Ana Sayfa Blog Sayfa 4783

Dersim tarihine ışık tutan yeni bir belge

Başbakanlık arşivinde yer alan belgelere göre; Dersim olayları 1938 yılında değil, 1939’da sona erdi. Sözkonusu belgeler, açılan bir dava nedeniyle arşivden çıktı. 83 yaşındaki Ali Doğan, 1938 yılında annesi ve iki kardeşinin de bulunduğu 20 yakınının Dersim olayları sırasında öldürüldüğü gerekçesiyle Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’nde dava açtı. Doğan, kendilerinden özür dilemesini de istedi.

Dersim katliamında 19 yakınını kaybedip, kendisi de süngü darbeleriyle kurtulan 83 yaşındaki Ali Doğan’ın, Cumhurbaşkanlığı aleyhine açtığı Dersim davasına ilk yanıtlar gönderildi. Başbakanlık, 1826 belgeyi, davanın görüldüğü Tunceli Asliye Ceza Mahkemesi’ne yolladı. Bunlar arasından, 2 Ağustos 1939 tarihli bir belge, katliamın 1939’da da sürdüğünü gösteriyor. Belgede; Temmuz ayı içinde 163 yurttaşın ölü, ikisinin yaralı, 85’inin diri yakalandığı, 120’sinin de teslim olduğu belirtiliyor. 1938 tarihli bir diğer belgede ise “Yılan dağından kaçmak isteyen 40 kadar silahlı, 30 kadar çoluk çocuktan ibaret haydudun bombalandığından” bahsediliyor.

12 milyon TL’lik tazminat davası

11 milyon 695 bin liralık manevi tazminat davası, devleti temsilen Cumhurbaşkanlığı’na açıldı. Cumhurbaşkanlığı ise savunma için süre istedi.

Dersim harekâtı sırasında Ali Doğan ile annesi Fayime, dört ve iki yaşındaki kardeşleri Şıh Hasan ile Ali Rıza, dedesi Seyit Ali, amcası Haydar’ın da aralarında olduğu 20 kişi Buzlupınar, eski adı Kergene olan mevkide süngülendi. Ali Doğan yaralı kurtuldu. Ali Doğan, Dersim katliamı tartışılmaya başlandığı günlerde, 27 Ocak 2012’de Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak Türkiye Cumhuriyeti’ni temsil ediyor oluşu bakımından Cumhurbaşkanlığı aleyhine 11 milyon 695 bin TL’lik tazminat davası açtı. Tunceli Asliye Hukuk Mahkemesi Hâkimi Özgür Karaca, dilekçeyi 30 Ocak 2012’de kabul etti. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı’na tebligat yapıp, “İki hafta içerisinde iddialara karşılık yanıt vermesini” istedi. Ayrıca Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü, İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı’ndan da Ali Doğan’ın akrabalarının öldürüldüğü iddiasına ilişkin bir kayıt olup olmadığını sorup varsa gönderilmesini karara bağladı. Başbakanlık’tan da elinde bulunan evrakların iletilmesini kararlaştırdı.

Köşk süre istedi

Tebligatı 15 Şubat’ta alan Cumhurbaşkanlığı savunma için ek süre istedi. Mahkeme de 25 günlük ek süre verdi. Başbakanlık ise elindeki yüzlerce belgeyi mahkemeye sundu. Böylece Dersim Arşivi resmen açılmış oldu. Bu belgelerden ikisi katliama dair ayrıntılara ışık tutuyor. Dahiliye Vekili Faik Öztırak’ın 2 Ağustos 1939’da Başbakanlık’a gönderdiği yazı ile, 1937-1938 yıllarında başlayıp bittiği düşünülen Dersim katliamının 1939’da da devam ettiği anlaşılıyor.

Yazıda şöyle deniyor: “Kalan (Tunceli’nin eski adı) yasak bölgesinde 7/Tem./1939 tarihinden itibaren başlayan ve devam etmekte olan takip ve tarama neticesinde bugüne kadar (163) ölü, (2) yaralı, (85) diri tutulmuş ve (120) kişi de dehalet etmek suretiyle cem’an (370) insan elde edilmiştir. Muhtelif müsademeler neticesinde (1) er şehit ve biri subay olmak üzere (27) er yaralı zayiatımız olmuştur. Kalan yasak mıntıkasında çok sıkı takip ve taramalara rağmen haydutları hâlâ mukavemet ve taannut göstermelerinin sebeplerinin neye atfedildiği ve bölge dâhilinde halen (kadın, erkek) daha ne kadar insan ve daha ne kadar silahın bulunmakta olduğunun tespitine…”

Orgeneral Kazım Orbay’ın 11 Ağustos 1938 tarihinde Başbakanlık’a gönderdiği bir evrak’a ise harekâtta çocuk ve kadınların bombalandığını kanıtlıyor: “15. Tümen 38. Alay bölgesinde Yılan dağından kaçmak isteyen 40 kadar silahlı, 30 kadar çoluk çocuktan ibaret haydutlar 38. Alayın pususuna uğrayarak, Ali Boğazı’na doğru kaçmışlardır. Bu müsademede haydutlardan ikisi imha edilmiştir. 38. Alay haydutları önüne katarak Yılan dağının cenubu garbisinde (kuzey batı) kaza hududu işaret olunan Ali Boğazı’na hâkim sırtları büyük kısmı ile tutmuştur. Yılan dağında alayın bir taburu bırakılmıştır. Bu öğleden sonra Ali Boğazı üç teyyare ile bombalanmıştır.”

‘Ankara her şeyden haberdarmış’

Davayı açan Avukat Barış Yıldırım, bilhassa 1939 tarihli belge incelendiğinde, harekâtın suçluları yakalayıp adalete teslim etmeyi değil, imha etmeyi amaçladığını gösterdiğini söyledi. Yıldırım ayrıca, “1938 tarihli belge incelendiğinde ise, kadın ve çocukların bile haydut olarak nitelendirilmesi, bombalattırılması da gösteriliyor ki, Dersim 37-38 yılındaki hadiseler soykırım tanımına uymaktadır” diyor. Yıldırım, Ankara’nın kıyımdan gün be gün haberdar olduğunu da kaydediyor.

Gelir testi sonuçları ortaya çıktıkça yoksulluk da çıkıyor

Gelir testinin ilk sonuçları belli oldu. Gelir testinin ilk sonuçları belli oldu. Sonuçlar Türkiye’de yaşanan yoksulluğu da gözler önüne seriyor. 8 milyon kişiden 3 milyonunun geliri 300 tl’nin altında.

Bugüne kadar yaklaşık 8 milyon kişinin gelir testi yapıldı. Sonuçlara göre 3 milyon 26 bin kişinin sağlık primini devlet ödeyecek.

Sağlık güvencesi olmayanlar için yeni yılla birlikte Genel Sağlık Sigortası uygulaması hayata geçti.

Uygulama; 9 milyon 100 bin “yeşil kart”lı ile sosyal güvencesi bulunmayan 1 milyon 700 bin kişiyi kapsıyor.

7 Milyon 980 Bin Kişi Testten Geçti

Genel Sağlık Sigortasından faydalanmak isteyenler için başvurular 1 Ocak’tan itibaren alınmaya başlandı. Bugüne kadar 7 milyon 980 bin kişi gelir testi yaptırdı.

3 Milyon 26 Bin Kişinin Primini Devlet Ödeyecek

Gelir testi sonuçlarına göre 3 milyon 26 bin 534 kişinin aylık kazancı 295 liranın altında çıktı. Bu kişilerin sağlık primini devlet ödeyecek.

Ayrıca bu durumdaki kişiler hastanelerden ücretsiz yararlanacak, eczanelerden de parasız ilaç alabilecek.

1 Milyon 239 Bin Kişinin Geliri 295 TL’nin Üzerinde Çıktı

Daha önce devletin primini karşıladığı, 1 milyon 239 bin 655 kişinin gelirinin ise 295 liranın üzerinde olduğu belirlendi.

Bu kişiler hastanelerde muayene olabilmek ve ilaç alabilmek için aylık 35 lira prim ödemek zorunda.

Test sonucuna göre geliri 888 liranın üzerinde çıkan 149 bin 684 kişi de sağlık primi olarak 106 lira ödeyecek.

Gelir testi yaptıranlar ve prim ödemesi çıkanlar, takip eden ayda Ziraat Bankası’na vatandaşlık numarasıyla ödemelerini yapabilecek.

Şubat ayında 42 işçi öldü

0

İş cinayetleri Türkiye’nin dört bir yanında şubat ayında da devam etti. Tespit edildiği kadarıyla şubat ayında en az 42 işçi hayatını kaybetti.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisinin yazılı açıklamasında ölümlerin en çok enerji, inşaat ve gıda sektöründe yaşandığı bildirildi.

Elektrik çarpması ve direkten düşmelerle gündeme gelen enerji sektöründe bu kez baraj kapaklarının patlamasıyla 10 işçinin hayatını kaybettiğinin belirtildiği açıklamada, “İnşaatlarda ise bu ay özellikle binalardan düşmeler ve nesne düşmeleri görüldü ve 7 işçi arkadaşımız can verdi. Gıda sektöründe ise 4 işçi hayatını kaybetti. 4 Şubatta ise tersanelerde tespit edilebilen 147. cinayet yaşandı. Tuzla’da bulunan Mengi Yay Yatçılık’ta kaplama yapılan alanda bulunan parlayıcı maddelerin peş peşe patlaması sonucu 4 işçi yaralandı. Yaralanan işçilerden Ümit Damgacı’nın vücudunda yüzde 50 civarında bir yanık oluştu ve Ümit arkadaşımız 14 Şubatta aramızdan ayrıldı” denildi.

İŞ CİNAYETLERİ ADANA, İSTANBUL, İZMİR VE HATAY’DA YOĞUNLAŞTI

Şubat ayında tespit edilen 42 iş cinayetinde 11 ölüm Adana’da, 8 ölüm İstanbul’da, 4 ölüm İzmir’de 3 ölümün de Hatay’da yaşandığının belirtildiği açıklamada, “Adana’da biri hariç ölümlerin nedeni baraj patlamasıydı. İstanbul’da ise Sultangazi’de bulunan bir metal fabrikasında çıkan yangında Serkan Aydın ve Murat Özkan yaşamını yitirdi. BEDAŞ Gaziosmanpaşa taşeron arıza şirketi Aram Çalışanı Seyithan Ağır, Alibeyköy Barajı yakınındaki bir trafonun üstünde arıza sorununu giderirken 35 bin volta kapıldı ve kolunu kaybetti. Seyithan arkadaşımızın kolunu kaybetmesinin nedeni alınmayan işçi sağlığı ve güvenliği önlemleri, uzun ve yoğun çalıştırma idi” denildi.

HES’LER HEM DOĞAYI HEM İŞÇİLERİ KATLEDİYOR

“Son yıllarda halkın doğayı ve yaşam alanlarını savunmak için hidroelektrik santrallere karşı Artvin’den Munzur’a kadar mücadele ettiğini biliyoruz. Diğer yandan artan HES inşaatlarında her geçen gün bir iş cinayeti haberi alıyoruz. Geçtiğimiz ay Maraş’taki Kandil Barajı’nda üç arkadaşımızın hayatını kaybettiğine dikkat çekmiştik. İşte yine bir HES faciası daha yaşandı. 24 Şubatta Adana Kozan’da yapılan Gökdere Köprü Barajı inşaatında meydana gelen patlama sonucu sulara kapılan 3 işçi arkadaşımızın cenazesine ulaşıldı, 7 arkadaşımızdan haber alınamıyor” denilen açıklamada, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi olarak yaşanan iş cinayetlerinin takipçisi olacakları belirtildi.

(Evrensel)

Nükleer Karşıtı Aktivist Okulu gerçekleşti

Yeşiller Partisi ile Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin ortak organize ettiği Nükleer Karşıtı Aktivist Okulu 3-4 Mart tarihlerinde Ankara’da gerçekleşti.

İlk gün Ali Serdar Gültekin’in “Nükleer Enerji Nedir?” adlı sunumunun gerçekleştiği ve Umut İklimi adlı belgeselin izlendiği okulda ikinci gün programı daha yoğundu.

Tanay Uyar’ın “Alternatif Enerji Politikaları” adlı sunumunu, Gülnur Öztaş’ın Nükleer Karşıtı Hareket” adlı sunumu izledi. Daha sonra “Güneş Akkuyu’dan Yükselir” adlı belgeselin izlendiği aktivist okulu Fevzi Özlüer’in “Nükleer ve Kürt Meselesi” adlı sunumu ve genel değerlendirme ile son buldu.

Sette sömürüye itiraz edince kovuldular

0

‘Deniz Yıldızı’nın başrol oyuncuları Güneş Emir ve Koray Ergök, yoğun çalışma koşullarına isyan edince hem diziden gönderildi, hem de haklarında dava açıldı.

‘Deniz Yıldızı’nın başrol oyuncuları Güneş Emir ve Koray Ergök, yoğun çalışma koşullarından dolayı sette bayılmaya başladı. Şartların değiştirilmesini talep eden iki oyuncu hem diziden gönderildi, hem de haklarında dava açıldı.

Çalışma koşullarına itiraz sonları oldu

Gençlik dizisi “Deniz Yıldızı”nın iki başrol oyuncusu Koray Ergök ve Güneş Emir, geçen sezon başı en popüler oldukları dönemde diziden ayrıldı. Emir, senaryo gereği annesinin yanına gönderildi, Ergök ise öldürülerek hikâyeye veda etti. İki oyuncu, 2 yıl boyunca başrol oynadıkları dizi her hafta büyük kanallara fark atarak en çok izlenen 5 program arasına girme başarısını gösterince Beyaz Show programına da konuk oldu.

470 bölüm oynadılar

Ancak oyuncuların aynı dönemde veda edişi dizinin fanatiklerini çok şaşırttı. Bu konuda ne oyuncular ne de yapım şirketi bir açıklama yaptı. “Deniz Yıldızı”nın iki başrol oyuncusunun ayrılık nedeni, Memet Ali Alabora’nın başkanlığını yaptığı Oyuncu Sendikası’nın yürüttüğü davayla ortaya çıktı. 2 yıl içinde 470 bölümde rol alan iki oyuncunun, günde 13-15 saatlik çalışma koşullarına itiraz edince yapım şirketiyle mahkemelik olduğu ortaya çıktı.

Psikolojisinin bozulduğu belirtilen Koray Ergök, aşırı yorgunluktan sette bayıldı. Güneş Emir ve Koray Ergök, ruh ve beden sağlıklarını kaybetmeye başladıklarını ifade etti ve yapımcı Focus Film’e “Biz bu koşullarda çalışmak istemiyoruz” diyerek kazan kaldırdı.

Yapım şirketi de iki oyuncuya projeye başlamadan önce imzaladıkları 5 yıllık sözleşmeyi hatırlattı. Bunun üzerine Emir ve Ergök, bu sözleşmenin iptal edilip yerine 1 yıllık sözleşme yapılmasını, ücretlerinin artırılmasını, günde 9 saat çalışılmasını ve fazla mesailerin de kendilerine ödenmesini talep etti.

Bu istekleri kabul edilmeyen iki oyuncunun senaryodaki rollerine son verildi. Focus Film, iki oyuncuya sözleşme şartlarına uymadıkları için dava açtı. Ergök ve Emir’in eski şirketleriyle davalık oldukları için yeni iş almakta zorluk çektikleri kaydedildi.

(Habertürk)

Picasso’nun güvercinli çocuğu satılıyor

Picasso’nun ünlü tablolarından Güvercinli Çocuk satışa çıkıyor.

Galler’de yaşayan Aberconway ailesine ait olan tablonun değerinin 50 milyon sterlin (79 milyon dolar) civarında olduğu tahmin ediliyor.

Aile, Picasso’nun 19 yaşındayken yaptığı tabloyu yıllardır İngiltere’de çeşitli müzelere ödünç veriyor.

Bu nedenle tablonun satışa çıkacağı haberi, İngiltere’de endişeyle karşılandı.

Ülkede hiçbir müzenin 50 milyon sterlinlik satış fiyatını karşılayamayacağına dikkat çeken sanat çevreleri, eserin ülke dışına satılmasından endişe ediyor.

Halen Londra’daki Tate Britain müzesinde sergilenen eser, Christie’s müzayede evinde satılacak.

Picasso, bir güvercine sarılmış küçük bir çocuğu renkli bir topun yanında resmettiği bu tabloyu 1901 yılında Paris’te çizmişti.

(BBC)

8 Mart etkinlikler

8 Mart haftası boyunca kadınlar sokaklarda, panellerde, sergilerde olacak. Türkiye’nin çeşitli illerinde düzenlenecek 8 Mart etkinlikleri….

8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü

19.30: Galatasaray Lisesi önü. Beyoğlu.

19.30: Esenyurt, Doğan Aratlı Bulvarı Bulut Durağı.

Boğaziçi Üniversitesi Kadın Şenliği

5 Mart-9 Mart: Kadın Eserleri Kitap Sergisi, Güney Kampüs, Kırmızı Salon (Özger Arnas Salonu). Sergideki çeşitli kadın eserleri indirimli satılacak.

5 Mart 17.30: Panel “Kadın Dilinden Barış Mücadelesi”, Güney Kampüs, Demir Demirgil Salonu (ÖFB).

Yard. Doç. Dr. Ayşen Candaş, Radikal Gazetesi Yazarı Ezgi Başaran, İstanbul Feminist Kolektif’ten Funda Ekin, BDP Milletvekili Sebahat Tuncel

Kolaylaştırıcı: Deniz Taşyürek (BÜKAK)

6 Mart 17.30: Kitap söyleşisi “Ne Değişti? Kürt Kadınların Zorunlu Göç Deneyimi”, Güney Kampüs, Kırmızı Salon (Özger Arnas Salonu).

Handan Çağlayan, Şemsa Özar, Ayşe Tepe Doğan

Kolaylaştırıcı: Berfin Binbay (BÜKAK)

7 Mart 17.00: BÜFK Kadınlar Korosu, BTS Fuaye (Saatli Bina).

Farklı renkleriyle kadın sesini merkez alan Kadınlar Korosu, Katalanca, Latince, İngilizce, Almanca dillerinde klasik eserler seslendirecek.

18.00: Tiyatro “Eleni’den Mektuplar”, Güney Kampüs, Demir Demirgil Salonu (ÖFB).

8 Mart 16.00: Aslı Zengin’in “İktidarın Mahremiyeti” adlı Kitabının Sunumu, Güney Kampüs, Kırmızı Salon (Özger Arnas Salonu).

13 Mart 17.30: Samar Habib ile Arap Dünyası ve LGBTİQ Aktivizmi, Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar; Güney Kampüs, İbrahim Bodur Oditoryumu (Natuk Birkan Binası).

Western Sydney Üniversitesi öğretim görevlisi Dr. Samar Habib, Arap dünyasında son on yılda giderek güçlenen LGBTİQ hakları aktivizmi üzerine konuşacak. “Arap Baharı” olarak tanımlanan gelişmelerin bu aktivizme olumlu ve olumsuz etkilerine değinecek.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) 8 Mart Haftası

5 Mart 14:00: “Made In Dagenham” (Kadının Fendi) Film Gösterimi, Y.T.Ü. Cep Sineması.

1968 yılında, İngiltere’deki bir Ford fabrikasında geçen filmde cesur bir grup kadın güç birliği yapıp adalet için ayaklanıyor. Mücadelenin gayesi, cinsel ayrımcılığının önünü keserek erkeklerle eşit kazanç ve haklar elde etmek. (Yönetmen: Nigel Cole)

6 Mart 14.00: “Oyun” Film Gösterimi, Y.T.Ü. Cep Sineması.

Toros dağlarında bir köyde yaşayan, günlerini tarlada, inşaatta, evde ve bitmek tükenmek bilmeyen işlerde çalışarak geçiren dokuz köylü kadın, yaşamın ezici yükünü hafifletmek için bu defa bambaşka bir nedenle bir araya gelirler. Amaçları kendi hayatlarından yola çıkarak bir tiyatro oyunu yazmak ve oynamaktır. Günlerce, köyün erkeklerinin meraklı bakışları altında, durmak yorulmak bilmeden çalışırlar, tartışırlar ve bir oyun çıkarırlar. (Yönetmen: Pelin Esmer)

7 Mart 14.00-16.00: Söyleşi “Medyada Cinsiyetçi Haller”, Y.T.Ü. Oditoryum.

Nadire Mater(Yazar) Yeşim Büber (Oyuncu) Ezgi Başaran (Gazeteci – Yazar)

Kolaylaştırıcı: Doç. Dr. Hülya Uğur Tanrıöver

16.00-17.00: Kokteyl, Y.T.Ü. Oditoryum-Fuaye.

20.30: “Var Olmayan Ayşe’nin Muhteşem Maceraları” Tiyatro, Maya Sahnesi / Beyoğlu.

Bilet rezervasyonu için Özge EKEN, 0533 924 67 04 Işıl ÖZEN, 0555 698 83 73

8 Mart 14.00: Forum “Üniversite ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği”

Prof. Dr. Neşe Özgen (Mimar Sinan – GSÜ), Yar. Doç. Dr. Zeynep Kıvılcım (İstanbul Üniversitesi SBF), Şehri Karayel (İTÜ Kadın Atölyesi), Kolaylaştırıcı: Dr. Ece Öztan (YTÜ)

Kısa Film Gösterimi: “YTÜ Feminizm Hakkında Ne Düşünüyor?”

9 Mart 14.00: Iron Jawed Angels (Demir Çeneli Melekler), Film Gösterimi, Y.T.Ü. Cep Sineması.

Amerikan tarihindeki önemli olaylardan birine güncel bir bakış açısı getiren Demir Çeneli Melekler, Amerikan kadınlarına oy hakkı kazandırmak için hayatlarını riske atmaktan kaçınmayan ve Hilary Swank’ın canlandırdığı cesur, başarılı ve genç eylemci Alice Paul ve Frances O’Connor tarafından canlandırılan LucyBurns’ün gerçek yaşam hikayelerini anlatıyor. (Yönetmen: Katja Von Garnier)

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (MSGSÜ) Mor Baykuş Etkinlikleri

8 Mart 11.30-18.00: Panel “Kent, Kadının Gündelik Yaşam Emeği ve Sözlü Kültür”

11.15: Açılış konuşması, Meral Özbek

11.30-13.15: Kadının Kent Hakkı

Kolaylaştırıcı: Begüm Özden Fırat, “Kadının Kent Hakkı ve Kadın Kentleri”

Ayten Alkan “Kadın Dopstu Kent: İmkanlar, Sınırlılıklar”; Asuman Türkün “Kentsel Dönüşüm Altında Ezilen Kadının Gündelik Yaşamı”; Özlem İngün “Dönüşen Mahalle: Toplumsal Muhalefet ve Cinsiyet Asimetrisi”.

14.00-15.30: “Kadının Gündelik Yaşam Emeği ve Hikaye Anlatıcılığı”

Kolaylaştırıcı: Ebru Aykut

Aksu Bora “Gündelik Yaşamın Cinsiyeti, Gayri Maddi Emek ve Sözlü Kültür”; Hatice Meryem “İletişim Emeği ve Kadın Kamusallığında Dil”, Dicle Katar “Kadın Dengbejler”.

16.00-18.00: Van Kadın Dengbejler Konseri

9 Mart 10.30-18.00: “Üniversitede Bilgi Üretimi, Kamusal Yaşam ve Etik”

Açılış konuşması Fatmagül Berktay, “Sahiplenici Bireyin Düşünen Yurttaşa: Universitas İdeali”

11.00-12.30: “Günümüz Üniversitesi ve Akademik Özgürlük”

Kolaylaştırıcı Esma Çolak

Fatma Gök “Akademik Özgürlük ve Eğitim Politikaları”, Ece Öztan “Üniversitelerde Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Politikaları”

13.30-15.30: “Üniversitede Etik Kurul Yapı ve BElgeleri, Cinsel Taciz ve Mobbingde Yaşanan Deneyimler”

Kolaylaştırıcı: Evrim Hikmet Öğüt

Karanfil Soyhun “Üniversitede Etik Kurul ve Mobbing”, Serra Müderrisoğlu “Üniversitede Cinsel Taviz ve Etik Kurul Deneyimi”, Hülya Adak “Üniversitede Cinsel Taciz Yönergesi/Komitesi Deneyimi”

16.00-18.00: Forum “Üniversitede Bilgi ve Kamusal Yaşamın Üretiminde Etik”.

Bahçeşehir Üniversitesi

7 Mart 11:30-12:15 “İktidar” konu başlıklı öğrenci sunumları
12:30-13:30 Prof. Dr. Fuat Ercan’ın katılımıyla “İktidar ve İktidar Algısı”

8 Mart: Dünya Emekçi Kadınlar Günü
10:30-12:15 “Kirasê Mirinê : Hewîtî “Ölüm Elbisesi: Kumalık” belgeseli gösterimi ve yönetmeni Müjde Arslan’la söyleşi
12:30-13:30: Çapa direnişçisi kadın işçilerle söyleşi, Yer: Fazıl Say salonu

9 Mart 10:30-12:00 “Toplumsal Cinsiyet” konu başlıklı öğrenci sunumları
12:30-13:30 “Son Dönem Kadın Politikaları ve Kadın Mücadelesi”, Tuğba Özay Baki ( Sosyalist Feminist Kolektif)

Sendika Güç Birliği Platformu Kadın Koordinasyonu

8 Mart: Ziyaret ve yürüyüşler

10.00: Hey Tekstil direniş ziyareti

12.00-13.00: Galatasaray Lisesi’nden Taksim Meydanı’na bildiri ve karanfil dağıtarak yürüyüş

15.00: Deri-İş Kampana Direniş Çadırı’nda 8 Mart etkinliğine katılım

19.30: Kadın örgütleriyle meşaleli yürüyüş

10 Mart: SGBP Kadın Koordinasyonu 8 Mart Şenliği

18.00: Aktaş Düğün Salonu, Kadıköy

Bilge Seçkin Çetinkaya’nın sunuşu,

Slayt gösterisi: 8 Martın anlamı ve tarihçesi

Müzik: Önder Babat Çocuk Korosu, Kardeş Türküler’den Feryal Öney

Serbest kürsü: Söz direnişteki kadın işçilerde

Belgesel: “Kafesteki Kuş Gibiydik” Desa direnişinde kadınlar. Yönetmen: Güliz Sağlam, Feryal Saygılıgil.

Serhat Kadın Dengbejlerin Grubu/ Komela Jinên Dengbejên Serhedê

6 Mart, 20:00, Kooperatif, Beyoğlu (10TL)

8 Mart, 16:00-18:00, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fındıklı Kampüsü (ücretsiz) Konserden önce kadın dengbejler hakkında sunumlar yapılacak ve Vanlı kadınların el işi sergisi açılacak.

9 Mart, ögleden sonra, İTÜ, Etnomüzikoloji Bölümü, Maçka kampüsü (ücretsiz)

9 Mart, 20:00, Seyr-i Mesel, Beyoğlu (20TL)

11 Mart, 21:00, Gitar Cafe, Kadıköy (20 TL)

Sanki Eşittik 1960-70’li yıllarda devrimci mücadelenin feminist sorgusu

3-16 Mart: Gülfer Akkaya tarafından hazırlanan Sanki Eşittik 1960-70’li yıllarda devrimci mücadelenin feminist sorgusu adlı kitapla birlikte Gülşin Ketenci tarafından hazırlanan fotoğraf sergisi Cezayir Salon’da.

9 Mart 19.00: Sanki Eşittik 1960-70’li yıllarda devrimci mücadelenin feminist sorgusu adlı kitapla birlikte, Güliz Sağlam tarafından hazırlanan video-röportajların gösterimi

Karia’lı Kadınlar Fotoğraf Sergisi

8 Mart-18 Mart: Karia bölgesinde yaşayan fotoğraf sanatçıları Erol Ünal, Jak Kohen, Nayil Kabak ve Osman Yüzbaşıgil Milas Baltalıkapı, Milas köyleri Ekiztaş köyü, Çomakdağ, Kızılağaç, Yatağan Yeşilbağcılar köyü, Bodrum Geriş köyü gibi Muğla’nın çeşitli yörelerinden çektikleri fotoğraflar ile “Karia’lı Kadınlar Fotoğraf Sergisi”ni Aznavur Sanat Merkezi Galerisinde 8 Mart 2012 Perşembe günü Saat 18:00’de  açıyorlar. (http://www.karialikadinlar.blogspot.com)

* Ankara

Kadınlar İçin Birlikte resepsiyonu

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve Birleşmiş Milletler Türkiye Ofisi “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” kapsamında “Kadınlar İçin Birlikte” konulu bir  panel ve resepsiyon düzenliyor.

Tarih: 06.03.2012

Panel: 10:00-12:30

Resepsiyon: 12:30-14:30

Yer: ATAUM, Ankara Üniversitesi
, Cemal Gürsel Caddesi, 06590 Cebeci, Ankara
LCV (312) 447 00 20

Ankara Üniversitesi Rektörlüğü Cinsel Taciz Ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi

5 Mart 12.30-13.30: A.Ü. Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Muzaffer Göker Salonu, Cinsel Taciz ve Cinsel Saldırıya Karşı Destek Birimi Etkinlikleri tanıtım toplantısı ve film gösterimi.

6 Mart 12.30-17.00: Standlarda tanıtım, dans gösterimi ve kısa film, Panel. A.Ü. Yüzüncü Yıl Konferans Salonu.

Kolaylaştırıcı: Prof.Dr. Gülay Toksöz

Doç.Dr. Alev Özkazanç, Doç.Dr. Güzin Yamaner, Doç.Dr. Türkan Yalçın Sancar, Doç.Dr. Şennur Tutarel-Kışlak.

7 Mart 12.30-13.30: Tanıtım etkinlikleri, A.Ü. Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, Konferans Salonu.

8 Mart 12.30-13.30: Tanıtım toplantısı, film gösterimi, A.Ü. Veteriner Fakültesi, Satı Baran Konferans Salonu.

9 Mart 12.30-13.30: Başkent Meslek Yüksekokulu Seminer Salonu.

* Eskişehir

Eskişehir Osmangazi Üniversitesi, 1. Kadın Araştırmaları Sempozyumu

6-8 Mart: Mecliste Eşit ve Adil Temsilin Yollarını Döşemek: Kadın Dostu Parlamentolar ve Türkiye, Kadın Araştırmalarının Geleceği, Birey Olma Yolunda Kadın giib oturumların yer aldığı sempozyumun ayrıntılı programı için: http://eskamsempozyum12.ogu.edu.tr/Belgeler/sempozyumprogrami.pdf

(Bianet)

EDP Şahin’i istifaya davet etti

Eşitlik ve Demokrasi Partisi İstanbul İl Örgütü 26 Şubat Pazar günü Taksim’de yapılan ırkçı gösteriyle ilgili suç duyurusunda bulundu.

Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde bir araya gelen EDP üyeleri adına İl Başkanı Sinan Tutal açıklama yaptı.

‘İÇİŞLERİ BAKANI İSTİFA’

Tutal, Hocalı katliamını anma adı altında düzenlenen mitingin ırkçı bir gösteriye dönüştüğünü ve İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’in mitingde konuşma yaptığını belirterek, “İçişleri Bakanı’nın ırkçı, nefret dolu söylemleri desteklemesini kınıyoruz” dedi. Tutal, Şahin’i istifaya davet etti.

‘TERTİP KOMİTESİ SORUMLUDUR’

EDP adına Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan suç duyurusunda, mitingde açılan ırkçı pankartlara ve atılan ırkçı sloganlara dikkat çekilerek, tertip komitesinin suç teşkil eden eylemlerden sorumlu olduğu belirtildi.

‘İDRİS NAİM ŞAHİN CESARETLENDİRDİ’

İdris Naim Şahin’in mitingde konuşmasına tepki gösteren EDP, “Mitinge katılarak kürsüde konuşma yapan İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, ırkçı söylem ve eylemleri cesaretlendirmiştir” diyerek İdris Naim Şahin hakkında da suç duyurusunda bulundu.

EDP, mitingde ırkçı pankart ve döviz açanların, tertip komitesinin ve İdris Naim Şahin’in, “halkı kin ve düşmanlığa teşvik etme”, “tehdit” ve “hakaret” suçlarıyla yargılanmasını talep etti.

(Ajanslar)

Balıkesir’de öğrenci servisi faciası

Balıkesir’in Savaştepe İlçesi’ne bağlı Sarıbeyler Beldesi’nde öğrencileri taşıyan midibüsün şarampole yuvarlanması sonucu 3 öğrenci yaşamını yitirdi, 17 öğrenci yaralandı.

Sarıbeyler Beldesi’nde öğrencileri taşıyan midibüsün şarampole yuvarlanması sonucu 3 öğrenci yaşamını yitirdi, 17 öğrenci yaralandı.

Sarıbeyler İlköğretim Okulu’na çevre köylerden öğrenci taşıyan A.İ. (41) yönetimindeki 10 N 3809 plakalı midibüs, sabah saat 08.00 sıralarında Maden Mezarı mevkisinde aracın frenlerinin patlaması sonucu yaklaşık 150 metrelik şarampole uçtu.

Araçta bulunan öğrencilerden 14 yaşındaki Nazmiye Karaca, 10 yaşındaki Hakan Çet ve 8 yaşındaki Redife Sapan olay yerinde öldü. Kazada yaralanan 17 öğrenci de Savaştepe ile Balıkesir’deki çeşitli hastanelere kaldırıldı. Kazadan sağ kurtulan araç sürücüsü A.İ., jandarma tarafından gözaltına alındı.

“Oyunbozan” ötekilerin sesi oldu

Pembe Hayat Tiyatro Topluluğu tarafından Uluslararası Seks İşçiliği Konferansı’nda sergilenen “Oyunbozan” isimli tiyatro oyunu büyük beğeni topladı. “Oyunbozan” bundan sonra da yeni izleyicilerini bekliyor.

Pembe Hayat LGBTT Dayanışma Derneği’nin düzenlediği “Uluslararası Seks işçiliği Konferansı”  bünyesinde “Oyunbozan” isimli tiyatro oyunu sergilendi. Zeynep Özcan ve Erkan Saraç yönetmenliğindeki oyun, bir hastane bahçesinde tanışan ve  ortak noktaları şiddete maruz kalmak olan yedi kişinin, hayatlarını anlatan bir tiyatro oyunu sergileme girişimlerini anlatıyor. Eşcinsel olduğunu ailesine açıklayan bir genç, transseksüel olduğu için öldürülmeye çalışılan bir kadın, gösteri yaptıkları için gözaltında polis şiddetine maruz kalan dört eylemci, tecavüzcüsüyle evlendirilen ve kocası tarafından satılan bir kadın aynı oyunda bir araya geliyor. Oyun, bu karakterlerin toplumla olan çatışmaları kadar, kendi aralarındaki çatışmayı da yansıtıyor.

Pembe Hayat Tiyatro Topluluğu, oyunu şu sözlerle tamamladı:

“Alkışlarınız için teşekkürler. Bizler, Pembe Hayat tiyatro topluluğu olarak,bu oyunu,Baki Koşar’a, Dilek İnce’ye,  Ahmet Yıldız’a, nefret ve töre cinayetine kurban edilen lezbiyen, gey, biseksüel, travesti, transeksüel, tüm bireylere, seks işçilerine, Hrant Dink ve tüm Ermenilere, ve tüm tutsak gazetecilere, töre, şiddet, tecaviz mağduru tüm kadınlara, poşu davası mağduru Cihan Kırmızıgül’e, vicdani retçi tutsak arkadaşımız Halil Savda’ya Kürt, Ermeni, Alevi, fahişe, engelli, engelli, kadın ve ismini sayamadığımız tüm ötekilere armağan etmekten gurur duyuyoruz”

Oyunbozan izleyicileriyle buluşmak istiyor

Her “öteki”nin kendi hikâyesini duymak isteyenler için Pembe Hayat Tiyatro Topluluğu oyunu sergilemeye devam edecek. Oyun sonrası yapılan söyleşide, hem oyuncular hem de yönetmenler, oyunun sergilenmesi için gelecek davetlere açık olduklarını belirttiler.