Ana Sayfa Blog Sayfa 5024

[Son Dakika] Antalya’da canlı bomba eylemi

Antalya’nın Göynük Beldesi‘ndeki jandarma Komutanlığı önünde patlama oldu.

Antalya Kemer ilçesi Göynük Beldesi’ndeki jandarma Komutanlığı önünde bir kişinin üzerindeki bomba patladı.Canlı bomba olduğu öne sürülen kişinin öldüğü bildirildi.

Yine köyler boşaltılıyor

Kato Dağı‘nın Hakkari tarafına bakan bölgesindeki yaylaların, süren askeri operasyonlar nedeniyle boşaltılma kararı muhtarlar aracılığı ile köylülere duyuruldu.

Bianet’ten Ekin Karaca’nın haberi şöyle:

Hakkari İl Jandarma Komutanlığı, Hakkari ile Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi arasında bulunan Kato Dağı’nın Hakkari tarafında kalan bölgesindeki yaylaların boşaltılması için köy muhtarlarına yazı gönderildi. Resmi yazıda, bölgede operasyonların sürdürüldüğü ve boşaltma işlemlerinin en kısa zamanda tamamlanması istendi.

Bölgede havadan ve karadan operasyonlar sürerken Kato Dağı’nın Hakkari tarafında kalan Pınarca, Kamışlı, Çaylıca ve Kaval köylerinin muhtarlarına gönderilen yazıda, bu köylere ait yaylaların en kısa zamanda boşaltılması istendi. Gönderilen yazıda, sivil insanların zarar görmemesi için böyle bir uygulamanın yapıldığı ifade edildi.

“Boşaltma kararı geçen hafta alınmıştı”

Gelişmeler hakkında bianet’e konuşan yuksekovahaber Yazı İşleri Müdürü ve Yayın Koordinatörü Zeki Dara, yaylaların boşaltılma kararının geçen hafta alındığını söyledi.

Geçen hafta jandarmanın köy muhtarlarına giderek valilik talimatıyla yaylaların boşaltılmasını istediğini dile getiren Dara, köylülerin ve muhtarların resmi yazı olmaması nedeniyle bu karara uymadığını söyledi.

Bunun üstüne köy muhtarlarına bugün resmi yazı ulaştığını ifade eden Dara, insanların yaşanan gelişmeler nedeniyle son derece endişeli olduğunu söyledi ve ekledi:

“Askeri, operasyonlar, çatışmalar, köy boşaltmalar insanları ciddi şekilde tedirgin ediyor. Bunların yanı sıra bir de pek çok ilde yürütülen operasyonda siyasetçiler ve hak savunucularının gözaltına alınması ve tutuklanması, insanlarda ‘sıra bana ne zaman geliyor?’ endişesi yaratıyor.”

Stadyumlara ücretsiz kadın ve çocuk kontenjanı

0

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), kadınlar ve 16 yaş altı çocukların Spor Toto Süper Lig‘deki maçlara ücretsiz olarak girme projesinin bu hafta oynanacak 5. hafta karşılaşmalarıyla hayata geçirileceğini açıkladı.

TFF Yönetim Kurulu’nun kararıyla, kadınlar ve 16 yaş altı çocuklar Spor Toto Süper Lig’deki maçlara, takımların belirledikleri sayıda ücretsiz olarak girebilecek. Kadınların ve 16 yaşın altındaki futbolseverlerin bilet bedelleri, sezon sonuna kadar TFF tarafından karşılanarak kulüplere ödenecek.

Sokakta Kürtçe müziğe yasak

Eskişehir’de Sanat Sokak’ta müzik yapan Simurg adlı gruba Kürtçe şarkı söylediği için yasak geldi. Birçok ilde müzik yapan grup, diğer illerde de keyfi uygulamalarla engellenmeye çalışılmıştı.

Eskişehir Sanat Sokağı’nda birçok sokak sanatçısı serbestçe müzik yaparken izinleri olmasına rağmen Simurg adlı grubun sokak müziği yapması engellendi. Telefonla grup üyelerini arayan Emniyet görevlilerinin “Kürtçe ve etnik müzik yapıyormuşsunuz. Bu dönemde böyle müzik rahatsızlık veriyor. Zabıtayla görüşün” demelerinin hemen sonrasında zabıta memurlarının müzik yapan grubun yanına gelerek yasak olduğunu söylediği öğrenildi.

Daha önce de sivil polis, eski MİT mensuplarının küfür ve sataşmalarına maruz kalan grup üyeleri, müzik yapmaya çekiniyor. Belediye Başkanıyla da görüşmeye çalışan müzik grubu oradan da geri çevrildi. Belediye görevlileri tüm gruplara yasak geldiği söylerken, diğer gruplar serbestçe müzik yapmaya devam etti. Halktan hiçbir tepki almadığını belirten grup üyeleri tedirgin.  Grup başta Kürtçe olmak üzere Lazca, Ermenice, Sırpça, Hemşince ve Türkçe müzik yapıyor.

(Evrensel)

Genç’ten Munzur için SİT teklifi

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, Munzur Vadisi‘nin sit alanı ilan edilmesi için kanun teklifi verdi.

Genç’in, TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifi, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu‘nda değişiklik öngörüyor. Teklife göre, Tunceli sınırları içinde yer alan Munzur Vadisi, Munzur Nehri’nin çıktığı kaynaktan itibaren 60 kilometre boyunca birinci derecede doğal sit alanı olacak. Vadi boyunca, baraj, gölet ve benzeri yapı inşa edilemeyecek. Teklifin gerekçesinde, Munzur milli parkı florasında bin 518 çeşit bitkinin kayıtlı olduğu, bunlardan 43’ünün Munzur Vadisi’ne, 227’sinin ise Türkiye’ye endemik türlerden oluştuğu ifade edildi. Munzur Milli Parkı faunasında bulunan çengel boynuzlu keçi, ”bezuvar” isimli dağ keçisi, ur kekliği, kırmızı benekli alabalığın vadiye özgü olduğu belirtilen gerekçede, Munzur üzerinde yapılması öngörülen barajların, vadinin doğallığını tahrip edeceği vurgulandı.

(Ajanslar)

Panel: Çevre hukuku bağlamında iklim değişikliği

 

İstanbul Barosu Çevre ve Kent Hukuku Komisyonunca düzenlenen “Çevre Hukuku Bağlamında İklim Değişikliği” konulu panel 15 Ekim Cumartesi günü saat 13.00-17.00 arasında Orhan Apaydın Konferans Salonunda yapılacak.

Açılış konuşmasını İstanbul Barosu Başkanı Av. Doç. Dr. Ümit Kocasakal‘ın yapacağı paneli Genel Sekreter Av. Hüseyin Özbek yönetecek.

Panelde, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mikdat Kadıoğlu, İTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Azime Tezer, İstanbul Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Atalık ve Birleşmiş Millerler Mülteciler Yüksek Komiserliği Temsilcisi Av. Elif Selen Ay konuşmacı olarak yer alacaklar.


Hong Kong’da Filipinli göçmen tarihî davayı kazandı

0

Hong Kong Yüksek Mahkemesi Filipinli bir ev hizmetçisinin şehirde sürekli oturma için başvurabileceğine hükmetti.

BBC’nin haberine göre dava, 1986’dan bu yana Hong Kong’da yaşayan Evangeline Banao Vallejos tarafından açılmıştı.

Karar, dönüm noktası kabul edilen bir yargı sürecinin ardından verildi ve 100.000’den fazla yabancı hizmetçinin oturma hakkı kazanmasının yolunu açtı.

Dava, yabancı hizmetçilere eşit muamele konusunda geniş çaplı bir tartışma başlatmıştı.

Bayan Vallejos’un avukatı Mark Daly, müvekkilinin karardan son derece memnun olduğunu ve bundan sonra tüm ev hizmetçilerinin sürekli oturma için başvurabileceğini ifade etti.

“Kendisine ilettiğimiz zaman ‘Tanrıya şükür’ dedi ve bu kendisi için normal bir iş günüydü.”

Daly sözlerine şöyle devam etti: “Hukukun üstünlüğü için güzel bir gün.”

Bay Daly, hükümetin temyize başvurmak için 28 günü olduğunu belirtti.

Hükümet sözcüsü ise kararın incelendiğini ve gün içerisinde resmî bir açıklama yapılacağını açıkladı.

Kamusal kaynaklar

Bazı uzmanlar ev hizmetçilerine oturma hakkı tanınmasının sağlık hizmetleri, eğitim ve toplu konut konularında zorlanmalara sebep olacağını belirtti.

Çin vatandaşı olmayan ve Hong Kong’da yedi yıl çalışan diğer yabancılara oturma hakkı tanınırken göçmenlerle ilgili kurallar ev hizmetçilerinin sürekli oturma başvurusunu yasaklıyordu.

İnsan hakları savunucuları ve çoğu ev hizmetçisi bunun ayrımcılık olduğunu iddia ediyordu.

Sürekli oturma hakkı tanınan kişi Hong Kong’da süresiz şekilde kalma, oy verme ve seçimlere katılma hakkına sahip oluyor.

Bazı siyasetçiler ve yorumcular yabancı ev hizmetçilerine sürekli oturma hakkı tanınmasının, hizmetçilerin çocuklarını ve diğer akrabalarını şehre getirmesine imkan vereceği ve bunun da sağlık ve konut alanlarında sorun yaratacağı uyarısında bulundu.

 

Eşit Muamale

Göçmen Çalışanlar Heyeti’nde program görevlisi olarak çalışan Norman Carnay kararı memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

“Kararın, Hong Kong’un kapılarının göçmen çalışanlar için eşit muameleye açılmasını sağlayacak yolu döşemesini umuyoruz.”

Bunun yanında Carnay, ikamet hakkının çoğu ev hizmetçisi için öncelikli olmadığını da sözlerine ekledi.

“Topluluğumuzla ilgili yapılan anketler gösteriyor ki, daha ağır basan endişeler maaş ve çalışma şartlarıyla ilgili.”

Hong Kong’ta, çoğu Endonezya ve Filipinler’den gelen 300.000 yabancı ev hizmetçisi bulunuyor. Bunlardan yaklaşık 120.000’inin yedi seneden uzun bir süredir şehirde yaşadığı tahmin ediliyor.

Hizmetçilerin işverenleriyle birlikte yaşaması zorunlu ve başka bir işte çalışamıyorlar. Oturma hakkı olmayan bir ev hizmetçisi işvereni tarafından işten çıkarılırsa başka bir yerde ev hizmetçisi olarak işe başlamak zorunda; aksi takdirde iki hafta içerisinde Hong Kong’u terk etmek mecburiyetinde

Hong Kong’da çalışan ev hizmetçilerinin güvence altına alınmış aylık asgarî ücreti 3,740 Hong Kong Doları (480 ABD Doları) ve haftada bir gün izinliler. Bu da çalışma şartlarının, çok büyük sayıda ev hizmetçisi bulunan Singapur gibi diğer Asya ülkelerindekinden daha iyi olduğu anlamına geliyor.

(anayasagundemi.com)

‘Ölüm Pornosu’na 3 yıl hapis istemi

ABD’li yazar Chuck Palahnıuk’un ‘Ölüm Pornosu’ isimli kitabının Türkçe’ye tercümesini yapan Funda Uncu ile kitabı yayınlayan ‘Ayrıntı Yayıncılık’ın sahibi Hasan Basri Çıplak hakkında 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

İstanbul Cumhuriyet Savcısı İsmail Onaran’ın hazırladığı iddianamede, kitapta cinsel organlara kadar detaylara yer verildiği ve bu anlatımların kitabın birkaç yerinde değil tamamına yakın bölümde bulunduğunu belirtildi.

Kitap üzerinde yaş uyarısının bulunmadığını ve bu nedenle küçük yaştaki çocukların ulaşabileceğinin dikkate alınarak, kitabın Başbakanlık Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kurulu Başkanlığı’na gönderildiği vurgulandı.

Başbakanlık ‘muzır’ buldu
İddianamede kurul tarafından yapılan incelemenin sonucu da yer aldı. İnceleme sonrasında söz konusu kitapta birçok gayri ahlaki ve edebi olmayan anlatımların bulunduğu ifade edildi. Kitabın asıl ağırlığının cinselliğe yöneltilmiş olduğu ve bu nedenle toplumun ahlak yapısı ile bağdaşmadığı bu hali ile de müstehcen bulunduğu belirtildi.

İddianamede ülkelerin ahlak anlayışlarının birbirinden farklılık gösterdiğinin bir gerçek olduğu, kitabın hiçbir uyarı yapılmadan satışa sunulduğu ve çocuklara ulaşmasını engelleyecek hiçbir önlem alınmadığı dolayısıyla suçun oluşumu için yeterli olduğu vurgulandı.

“Kitaba sadık kaldım”
Yayınevi sahibi Hasan Basri Çıplak alınan ifadesinde suçlamaları kabul etmediğini belirtti. Çıplak, yazarın dünyaca ünlü bir kişi olduğunu, eserde pornografinin değil kadının bir meta olarak kullanılmasının eleştirildiği, yayın evlerinde bu yazarın basılan onuncu kitabı olduğunu belirtti. Kitabın tercümanı Funda Uncu ise alınan ifadesinde kendisinin çevirmenlik yaptığını Ayrıntı Yayınevi’nde yazarın sekiz adet kitabını çevirdiğini eserin kendisinin tercüme ettiğini görevinin kendisine teslim edilen eserin aslına sadık kalarak tercüme etmek olduğunu ve mesleğini icra ettiğini belirtti.

Kitabı tercüme eden Funda Uncu ile yayınevi sahibi Hasan Basri Çıplak hakkında “müstehcen yayınların yayınlanmasına aracılık etmek” suçundan da 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

(Birgün)

Grup Yorum’un sözleri delil oldu

Grup Yorum’un şarkı sözleri ‘terör örgütü propagandası’ kapsamında değerlendirildi.

İşyeri bilgisayarında Grup Yorum’un Kürtçe ve Türkçe şarkıların sözleri bulunan Berivan Doğan, ‘terör örgütü propagandası’ yaptığı gerekçesiyle yargılandığı 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.

İl Milli Eğitim Müdürlüğünde Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni olarak çalışan Eğitim-Sen İstanbul 8 Nolu Şubesi eski yöneticilerinden Berivan Doğan hakkında, Müdür Yardımcısı Ahmet Koçibar tarafından bilgisayarında usulsüz ve izinsiz bir şekilde yaptırılan arama sonucunda bulunan Grup Yorum’un Kürtçe ve Türkçe şarkılarının sözlerinden ötürü, 2006 yılında ‘terör örgütü propagandası’ yaptığı iddiasıyla dava açılmıştı. Beşiktaş 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nce iddianamenin kabul edilmesi üzerine dava süreci başlamış, savcılık ‘müsnet suçun yasal unsurlarının oluşmadığı kanaatine vararak, Doğan hakkında 27 Şubat 2007 tarihinde beraat kararı verilmişti.

Ancak, daha sonra beraat kararının bir diğer cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanlığı 1 Haziran 2010 tarihinde bu kararı bozarak, tekrar 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’ne geri gönderdi. Bu kez Yargıtay kararına uyarak hareket eden mahkeme ise, 22 Eylül 2011 tarihindeki duruşmada Doğan hakkında TCK’ın 220/8 maddesi gereğince suçun işleniş şekli ve sanığın kişiliği göz önüne alınarak, 1 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, TCK’nın 62’ınci maddesi gereğince cezasının 10 aya indirilmesine karar verdi.

Yunanistan’da işçiler 5 bakanlığı işgal etti

0

Yunanistan‘da hükümetin ‘kemer sıkma’ politikalarına karşı greve çıkan ve gösteriler düzenleyen işçiler, Atina’da 5 bakanlık binasını işgal etti. Yeni bir grev ve direniş dalgasının yükseldiği ve 10 gündür aralıksız olarak hükümet karşıtı gösterilerin yapıldığı ülkede, hava trafik kontrolörleri de 5 Ekim’de 24 saatlik greve hazırlanıyor.

Yunanistan’da, hükümetin IMF’den alacağı 110 milyar dolarlık yardım paketinin yeni dilimi için geçirdiği “tasarruf” tedbirlerini protesto eden işçiler, Atina’da İçişleri, Adalet, Maliye, Sağlık ve Tarım Kalkınma Bakanlıklarını işgal etti.

Maliye Bakanı Evangelos Venizelos ile görüşmek için Maliye Bakanlığı’na gelen Troyka yetkililerinin göstericiler tarafından engellendiği bildirildi. Göstericiler, “Yardımınızı da alın gidin” diye sloganlar attılar. Ayrıca, Bakanlık binasına PAME sendikasının “tasarruf” tedbirlerine karşı genel grev çağrısı yapan pankartı asıldı.

Kamu Çalışanları Konfederasyonu ADEDY’den yapılan açıklamada, “Bakanlıklardaki işgallerin Troyka’nın tekrar ülkeye gelmesine ve gelirlerin azalmasına neden olan barbarca önlemlere karşı yapıldığı” belirtildi.

Hava trafik kontrolörlerinin ise, 5 Ekim’de 24 saatlik grev kararı aldığı bildirildi.

Yunan basın-yayın organları, hava trafik kontrolörlerinin grevi nedeniyle 5 Ekim’de devlet başkanlarının uçakları ile ilk yardım ve insani yardım uçakları dahil olmak üzere, Yunan havaalanlarından hiçbir uçağın havalanmayacağını, havaalanlarına hiçbir uçağın iniş yapamayacağını duyurdu.

(marksist.org)