Ana Sayfa Blog Sayfa 4799

Doğan Yurdakul tahliye edildi

Odatv davasında tutuklu yargılanan Doğan Yurdakul sağlık sorunları nedeniyle tahliye edildi.

Özel yetkili İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi, Odatv davasının tutuklu sanığı gazeteci Doğan Yurdakul’un tahliyesine karar verdi. Odatv davasının tutuklu sanığı gazeteci Doğan Yurdakul uzun yıllardır, hipertansiyon, kalp, böbrek yetmezliği sorunlarıyla boğuşuyordu. Bu hastalıklara cezaevinde gizli şeker ve sağ böbreğinde kist de eklenmişti. Bir yıla yakın süredir tutuklu bulunan Odatv davası sanığı gazeteci Doğan Yurdakul’un sağ böbreğinde 3 santimetre boyutunda kist çıktı.

Odatv davasının tutuklu sanığı gazeteci yazar Doğan Yurdakul’un avukatları, sanığın sağlık sorunlarını gerekçe göstererek İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nden tahliyesini talep etmişti. Doğan Yurdakul’un 66 yaşında olduğunu belirten avukatları, müvekkillerinin ölüm veya felç gibi telafisi mümkün olmayan sonuçlarla karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekmişti. Yurdakul’un avukatları, müvekkillerinin birbiriyle bağlantılı rahatsızlığı bulunduğunu, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi gibi tam teşekküllü bir hastanede tedavi görmesi gerektiğini belirtmişti. Yurdakul, 7 Mart 2011 tarihinde Oda tv kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmıştı. Yurdakul, yaklaşık 1 yıldır Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunuyordu.
(Radikal.com.tr)

Küresel BAK’tan Suriye’deki katliamları protesto çağrısı

Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu (Küresel BAK), Suriye’de Esad diktatörülüğünün yaptığı katliamlarını protesto etmek ve askeri müdahaleye karşı çıkmak için 1 Mart’ta Suriye konsolosluğu önünde eylem çağrısı yaptı.

Muaalifler en son dünkü saldırılarda 100’den fazla kişinin öldüğünü öne sürüyor. Ayrıca Humus’a düzenlenen saldırılarda iki Batılı gazeteci öldürülmüştü.

Çağrışöyle:

Esad, katliamlara son ver! Suriye’ye askeri müdahaleye hayır!

SURİYE HALKLARININ YANINDAYIZ…

Suriye’de Esad rejimi kan dökmeye devam ediyor. Muhalifleri tanklarla ezen, Humus’u hayalet şehire çeviren, baskıcı rejimini korumak için kendi halkına karşı savaş açan Esad diktatörlüğüne karşı Suriye halklarının demokrasi ve özgürlük mücadelesini desteklememiz gerekiyor.

Biz savaş karşıtları, Suriye’de diktatörlüğe karşı ayaklanan halkların yanındayız. Esad diktatörlüğünün bir an önce halkının önünden çekilmesini, silahları susturmasını ve yönetimi halka teslim etmesini istiyoruz. Bu mücadelede Suriye halkları bütün dünyanın demokrasiden, özgürlükten ve barıştan yana olan güçlerinin desteğini hak ediyor. Ancak diktatörlüğe karşı mücadeleyi kendi stratejik çıkarları, ulusal projeleri veya egemenlik hesapları için kullanmaya kalkan ikiyüzlü devletlerin çıkar hesaplarının oyuncağı olmayı hak etmiyor.

Esad diktatörlüğünün döktüğü kanı Ortadoğu’ya yönelik yeni bir askeri müdahalenin ve savaşın gerekçesi yapmak isteyen bütün güçler, ister ABD, ister NATO, ister Türkiye olsun, karşılarında yine biz savaş karşıtlarını bulacaklar.

Bütün savaş karşıtlarını Esad diktatörlüğünün kendi halkına karşı yürüttüğü savaşa dur demek ve Suriye’ye karşı düşünülen bir askeri müdahaleye karşı çıkmak için, Irak savaşına karşı yaptığımız ve Türkiye’nin savaşa girmesini engelleyen tezkereye red kararını çıkarttığımız tarihi mitingin 9. yılında, 1 Mart 2012’de bir araya gelmeye çağırıyoruz.

Küresel BAK
Tarih: 1 Mart 2012, Perşembe
Saat: 12.30
Yer: Suriye Arap Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Maçka Cad., Ralli Apt. No: 59, Teşvikiye

(Yeşil Gazete)

Aliağa’ya 7 termik santral, İzmirliler ayakta!

6 Mayıs 1990: Aliağa termik santralına karşı İzmir-Aliağa arası insan zinciri Karşıyaka'da

Yapılmak istenen Aliağa termik santrallarına karşı başlatılan 1 Milyon İzmirli kampanyası bugün Açık Yeşil’deydi.

Açık Radyo’da Ömer Madra ile birlikte hazırlayıp sunduğumuz Açık Yeşil’de bugün İzmirli çevre avukatı, EDP İzmir İl Başkanı Arif Ali Çangı’yı konuk ettik. Av. Çangı, İzmir’den telefon bağlantısıyla katıldığı programda Aliağa’da 7 kömürlü termik santral yapılmak istendiğini, bunların Aliağa’nın zaten kirlilik kaynağı olan sanayi tesislerine enerji sağlamayı amaçladığını söyledi. Çangı’nın verdiği bilgiye göre termik santrallardan İZDEMİR tarafından yapılan birincisinin inşaatı Çevre Bakanlığı’nın verdiği ÇED izni ve Aliağa Belediyesi’nin verdiği inşaat ruhsatının ardından başlamış durumda. ENKA tarafından yapılacak ikinci santral için de izin alınmış.

Av. Arif Ali Çangı, termik santrallerin yapılması halinde bölgede yapılan tarım ve turizmin çok ciddi biçimde etkileneceğini, Aliağa termik santrallarını durdurmak için 6 Mayıs’ta büyük bir eylem organize edeceklerini belirtti.

Arif Ali Çangı’nın konuk olduğu bugünkü Açık Yeşil’in kaydını aşağıdan dinleyebilirsiniz.

(Yeşil Gazete)

Netanyahu’nun sözcüsü istifa etti

0

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun başsözcüsünün istifa ettiği bildirildi.

İsrail basını, Başbakanlık başsözcüsü Yoaz Hendel‘in, Netanyahu’nun, bir başka sözcünün cinsel taciz skandalı yüzünden istifa etmek zorunda kalması meselesini ele alış şeklinden memnun olmaması üzerine görevinden ayrıldığını yazdı.Haberlerde, Netanyahu’nun yardımcılarına güvenini yitirdiğini söylediği, bunun üzerine Hendel’in istifa ettiği belirtildi. Başbakanlıktan henüz açıklama yapılmadı.

4 HES’e Danıştay’dan kesin men!

Masa başında hazırlanan, yerinde uygulanmak istendiğinde sonuçları anlaşılan ve mücadelelerle karşılanan HES’ler hakkında iptal kararları artıyor. Artvin Şavşat’taki Papart Vadisi’ne yapılmak istenen 4 HES ile ilgili Danıştay tarafından ’projenin iptali’ kararı verildi.

Artvin’in Şavşat-Maydancık bölgesindeki Papart Vadisi’ne kurulmak istenen Cüneyt 1-2-3-4 HES’leri, bugüne kadar hakkında çıkan çokça ’yürütmeyi durdurma’ ve ’iptal’ kararlarına karşın şirket tarafından hukuk alanında sürüncemede bırakılmaya çalışılmıştı. Ancak projeler ile ilgili son kararı Danıştay söyledi. Danıştay 14. Daire, Rize İdare Mahkemesi’nin kararını doğru bularak şirketin temyiz davasını reddetti. Böylece 4 HES projesi kesin olarak iptal edilmiş oldu.

’Mücadelemizin haklılığı ortada’
Mahkeme kararının ardından Meydancık Belediye Başkanı Nihat Acar, 08Haber adlı siteye açıklamalarda bulundu. Papart Vadisi’nin özel bir vadi olduğuna dikkat çeken Acar, verilen mücadelenin haklılığının bir kez daha kanıtlandığını söyledi. Acar, Papart Vadisi’nin bal sertifikası aldığını, şeker ve kalıntı oranlarının sıfır olduğunu da ifade etti.

Meydancık Köyleri Kalkındırma Dayanışma ve Kültür Derneği (Mey-Köy-Der) Başkanı ve Meydancık Belediye Başkan Yardımcısı Namık Kemal Bahçeci de aynı siteye verdiği demeçte bölgede bal ormanları kuracaklarını, arıcılığı daha ileri bir noktaya taşıyacaklarını söyledi. Bahçeci, “Burada HES yapmak bu hazineyi yok etmekten başka bir şey değildir. Bütün dünyayı kasıp kavuran küresel ısınma Kafkasya bölgesini en son etkileyecek. Hatta bilim adamlarının araştırmalarına göre hiç etkilenmeyecek bir havzadan konuşuyoruz” dedi.

(Sendika.Org)

Bartın-Amasra termik santrali için imzalar atıldı

0

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, yaptığı açıklama ile Bartın-Amasra’da yapılması planlanan termik santral için imzaların atıldığını açıkladı.

Yıldız ”Kış şartlarında yerli kaynaklarımıza sahip çıkmamız gerektiğini bir kez daha gördük. Bizim mutlaka yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarımızı ön planda tutmamız lazım” dedi. Yıldız’ın sözünü ettiği yerli ve yenilenebilir kaynak ise taşkömürü!

Bartın’da yapılacak olan 1.320 Megavatlık (MW) termik santrallin ”mühendislik, satınalma ve inşaat” işleriyle ilgili, Hattat Holding Çinli AVIC International firması 1 milyar dolarlık bir çerçeve anlaşması da imzalandı.

İmza töreninde konuşan Bakan Yıldız, bir kısım bilimadamlarına göre mini buzul çağında yaşandığını ve mevsim normallerinin çok altında seyreden hava sıcaklıklarının hükümetlerin enerjiyle alakalı bir kısım tedbirler almasını gerekli kıldığını kaydetti. Soğuk havalar nedeniyle Hazar’da bazı enerji platformlarının donduğunu, bir kısım boru hatlarında ve enerji sevkıyatlarında arızalar meydana geldiğini dile getiren Yıldız, bütün bu gelişmelerin yerli kaynakların önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurguladı.

Projenin birçok açıdan fayda getireceğini ifade eden Yıldız, proje ile yaklaşık 5 milyon ton kömürün işleneceğini, bunun da 1 milyar dolarlık ithalattan kurtulma anlamına geldiğini bildirdi. Enerji Bakanı, ”Çevreye ve yeşile saygı içerisinde bu yerli kaynaklarımıza ulaşabiliyor olmamız lazım. Yerli kaynaklarımızın her birisi doğalgazla alakalı ithalatımızı azaltma anlamına gelmektedir” dedi.

Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Törende konuşan Hattat Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Hattat ise Bartın-Amasra santrali ve çıkacak kömürün yöreye, memlekete ve gelecek nesillere fayda sağlayacağını söyledi. Santralin ”ultra ultra süper” kritik bir santral olacağını kaydeden Hattat, dünyanın en yeni teknolojisiyle kurulacak bir santral olacağını vurguladı.

Santralin toplam maliyetinin sorulması üzerine Hattat, 4 bin MW güce eriştiklerinde 4 milyar dolarlık bir yatırımı yapmış olacaklarını bildirdi. Hattat, ”Şimdiden 260 milyon avro yatırdık. Santral için şu anda ÇED sürecindeyiz, ÇED süreci bittiği anda hemen inşaata başlayacağız ve 3,5 yıl sürecek” diye konuştu.

Küresel kriz ortamında projenin finansmanını nasıl sağlayacaklarının sorulması üzerine, yeterli öz kaynağa sahip olduklarını belirten Hattat, ”Kriz kuzey yarım kürede yaşanıyor, dünyanın öbür yarı küresinde finansman krizleri pek yaşanmıyor” yanıtını verdi.

Santralin yeriyle ilgili bir problemin olduğunun hatırlatılması üzerine ise Hattat, daha önce bakanlığın gösterdiği yerin denizaltıların sığındığı mağaralara rastlayan bir yer olduğunu ve bu yerin değişmesi için bakanlığa başvuru yaptıklarını dile getirdi.

Hattat, santral kuruluncaya kadar çıkarılan kömürün satılacağını, kurulduktan sonra ise tamamının santralde kullanılacağını da vurguladı.

AVIC International Cooperation Başkan Yardımcısı Liu Jun ise 2008 yılında geldikleri Türkiye’de bir santral projesi yaptıklarını, bugünkü santral projesinin ikinci projesi olacağını söyledi. Ultra ultra süper kritik bir santral olacağını kaydeden Jun, Çin’den getirecekleri teknoloji ile birlikte bu projeyi en iyi şekilde tamamlayacaklarına inandıkları bildirdi.

Tören sırasında Mehmet Hattat, Amasra’dan getirdiği 6 bin 507 kalorilik taşkömürünü Bakan Yıldız’a hediye etti. Yıldız, hediyenin, bugüne kadar aldığı en değerli hediyelerden biri olduğunu söyledi.

Yeşil de artık aranmıyor!

‘İfade krizi’ nedeniyle MİT kanununda yapılan değişiklik, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım hakkındaki yakalama kararının da düşmesine neden oldu.

4 eski MİT’çi ile teşkilatın başındaki isim Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması nedeniyle, MİT kanununda yapılan değişiklikten, ‘Yeşil’ kod adlı Mahmut Yıldırım da yararlanıyor.

Taraf gazetesinin haberine göre, MİT görevlilerini soruşturmayı Başbakan’ın iznine bağlayan düzenlemeyle, çok sayıda faili meçhul cinayetten aranan ‘Yeşil’ hakkındaki yakalama kararı da düştü.

Yeşil hakkındaki soruşturmalar için Başbakan’dan izin isteneceği kaydedilen haberde, Başbakanlık kaynaklarının da, “Talep gelirse izin verilecek” dediği yazıldı.

‘Yeşil’e izin var mı Sayın Başbakan’ başlıklı manşet haberine göre, Yıldırım hakkında, Tunceli Alay Komutanı Albay Kazım Çillioğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturmayı yürüten Malatya Özel Yetkili Savcılığı’nın talebiyle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin çıkardığı yakalama kararı, yeni düzenlemeyle düştü.

Yine faili meçhul cinayetlerle ilgili Diyarbakır ve Ankara’da sürmekte olan dava ve soruşturmalarda da ‘Yeşil’le ilgili cezai takibat yapılabilmesi için Başbakanlık’tan izin istenmesi gereğinin ortaya çıktığı kaydedilen haberde, eski MİT’çiler Mehmet Eymür, Yavuz Ataç ve Müfit Sement için de izin gerekli olduğu bilgisi yer aldı.

(NTV)

Strauss-Kahn gözaltına alındı

0

Geçen yıl New York’ta cinsel taciz suçlamasıyla tutuklanan ardından beraat eden Uluslararası Para Fonu (IMF) eski Başkanı Dominique Straus-Kahn yeniden gündemde.

Fransa’nın Lille şehrindeki bir otelde düzenlenen seks partisine katıldığı iddia edilen Strauss-Kahn, polis tarafından sorgulanmak üzere gözaltına alındı. Bu geceyi polis merkezinde geçirecek olan IMF’nin eski başkanının perşembe gününe kadar gözaltında tutulabileceği belirtiliyor.

Kahn, IMF başkanı olduğu dönemde, Paris, Lille, Washington’da önemli işadamları tarafından kendisi için düzenlenen partilere katılmak ve bunun karşılığı bu işadamlarına çıkar sağlamakla suçlanıyor.

Geçen yaz New York’ta gözaltına alınan Strauss-Kahn, Uluslararası Para Fonu başkanlığından da istifa etmek zorunda kalmıştı.

Tortum’dan mektup var!

Erzurum’un Tortum ilçesinde süre giden ekoloji mücadelesinde garip şeyler oluyor. Yaşam alanlarını savunmaya çalışan köylüler üzerindeki baskılar bütün Türkiye’nin gözünün önünde sürerken bu mücadelelere yakından tanıklık eden bir arkadaşımız bir mektup yazarak gözlemlerini ve dileklerini aktarmamızı istedi.

” 21.02.2012 günü sabah saat 10.30 itibarıyla konvoy olarak Tortum’a hareket ettik. Jandarma er Abdullah Teke’nin Leyla (Yalçınkaya) hakkında açmış olduğu hakaret davasının ilk duruşması saat 11.40’da başladı. Duruşma için Eşber Yağmurdereli, Efkan Bolaç, 5 CHP”li avukat milletvekili ve CHP Erzurum İl Örgütü’nden insanlar, yerel ve ulusal basından çok sayıda gazeteci gelmişti.

Duruşmadan sonra Leyla’nın avukatı olan Erzurum Barosu’ndan Ercüment Şenol bir basın açıklamasını yaptı. İkinci duruşma için 10 Nisan 2012 tarihine gün verildi. Durşmaya Abdullah Teke terhis olduğu için ve Ankara’da ikamet ettiği için gelmedi. Şahit olarak gösterdiği iki kişi de (biri terhis olmuş ve İstanbul’da ikamet ediyor, diğeride halen Tortum’da askerliğini yapıyor) durşmaya gelmedi. Hakim Leyla’ya hakaret edip etmediğini sorduğunda Leyla askere hakaret etmek bizim aile terbiyemizde yok dedi. Hakim ayrıca Leyla’nın iki arkadaşına  (iki kardeş olan ve aynı beldede yaşayan Elif ve Ayşe) Leyla’nın hakaret edip etmediğini sormuş ve onlarda Leyla’nın asla kimseye hakaret etmeyeceğini söylemişler. Duruşmadan sonra Leyla çok fena titriyordu. Buraya kadar bütün televizyon kanalarında ve gazetelerde anlatılanlardan bahsettim. Ama bana göre önemli olan, duruşmadan önce ve sonra Bağbaşı beldesinde yaşananlar ve Leyla’nın duyguları.

Duruşmadan sonra Erzurum’a dönünceye kadar hep Leyla ile birlikteydim ve benim yanımdan hiç ayrılmadı. Leyla röportaj yapmak isteyen veya detaylı görüşmek isteyen, etrafına sokulmaya çalışan bir çok insan oldu ama Leyla bir kuş yavrusu kadar ürkekti. Oraya gelen insanları çok farklı gördüğü için ne babası ne de kendisi güven duymuyordu. Sonuçta yanında babası, Ercüment Bey ve ben vardım. Leyla şimdiye kadar yaşadığı yerin dışına çıkmış değildi. Yaşadığı her şey ona ağır geliyordu. Korkuyor çünkü birçok gazeteci onun söylediklerinin dışında şeyler yazmışlar. Yaşadığı yer küçük bir yer olduğu için, Bağbaşı Beldesi diğer sakinlerinin dedikodu ile kendisine ve ailesine zarar vermelerinden çekiniyor. Çok yakın iki komşularının HES ile ilgili alanda çalıştığını öğrendim. Hergün o insanların tehditvari bakışları yada iğneli sözleri ile yaşamak eminim zordur. O insanların ailesine ve kendisine zarar vermelerinden korkuyor.

Yaşanan bir başka kötü olayda savcı hanımın Leyla’yı ve diğer arkadaşlarını ifadeye çağırdığındaki davranışları. Savcı hanım kızlara, ben hükümete karşı olan bir insanım, solcuyum ve ben de sizin gibi o askerlere ve polislere hakaret eder tartaklardım, bu nedenle bana güvenebilirsiniz, her hangi bir avukata ihtiyaç duymayın demiş. Ama duruşma esnasında da gerçek yüzüyle kızlara hakaretler etmiş. Yaşananların hepsi bu kız çocukları için çok fazlasıyla ağır. Onlar sadece kedilerine ait olanı ve gelecekleri olanı korumaya çalışıyorlardı. Leyla olayların bu noktaya gelebileceğini hiç düşünmemiş. Sadece çok yorulduğunu ve birazcık huzur istediğini söylüyor. Bir anda medyanın ortasında olmak onu çok fazlasıyla korkutuyor ve ürkütüyor. Bir tarafı daha var, üzerinde çok fazla sorumluluk olduğunu düşünüyor ve  bunun da bir baskısı var.

10 Nisan ve 11 Nisan 2012 tarihinde yapılacak durşmalarda Ercüment Bey sürprizlerden bahsetti. Arkadaşlar! Lütfen Nisan ayındaki duruşmalara zaman ayırıp gelin. Bağbaşı’nın güven duyabilecelkeri kişilere ihtiyaçları var.

Sevgiyle kalın.

 

Yeşil Gazete

Chavez tekrar bıçak altına yatacak

0

Kanserle mücadele eden Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, önümüzdeki günlerde bir operasyon daha geçirecek. Daha önce alt karın bölgesinden büyük bir tümör alınan 57 yaşındaki liderin, aynı bölgede rahatsızlığının nüks etmesi üzerine yeniden ameliyat edileceği açıklandı.