Ana Sayfa Blog Sayfa 4979

Amerika’da firari hayvanlar katledildi

Vahşi hayvanların sahibi hayvanları kafeslerinden serbest bıraktıktan sonra intihar etmişti.

Ohio eyaletinde Zanesville yakınlarındaki özel hayvanat bahçesinin sahibi, Salı günü, hayvanları kafeslerinden serbest bıraktıktan sonra silahıyla canına kıymıştı.

Terry Thompson adlı kişinin 30 hektarlık özel hayvanat bahçesinde kurt ve ayılarla birlikte nesli tükenmekte olan Bengal kaplanları ve aslanlar da bulunuyordu.

Yetkililer, vahşi hayvanların halka saldırmaması için hepsinin öldürülmesine karar verdi.

Uzun menzilli silahlarla çiftlik civarındaki tarlaları ve korulukları tarayan uzman ekipler, 48 hayvanı vurarak öldürdü, 6 hayvanı ise canlı yakaladı.

Öldürülen hayvanlar arasında 18 Bengal kaplanı, 17 aslan, 6 siyah ayı, 2 boz ayı, 1 maymun ve bir de dağ aslanı bulunuyor.  Hayvanlar çiftliğe gömülürken, canlı ele geçirilen 3 leopar, 1 boz ayı ve 2 maymun Columbus kentinin hayvanat bahçesine nakledildi.

Ölü bulunan bir maymunla kurttan maymunu kaplanların yediği belirlendi, kurtun nasıl öldüğü ise bilinmiyor.

Başıboş dolaşan vahşi hayvanlar nedeniyle civardaki tüm okullar kapatılmış, halka sokağa çıkılmaması uyarısı yapılmış, karayollarına “Aracınızı terk etmeyin” tabelaları asılmıştı.  istenmişti.

Yetkililer çiftlik sahibi Terry Thompson’un cezaevinden yeni çıktığını bildirdi. Silah yasalarını ihlal ettiği gerekçesiyle yargılanan ve hapis yatan Thompson, komşuları tarafından birçok kez hayvanlarına iyi bakmamakla suçlanmıştı.

Bu arada çevredeki bir aileye ait bir eşeği de kaplanların yediği anlaşıldı. Çocukların çok sevdiği eşek iki gün önce ortadan kaybolmuştu.

(Voa)

Bolivyalı yerliler, Amazon ormanları için iki ay yürüdü

Bolivya’da Amazon ormanlarını ve yerel kültürlerini yok etmesinden endişe ettikleri otoyol projesine karşı iki ay önce protesto yürüyüşü başlatan yüzlerce gösterici La Paz kentine ulaştı.

Devlet Başkanı Evo Morales’le görüşmek isteyen protestocular, 400 milyon dolarlık projeden vazgeçilene kadar, kent merkezine çadır kurup, buradan ayrılmayacaklarını belirtti.

(en)

Yunanistan’da bir kişi öldü

Yunanistan‘da, reformları protesto etmek amacıyla düzenlen gösterilerde çıkan olaylarda 1 kişi hayatını kaybetti.

Hükümetin reform paketini protesto eden binlerce kişi, başkent Atina’da Sintagma meydanında toplandı.

Kalabalık içinde, kendilerini, iktidar karşıtı olarak adlandıran yüzleri maskeli kişiler, parlamento çevresinde oluşturulan barikatı aşmak isteyince, işçi sendikaları birliği üyeleriyle aralarında arbede çıktı.

Polisin, birbirlerine taş ve sopalarla saldıran grupları kontrol altına almaya çalıştığıve çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi.

Bu arada Yunan parlamentosu bugün, kemer sıkma önlemleriyle ilgili nihai oylamaya hazırlanıyor.

Vergi artışıyla maaş ve ücretlerde kesintiler öngören yasal düzenlemeler dün, parlamentodan ilk onayı almıştı. Sözkonusu düzenleme bugünkü oylamadan sonra yasalaşacak.

(NTV)

‘Kaddafi yakalandı ve öldürüldü’

Libya’daki yeni yönetim, devrik lider Muammer Kaddafi’nin memleketi Sirte’de yakalanıp öldürüldüğünü açıkladı.

Ulusal Geçiş Konseyi’nin Enformasyon Bakanı Mahmud Şammam, Kaddafi’nin cesedinin Misrata’ya götürüldüğini söyledi.

Albay Kaddafi’yi gösterdiği öne sürülen bir fotoğraf da internette dolaşıyor. Fotoğrafta kanlar içinde bir adam, bir sağlık görevlisinin kucağında görülüyor.

Ulusal Geçiş Konseyi Başkanı’nın yakın bir zaman içerisinde basın toplantısı düzenlemesi bekleniyor.

Celil’in bu toplantıda Kaddafi’nin öldürüldüğünü ve Libya’nın tamamen kurtarıldığını resmen açıklayıp, bundan sonra atılacak adımları ilan etmesi bekleniyor.

Kaddafi ile beraber oğlu Mutasım’ın ve sözcüsü Musa İbrahim’in de yakalandığı, onların hayatta olduğu kaydediliyor.

NATO’nun rolü ne?

Bu arada NATO kaynakları, bu sabah Sirte’de Kaddafi yanlılarına ait bir konvoya hava akını düzenlediklerini açıkladı.

NATO, konvoyun bu saldırı ile durdurulduğu ve içinde bulunan Kaddafi’nin yaralı olarak ele geçirildiği haberlerini ise doğrulatmaya çalıştıklarını söylüyor.

Muammer Kaddafi, Libya’da 1969 yılında iktidara gelmiş ve geçen Şubat ayında başlayan bir ayaklanma sonucu 21 Ağustos’ta devrilmişti.

Sirte ele geçirildi

Ulusal Geçiş Konseyi’ne bağlı güçler bu haberlerden birkaç saat önce Sirte’de kontrolü tamamen ele geçirdiklerini açıklamıştı.

Kaddafi yanlısı güçlerin mevzilerine yönelik son taarruzun bu sabah başladığı ve bir buçuk saat içinde tamamlandığı kaydedilmişti.

Sirte’deki çatışmalar pek değişiklik olmadan haftalardır sürüyordu.

Şimdi Kaddafi’ye sadık kimi güçler, Trablus’un güneydoğusundaki Beni Velid çevresinde direnişlerini sürdürüyor.

(BBC)

Eşcinsellik değil, homofobi doğaya aykırı

0

Uluslararası Lezbiyen, Gey, Biseksüel, Transeksüel ve İnterseks Derneği (ILGA) Avrupa, Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Eroğlu ve Başbakanı Küçük’e yolladığı mektupta “Saris ve diğer tutukluların serbest bırakılmasını ve eşcinsel ilişkiyi “doğaya aykırı cinsel ilişki” olarak suç sayan anayasa maddesinin kaldırılmasını” talep etti. Mektupta ayrıca “karşılıklı rızaya dayalı eşcinsel ilişkiye giren yetişkin erkeklerin gözaltı, tutuklanma ve yargılanma süreçlerinin acilen durdurulması gerektiğini” belirtildi.

Kıbrıs Cumhuriyeti eski Maliye Bakanı Saris ve beraberinde gözaltına alınan altı kişi, Kuzey Kıbrıs Ceza Yasası 171. maddesinde bulunan “doğaya aykırı cinsi münasebet” gerekçesi ile Kuzey Kıbrıs’ta 10 Ekim’de tutuklanmıştı.  ‘Doğaya aykırı cinsel ilişkiye” girdiği iddiasıyla geçen hafta gözaltına alınan eski maliye bakanı Mihailis Saris ve 6 kişi, 17 Ekim günü Lefkoşa’da mahkemeye çıkarılmıştı.

Kıbrıs Cumhuriyeti Maliye Eski Bakanı Mihailis Saris

Feminist Atölye: “Eşcinsellik değil, homofobi suç olmalı”

Başta kadınlar olmak üzere, erkek egemen sistem tarafından ezilen, sömürülen, ikincil konuma düşürülen ve ötelenen tüm bireylere karşı yapılan her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması için mücadele veren aktivist bir grup olan Feminist Atölye konuya ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada “erkekler arası eşcinsel ilişkiyi bir suç olarak tanımlayan bu yasa maddesinin en temel insan hak ve özgürlüklerine aykırı olduğu” ve bu maddenin Ceza Yasası’ndan kaldırılmasını gerektiği anımsatılıyor. Eğer davanın bulgularında çocuk istismarı, tecavüz ya da fuhuş gibi suçlar tespit edilmişse, dava sürecinin bu suçlar zeminine kaydırılması gerektiğini belirtiliyor. Feminist Atölye, eşcinsellik ve pedofilinin özdeşleştirmenin yanlış olduğunu, soruşturma sürecinin şeffaf ve insan haklarına uygun yapılması gerektiğini, polis teşkilatının sivil otoriteye bağlanması gerektiğini ifade etti. “Eşcinsellik değil, homofobi suç olmalıdır” dedi.

Yeşiller Partisi LGBT Çalışma Grubu‘ndan Murat Köylü ise ayrımcı yasal düzenleme ile ilgili olarak “Küresel ısınma, bolluğun ve açlığın bir aradılığı, soyu tükenmekte olan canlılar, enerji krizi gibi ekolojik sorunlar ile dopdolu dünyada yaşıyoruz. Hal böyleyken eşcinselliğin gayet ahlaki ve ideolojik bir ayrımcı tercih üzerinden, bilim ve etik dışı bir iddia olan “doğaya aykırılık” bahanesiyle  yasaklanması son derece endişe vericidir.” dedi.

(Bianet, Yeşil Gazete)

AB: Türkiye, LGBT bireylerin haklarını ihlal etmeye devam ediyor

Avrupa Birliği Türkiye İlerleme Raporu’nda Türkiye’deki LGBT bireylerin  Ayrımcılıkla Mücadele Yasası, çalışma hayatı, adalete erişim, medya ve askerlik alanlarındaki durumuna ayrıntılı yer verildi. İşte Rapor’un ilgili bölümleri:

Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu Yasa Tasarısı LGBT’lere güvence sağlamıyor!
Hükümet, ‘cinsiyet kimliği’ ve ‘cinsel yönelim’ nedenleriyle yapılan ayrımcılıklara ilişkin tüm ibareleri Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu kuracak yasa tasarısından çıkarmıştır. Eşcinselliğin Türkiye’de suç olmamasına rağmen, Türkiye, Avrupa Birliği destekli, bütün Devletleri eşcinselliği suç olmaktan çıkarmaya çağıran, yargısız infazlar ve yasadışı cinayetler ile ilgili kararını desteklememiştir.Lezbiyen, gey, biseksüel ve trans bireyler (LGBT), ayrımcılığa, korkutulmaya ve şiddet suçlarına maruz kalmaya devam etmiştir.
Çalışma hayatında cinsel yönelim ayrımcılığı devam ediyor!
LGBT çalışanların ve kamu görevlilerinin cinsel yönelimlerine bağlı olarak işten çıkarıldığı işyerinde ayrımcılık vakaları yaşanmıştır. Bir dizi dava ve adli kovuşturma devam etmektedir. Türk Ceza Kanunu’nun ‘teşhircilik’ ve ‘genel ahlaka karşı suçlar’ başlıklı maddeleri hâlâ LGBT bireylere yönelik ayrımcılık yapılmasında kullanılmaktadır. Kabahatler Kanunu sık sık trans bireylere para cezası kesmek için kullanılmıştır.
LGBT’lerin adalete erişimi engelleniyor; “haksız tahrik” indirimi devam ediyor!
Mahkemeler translara karşı işlenen suçların faillerine karşı ‘haksız tahrik’ prensibini uygulamaya devam etmiştir. LGBT bireyler ve insan hakları savunucuları Mayıs 2010’da Ankara’daki polis vahşeti iddialarına karşı polis tarafından açılan davalarla karşı karşıya kalmaya devam etmiştir. Polisi Haziran 2010’da Ankara’daki keyfi tutuklamalar ve vahşet nedeniyle suçlayan trans insan hakları savunucularına karşı adli kovuşturmalar hâlâ devam etmektedir. Her iki vakada da LGBT bireyler tarafından polise karşı öne sürülen şikâyetler dava ile sonuçlanmamıştır.
Muhafazakâr medya ve siyasetçiler LGBT’leri olumsuzlamaya devam ediyor!
Politik figürler ve muhafazakâr medya tarafından LGBT bireylere karşı olumsuz klişeleştirme devam etmiştir.
Kasım 2010’da Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı tarafından düzenlenen, dine ve geleneklere dayalı bir kurum olarak ‘ erdemli aile’ kavramına yoğunlaşan bir konferansta eşcinsellik ve ensest toplumu tehdit eden ‘hastalıklar’ kategorisine konulmuştur.
TSK eşcinselliği aşağılamaya devam ediyor
Türk Silahlı Kuvvetleri, eşcinselliği bir ‘psikoseksüel’ hastalık olarak tanımlayan ve eşcinsellerin askerlik hizmeti için uygun olmadığını belirten yönetmeliği muhafaza etmiştir. Askere çağrılıp eşcinsel olduklarını beyan edenler, fotoğraflı kanıtlar sunmaya zorlanmıştır. Bazıları aşağılayıcı tıbbi muayenelerden geçmiştir.
RTÜK’ün homofobik sansürleri de İlerleme Raporu’nda
Yayıncılara getirilen yayın yasakları ve yaptırımlar konusunda belirli kuralların yorumlanması ile ilgili olarak, radyo ve TV istasyonları kurulması ve yayın ilkeleri konularında yeni kanun sadece kısmi ilerleme getirmektedir. Potansiyel para cezaları önemli ölçüde arttırılmıştır. 2011 yılının başlarında, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), önceki yasaya dayanarak tarihsel karakterlerin özel hayatlarına saygısızlık(26), eşcinsellik konusunda tartışma(27), ya da filmler ve dizilerde eşcinsel sahneler(28) nedeniyle televizyon istasyonlarına uyarı veya para cezaları ile cezalandırmıştır.
26: Ocak 2011’de RTÜK Show TV’yi ünlü TV dizisi ‘Muhteşem Yüzyıl’da ülkenin Osmanlı Dönemi sultanlarının ayyaş ve çapkın olarak tasvir edilmesi gerekçesiyle uyarı cezası ile cezalandırmıştır.

27: Ocak 2011’de Habertürk ‘eşcinselliği normal göstererek Türk aile yapısına zarar verme’ gerekçesiyle para cezasına çarptırılmıştır.

28: Ocak 2011’de ATV iki erkeği yatakta göstererek Türk aile yapısına zarar verdiği gerekçesiyle uyarı cezası almıştır. Mart ayında RTÜK şifreli kanallarından birinde ‘Sex and the City 2’ filmini gösteren Digitürk’e karşı eşcinsel bir evlilik sahnesi gösterdiği gerekçesiyle idari yargılama başlatmıştır.

(Rapor’dan alınan ilgili bölümlerin çevirisi Kaos GL tarafından yapıldı.)
(Kaos GL)

Kaddafi’nin yakalandığı iddia ediliyor

0

Ulusal Geçiş Konseyi komutanı ve Libya medyasına göre Muammer Kaddafi yaralı olarak yakalandı. Fakat uluslararası kaynaklara göre bu haber doğrulanmış değil.

Ulusal Geçiş Konseyi komutanı ve Libya medyasına göre Muammer Kaddafi’nin yakalandığını bildirdi. Ulusal Geçiş Konseyi’nin bir yetkilisi, Muammer Kaddafi’nin iki bacağından yaralı vaziyette ele geçirildiğini söyledi.

Libyalı muhalifler, Sirte’yi ele geçirmek için iki aydır büyük bir saldırı başlatmıştı. Ulusal Geçiş Konseyi güçleri, bu hafta başında Beni Velid kentini de ele geçirmişti.

TSK: Kara harekatı başlatıldı

TSK, Kuzey Irak‘ta 5 ayrı bölgede 22 taburla kara harekatının başladığını açıkladı.

Hakkari’de 24 askerin hayatını kaybetmesinin ardından Genelkurmay ilk açıklamayı yaptı.

Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, ”Yurtiçinde ve sınır ötesinde (Irak’ın kuzeyinde) toplam 5 ayrı bölgede, toplam 22 taburla geniş kapsamlı, hava destekli kara operasyonlarına başlanmıştır” ifadeleri kullanıldı.

Deniz Feneri davasında malvarlığı tedbiri kaldırıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, ‘Deniz Feneri e.V.‘ soruşturmasının şüphelilerinin, Deniz Feneri e.V. Derneğinin kuruluş tarihinden önce edindikleri mallar üzerindeki tedbirin kaldırılmasına ilişkin kararını, uygulanması istemiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne gönderdi.

Başsavcıvekili Harun Kodalak’ın koordinesinde soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcıları Veli Dalgalı ve Hakan Pektaş, Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, şüphelilerin, Deniz Feneri e.V. Derneğinin kuruluş tarihinden önce edindikleri malları üzerindeki tedbirin kaldırılması yönündeki kararı üzerine harekete geçti.
Savcılar, bu kararın uygulanması istemiyle Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Tasarruf İşlemleri Daire Başkanlığına yazı yazdı.

Yazıda, soruşturma kapsamındaki tüm şüphelilerin, Deniz Feneri e.V. Derneğinin kuruluş tarihi olan 27 Şubat 1999’dan önce edindiği mallar üzerindeki tedbirin kaldırılması istendi. Dalgalı ve Pektaş ayrıca, “tahrifat” iddialarına neden olan Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nin kararının tam metnini de Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne göndererek, şüphelilerin ortağı oldukları şirketlerin sahip olduğu taşınmazlar üzerindeki tedbirlerin kaldırılmasını talep etti.

(Ajanslar)

Çukurca’da mayın 1 can daha aldı

Çukurca’da dün yaşanan PKK saldırısından sonra yürütülen operasyon sırasında mayına basan bir asker hayatını kaybetti.

Hakkari’nin Çukurca ilçesinde dün yaşanan saldırısının ardından yürütülen operasyon sırasında meydana gelen patlamada, 1 asker hayatını kaybetti.

Hakkari Valisi Muammer Türker, Çukurca ilçesinde  operasyona katılan askerlerden birinin mayın patlaması sonucu hayatını kaybettiğini söyledi.

(Ajanslar)