında ilki yapılan, Kafkasya, Ortadoğu ve Balkan ülkelerinden homofobi karşıtları ile LGBT örgütlerin temsilcilerinin katıldığı “Homofobiye Karşı Bölgesel Ağ” toplantısının ikincisi, 7. Buluşma kapsamında düzenlenecek.

Homofobi Karşıtı Buluşma boyunca, Ankara yerelinde Mamak, Keçiören, Batıkent, Sincan bölgelerindeki demokratik kitle örgütleri ile ortaklaşa sohbet ve atölyeler de düzenlenecek.

Buluşma ile ilgili ayrıntılar için Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma Koordinasyonu’ndan Nevin Öztop ve Ali Erol ile iletişime geçilebilir: [email protected] [email protected]

 

(www.kaosgl.org)

 

 

Mısır’da cunta sebebiyle seçimler boykot edilebilir

0

Mısır‘daki siyasi partiler, seçim yasasındaki bir maddenin değişmemesi halinde, Kasım ayında yapılacak parlamento seçimlerini boykot edeceklerini açıkladılar.

Aralarında Müslüman Kardeşler‘in siyasi partisi olan Özgürlük ve Eşitlik‘in de bulunduğu siyasi oluşumların talebi, “yeni oluşacak meclisin üçte biri, bağımsız adaylara ayrılacaktır” maddesinin pazar gününe kadar değiştirilmesi.

Demokratik İttifak olarak adlandırılan 37 partinin bir araya gelerek oluşturdukları metinde söz konusu maddenin kaldırılarak, siyasi partilerin parlamentodaki koltukların tümüne talip olabilmeleri sağlamadığı halde 28 Kasım’da yapılacak seçimlere katılınmayacağı belirtildi.

Mısır’daki siyasi partilerden Wafd’ın lideri Seyid el Badavi, hükümetin gerekli düzenlemeyi yapması gerektiğini belirtirken, Müslüman Kardeşler’den bazı üst düzey yetkililer açıklanan boykot tehdidine rağmen seçimlere katılmama ihtimalinin çok düşük olduğunu söylediler.

Mısır’da bağımsız adayların yerine siyasi partilerin oylanmasının, Mübarek rejiminde rol almış isimlerin meclise girmesini zorlaştıracağı yorumları yapılıyor.

Bu arada Demokratik İttifak, yönetimde olan askeri konseyden Mübarek döneminde görevini kötüye kullanmış isimlerin gelecek on yıl boyunca seçimlere katılmasının yasaklanmasını talep etti.

“Olağanüstü hal kalksın”

İttifakın bir başka talebi de geçen ay Kahire’de yaşanan İsrail karşıtı şiddet olayları sonrasında yürürlüğe giren olağanüstü hal yasasının kaldırılması oldu.

Bu talep dün ABD dış işleri bakanı Hillary Clinton tarafından da dile getirilmişti.

Clinton, Washington’da Mısır dış işleri bakanı Muhammed Amr’la yaptığı görüşme sonrasında, olağanüstü hal yasasının kalkmasını “hukukun üstünlüğüne doğru atılacak bir adım” olarak tanımlamıştı.

ABD dış işleri bakanı Mısır’daki askeri konseyi ise “ülkede devamlılık ve istikrarı sağlayan kurum” olarak değerlendirdi.

(BBC)

Kahvede depresyon yok

ABD‘de yapılan bir araştırmaya göre günde iki fincan ya da daha çok kahve içen kadınlarda depresyon riski azalıyor.

Kahvenin neden böyle bir etki yaptığı henüz anlaşılamadı, ancak çalışmayı yürüten uzmanlar kahvedeki kafeinin beyindeki kimsayal süreçleri etkilediğini düşünüyor.

Zira kafeinsiz kahve içilmesi aynı etkiyi yaratmıyor.

Bununla birlikte, bulgularının henüz ‘daha çok kahve içilmesi’ şeklinde bir tavsiye olmadığını belirtiyorlar.

Harvard Üniversitesi’nden uzmanlar 50 bin hemşireyi kapsayan araştırmalarının sonuçlarını dahiliye alanındaki araştırmalara yer veren tıklayın Archives of Internal Medicine, dergisinde yayımladı.

Araştırma kapsamında hemşirelerin sağlıkları 1996-2006 yılları arasında incelendi ve kendilerinden kahve tüketimi konusunda sorular içeren anketleri doldurmaları istendi.

Bu süre içinde depresyon yaşayan 2600 kadının büyük bölümü, kahve tüketmeyen ya da nadir tüketen gruplardandı.

Buna göre, günde 2-3 kahve içen kadınlarda depresyona girme eğilimi, kahveyi nadiren tüketen hemcinslerine göre yüzde 15, dört fincan içenlerde yüzde 20 oranında azaldı.

Kahve tiryakileri arasında sigara ve alkol kullanma oranları daha yüksekken, obezite, yüksek tansiyon ve diyabet oranları nispeten azdı.

Buna karşılık cemiyet grupları ve kilise etkinliklerine katılım gibi oranlar daha düşük çıktı.

Uzmanlar tüm değişkenleri sabitledikten sonra bile kahve tüketimi ve depresyon oranlarının sürdüğünü kaydediyor.

Çeber Davası’nda zaman aşımının önü açıldı

Engin Çeber‘in polis merkezinde ve cezaevinde işkence sonucu yaşamını yitirmesi ile ilgili davada savcı kararın bozulmasını istedi. Mahkeme savcının bu talebini kabul ederse, dava zamanaşımından düşme ihtimali vardı.

Ne Olmuştu?

Sarıyer’de, 28 Eylül 2008’de bir basın açıklamasından sonra üç arkadaşıyla gözaltına alınan Engin Çeber, işkence sonucu öldürülmüş Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Metris Cezaevi 2. Müdürü Fuat Karaosmanoğlu ile üç gardiyan ağırlaştırılmış işkence suçlamasıyla müebbet hapis cezası almıştı. Ayrıca iki gardiyan ve dört polis de işkence iddiası ile hapis cezasına çarptırmıştı. Fakat iki gardiyan ve iki polis için tutuklama kararı verilmemişti.

Bugün, Yargıtay Ceza Dairesi kararı usulden bozdu. Böylece davanın zaman aşımından düşmesinin önü açılmış oldu.

(Yeşil Gazete)

 

Filenin Sultanları, Dünya Şampiyonu’nu devirdi

Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası‘nda Filenin Sultanları, tarihi başarılarla dolu son Dünya Şampiyonu Rusya‘yı 3-0 mağlup ederek, tarihinde ikinci kez adını yarı finale yazdırdı.

Eurovolley 2011’de Türkiye, Rusya’yı 3-0 mağlup ederek tarihinde ikinci kez yarı finale yükseldi.

Karşılaşmanın ilk setinde 5-2 geriye düşen Filenin Sultanları, Motta’nın aldığı molanın ardından toparlanıp beraberliği sağlasa da Rusya, ilk teknik molaya 8-7 önde girdi. İlk teknik molanın ardından iyi bir başlangıç yapan Ay yıldızlı takım, Neslihan Darnel’in sayılarıyla rakibi karşısında 9-8 öne geçti. Farkı 4 kadar çıkartan Türkiye, Rusya’ya üst üste 3 sayı verse de ikinci teknik molaya 16-13 önde girdi. Bu teknik molanın ardından toparlanan Rusya, beraberliği yakaladıktan sonra 20-19 öne geçti. Büyük çekişmeye sahne olan bu sette, iki set sayısı kurtaran Filenin Sultanları, 26-25 üstünlüğü yakalarken, ilk seti de ekibimiz 27-25 önde tamamladı.

Hücumda yaptığı hatalarla ikinci setin başlarında 4-1 geriye düşen Filenin Sultanları, farkı bir ara bire indirmeyi başarsa da Rusya, ilk teknik molaya 8-5 üstün girdi. Teknik moladan döndükten sonra 6-0’lık bir seri elde eden Türkiye, 11-8 üstünlüğü elde etti. Hücumda yapılan hataların üstüne basit hataların da eklenmesiyle farkı azaltan Rusya, ikinci teknik molaya da 16-15 önde girdi. İkinci teknik molanın ardından üst üste aldığı sayılarla öne geçen Filenin Sultanları, skoru 21-18’e taşıdı. Servis ve bloklardan alınan sayılarla skoru 24-19’a getiren Türkiye, üstünlüğünü devam ettirerek ikinci seti de 25-21 önde tamamladı ve 2-0 öne geçti.

Üçüncü sette oyuna iyi bir başlangıç yapan Filenin Sultanları, ilk teknik molaya 8-5 önde girdi. Üstünlüğünü devam ettiren Ay yıldızlı takım, toparlanan Rusya karşısında ikinci teknik molaya 16-13 önde tamamladı. İkinci teknik molanın ardından rakibi karşısında etkili oyununu devam ettiren Filenin Sultanları, bu seti de 25-19 kazandı ve 3-0’la yarı finale yükseldi.

Filenin Sultanları’nın yarı finalde Polonya-Sırbistan maçının galibi ile 1 Ekim’de Belgrad’da oynayacak.

(Ntvspor)